<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1751 E. , 2023/1450 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2022/1751<br>Karar No : 2023/1450<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Vergi Dairesi Başkanlığı<br> (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Mimarlık Restorasyon İnşaat Turizm Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi <br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava konusu istem: Davacı adına, ... Elektroteknik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ödenmeyen vergi borçları nedeniyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 79. maddesi uyarınca tebliğ edilen haciz bildirisine süresi içinde itiraz etmediğinden bahisle borç zimmetinde sayılarak düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br>.... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı: <br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Ödeme zamanı ve önce ödeme" başlıklı 37. maddesinde, amme alacaklarının hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödeneceği, hususi kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacaklarının Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak olan tebliğden itibaren bir ay içinde ödeneceği, bu ödeme müddetinin son gününün amme alacağının vadesi günü olduğu belirtilmiştir.<br>6183 sayılı Kanun'un 37, 55, 58 ve 79. maddeleri uyarınca, üçüncü kişinin haciz bildirimine süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde borç da zimmetinde sayılacağından malın veya zimmetindeki borcun, alacaklı tahsil dairesine teslimi veya ödenmesi gerekir. Üçüncü kişi bu yükümlülüğü yerine getirmediği takdirde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı açıktır. <br>Bunun için, öncelikle tahsil dairesinin, bir aylık ödeme süresini başlatmak amacıyla, üçüncü kişiye, 6183 sayılı Kanunun 37. maddesinde öngörülen yazılı tebligatı yapması daha sonra da cebren takip ve tahsil yöntemlerini uygulaması gereklidir.<br>... Elektroteknik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ödenmeyen vergi borçları nedeniyle davacı şirkette bulunan hak ve alacaklarına haciz konulduğu yolunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı haciz bildirisinin 10/02/2014 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, davacı tarafından Kanun'da öngörülen yedi günlük süre içerisinde itiraz edilmemesi ve borcun davacının zimmetinde sayılması üzerine dava konusu ödeme emri düzenlenmiştir.<br>6183 sayılı Kanun'un 37. maddesinde belirtildiği şekilde, vade belirlemek amacı ile davacıya herhangi bir tebligat yapılmadığı ve doğrudan doğruya ödeme emri düzenlendiği tespit edilmiş olup ortada 6183 sayılı Kanun'un 55. maddesinde öngörüldüğü şekilde usule uygun şekilde kesinleşmiş ve vadesinde ödenmemiş bir kamu alacağından söz edilemeyeceğinden düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br>Mahkeme bu gerekçeyle dava konusu işlemi iptal etmiştir. <br>Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:<br>Ara kararı ile davalı idareden, dava konusu ödeme emrine konu kamu alacağının asıl borçlusu ... Elektroteknik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin davacı şirketteki mal ve haklarının nasıl tespit edildiği, adı geçen asıl borçlu şirketin, davacı şirketten alacaklı olduğu miktarın ve dönemin ne olduğu sorularak ilgili belgeler istenmiştir.<br> Davalı idarece ara kararına cevaben dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgelerin tetkikinden ise, asıl borçlu şirketin davacı şirketten alacağının sadece asıl borçlu şirketin Bs bildirim formlarından davacı şirkete 1.703.878,00 TL mal ve hizmet satışında bulunduğunu bildirmesi ile tespit edildiği anlaşılmıştır. Ancak aynı döneme ilişkin davacı tarafından verilen Ba bildirim formları, yapılan mal ve hizmet satışına ilişkin fatura v.b. hususların araştırılmadığı görülmektedir. Öte yandan, asıl borçlu şirketin davacıya 1.703,878,00 TL mal ve hizmet satışında bulunduğunun tespit edilmesine rağmen dava konusu ödeme emrinin asıl borçlu şirketin tüm borçlarına ilişkin olarak (37.819.282,12 TL) düzenlendiği de görüldüğünden, dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br>Vergi Dava Dairesince, Vergi Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiş ve istinaf istemi, anılan kararın gerekçesi değiştirilerek reddedilmiştir.