<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/7933 E. , 2023/4151 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/7933<br>Karar No : 2023/4151<br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... Mobilya Yemekçilik Gıda Temizlik Turizm Özel Eğitim Nakliyat Otomotiv İnş. Malz. Petrol Çiçekçilik Teks. Kuym. San. ve Tic. Ltd. Şti. <br>Vekili : Av. ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... İdaresi Genel Müdürlüğü <br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : … İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br>Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İstemin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:<br><br> Dava; Adana İli, Çukurova İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, ... Apt. No:... adresinde içerisinde davacıya ait mobilya ürünleri, tekstil malzemeleri ve aksesuarlarının bulunduğu deponun davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle 03/05/2012 tarihinde meydana gelen yağış sonucu su altında kaldığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen 174.415,00-TL zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br> ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı, yapı kullanma izin belgesi ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmayan ve bu nedenle ilgili mercilerden izin almadan faaliyet gösterdiği anlaşılan işyerinde meydana gelen zarar ile davalı idarenin hizmet kusuru arasında illiyet bağının kesildiği gerekçesi ile davanın reddine ilişkin karar, davalı idarenin hizmet kusuru ile dava konusu işyerinin bulunduğu binanın yapı kullanma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmamasından doğan kusur durumunun bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve kusur oranları çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle Danıştay Sekizinci Dairesinin 13/02/2015 tarih ve E:2014/4799, K:2015/757 sayılı kararıyla bozulmuş, aynı Mahkemenin 31.01.2018 tarih ve E:2017/385, K:2018/89 sayılı ısrar kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 21.11.2019 gün ve E:2018/1078, K:2019/5814 sayılı kararı ile bozulması üzerine, Mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak Adana İlinin genelinde 03.05.2012 tarihinde aşırı yağış meydana geldiği, devam eden yağışın ortalamaların üzerinde öngörülemeyecek doğal afet şeklinde gerçekleştiği, kanalizasyon şebekesinde proje veya uygulama hatasının bulunmadığı, zararın meydana geldiği işyerinin yapı kullanma izni ve ruhsat olmaksızın faaliyet gösteren bir işyeri olduğu, projesinde depo olarak gösterilmediği halde mevcut binanın bodrum katında sığınak, kömürlük, otopark olarak kullanılan ortak alanda bulunmakta olduğu, mobilya ürünleri deposu olarak kullanmaya uygun olmadığı halde işyeri (depo) olarak kullanıldığı; su basma riski olduğu halde bu risklere karşılık bina içi drenaj önlemlerini alınmadığı; mobilya deposu olarak kullanılan, suya ve neme karşı hassas olduğu bilinen ürünlerin her an nemlenme ve su basma riskine sahip bodrum katlarda depolanmasında su basma, nemlenme, yangın gibi risklere karşı sigorta yaptırılması gerektiği halde sigorta yaptırılmadığı için basiretli bir tacir gibi davranmayan davacının ağır kusurlu olduğu, yönetmelik gereği kiralanması mümkün olmayan sığınağı davacıya kiraya veren apartman yönetiminin de kusurlu olduğu, öte yandan davalı idarenin tazminat sorumluluğunu gerektirir hizmet kusurunun bulunmadığı, olayda kusursuz sorumluluk şartlarının da gerçekleşmediği, davacı şirketin maddi tazminat talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Anayasanın 125. maddesinde; "İdare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." kuralı yer almıştır.<br> 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 2/b maddesinde; " Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek", İSKİ'nin görev ve yetkileri arasında sayılmış; Aynı Kanunun Ek-5. maddesinde bu kanunun diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanacağı hükmü yer almıştır.<br> 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7. maddesinin (r) bendinde; "Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak, kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak." büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasında sayılmıştır.<br> Öte yandan, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15/e maddesinde de; müktesep haklar saklı kalmak üzere; içme, kullanma ve endüstri suyu sağlamak; atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasını sağlamak; bunlar için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek; kaynak sularını işletmek veya işlettirmek, belediyenin yetkileri ve imtiyazları arasında yer almıştır.<br> <br> İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'in 10. maddesinde, işyerlerinin depo olarak kullandıkları yerlerin, işyeri açma ve çalışma ruhsatında gösterileceği düzenlemesi bulunmaktadır.<br> İdareler kural olarak yürüttükleri kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlüdürler. İdari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. <br> Bir başka anlatımla, kamu idareleri, yürüttükleri hizmetin işleyişini sürekli kontrol etmek ve gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler. Bu yükümlülüğün tam ve gereği gibi yerine getirilmemiş olması nedeniyle doğan zararların, hizmeti yürütmekle yükümlü bulunan idare tarafından tazmini gerekeceği açıktır.