<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/2088 E.  ,  2023/4187 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2021/2088<br> Karar No : 2023/4187<br><br>TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) ...Metal Makine Pet. Ür. San. Tic. ve A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2-(DAVALI) ...Vergi Dairesi Başkanlığı<br> (...Vergi Dairesi Müdürlüğü) <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı şirket adına düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak<br> re'sen tarh edilen tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezalı; 2016/Ekim-Aralık dönemi geçici vergi, 2016/Ekim-Aralık dönemi gelir (stopaj) vergisi ve 2016/Aralık dönemi katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesi'nin ...tarih ve ..., K:...sayılı kararıyla; dava konusu cezalı tarhiyatın 2016/Ekim-Aralık dönemi bir kat vergi ziyaı cezalı geçici vergiye ilişkin kısmı yönünden; davacı şirket tarafından aynı olay ve matrah farkından kaynaklanan 2016 yılı bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davada, ...Vergi Mahkemesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile; "... ortaklarına kullandırdığı borç para için faiz geliri hesaplamayarak transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı yaptığı, böylece Hazine kaybına neden olduğu sonucuna varılan davacı şirket adına, ilgili yılda ortaklara kullandırılan (136) ve (236) Diğer Çeşitli Alacaklar hesaplarında kayıtlı tutarların tamamına Mahkememizce de uygun bulunduğu üzere, Merkez Bankası tarafından uygulanan reeskont faiz oranı üzerinden faiz hesaplaması yapılarak, bulunan faiz geliri üzerinden 2016 yılı için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır." yolundaki gerekçeyle davanın reddine karar verildiğinden aynı olay ve matrah farkından kaynaklanan dava konusu vergi ziyaı cezalı geçici vergide aynı gerekçelerle hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu cezalı tarhiyatın 2016/Ekim-Aralık dönemi vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisine ilişkin kısmı yönünden; olayda, ortaklarına kullandırdığı borç para için faiz geliri hesaplamayarak transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı yaptığı, böylece Hazine kaybına neden olduğu sonucuna varılan davacı şirket adına, ilgili yılda ortaklara kullandırılan (136) ve (236) Diğer Çeşitli Alacaklar hesaplarında kayıtlı tutarların tamamına Merkez Bankası tarafından uygulanan reeskont faiz oranı üzerinden faiz hesaplanması neticesinde, davacı şirket lehine toplam 283.694,06 TL faiz gelirinin hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmamakta olup, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımının tespit edilmesi durumunda mali karı artırılan bir sermaye şirketinin, karını gizli bir şekilde dağıttığı gerçeğini ortadan kaldırmayacağı, dolayısıyla bir kar dağıtımının mevcut olduğuna göre, gizli olarak dağıtılan bu karın stopaja tabi tutulması gerektiği açık olduğundan, dava konusu vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisinde de hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu cezalı tarhiyatın 2016/Aralık dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin kısmı yönünden; uyuşmazlığın çözümünün yapılan işlemin Katma Değer Vergisi Kanunu açısından bir hizmet olarak kabul edilip edilmeyeceğinin tespitine bağlı olduğu, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinde, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımının, hesap döneminin son günü itibariyle dağıtılmış kâr payı olarak kabul edilmekte olduğu, bu itibarla, kazanç vergileri için bir vergi güvenlik sistemi olarak getirilen düzenlemeler itibariyle ortaya çıkan sonucun, muamele vergileri için de vergiyi doğuran bir olaya sebebiyet vermeyeceği, bir başka ifade ile Kurumlar Vergisi Kanunu'nda açıkça belirtilen "kâr payı dağıtımının" Katma Değer Vergisi Kanunu'nda sayılan türde bir teslim veya hizmet olarak kabul edilemeyeceği ve Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinde kâr payı ve iştirak kazançlarının vergi konusu olarak sayılmadığı dikkate alındığında, dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka uyarlık görülmediği, dava konusu cezalı tarhiyatın 2016/Ekim-Aralık dönemi gelir (stopaj) vergisi ve geçici vergi aslı üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısımlarına gelince; davacı şirketin 2014/Aralık dönemi gelir(stopaj) düzeltme beyannamesini süresinden sonra 09/06/2015 tarihinde internet üzerinden vermesi ile otomatik olarak 09/06/2015 tarihinde kesilen ve ihtilafsız olarak 2015 yılı içerisinde kesinleşen vergi ziyaı cezasının bulunduğunun anlaşıldığı, bu durumda, anılan ceza dava konusu vergi ziyaı cezaları yönünden tekerrüre esas alınabileceğinden, dava konusu 2016/Ekim-Aralık dönemi gelir (stopaj) vergisi ve geçici vergi aslı üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısımlarında da hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu cezalı tarhiyatın 2016/Aralık dönemi tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının geçici vergi aslına ilişkin kısmı yönünden; mahsup dönemi geçmiş bulunan geçici vergi aslının tahakkuk ettirilmeyeceği, vade tarihinden mahsup tarihine kadar geçen süre için gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamede zorunlu olarak yer aldığının belirtildiği, davacının bu talebi hakkında karar verilmesine yer bulunmadığından esası incelenerek davanın reddi yolunda Vergi Mahkemesi kararının bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, kararın tekerrüre ilişkin kısmı yönünden; dava dosyasının, Dairelerinin E: ... sayılı dosyası ile birlikte incelenmesinden; davacı nezdinde 21/04/2016 tarihinde kesinleşen vergi ziyaı cezasının uyuşmazlık konusu 2016 yılı vergi ziyaı cezaları açısından tekerrür oluşturmayacağı, ayrıca 2014/Aralık dönemi için düzenlenen ceza ihbarnamesinin davacıya 09/06/2015 tarihinde internet üzerinden tebliğ edildiği ve kesinleştiği belirtilmekteyse de anılan ihbarnamenin elektronik ortamda usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edilerek kesinleştiğine dair bilgi ve belgelerin Mahkemesince verilen iki ayrı ara