<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/3965 E. , 2023/9327 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/3965<br>Karar No : 2023/9327<br><br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : …<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / …<br>Vekili : Av. …<br><br>İstemin Özeti : 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile anılan işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine, kamu görevinden çıkarıldığı sürenin fiili hizmet süresine ve hizmet puanına eklenmesine, Emekli Sandığı keseneklerinin ve kurum karşılıklarının Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Olağanüstü hal döneminde yalnızca olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, örgütle iltisak ve irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı, savunma hakkı tanınmadan ve soruşturma yapılmadan kamu görevinden çıkarıldığı, uluslararası hukuktan kaynaklanan pek çok yükümlülüğün ihlaline sebebiyet verildiği, işlendiği zaman kanunda suç olarak tanımlanmayan yasal eylemlerinin terör örgütü ile iltisak ve irtibatına delil olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti : Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : …<br>Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.<br>Öte yandan, dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacının hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan mahkeme kararının temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile "ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanıkların, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduklarına dair delilin atılı suçun sübutu ve vasfının tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu getirtilerek istinaf aşamasında dosyaya gediği anlaşılan veri inceleme raporları ve tanık beyanları ile birlikte duruşmada CMK'nın 217. maddesi gereğince sanıklar ve müdafilerine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken sanıkların ByLock kullanıcısı olduklarına dair yetersiz ByLock sorgu tutanaklarına dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması," gerekçesi ile bozulduğu, bozma sonrası yargılamanın … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyası üzerinden devam ettiği görülmüş olup yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün olmamakla birlikte bozma kararında delillerin geçersiz olduğuna dair bir belirlemede bulunulmaması karşısında, anılan bozma kararının davacının hukuki durumunda değişiklik yaratmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; '...Tanık ..'ın; "Ben … ve … hakkında 2013 yılından itibaren defaeten FETÖ mensubu olduklarına dair şikayetlerde bulunmuştum. Ben 2008-2012 yılları arasında pansiyon işletmeciliği yaptım, 2013 yılında ise kendi yapmış olduğum binayı kiraya vermeye başladım. Bu binada öğrenciler ve memurlar kalmaktaydı, bu nedenle cemaate ait ... Pansiyonu müdürü ... isimli şahıs ile tartıştım. Bu şahıs bana "emniyeti üzerinize süreceğim, binayı mühürlettireceğim" dedi, bu aşamadan sonra sanıklar … ve … beni bu konuda taciz etmeye başladılar, bu şahıslar … Karakolunda görev yapmaktaydılar. Benim binamla ilgili olarak yaklaşık 30 adet Valilik, Vergi Dairesi, Kaymakamlık gibi devlet kurumlarına kapatma yazıları yazarak baskı kurmaya çalıştılar...Benim karakola ikinci gidişimde … karakolda yoktu, bunun üzerine ben …'ı telefonla aradım, evinin önündeki bir parkta buluştuk, ben durumu tekrar anlatıp neden böyle davrandıklarını sorduğumda bana "herkes bir şekilde hizmet eder, ben de bu şekilde hizmet ediyorum" dedi. Ben 17/25 Aralık ve 15 Temmuz öncesinde bu şahısların örgütle bağlantılı olduğuna dair şikayetlerde bulunmuştum..." şeklindeki beyanı, Tanık ...'un; "Bu hususta soruşturma aşamasında verdiğim beyanım aynen geçerlidir. Olay tarihinde …ilçe Emniyet Müdürlüğünce Tem Şube Amiri olarak görev yapıyordum. Sanık … ise … ilçe Emniyet Müdürlüğünde Komiser Yardımcısı olarak görev yapıyordu. 15 Temmuz 2016 gecesinde kendisi herhangi bir şekilde izinli veya raporlu olmamasına rağmen ilçe emniyete gelmedi. Hatta sanık … ile o gece nöbetçi amir olarak görev yapan ...'ya sanık …'in nerede olduğunu sordum. Bunun üzerine sanık … ….'i aradı. … evde olduğunu kendisine ihtiyaç olur ise geleceğini beyan ettiğini bize söyledi. Ben sanık … ve ...'nın 15 Temmuz gecesi darbe teşebbüsünü destekleyici herhangi bir görev emri verdiklerini duymadım. Bu konuya ilişkin bilgim yoktur. Yalnız ..., … ve … 17-25 Aralık olaylarından sonra hükümeti eleştirel beyanlarda bulunuyorlardı..." şeklindeki beyanı ile de sanığın FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının olduğunun anlaşılması, Dosya içerisinde mevcut olan … Cumhuriyet Başsavcılığının araştırma tutanağından da anlaşılacağı üzere örgüte ait toplantıların yapıldığı değerlendirilen … Termal Otel'de 21/04/2012 - 23/04/2012 tarihleri arasında otel kayıtlarının bulunması,...' tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.<br> Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/06/2023 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
kira