<br>Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 14/02/2022 tarih ve E:2018/3282, K:2022/724 sayılı kararı:<br>Olayda, haciz bildirisinin tebliğinden başlayarak yedi gün içinde belirtilen nedenlerle herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır. Ancak 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesiyle, yedi günlük sürede alacaklı tahsil dairesine itirazda bulunmayan üçüncü şahıslara, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla borçlu olmadığını veya malı elinde bulundurmadığını ispat etme imkanı tanınmış olup, buna göre davacı tarafından ... Asliye Ticaret Mahkemesinin E:... sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığı ve bu davada 12/12/2017 tarihinde karar verildiği görüldüğünden söz konusu dava hakkında bilgi edinilerek bir karar verilmesi gerekmektedir.<br>Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.<br>... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı: <br>Vergi Dava Dairesi, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: ... Elektroteknik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin vergi borçları nedeniyle 6183 sayılı Kanun’un 79. maddesi uyarınca ... tarih ve ... sayılı haciz bildirisinin tebliğ edildiği, anılan haciz bildirisine yedi gün içinde itiraz edilmediğinden, davacının zimmetinde sayılan kamu alacağı için düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan ısrar kararı, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1- Davalının temyiz isteminin REDDİNE,<br>2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,<br>3- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine,<br>13/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br>X - KARŞI OY:<br>Davacı tarafından, asıl borçlunun ... Elektroteknik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, borcunun bulunmadığı, haciz bildirisinin usulsüz tebliğ edildiği, söz konusu usulsüz tebligata istinaden alacağın kesinleştiğinden bahisle dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği ancak borçlu bulunmadığına dair ... Asliye Ticaret Mahkemesinin E:... esasına kayıtlı dava açıldığı ve hâlen davanın derdest olduğu ileri sürülerek ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada Bölge İdare Mahkemesince verilen ısrar kararı davalı tarafından temyiz edilmiştir.<br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczi" başlıklı 79. maddesinin birinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarında şu kurallara yer verilmiştir:<br>"Hamiline yazılı olmayan veya cirosu kabil senede dayanmayan alacaklar ile maaş, ücret, kira vesaire gibi her türlü hakların ve fiilen tutanak düzenlemek suretiyle haczi kabil olmayan üçüncü şahıslardaki menkul malların haczi, borçlu veya zilyed olan veyahut alacak ve hakları ödemesi gereken gerçek ve tüzel kişilere, kurumlara haciz keyfiyetinin tebliği suretiyle yapılır. Tahsil dairesi tarafından tebliğ edilecek haciz bildirisi ile; bundan böyle borcunu ancak tahsil dairesine ödeyebileceği ve amme borçlusuna yapılacak ödemenin geçerli olmayacağı veya elinde bulundurduğu menkul malı ancak tahsil dairesine teslim edebileceği ve malın amme borçlusuna verilmemesi gerektiği, aksi takdirde amme borçlusuna yapılan ödemeler ile malın bedelini tahsil dairesine ödemek zorunda kalacağı ve bu maddenin üç, dört ve beşinci fıkra hükümleri üçüncü şahsa bildirilir. Tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirileri, alacaklı tahsil dairelerince ya da alacaklı amme idaresi vasıtasıyla, posta yerine elektronik ortamda tebliğ edilebilir ve bu tebligatlara elektronik ortamda cevap verilebilir. Elektronik ortamda yapılacak tebliğe ve cevapların elektronik ortamda verilebilmesine ilişkin usûl ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.<br>...<br>Haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorundadır. Üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılır ve hakkında bu Kanun hükümleri tatbik olunur.<br>Herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorundadır. Menfi tespit davası açılması halinde mahkemece bu Kanunun 10 uncu maddesinde sayılan türden teminat karşılığında takip işlemlerinin durdurulmasına karar verilebilir. Teminat, alacaklı tahsil dairesine verilir ve haciz varakasına dayanılarak haczedilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, takip işlemlerinin durdurulması hakkında kararı veren mahkeme tarafından çözümlenir. Davasında haksız çıkan üçüncü şahıs aleyhine, haksız çıktığı tutarın % 10'u tutarında ayrıca inkâr tazminatına hükmedilir.