<br> Ancak, ortada tazmini gereken zararın bulunmaması, zararın zarar gören kişinin veya üçüncü kişinin eyleminden doğması, mücbir sebeplerden kaynaklanması, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulamaması, idare hukukuna özgü tazmin nedenlerinin bulunmaması gibi durumlarda idarenin tazmin yükümlülüğü ortadan kalkar.<br> Dosyanın incelenmesinden, Adana İli, Çukurova İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, ... Apt. No:... adresinde içerisinde davacıya ait mobilya ürünleri, tekstil malzemeleri ve aksesuarlarının bulunduğu deponun davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle 03/05/2012 tarihinde meydana gelen yağış sonucu su altında kaldığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen 174.415,00-TL zararın davalı idarece kendilerine ödenmesi istemiyle 25.06.2012 tarihinde yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br> Olayda; Mahkemenin 31.10.2013 tarihli ara kararı ile davacıya ait işyerinin bulunduğu yer olan Çukurova Belediye Başkanlığından, davacıya ait mobilya ürünleri, tekstil malzemeleri ve aksesuarlarının bulunduğu depoya ait inşaat ruhsatı, yapı kullanma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatının bulunup bulunmadığının sorularak varsa bu belgelerin ve anılan depoya ait mimari projenin ve kullanımının depo olduğuna ilişkin belgenin gönderilmesinin istenildiği, gelen 20.11.2013 günlü cevabi yazıda sözkonusu işyerinin yapı kullanma izin belgesinin ve işyeri açma ve çalışma ruhsatının bulunmadığının belirtildiği, 06.06.2017 tarihli ara kararında ise, davacı tarafından depo olarak kullanıldığı anlaşılan dava konusu işyerinin, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına ilişkin Yönetmeliğin 10. maddesinin 2. fıkrası anlamında, "asıl işyerine ait işyeri açma ve çalışma ruhsatında, "depo olarak" gösterilip gösterilmediği"nin sorulduğu, gelen bilgi ve belgelerden davaya konu depo niteliğindeki işyerinin, asıl işyerine ait işyeri açma ve çalışma ruhsatında, "depo olarak" gösterilmediği buna rağmen dava konusu işyerine belediye hizmetlerinin götürüldüğü de açıktır. <br> Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca, imarla ilgili hizmetleri yapmak veya yaptırmak belediyenin görev ve sorumlulukları arasında olup, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan yapıların, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılacağı, ayrıca kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapıların, izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılmayacakları açıktır. <br> İdareler, kural olarak yürüttükleri kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlüdürler. İdari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br> Bir başka anlatımla, kamu idareleri, yürüttükleri hizmetin işleyişini sürekli kontrol etmek ve gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler. Bu yükümlülüğün tam ve gereği gibi yerine getirilmemiş olması nedeniyle doğan zararların, hizmeti yürütmekle yükümlü bulunan idare tarafından tazmini gerekmektedir.<br> İdare, yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetlerini yerine getirirken, gerekli teşkilatı kurmak, bu teşkilatın ayni, şahsi ve mali imkan ve araçlarını hizmete hazır tutmak, hizmetin ifası sırasında hizmetin zamanında ve gereği gibi işlemesine devamlı olarak nezaret etmek ve hizmetin işleyişini kontrol etmekle sorumludur. Gerek hizmetin ayni, şahsi ve mali imkan ve araçlarının temin ve ifasındaki kusur, gerekse temin edilen bu araçlarla ifa olunan hizmetin geç işlemesi, gereği gibi veya hiç işlememesi; idareye, zarar gören kimselerin bu nedenlerle doğan zararlarını tazmin sorumluluğunu yükler.<br> Ancak, ortada tazmini gereken zararın bulunmaması, zararın zarar gören kişinin veya üçüncü kişinin eyleminden doğması, mücbir sebeplerden kaynaklanması, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulamaması, idare hukukuna özgü tazmin nedenlerinin bulunmaması gibi durumlarda idarenin tazmin yükümlülüğü ortadan kalkar.<br> Bu bağlamda; belediye hizmetlerinden faydalanan davacının, olay nedeniyle meydana geldiği ileri sürülen zararın tamamına katlanmasını beklemek, davalı idarenin yürüttüğü hizmetten kaynaklanan bir kusurun varlığı halinde, buna bağlı sorumluluğun yok sayılması anlamına gelmektedir. Bu durum ise, yukarıda aktarılan anayasal hüküm ve hukukun genel ilkelerine aykırı olduğu gibi, hakkaniyete de uygun bulunmamaktadır.<br> Bu durumda, Mahkemece davalı idarenin tazminat sorumluluğunu gerektirir hizmet kusurunun bulunmadığı, olayda kusursuz sorumluluk şartlarının da gerçekleşmediği, davacı şirketin maddi tazminat talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacıya ait taşınmaza ilişkin olarak inşaat ruhsatı, yapı kullanma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatının bulunmamasına rağmen dava konusu işyerine belediye hizmetlerinin götürüldüğünün açık olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere oluşan zararın artmasına neden olduğu belirlenen tıkanık ızgaraların denetim ve kontrolünün yeterli sıklıkta yapılmasının mevzuat gereğince davalı idarenin sorumluluğu altında bulunduğu dikkate alındığında davacı ile davalı idarenin müterafik ve eşit oranda kusurunun bulunduğu açık <br><br>olduğundan, Mahkemece bu hususlar dikkate alınmaksızın verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.<br> Açıklanan nedenlerle; ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 27/09/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>
kira