<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2023/1841 E.  ,  2023/7185 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2023/1841<br>Karar No : 2023/7185 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI): …<br><br>DAVACI YANINDA MÜDAHİL: …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI): … Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ: Av. …<br><br>İSTEMİN ÖZETİ: Isparta il merkezinin değişik cadde ve sokaklarında belirlenen alanlarda yol üstü araç park yerlerinin imar planına işlenmesine ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yapılmasına yönelik Isparta Belediye Meclisinin ... tarihli ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>SAVUNMANIN ÖZETİ: Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, Isparta il merkezinin değişik cadde ve sokaklarında belirlenen alanlardaki yol üstü araç park yerlerinin imar planına işlenmesine ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yapılmasına yönelik Isparta Belediye Meclisinin ... tarihli ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. İmar planında yol alanı kullanımında belirlenen alanların yol üstü otopark alanına çevrilmesi yol alanlarının mevzuata aykırı şekilde amacı dışında kullanılması sonucunu doğuracaktır. Ayrıca yol alanları belediyenin özel mülkü olmadığından ücretli otopark yapılarak gelir konusu haline getirilmelerinin Anayasal ilke ve esaslar ile hukuka uygunluğundan söz edilemeyeceğinden temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br>Dosyanın incelenmesinden, Isparta il merkezinin değişik cadde ve sokaklarında belirlenen alanlardaki yol üstü araç park yerlerinin imar planına işlenmesine ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yapılmasına yönelik Isparta Belediye Meclisinin ... tarihli ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, planlama tekniğine ilişkin itirazların ileri sürüldüğü, davanın yol üstü otopark ücretine ilişkin olmadığı anlaşılmakta olup planlama tekniği açısından açılan davanın incelenme usulünde ve verilen kararda herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. <br>… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarihli ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 05/10/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br><br> <br>KARŞI OY : Dava, Isparta il merkezinin değişik cadde ve sokaklarında belirlenen alanlardaki yol üstü araç park yerlerinin imar planına işlenmesine ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yapılmasına yönelik Isparta Belediye Meclisinin ... tarihli ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.<br>Dava dilekçesinde özetle; parselasyon yapılırken kamu kullanımlarına ayrılan alanların oluşturulması için parsel maliklerinin taşınmazlarından düzenleme ortaklık payı (DOP) adı altında kesintiler yapıldığı, bu kapsamda yollar DOP olarak vatandaşlardan yapılan kesintilerden oluşturulduğundan belediyenin özel mülkü olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, DOP kesintisinden oluşturulan kamu kullanımındaki bir alan üzerinden gelir elde edilemeyeceği, eğer bu alanlardan ücret elde edilecek ise bu gelirin belediyeye ait olmasının düşünülemeyeceği, aksine kira geliri olarak DOP kesintisi yapılan vatandaşların bu geliri elde etmesinin gerektiği, davalı belediyenin yolu otopark alanına çevirerek para toplamak istemesinin hukuka aykırı olduğu, emsal Danıştay kararlarına göre yolların amacı dışında kullanılamayacağı, dava konusu imar planı değişikliği ile yolların otopark alanına çevrildiği, plan değişikliğinin Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26.maddesine aykırı