<br> Bu Kanun uyarınca kendisine tebliğ edilen ödeme emrine karşı dava açıp itirazında kısmen veya tamamen haksız çıkan üçüncü şahıs hakkında, menfi tespit davasının lehine sonuçlanması veya asıl amme borçlusunun takip konusu amme alacağını tamamen ödemiş olması halinde, bu Kanunun 58 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz."<br>Uyuşmazlıkta, 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesi uyarınca düzenlenen ... tarih ve ... sayılı haciz bildirisi davacı şirketin iş yeri adresine tebliğe çıkarılmıştır. Bu haciz bildirisi 10/02/2014 tarihinde şirket kaşesi basılıp imzalanmak suretiyle tebellüğ edilmiştir. Davacı tarafından, anılan haciz bildirisine yedi gün içinde itiraz edilmemiştir. Bunun üzerine borç davacının zimmetinde sayılarak dava konusu ödeme emri düzenlenmiştir. <br>Davacı tarafından, haciz bildirisinin şirket adına şirket çalışanı ...'a 10/02/2014 tarihinde tebliğ edildiği ancak yapılan tebligatın usulsüz olduğunu belirtilerek haciz bildirisinin usulsüz tebliğ edildiğinin tespiti ile borçlu olmadığının tespiti istemiyle açılan dava, ... Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle usulden reddedilmiştir. Bu kararın ardından davacı tarafından dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi üzerine dosyanın gönderildiği ... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı davacının menfi talebinin kısmen kabulü ile, davacının... Elektroteknik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketine 35.996.105,99 TL borçlu olmadığının tespitine dair karara yöneltilen istinaf istemini inceleyen ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile tarafların istinaf başvuruları kabul edilmiş ve anılan karar kaldırılarak dosya ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Dosya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... sayılı esasına kaydedilmiş ise de Kurul kararının verildiği tarih itibarıyla esastan karar verilmediği UYAP üzerinden yapılan araştırmalardan anlaşılmıştır.<br>6183 sayılı Kanun'un 79. maddesinin dördüncü fıkrasında, menfi tespit davası açılması halinde mahkemece bu Kanun'un 10. maddesinde sayılan türden teminat karşılığında takip işlemlerinin durdurulmasına karar verilebileceği ve taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıkların, takip işlemlerinin durdurulması hakkında kararı veren mahkeme tarafından çözümleneceği hüküm altına alınmış ise de dosyada teminat verildiğine ilişkin bir bilgi bulunmadığı gibi Kurul kararının verildiği tarih itibarıyla anılan maddenin beşinci fıkrasında öngörülen menfi tespit davasının lehe sonuçlanması durumunun da mevcut olmadığı ve söz konusu menfi tespit davasına ilişkin uyuşmazlığın devam ettiği görüldüğünden, borç davacının zimmetinde sayılarak düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>Açıklanan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.<br><br>XX - KARŞI OY:<br>Uyuşmazlıkta, 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesi uyarınca düzenlenen ... tarih ve ... sayılı haciz bildirisi davacı şirketin iş yeri adresine tebliğe çıkarılmıştır. Bu haciz bildirisi 10/02/2014 tarihinde şirket kaşesi basılıp imzalanmak suretiyle tebellüğ edilmiştir. Davacı tarafından, anılan haciz bildirisine yedi gün içinde itiraz edilmemiştir. Bunun üzerine borç davacının zimmetinde sayılarak dava konusu ödeme emri düzenlenmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesince verilen ara kararına cevaben ibraz edilen belgelerden asıl borçlu şirketin Bs bildirim formlarından davacı şirkete 1.703.878,00 TL mal ve hizmet satışında bulunduğunu bildirmesi ile davalı idarece davacının anılan şirkete borçlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.<br>Davacı tarafından, anılan haciz bildirisine yedi gün içinde itiraz edilmediğinden davacının zimmetinde sayılan kamu alacağının için düzenlenen dava konusu ödeme emrinin, 1.703.878,00 TL tutarında isabet eden kısmında hukuka aykırılık, bu tutarı aşan kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br>Açıklanan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının, dava konusu ödeme emrinin, 1.703.878,00 TL tutarını aşan kısmına ilişkin hüküm fıkrasında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmediğinden, anılan hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz isteminin, bu gerekçe ile reddi gerektiği; ısrar kararının dava konusu ödeme emrinin, 1.703.878,00 TL tutarını aşmayan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz isteminin kabul edilerek anılan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.<br></font></p></body></html>
kira