<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/1867 E.  ,  2023/4689 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2021/1867<br> Karar No : 2023/4689<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Döküm ve Malz. Alım Satım San. ve Tic. Ltd. Şti.<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…<br> (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı adına, Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğünün mükellefleri … vergi kimlik numaralı ..., ... vergi kimlik numaralı ..., Şirinyer Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi ..., ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ...vergi kimlik numaralı mükellefi ...'dan aldığı faturaların sahte olduğu ve 2016/Aralık döneminden sonraki döneme devreden indirilecek katma değer vergisinin "0-TL" olarak düzeltildiğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporlarına dayanılarak re'sen tarh edilen 2017/Eylül ilâ Kasım dönemlerine ilişkin katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. <br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen ve dava konusu cezalı tarhiyatın dayanağı olan … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporunda, 2017 yılında davacı şirketin mal/hizmet satın aldığı 13 şirket/şahıs tarafından düzenlenen faturalarda yer alan katma değer vergilerinin reddedilmesi gerektiğinin önerildiği görülmekle birlikte dava konusu tarhiyatın 2017 yılı Eylül, Ekim ve Kasım aylarına ilişkin olduğu dikkate alındığında, söz konusu tarhiyat döneminde davacıya fatura düzenlendiği açık olan ..., ..., ... ve ... isimli kişiler hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarının irdelenmesi gerektiği; anılan vergi inceleme raporu ile dava konusu dönemde davacıya fatura düzenleyen ... hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporu, ... hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporu, ... hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporundaki tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden adı geçen mükelleflerin davacıya düzenlediği faturaların sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgeler olduğu sonucuna varıldığı, ... hakkında düzenlenen …tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunun incelenmesinden ise, anılan mükellefe ait iş yerinde yapılan yoklamalarda emtia, çalışan vs. bulunduğu, faaliyete devam edildiğinin tespit edildiği, yapılan karşıt incelemelerde mükelleften gerçekten mal alındığının beyan edildiği, ayrıca ihtilaflı döneme ilişkin olarak faaliyeti olmadığına yönelik davalı idarece somut tespitte bulunulmadığı dikkate alındığında, davacı şirkete ilgili dönemde eleştiri konusu yapılan faturaları düzenleyen mükellef hakkında düzenlenen raporda yer verilen saptamalardan hareketle, şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilleri ortaya koyan ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 134. maddesindeki amaca uygun olarak yapılmış hukuken itibar edilebilecek nitelikte somut tespitler bulunmaksızın, fatura düzenlenen dönem itibariyle davacı şirketin almış olduğu faturaların sahte olduğu sonucuna ulaşılamayacağından, ... tarafından düzenlenen faturalarda yer alan katma değer vergisi indirimlerinin reddedilmesi suretiyle yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı; davanın tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılarak kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmına gelince, davacı tarafından 2016 yılı Kasım dönemi için kanuni süresinden sonra verilen katma değer vergisi düzeltme beyannamesi nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin olarak düzenlenen … tarih ve … sayılı ihbarnamenin, 25/07/2017 tarihinde davacıya tebliğ edilmesi üzerine 24/08/2017 tarihinde kesinleştiği belirtilen vergi ziyaı cezası nedeniyle, dava konusu 2017 yılının Eylül, Ekim ve Kasım dönemlerine ait vergi ziyaı cezalarının tekerrür artırımı uygulanarak kesildiği, incelenen dosyada, davacı adına, tekerrüre dayanak alınan tarhiyatların 2017 yılı içerisinde kesinleştiğinin belirtildiği anlaşıldığından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesi uyarınca 01/01/2018 tarihinden itibaren gerçekleşen eylemler için tekerrürün söz konusu olabileceği, uyuşmazlıkta ise tekerrür hükümleri uygulanan sonraki eylemlerin de 2017 yıllarında gerçekleştiği, tekerrür hükümleri uygulanmasına hukuken olanak bulunmadığından davanın tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezalarına ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyatın ...'tan alınan faturalara ilişkin kısmı ile vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısımlarının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Vergi mahkemesi kararının redde ilişkin hüküm fıkrasının hukuka uygun