olarak gerçekleştirildiği, ikâmet ettiği evinin dört tarafındaki yolların ücretli otopark uygulamasına tâbi tutulması nedeniyle aracını park edebileceği bir yer bulamadığı, dava konusu işlemin yapılacağını bilse ikamet ettiği mahalleden ev almayı kesinlikle düşünmeyeceği, evinin etrafındaki düzenleme yapılan yolların alternatifinin bulunmadığı, davalı idarece uyuşmazlık konusu düzenlemenin trafik sıkışıklığı nedeniyle gerçekleştirildiğinin belirtildiği, ancak ücretli otopark uygulamasının park ücreti ödemek istemeyen insanların araçlarını ara sokaklara park etmesi sonucunu doğurduğu, bu durumun da ara sokaklarda trafik sıkışıklığına ve kazalara neden olduğu, yayaların sokaklarda yürümekte zorlandığı, plan değişikliğine esas alınan raporun sadece anket çalışması sonucunda düzenlendiği, detaylı bir araştırma yapılarak geniş kapsamlı bir rapor hazırlanmadığı, plan değişikliğinde mahalle sakinlerinin durumunun hiç dikkate alınmadığı, Burdur, Denizli ve Antalya gibi çevre illerde ana caddelerde araç parkının yasaklaması ve yeterli otopark alanlarının oluşturulması suretiyle sorunların giderildiği, trafiğin rahatlatılması amaçlanıyor ise caddelerde park yasağı getirilerek yeni otopark alanlarının oluşturulmasının gerektiği, dava konusu belediye meclisi kararında planlama alanının 1985 yılından önce yapılaşması nedeniyle otopark yapımına uygun olmadığının belirtildiği, ancak belediyece bu alanlarda yeni yapılan binalarda da otopark yapılmasının istenmediği ve otopark parası adı altında daire sayısına göre belirlenen otopark bedelinin alınmasına devam edildiği, alınan bu otopark bedelleri ile otopark yapılması gerekirken yapılmadığı gibi ilave olarak ücretli yol üstü otopark planlanmasının bütünüyle hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek dava konusu imar planı değişikliğinin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.<br>Isparta Belediye Meclisinin ... tarihli ve ... sayılı kararı ile tesis edilen dava konusu işlemin incelenmesinden: işlem açıklaması kısmında özet olarak; Isparta şehir merkezi yol üstü otopark alanlarına yönelik olarak yapılan analizlerin ve ilgili kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşlarının görüşlerinin alınması sonucunda hazırlanan teknik altyapı etki değerlendirmesi raporuna göre belirlenen alanlardaki mevcut yapılaşmanın %70'inin 1985 yılı ve Otopark Yönetmeliği öncesine dayanması ve ayrıca parsel büyüklüklerinin kendi içinde otopark yapımına uygun olmaması nedeniyle oluşan trafik sorununun ve otopark ihtiyacının düzenlenmesi amacıyla bu alanlarda belirlenen yol üstü araç park yerlerinin 1/1000 ölçekli uygulama imar planına işlenmesinin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Uyuşmazlık konusu imar planı değişikliğine esas teknik altyapı etki değerlendirmesi raporunun "Hedefler" kısmında; "Yol kenarı otopark alanlarının daha kısa süreli kullanılmasına teşvik etmek için kısa süreli parklarda ücretin düşürülmesi, uzun süreli parklarda ücretin yüksek tutularak kapalı otoparklara yönlendirme yapılması" imar planı değişikliğinin hedefleri arasında sayılmaktadır.<br>Uyuşmazlığa konu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği açıklama raporunun 2. ve 3. sayfalarında; "Isparta İli Merkez İlçesi kent merkezinde özellikle son 10- 15 yıl içerisinde yapı ruhsat sayılarının ve buna bağlı olarak araç sayılarının artmasıyla trafik akış hızının yavaşlaması, otopark yeri bulunamaması, erişilebilirliğin kısıtlanması gibi sorunlar ortaya çıkmıştır. Konuyla ilgili Teknik Altyapı Etki Değerlendirmesi raporunda Etkileşim Analizi, Kavşak Analizi, Fotoğraf Paftası, Kapalı Otopark Analizi, Erişilebilirlik Analizi, Merkezi Uzmanlaşma Analizi yapılarak sorunlar ve potansiyeller belirlenmiştir.