kararına rağmen eksiksiz olarak dava dosyasına sunulamadığı görüldüğünden, 2016/Ekim-Aralık dönemi gelir (stopaj) vergisi ve geçici vergi aslı üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısımlarında hukuka uyarlık görülmediği, kararın diğer kısımlarının ise hukuka ve usule uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, Vergi Mahkemesi kararının geçici vergi aslına ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına ve bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına, tekerrüre ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına ve bu kısım yönünden davanın kabulüne, 2016/Ekim-Aralık dönemi gelir (stopaj) vergisi ve geçici vergi aslı üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısımlarının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: <br>DAVACININ İDDİALARI: Uyuşmazlık konusu vergi ve cezaların zaman aşımına uğradığı, somut tespit bulunmaksızın aynı durumdaki kişi ve kurumlarla kıyas yapılmadan varsayıma dayalı olarak cezalı tarhiyat yapıldığı, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtıldığı iddiasına yönelik olarak da tespit bulunmadığı gibi emsal araştırması da yapılmadığı, fiyat farklarının kur farkı, alım ve satım tarihi arasındaki fiyat farkı ve işlemden geçen ürünün değer artışından kaynaklandığı, faturaların gerçek bir ticari ilişkiye istinaden düzenlendiği, cezalı tarhiyatın tamamının kaldırılması gerektiği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVALININ İDDİALARI: İlk savunma ve istinaf dilekçelerinde belirtilen nedenlerle kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davacının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. Davalı tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY:<br> Davacı şirket adına düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezalı; 2016/Ekim-Aralık dönemi geçici vergi, 2016/Ekim-Aralık dönemi gelir (stopaj) vergisi ve 2016/Aralık dönemi katma değer vergisinin kaldırılması istenilmektedir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinde; Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu belirtilmiş, 4. maddesinde; hizmet, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olarak tanımlanmış, 5. maddesinde; vergiye tabi bir hizmetten, işletme sahibinin, işletme personelinin veya diğer şahısların karşılıksız yararlandırılması hizmet sayılır, kuralına yer verilmiş, 10. maddesinde de; mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması vergiyi doğuran olay olarak nitelendirilmiştir.<br>5520 sayılı Kurumlar Vergi Kanunu'nun "transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı" başlıklı 13/1. maddesinde, " (...) Kurumlar, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazanç tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılır. Alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirilir." kuralına yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının, geçici vergi aslı ve üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ile bir kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisine ilişkin kısımları usul ve hukuka uygun olup davacı tarafından ileri sürülen temyiz iddiaları, kararın belirtilen kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının, tekerrüre ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup davalı tarafından ileri sürülen temyiz iddiaları, kararın belirtilen kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının, katma değer vergisine ilişkin kısmına yönelik davalının temyiz istemi yönünden; <br>Yukarıdaki yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, kurumların, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden, mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazanç tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılacağı, bu kapsamda yapılan ödünç para alınması ve verilmesi işleminin her hal ve şartta hizmet alım ya da satımı sayılacağı, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan hizmetlerin ise katma değer vergisine tabi olduğu anlaşılmaktadır. <br>Uyuşmazlıkta; davacı şirketin (136) ve (236) Diğer Çeşitli Alacaklar hesaplarının dönem başı ve dönem sonu kayıtlarının incelenmesinden şirketin eski ortağı, yönetim kurulu eski üyesi ve mevcut tek ortağına olmak üzere üç kişiye 2016 yılı içinde borç para kullandırdığı ve kullandırılan para karşılığı faiz hesaplamayarak transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğu, dolayısıyla bu işlemin kurumlar vergisi açısından dağıtılmış kâr payı olarak kabul edileceği, Katma Değer Vergisi Kanunu uygulaması açısından da finansman hizmeti olarak kabul edilmesi gerektiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatının yapıldığı görülmüştür.<br>Kurumların, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden, ödünç para alması ve vermesi durumunda, kazanç tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış olacağından, örtülü olarak dağıtılan kazancın işlem temelinin ödünç para verilmesi işlemi olduğu dikkate alındığında verilen bu hizmetin bir finansman hizmeti olduğu, dolayısıyla verilen finansman hizmetinin de katma değer vergisine tabi olduğu sonucuna ulaşıldığından, davacı şirket adına re'sen tarh edilen 2016/Aralık dönemi bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka aykırılık bulunmamakta olup, yazılı gerekçeyle davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br>Bölge İdare Mahkemesince bozma üzerine yeniden verilecek kararda, dava konusu 2016/Aralık dönemi katma değer vergisi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısmı yönünden de bir değerlendirme yapılacağı açıktır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalının temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne,<br> 2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının katma değer vergisine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, kararın diğer kısımlarının ONANMASINA,<br> 3.Temyiz isteminde bulunan davacıdan aleyhine onanan kısım üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına,<br> 4. Bozulan kısım üzerinden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 31/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

kira