olduğu, kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmadığı; Vergi mahkemesi kararının kabule ilişkin hüküm fıkrasına gelince, davacı adına fatura düzenleyen ... hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun incelenmesinden, davacı şirket ile ... adlı mükellefin faaliyet konularının birbiriyle uyumsuz olduğu, ... nezdinde yapılan yoklamalarda iş yerinde 3 işçi ve bir takım emtia bulunmakla birlikte, işçilere yönelik SGK prim borçlarının ödenmediği, iş yerinde bulunan emtianın ise ihtilaf konusu fatura içeriğiyle ilgisiz olduğu, mükellefin vergisel ödevlerini büyük ölçüde yerine getirmediği, karşıt Ba-Bs analizlerinde 26.4 milyon TL'lik farklar bulunduğu, 2017 tarihli bir kısım faturasının, faaliyetini birkaç yıl önce bırakan iki matbaacıya ait olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde; anılan mükellef tarafından davacı şirket adına düzenlenen faturaların sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı oldukları sonucuna varıldığından, dava konusu cezalı tarhiyatın bu kısmında da hukuka aykırılık bulunmadığı; Vergi Mahkemesi kararının tekerrüre ilişkin kısmının incelenmesinden ise, davacının Dairelerinde bulunan E:… ve … sayılı dosyalarından, 2014/Haziran dönemi için kanuni süresinden sonra verilen düzeltme beyannamesi üzerine kesilerek 13/08/2014 tarihinde tebliğiyle tahakkuk ettirilen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alındığı anlaşıldığından, söz konusu cezanın 2015 yılı başından itibaren gerçekleştirilecek fiillerle vergi kaybına sebebiyet verilmesi halinde tekerrüre esas alınabileceği ve dava konusu 2017 vergilendirme dönemleri için kesilen vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümlerinin uygulanmasından kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı istinaf başvurusunun reddine, davalı idare istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının davanın kabulüne ilişkin kısmının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmiştir.<br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Ticari faaliyeti içerisinde 3. kişilerden satın aldığı mal ve emtialar için fatura kestiği ve söz konusu faturaları ticari defterlerine işlediği, faturaların gerçek mal ve emtia alımına ilişkin olduğu, bedellerin nakit veya çek ile ödendiği, hakkında somut delillere dayanmayan varsayımsal yöntemler ile vergi ziyaına neden olduğu tespitinin usul ve yasaya aykırı olduğu, mal sattığı şirketlerin haklarında yürütülen incelemelerden haberdar olmasının beklenemeyeceği, ayrıca vergi inceleme raporuna konu yıllara ilişkin faturalarda birçok şirkete ilişkin düzeltme beyannamesi verildiği, bu kayıtların düzeltilmiş olması göz önünde bulundurulmaksızın usul ve yasaya aykırı olarak vergi ziyaı cezası tahakkuk ettirildiği; öte yandan tarhiyatın tekerrüre ilişkin kısmı yönünden Bölge İdare Mahkemesi kararında atıf yapılan dosyalarda vergi döneminin 2016 ve 2017 dönemleri olduğu ve bu dosyalarda verilen kararlar için de temyiz kanun yoluna başvurulduğu, bu vergi cezalarının henüz kesinleşmediği, tekerrüre esas alınamayacakları, bu hususta ve tarhiyatın ...'a ilişkin kısmında Vergi Mahkemesi kararında dayanılan gerekçenin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin tarhiyatın tekerrüre ilişkin kısmı bakımından Vergi Mahkemesi kararındaki gerekçeyle kabul edilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY: <br>Davacı tarafından, Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğünün mükellefleri 2750211040 vergi kimlik numaralı ..., ... vergi kimlik numaralı ..., Şirinyer Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi ..., ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ...vergi kimlik numaralı mükellefi ...'dan aldığı faturaların sahte olduğu ve 2016/Aralık döneminden sonraki döneme devreden indirilecek katma değer vergisinin "0-TL" olarak düzeltildiğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporlarına dayanılarak re'sen tarh edilen 2017/Eylül ilâ Kasım dönemlerine ilişkin katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesinin 1. fıkrasında re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi inceleme yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlandıktan sonra aynı maddenin 2. fıkrasının 4 numaralı bendinde, defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması hali re’sen tarh nedeni olarak kabul edilmiş olup, aynı kanunun 134. maddesinde de vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamak olduğu düzenlenmiştir.<br>3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri ifade edilmiştir.