<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/5040 E.  ,  2023/8059 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2022/5040<br>Karar No : 2023/8059 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı - ANKARA<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat Sanayi Ve Ticaret İthalat İhracat Limited Şirketi<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Antalya ili, Serik ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda Kültür ve Turizm Bakanlığının 28.01.2020 tarihli işlemiyle onaylanan 1/5000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile bu plan değişikliğine yapılan itirazın reddine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ... İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyası kapsamında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunun ve dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu plan değişikliğinde plan açıklama raporunda gerekli ve yeterli açıklamalara yer verilmediği, zorunluluk durumunun, teknik ve nesnel gerekçelerin net bir biçimde ortaya koyulmadığı, halkın kıyılardan doğrudan yararlanmasının engellenmesine yol açabilecek nitelikte alansal küçülmeye ve cephe düşürmeye yol açacak düzenlemeler öngörüldüğü, kurum görüşlerinin yer almadığı, öngörülen yapılaşma koşulları nedeniyle Kıyı mevzuatına aykırı hareket edildiği bu nedenle, dava konusu işlemlerin imar mevzuatına, planlama tekniğine, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Usule ilişkin olarak, davanın süreaşımı yönünden reddi gerektiği; esasa ilişkin olarak ise, davaya konu planlama alanının bir kısmının halihazırda günübirlik alan olarak planlanmış olmasına rağmen yerinde kaçak yapılaşmalar bulunduğu ve alanın planlama amacı dışında kullanıldığı, onaylanan plan ile bahse konu alanın halkın kullanımına kapatılmasının aksine, planlı ve düzenli bir günübirlik alanı oluşturarak halkın etkin bir şekilde kullanabileceği bir alan oluşturmanın amaçlandığı, dava konusu Hazine taşınmazı üzerinde günübirlik tesis gerçekleştirmek üzere Serik Belediye Başkanlığına verilen ön iznin taşınmazın kesin tahsis yapılmadan, irtifak hakkı kurulmadan ve yer teslimi yapılmadan hukuka aykırı ve izinsiz olarak işgal edildiğinin tespit edilmesi nedeniyle iptal edildiği, dolayısıyla Serik Belediyesinin taşınmaz üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunma yetkisi olmadığı, Bakanlıklarınca kamu kurum ve kuruluşlarına tahsis edilen taşınmazların, hisselerinin tamamına adına tahsis yapılan belediyenin sahip olduğu şirketler dışındaki üçüncü kişilere kiralanmasına imkan bulunmadığı, bu nedenle davaya konu taşınmaza ilişkin olarak herhangi bir hak ve yetkisi bulunmayan ve ayrıca dava konusu taşınmazı haksız, hukuka aykırı ve izinsiz olarak işgal etmesi nedeniyle iyi niyetli ve dava açmada hukuken korunan menfaati bulunmayan davacının açtığı davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Hazineye ait Antalya ili, Serik ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alan günübirlik tesis yapılmak üzere davalı Bakanlıkça ... Belediye Başkanlığı adına 06.05.1997 tarihinde 20 yıl süre ile kesin tahsis edilmiş, 31.07.2013 tarihinde kesin tahsis işlemi iptal edilmiş, daha sonra yine davalı Bakanlıkça Serik Belediye Başkanlığı adına ön izin verilmiş ve kaçak yapılaşmalar bulunması ve taşınmazların planlama amacı dışında kullanıdığı için yükümlülüklere uygun davranılmadığı gerekçesiye verilen ön izin iptal edilmiş, bunun üzerine dava konusu alanda 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine yönelik 16/01/2020 tarih ve 2020/01/-02 sayılı Plan İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararı alınmış, anılan karar ile ... ada ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar anılan planlarda mevcut durumda günübirlik alan, park alanı, yol alanı, golf ve konaklama alanı iken "turizm tesis alanı, yol alanı, teknik altyapı alanı" olarak planlanmış, bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.<br>Dava konusu alanın 15 yıl süre ile kiralanmasına yönelik davacı şirket ile ... Belediyesi arasında 22.02.2012 tarihli kira sözleşmesi imzalanmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin (a) bendinde, idari davaların idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddenin 3/c bendinde, dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği; 15. maddenin 1/b bendinde ise bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır. <br>Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmeliğin 18. maddesinin 2. fıkrasında," Ancak, kamu kurum ve kuruluşları bu taşınmazlar üzerinde adlarına yapılan tahsisi üçüncü kişilere devredemezler ve tür değişikliği yapamazlar, adlarına tahsisli taşınmaz üzerinde gerçekleştirilen tesisleri bizzat veya hisselerin tamamına sahip oldukları şirketler eliyle yaptırıp işletebilirler. Aksi takdirde tahsisleri iptal edilir.<br>" kuralına yer verilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> İptal davasının subjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali" doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisinin ihlali olarak tanımlanmaktadır. Menfaatin kişisel ve meşru olması için hukuki bir durumdan ortaya çıkması gerekir. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir.<br>Planlarının iptali istemiyle açılan davalarda, ilgililerin mülkiyet ve benzeri nitelikte ilişkide oldukları taşınmazlara ilşikin olarak dava açabilecekleri gibi çevre ve tarihi değerlerin korunması amacıyla kamu yararını ilgilendiren konularda da hemşehri sıfatıyla dava açabilecekleri yargı kararıyla kabul edilmiştir.<br>Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın (kapatılan)... Belediyesine tahsis edildiği, (kapatılan) ... Belediyesince davacı şirkete kiraya verildiği ve taşınmazın tahsis amacına uygun kullanılmadığı gerekçesiyle tahsisin iptal edildiği, yukarıda yer verilen mevzuatta hazineye ait taşınmazların turizm amaçlı tahsisi durumunda tahsisli taşınmaz üzerinde bulunan tesislerin bizzat veya sahip olunan şirket eliyle işletilebileceği düzenlenmesine rağmen uyuşmazlıkta davacı ile belediye arasında usulüne uygun olmayan kira sözleşmesi düzenlendiği anlaşılmaktadır.<br> Dava konusu işleme bakıldığında niteliği itibarıyla taşınmazın kullanım kararını değiştirmeye yönelik olduğu ve taşınmazla tahsisin iptali sonrası ilişkisi sone eren davacının anılan plan değişikliğinden kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ihlalinin bulunmadığı, öte yandan davanın konusu ve davacı iddiaları dikkate alındığında planların hukuka uygunluk denetimi noktasında belde sakini sıfatıyla da hareket etmediği anlaşıldığından davacının bu planda değişiklik yapılarak önceki plana dönülmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptalini istemesinde de hukuken korunması gereken bir menfaati bulunmamaktadır. <br> Bu nedenle davanın ehliyet yönünden reddi gerekirken, işin esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu .. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 08/11/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

kira