<br>Analizler doğrultusunda yol üstü park uygulamasından sonra kavşaktan gelen araç sayılarında yaklaşık %10-%20 düşüş görülmektedir. Yapılan çalışma ile uzun süreli parkların kapalı otoparklara yönlendirilmesi hedeflenmiştir. Kapalı otopark analizindeki veriler incelendiğinde uygulamanın hedefine ulaştığı görülmektedir.<br>Ücretli otopark uygulamasında fiyatlandırma tarifesi ile mesai saatleri baz alınmıştır. Bu sayede kent merkezinde yaşayanların uygulamadan etkilenmesi engellenmiştir. Ücretli otoparkların toplam kapasitesi 1636 araçtır. Mevcut durumda toplam kapasitesinin ancak %50 fazlası (2454 araç kapasitesi) kullanılabilmektedir. Kademeli fiyat tarifesi ile 5 kademe de fiyatlandırma yapılmıştır. Araçların 5 kademe sisteminde park giriş-çıkışı yaptığı düşünülürse kapasitenin 5 katına çıkarak %500 fazlasının (8180 araç kapasitesi) kullanılması beklenmektedir.<br>Otopark Yönetmeliği’nin 4. Maddesinin o bendine göre; Otopark uygulaması yapılan alanlarda her caddede toplam kapasitenin 1/30’u (%3.3) engelli bireyler için ayrılacaktır." ifadeleri yer almakta olup anılan raporun "uygulama önerileri" bölümünde; "1) Kent içi yollarda erişilebilirliğin eşitlik çerçevesinde sağlanabilmesi ve araç parklarının denetlenebilmesi açısından kent merkezinde trafiğin yoğun olduğu saatler içerisinde yol üstü araç park yerleri için kademeli fiyat tarifesi uygulanmalıdır. 2) Yol üstü araç park yerlerinde süre/kademe/ ücret koşulları ilgili belediyesince belirlenmelidir." düzenlemesine yer verildiği görülmektedir.<br>Davalı idarece dosyaya sunulan savunma ve ara kararı yanıtlarında, dava konusu belediye meclisi kararının konusunun "yol kenarı ücretli otopark uygulaması" olduğu vurgulanmakta olup bu uygulamanın ilk 0-15 dakika için ücretsiz olduğu, diğer zamanlar için ise kademeli fiyat tarifelerinin kapalı otoparklardan daha yüksek tutulduğu ve bu suretle uzun süreli parkların kapalı otoparklara yönlendirilmesinin hedeflendiği belirtilmektedir.<br>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (Sözleşme) ek 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesi;<br>"Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.<br>Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." kuralını düzenlemiştir.<br>T.C. Anayasının "Mülkiyet hakkı" kenar başlıklı 35. maddesi; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmünü kurala bağlamıştır. <br>3194 sayılı İmar Yasasının 5.maddesinde; Nazım İmar Planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, Uygulama İmar Planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmakta, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesinin 1.fıkrasında: "İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır.", 2.fıkrasında; "İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz." hükmü düzenlenmekte, aynı maddenin 6.fıkrasında, imar planında gösterilen yolların genişletme, daraltma ve güzergahına ait imar planı değişikliklerinde uyulması gereken kurallar sayılmakta ve anılan fıkranın (a) bendinde; "Devamlılığı olan bir yolun belli bir kesimde şerit sayısı azaltılamaz ve daraltılamaz." kuralına yer verilmekte, aynı Yönetmeliğin 24. maddesinin 2. fıkrasında: "Nazım imar planları üzerinde gösterilen sosyal ve teknik altyapı alanlarının konum ile büyüklükleri, toplam standartların altına düşülmemek, nazım imar planının ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü ve genel işleyişini bozmamak ve hizmet etki alanı içinde kalmak şartı ile ilgili kurum ve kuruluşların görüşü