<br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelerin gerçek mahiyetinin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği ve iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutat olmayan bir durumun iddia olunması hâlinde, ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu belirtilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının, üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatının ...'dan alınan faturalara isabet eden kısmı haricinde diğer kısımlarına ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Nitekim … Vergi Mahkemesinin … tarih, E:…; K:… sayılı kararı Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 16/11/2023 tarih ve E:2021/1962, K:2023/4687 sayılı kararıyla onanmıştır. <br>Davacının, Bölge idare mahkemesi kararının üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatının ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün mükellefi ...'dan alınan faturalara ilişkin kısmına dair hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;<br>Yukarıda metni verilen Kanun maddelerinin değerlendirilmesinden de görüleceği gibi; yükümlülerin mal alışları nedeniyle yüklendiği katma değer vergilerinin, indirim ve iade konusu yapılabilmesi için faturaların gerçek bir mal alım satımı karşılığı düzenlenmesi gerekmektedir.<br>Vergilendirme işlemi yapılırken, kanuna uygun biçimlendirilen muamelelerin bu biçimselliğinin ötesine geçilerek, muamelenin tarafları arasında oluşan maddi ve hukukî ilişkinin gerçek mahiyetinin araştırılması gerekmektedir. Kanun, gerçek mahiyetin ortaya çıkarılmasında, yemin hariç her türlü delile izin vermiştir. Bu deliller, tarafların ikrarı, vergiyi doğuran olayla ilişkisi doğal ve açık bulunan tanık ifadesi, muamelenin taraflarının ekonomik ve ticari konumları, iş yerlerinin durumu, arandığında bulunup bulunamamasına ilişkin tespitler olabilir.<br>Gerçekleşmemiş teslim ve hizmetler dolayısıyla katma değer vergisi ödenmesi ve bunun sonucu olarak da bir vergi indirimi veya iadesi söz konusu olamayacağından, vergi indirimine veya iadesine dayanak teşkil eden faturaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı ortaya konulmalıdır.<br>Davacı adına fatura düzenleyen ... hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda, 12/07/2017 ile 01/10/2017 tarihleri arasında Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğünün, 01/10/2017 tarihinden itibaren de ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün mükellefi olan ... tarafından 12/07/2017 tarihinde, dış giyim eşyası imalatı faaliyetinde bulunmak üzere, … Mahallesi, … Sokak, No:…, Bornova/İZMİR adresinde mükellefiyet tesis ettirildiği, mükellef tarafından, 13/07/2017 tarihinde dikim, kesim, ütü, paketleme, tekstil ürünleri alım satım faaliyeti için işe başlama bildiriminde bulunulduğu; 21/07/2017 tarihli yoklamada, aylık 300,00-TL kira ödendiği, asgari ücretli veya diğer ücretli kapsamında çalışanının bulunmadığı, iş yerinde muhtelif ticari emtia ve bir adet kesim makinesinin bulunduğu, 19/03/2018 tarihli yoklamada, işyerinin 90 m² olduğu, aylık 900,00-TL kira ödendiği, faaliyet konusunun dış giyim eşyası imalatı olduğu, asgari ücretli 3 çalışanının olduğu, POS cihazı ve ödeme kaydedici cihazının bulunmadığı, bir adet kesim makinesi, bir adet degovaj, bir adet kesim ütüsü, bir adet hassas terazi, 6 adet el makası, bir adet meto makinesinin bulunduğunun tespit edildiği; 31/01/2018 tarihli defter belge isteme yazısının, … Mahallesi, … Sokak, No:…, Bornova/İZMİR adresinde mükellefe tebliğ edilmesine rağmen defter ve belgelerin mücbir sebep sunulmaksızın ibraz edilmediği, 2017 tarihinde mükellef adına bastırılan belgeler (fatura, sevk irsaliyesi, irsaliyeli fatura) hakkında matbaa bilgi formlarının incelenmesinden bu belgelerin ... tarafından teslim alındığı; mükellef hakkında yazılan raporlar ve olumsuz tespitler araştırıldığında ise hakkında tanzim edilmiş rapor olmadığının tespit edildiği, mükellefin şirket ortaklığı, yöneticiliği, şubesi, aracı bulunmadığı; 2017 yılı banka işlemlerinin incelenmesinde, 44 işlemle 485.623,61TL eft, 6 işlemle 47.193,68TL havale girişi, 1 işlemle 889,00TL havale çıkışı olduğu, mükellefin hesabına gönderilen paraların aynı gün ya da ertesi gün hesaptan çekildiği; İzmir Sosyal Güvenlik kurumundan edinilen bilgiye göre, mükellefin işyerinin 2770772017 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığının anlaşıldığı, ayrıca mükellefin kuruma 106.840,78TL borcu olduğunun tespit edildiği; 2017 yılına ait gelir, stopaj ve geçici vergi beyannamelerinin verilmediği, 2017/Temmuz ilâ Aralık dönemi katma değer vergisi beyanname bilgilerine bakıldığında, toplam matrahın 1.429.873,09TL, ödenmesi gereken toplam katma değer vergisinin 426,50TL olduğu, 03/08/2018 tarihi itibariyle ödenmesi gereken vergi borcunun 472,23-TL olduğu, 2017 yılına ilişkin mal veya hizmet aldığı firma/kişi bilgilerinin bulunmadığı, mükelleften mal veya hizmet alanların beyanlarına göre 507 adet belge karşılığında KDV hariç toplam 26.405.851,00-TL işlemin gerçekleştiğinin anlaşıldığı, mükelleften mal aldığını bildiren mükelleflerin yaklaşık %73'ü, hakkında sahte belge düzenleme yönünden vergi tekniği raporu bulunan ya da aynı nedenden incelemesi halen devam eden mükelleflerden olduğu; ..., ... Yatırım Danışmanlığı İnş. ve San. Tic. Ltd. Şti., ... Tekstil Malz. Paz. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti., ... Gıda ve Hayv. San. Tic. Ltd. Şti., ... San. ve Tic. Ltd. Şti., ... Yemek Org. Tur.San. Tic. Ltd. Şti., ... Yemek Org. Özel Sağlık Hizm. San. Tic. Ltd. Şti., … Reklamcılık ve Kağıtçılık Dış Tic. A.Ş., ... ve ... İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti nezdinde de karşıt incelemelerin yapıldığı, söz konusu şirket yetkilileri tarafından, ...'la gerçekleştirilen mal veya hizmet alımlarının gerçek olduğunun beyan edildiği; mükellefe muhasebe hizmeti veren serbest muhasebeci mali müşavir olan ... ve ... tarafından mükellefin faaliyet durumu ile kapasitesi arasında uyumsuzluk görülmediğinin beyan edildiği ayrıca ...'in çalışanı vasıtasıyla işyeri ziyareti yaptığını, mükellefin fason tekstil işi yatığını, çalışanının 30 civarı olması nedeniyle yeterli iş hacmine sahip olduğunu ifade ettiği, matbaacı ... tarafından, ...'ın tanınmadığı ve bu kişi adına fatura ya da irsaliyeli fatura basımı yapmadığının bildirildiği, mükellefin en son katma değer vergisi beyanı ve Bs bildirimi verdiği 2018/Ekim döneminin son günü olan 31/10/2018 tarihi itibarıyla mükellefiyetinin re'sen terk ettirilmesi gerektiği tespitlerine yer verilerek ve bu tespitlerden hareketle ...'ın, Bornova Vergi Dairesi nezdinde gerçekleştirilen 12/07/2017 tarihli mükellefiyet tesisi tarihi itibarıyla herhangi bir mal teslimi ve/veya hizmet ifası olmaksızın sahte fatura düzenlemek üzere faaliyette bulunduğu, bu nedenle ... adı altında düzenlenen faturalara rastlanması halinde sahte belge olarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığı anlaşılmaktadır.<br> Yukarıda yer verilen tespitlerin değerlendirilmesinden; davacıya fatura düzenleyen ... hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporundan mükellefin 12/07/2017 ilâ 31/10/2018 tarihleri arasında faaliyet gösterdiğinin anlaşıldığı, bu süre zarfında mükellef hakkında sadece iki yoklama yapıldığı, yapılan yoklamalarda da mükellefin faal olduğunun, faaliyet konusuyla uyumlu makine ve teçhizatın bulunduğunun tespit edildiği, ayrıca bahse konu mükellef tarafından adlarına fatura düzenlenen diğer mükellefler nezdinde yapılan karşıt incelemelerde fatura konusu satışların gerçek olduğunun beyan edildiği, mükellefe muhasebe hizmeti verenler serbest muhasebeci mali müşavirler tarafından da mükellefin aktif olarak faaliyetine devam ettiğinin, faaliyet durumu ile kapasitesi arasında uyumsuzluk görülmediğinin, çalışanının olduğunun beyan edilmiş olması karşısında, davalı idare tarafından söz konusu tespitlerin aksine mükellefin gerçek bir faaliyetinin olmadığı ve 12/07/2017 tarihinden itibaren tanzim edilen tüm belgelerin sahte olduğu somut ve inandırıcı tespitlerle ortaya konulamadığından tarhiyatın ...'dan alınan faturalara ilişkin kısmı bakımından davanın kabulü yolunda verilen Vergi Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusu kabul edilerek, kararın anılan kısmı kaldırılıp bu kısım yönünden davanın reddinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br>Davacının, Bölge idare mahkemesi kararının vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan kısımlarına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince, <br>Davalı idarece savunma dilekçesinde ve ara karara verilen cevap dilekçesinde dava konusu vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılmasının nedeni olarak 2016/Kasım dönemi için Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğünce düzenlenen ... sayılı ihbarname gösterildiğinden, Bölge İdare Mahkemesi tarafından 2014 yılına ilişkin vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alındığından bahisle yapılan değerlendirmede isabet bulunmayıp, tekerrüre ilişkin olarak; davalı idare tarafından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dayanak gösterilen vergi ziyaı cezası değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine<br> … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, ...'dan alınan faturalara ilişkin kısmı ile tekerrür hükümlerine ilişkin kısmına dair hüküm fıkrasının BOZULMASINA, diğer kısımlarının ONANMASINA,<br>Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı 3 sayılı Tarife uyarınca aleyhine onanan kısım üzerinden hesaplanacak nispi harcın alınmasına,<br>Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 16/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

kira