dikkate alınarak uygulama imar planlarında değiştirilebilir.", aynı maddenin 3 fıkrasında: "Uygulama imar planlarında, bölgenin ihtiyacına yönelik çocuk bahçesi, yeşil alan, otopark, cep otoparkı, yol boyu otopark, durak cebi, aile sağlık merkezi, mescit, karakol, muhtarlık, trafo gibi sosyal ve teknik altyapı alanlarını artırıcı küçük alan gerektiren fonksiyonlar ayrılabilir ve bu fonksiyonların konulması nazım imar planına aykırılık teşkil etmez." düzenlemesi yer almakta, Otopark Yönetmeliğinin 6.maddesi de; "Uygulama imar planlarında, bölgenin ihtiyacına yönelik otopark, cep otoparkı, yol boyu otopark, durak cebi gibi alanları artırıcı fonksiyonlar ayrılabilir ve bu fonksiyonların konulması nazım imar planında değişiklik gerektirmez." düzenlemesini içermektedir.<br>3194 sayılı İmar Yasasının 37.maddesi; "İmar planlarının tanziminde planlanan beldenin ve bölgenin şartları ile müstakbel ihtiyaçlar gözönünde tutularak lüzumlu otopark yerleri ayrılır. Otopark ihtiyacı bulunan bina ve tesislere lüzumlu otopark yeri tefrik edilmedikçe yapı izni, otopark tesis edilmedikçe de kullanma izni verilmez. Kullanma izni alındıktan sonra otopark yeri, plana ve yönetmelik hükümlerine aykırı olarak başka maksatlara tahsis edilemez. Bu fıkra hükmüne aykırı hareket edildiği takdirde ilgili idarece yapılacak tebligat üzerine en geç üç ay içerisinde bu aykırılık giderilir. Mülk sahibi tebligata rağmen müddeti içerisinde gerekli düzeltmeyi yapmaz ise, belediye encümeni veya il idare kurulu kararı ile bu hizmet ilgili idarece yapılır ve masrafı mal sahibinden tahsil edilir. Yapılaşmamış parseller, parsel maliklerinin muvafakati, araç giriş ve çıkışlarının trafiği aksatmaması ve ilgili idaresinden izin alınmak kaydıyla, zemini geçirimli malzeme ile kaplanarak ve gerekli işaretlemeler yapılarak, yapı kapsamına girmeyecek şekilde açık otopark olarak işletilebilir." hükmünü düzenlemekte, aynı Yasanın 44.maddesinin 3.fıkrası; "Otopark ayrılması gereken bina ve tesisler ile diğer hususlar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikte tespit edilir. Otopark yapılmasını gerektiren bina ve tesislerin neler olduğu, otopark ihtiyacının miktar, ölçü ve diğer şartları ile bu ihtiyacın nasıl tespit olunup giderileceği ise, bu yönetmelikte belirtilir." hükmünü kurala bağlamakta ve aynı Yasanın 18.maddesinin 1.fıkrası; "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır." 18.maddesinin 2.fıkrası; "Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez." 18.maddesinin 3.fıkrası; "Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyonalanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibi umumi hizmet alanlarından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz. Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının, bu fıkrada belirtilen kullanımlar için düzenleme ortaklık payı düşülmesini müteakip kalan Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanması esastır. Ancak taşkın kontrol tesisi için yeterli alanın ayrılamaması durumunda, düzenleme ortaklık payının ikinci fıkrada belirtilen oranı aşmaması şartıyla, düzenlemeye tabi diğer arazi ve arsaların yüz ölçümlerinden bu fıkradaki kullanımlar için öncelikle düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra ikinci fıkrada belirtilen orana kadar taşkın kontrol tesisi için de ayrıca pay ayrılır. Kapanan imar ve kadastro yollarının öncelikle düzenleme ortaklık payına ayrılan toplam alandan düşülmesi esastır." 18.maddesinin 4.fıkrası; "Üçüncü fıkrada belirtilen, bölgenin ihtiyacına ayrılan alanlardan belediye hizmetleri ile ilgili olanlar bu amaçlarla kullanılmak kaydıyla ilgili belediyesi adına, diğer alanlar ise imar planındaki kullanım amacı doğrultusunda bu amacı gerçekleştirecek olan idareye tahsis edilmek üzere Hazine adına tescil edilir." hükmüne yer vermektedir.<br>Otopark Yönetmeliğinin 3.maddesinin 1.fıkrasının (l) bendinde; yol üstü (yol boyu) araç park yerinin: cadde ve sokak üzerinde, yaya kaldırımından ayrılmış cepte, yolun sağ tarafında veya refüjde yol standartlarına uygun şekilde yatay ve düşey işaretlemeler ile ayrılmış, kullanım süresi görülebilecek şekilde belirtilen, kullanım şartlarına ilişkin diğer hususlar idaresince belirlenen, motorlu veya motorsuz araçların park edebileceği alanı ifade edeceği düzenlenmektedir.<br>Otopark Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, binayı kullananların otopark ihtiyacının bina içinde veya parselinde karşılanmasının, bu fıkranın (e) bendinde belirtilen durumlar haricinde zorunlu olduğu düzenlenmekte; 4.maddesinin 1.fıkrasının (e) bendinde, otopark ihtiyacının kısmen veya tamamen parselinde karşılanamayan durumların hangileri olduğu sayılmakta; 4.maddesinin 1.fıkrasının (f) bendinde, otopark ihtiyacının, bu fıkranın (e) bendinde yer alan hükümler doğrultusunda bir kısmı veya tamamı parselinde karşılanamadığı binalarda karşılanamayan otopark miktarının nasıl karşılanacağı kurala bağlanmakta, 4.maddesinin 1.fıkrasının (f) bendinin (3) numaralı alt bendinde, otopark ihtiyacı, (1) ve (2) numaralı alt bentlere göre de karşılanamayan parsellerde, ilgili idarelerce, 12 nci maddede yer alan esaslar dâhilinde bedel alınmak suretiyle bölge otoparkından yer tahsis edilerek karşılanacağı düzenlenmektedir.<br>Somut olaya ilişkin değerlendirmelerin, kamusal ihtiyaçlar ve kamu yararı olgusunun mülkiyet hakkı üzerindeki etkileri gözden kaçırılmadan ve Anayasa Mahkemesinin benzer olaylara yönelik kararları da dikkate alınarak yukarıda yer verilen uluslararası düzenlemeler ile anayasal ve yasal mevzuat hükümlerinin uyuşmazlığa uygulanması suretiyle yapılması uyuşmazlığın hukuki bir zeminde çözümü bakımından önem taşımaktadır.<br>İmar planları, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla, kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan, ulaşım, hizmet ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerek çeşitli alanları arasında olan bağlantıları gözönüne alınarak hazırlanır. <br>Toplum yaşamını yakından etkileyen fiziksel çevrenin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması ve toprağın koruma-kullanma dengesinin en rasyonel biçimde belirlenmesi için hazırlanan imar planlarının yargısal denetiminde, bu hususlara uyulup uyulmadığı ve planlanan yöredeki taşınmazların imar planında tahsis edildikleri amaçlar yönünden; mevzuata, üst ölçekli planlara şehircilik ilkeleri ile planlama esaslarına uygunluk açısından detaylı bir şekilde incelenmesi gerekmektedir.<br>İmar mevzuatımız, üst ölçekli nazım imar planı üzerinde gösterilen teknik ve sosyal alt yapı alanlarının konumu ile büyüklük standartlarının altına düşmemek ve sosyal donatı dengesi, plan ana kararlarının sürekliliği ve bütünlüğü korunarak, bilimsel, nesnel ve teknik gerekçelere dayanarak, kamu yararının zorunlu kılması halinde alt ölçekli uygulama imar planında değişiklikler yapılabileceğini, bu kapsamda plan kararlarının birbirine uygun olmasının zorunlu olduğunu düzenlemektedir.<br>Uyuşmazlık konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği, Isparta kent merkezinin değişik cadde ve sokaklarında belirlenen alanlardaki ücretli yol üstü araç park yerlerinin imar planına işlenmesine ilişkin olup konuya ilişkin olarak üst ölçekli nazım imar planında herhangi bir değişikliğe gidilmemiştir. Plan değişikliğine ilişkin olarak çeşitli sayım, analiz, anket vb. çalışmaları yapılarak kent merkezinde farklı yol ve güzergahlar üzerinde belirlenen bölümler yol üstü araç park yeri olarak düzenlenmiştir.<br> Otopark Yönetmeliğinde, uygulama imar planları ile yol boyu otopark alanları gibi sosyal ve teknik altyapı alanlarını artırıcı fonksiyonların ayrılabileceği, bu durumun nazım imar planına aykırılık teşkil etmeyeceği ve nazım imar planı değişikliği gerektirmeyeceği düzenlenmiştir. Söz konusu düzenleme uyarınca nazım imar planı değişikliği yapılmadan uygulama imar planı ile yol boyu otopark alanları ayrılabilir ancak bu durumun üst ölçekli nazım imar planının öngördüğü ana ulaşım plan kararlarını bozmayacak şekilde yapılması imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesinin bir gereğidir. <br> Bu durum nüfus, araç sayısı, çeşitli ihtiyaç analizleri, ölçümler ve araştırmalar sonucunda ulaşım sistemine ilişkin olarak üretilen üst ölçekli plan kararları gereğince yol alanı olarak belirlenmiş alanların yol kullanımından çıkarılarak otopark alanına dönüştürülmesi sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Mevcut yol alanlarının kısmen otoparka çevrilmek suretiyle azaltılmasının kentsel yerleşmeye ilişkin trafik sorunlarını artırıcı etkilerinin olacağı ve mevcut trafik akışı üzerinde baskı oluşturarak yeni sorunların ortaya çıkmasına neden olabileceği dikkate alındığında dava konusu plan değişikliğinin şehircilik ilkeleri ve planlama esasları bakımından uygun olmadığı anlaşılmaktadır.<br>Öte yandan, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde, devamlılığı olan bir yolun belli bir kesimde şerit sayısının azaltılamayacağı ve daraltılamayacağı kurala bağlanmıştır. Dava konusu uygulama imar planı paftaları ile erişilebilirlik analizi incelendiğinde devamlılığı olan yolların belli kesimlerinin yol üstü otopark alanı olarak belirlendiği görülmektedir ki bu durumun yol üstü otopark alanı olarak belirlenen kısımlarda kaçınılmaz olarak şerit sayısının azaltılması sonucunu doğuracağı tabiidir. Dava konusu plan değişikliğinde belirtilen nedenle mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.<br>Kaldı ki, dava konusu işlemle mevcut yol alanları sadece yol üstü otopark alanına dönüştürülmemiş bu alanlar aynı zamanda ücretli hâle getirilerek belediyenin gelir konusu yapılmıştır. Dava konusu uygulama imar planının açıklama raporunda yol üstü otopark alanlarının ücretli olduğunun ve tarife ücretlerinin belediyece belirleneceğinin düzenlendiği görülmektedir.<br> Mevzuatımızda plan açıklama raporları imar planlarının ayrılmaz parçası olarak nitelendirildiğinden, plan açıklama raporunda ücretli olacağı belirtilen yol üstü otoparka yönelik uyuşmazlık konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının yol üstü ücretli otopark düzenlemesine ilişkin olduğunda kuşku bulunmamaktadır. İmar Yasasında ve Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde ücretli yol boyu (yol üstü) otopark şeklinde bir kullanım türü bulunmamakta olup mevzuat hükümleri gereğince yol alanlarının ücretli yol üstü otopark alanlarına dönüştürülmesi olanaklı değildir. <br>Ayrıca 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile yol alanlarının ücretli yol üstü otopark alanlarına dönüştürüp dönüştüremeyeceğinin imar mevzuatının parselasyona ilişkin hükümleri ve mülkiyet hakkı bakımlarından da ele alınarak değerlendirilmesi de gerekmektedir.<br>3194 sayılı İmar Yasasının 18.maddesinde; belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar sahanın, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebileceği düzenlenmekte, imar planında yer alan hangi kullanımların düzenleme ortaklık payı (DOP) olarak değerlendirilecek umumi hizmet alanları olduğu belirlenmekte ve DOP'tan oluşturulan alanların bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamayacağı kurala bağlanmaktadır. <br>Parselasyon sonucunda, ilgili idaresince yapılan düzenleme nedeniyle imar parsellerine dönüşen kadastral parsellerin değerinde artış meydana geldiğinden, parselasyona dahil edilen parsellerden imar mevzuatı uyarınca belirlenen oranlarda yapılan kesintilerden oluşturulan DOP alanları ile parsel malikleri arasındaki mülkiyet ilişkisi söz konusu değer artışı karşılığında son bulmaktadır. Parselasyonu yapan idareler ise DOP'tan oluşturulan alanları bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanmama yükümü altına girmektedir.<br>Gelinen aşamada parselasyon izdüşümünde uyuşmazlığa dair önümüzde iki farklı sorun belirmektedir. Birincisi, DOP'tan oluşturulan yol alanlarının farklı bir umumi hizmet alanı olan otopark alanına çevrilmesi sonucunda özgülendiği yol hizmetinden başka bir maksatla kullanılmasının ortaya çıkardığı mevzuata aykırılık sorunudur ki bu konu izahtan varestedir. İkinci olarak, yol alanından yol üstü otoparka çevrilen alan kullanımlarının belediyenin belirlediği tarife kapsamında ücrete bağlanması hususudur. Bu ikinci soruna ilişkin olarak Anayasa Mahkemesinin benzer uyuşmazlıklarda verdiği kararlar dikkate alınarak değerlendirme yapılması yerinde olacaktır.<br>Anayasa Mahkemesi bedelsiz şekilde yeşil alan ve yol olarak terk edilen taşınmazların terk amacına aykırı kullanılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiası ile yapılan başvuruya ilişkin olarak özetle; somut olayda, yeşil alan ve yol olarak kullanılması amacıyla Belediyeye terk edilen taşınmazların kısa bir süre kısmen terk amacına uygun kullanılmasından sonra taşınmazlar üzerine belediye hizmet binası ve cami yapılmasının mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiğinin kuşkusuz oluğunu, yeşil alan ve yola terk edilen alanın bir kısmına terk amacına aykırı olarak belediye hizmet binası ve cami inşa edilmesi ile Belediyenin dükkânlardan gelir elde etmesinin farklı bir kamu yararı amacına hizmet edip etmeyeceği hususunda Mahkemece herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığını, Mahkemenin rızai terk talebinde bulunulması nedeniyle tapuda söz konusu işlemlerin yapıldığını belirterek imar planlarında sonradan yapılan değişikliklerin terk işlemlerine etkisinin olmayacağı gerekçesiyle tazminat talebinin reddine karar verdiğini, hâlbuki somut olayın koşulları altında terk amacına uygun bir kullanım olup olmadığının belirlenmesinin Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının gerekliliklerinden olduğunu değerlendirmiş ve somut olaya ilişkin olarak mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. (İbrahim Manav Başvurusu, Başvuru Numarası: 2019/2755)<br>Anayasa Mahkemesi inşaat izni alabilmek için bedelsiz olarak yola terk edildikten sonra imar planında değişiklik yapılarak özel kültürel tesis alanına dönüştürülen taşınmazın önceki malikine iade edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiası ile yapılan başvuruya ilişkin olarak özetle; somut olayda ihtilaf konusu taşınmazın, metro güzergâhı ve tramvay hattında kalması nedenine dayalı olarak yol şartıyla Belediyeye terk edilmiş (bağışlanmış) olduğunu ancak Belediye tarafından özel kültürel tesis alanına dönüştürüldüğünü, başvurucunun yol yapımı şartıyla bağışladığı taşınmazın Belediye tarafından şarta uygun bir şekilde yol olarak kullanılmayıp özel kültürel tesis alanına dönüştürülmesinin mülkten yoksun bırakma olarak değil mülkiyetten barışçıl yararlanma hakkına müdahale kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, başvuru konusu olayda bedelsiz yola terk edilen ve sonrasında özel kültürel tesis alanı hâline getirilen taşınmazın bağışlayana iade edilebilmesi için bedelinin ödenmesi şartının getirilmesinin başvurucuya önemli bir külfet yüklediğinin tartışmasız olduğunu, yol şartıyla bağışlanan taşınmazın özel kültürel tesis alanına dönüştürülerek bundan elde edilecek ekonomik menfaatin Belediyeye ait olmasının devlete güven ilkesini zedeleyici sonuçlar doğurduğunu, somut olayda terk tarihinden bu yana geçen sürenin uzunluğu ve terk edilen taşınmazın bu süre içinde terk amacına uygun kullanılıp kullanılmadığı değerlendirilmeden sadece 2942 sayılı Kanun'un 35. maddesine dayanılarak davanın reddedildiğini, hâlbuki olayda başvurucunun taşınmazının terk amacına uygun kullanılmadığı gibi ilgili kanun hükümleri çerçevesinde iade de edilmediğini, dolayısıyla somut olayda aradan on üç yıl geçtiği hâlde taşınmazın terk amacı doğrultusunda kullanılmaması nedeniyle kamu yararı amacının gerçekleştirilmediğini, buna göre taşınmazın makul sayılamayacak bir süre terk amacı doğrultusunda kullanılmamasının ilgili kamu yararı amacı da ortadan kalktığına göre müdahalenin başvurucuya aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklediğini, kamu yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasındaki adil dengenin başvurucu aleyhine bozulduğunu değerlendirmiş ve somut olaya ilişkin olarak mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. (Özel İstanbul Arel Eğitim Kurumları A.Ş. Başvurusu, Başvuru Numarası:2016/3592)<br> Anılan kararlardan Yüksek Mahkemenin, belli bir kullanıma ayrılması amacıyla bedelsiz şekilde terk edilen taşınmazların terk amacına aykırı kullanılmasının mülkiyet hakkının ihlali sonucunu doğurduğuna karar verdiği anlaşılmakta olup konuya ilişkin Anayasa Mahkemesi karalarının bu yönde istikrar kazandığı görülmektedir.<br>Şahıs ve kamu idarelerine ait taşınmazlardan DOP adı altında yapılan kesintilerden oluşturulan yolların belediyenin özel mülkü olmadığı açıktır. Belediyenin özel mülkü olmayan taşınmazların belediyeye gelir getirecek bir fonksiyona dönüştürülerek kullanılmasını ise hukuk düzeninin koruması beklenemez. Kamu yararına yönelik çeşitli gereklilikler nedeniyle söz konusu gelir getirici fonksiyonun belirlendiğinin işlem gerekçesi olarak gösterilmesinin de bu durumu değiştirmeyeceği tabiidir. <br>Diğer taraftan, davalı idarece uyuşmazlık konusu planın trafik sorununun ve otopark ihtiyacının giderilmesi amacıyla yapıldığı ileri sürülmekte ise de, Otopark Yönetmeliğinin otopark ihtiyacının bina içinde veya parselinde karşılanamayan durumlara ilişkin düzenlemeleri ile trafik sorununun çözümüne ilişkin mevzuat hükümleri gereğince belirtilen bu gerekçede isabet bulunmadığı sonucunu ulaşılmaktadır.<br>Bu durumda, dava dilekçesinde yer alan hususların davalı idare savunmaları ve dosyada yer alan bilgi ve belgeler kapsamında anayasal ve yasal mevzuat hükümleri, mülkiyet hakkına ilişkin ilke ve düzenlemeler, şehircilik ilke ve esasları ile parselasyona hakim olan ilkeler uyarınca incelenmesinden dava konusu uygulama imar planı değişikliğinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. <br>Açıklanan nedenlerle, dava konusu imar planının iptaline karar verilmesi gerekirken davanını reddi yolundaki Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararın bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmıyorum.</font></p></body></html>

kira