<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/1225 E.  ,  2023/4233 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/1225<br>Karar No : 2023/4233 <br><br>TEMYİZ EDEN TARAFLAR: <br>1- … Anonim Şirketi <br>VEKİLİ: Av. …<br> <br>2- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)<br>VEKİLİ: Av. … <br><br>İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı adına, düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden, ilişkili şirketlerine sağladığı finansman hizmeti karşılığında faiz ya da başka bir menfaat elde etmemek suretiyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğundan ve dönem kurum kazancını eksik beyan ettiğinden bahisle tarh edilen 2015 yılı vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılması istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; olayda, davacı şirketin, bankadan aldığı krediyi, doğrudan ortağına transfer ettiği, kredi taksitlerini ise davacı şirketin diğer ortağının ilişkili şirketi tarafından gönderilen tutarlardan ödediği, davacının anılan krediye ilişkin olarak 2015 yılında finansman gideri yaptığı, kendi lehine faiz ya da başka bir menfaat sağlamadığı, inceleme sırasında bu tutara ilişkin herhangi bir yansıtma kaydına da rastlanılmadığı, davacı temsilcisinin beyanları da göz önünde bulundurulduğunda, davacının ticari faaliyeti ile ilgili olmayan finansman giderlerini, safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate almasının mümkün olmadığı kanaatine ulaşıldığı; yine davacı şirket tarafından ortağına verilen çekler yönünden yapılan incelemede; her ne kadar davacı tarafından bu çeklerin Malkara'da bulunan kömür madeni ruhsatı ve arazilerinin satın alınmasına ilişkin olarak teminat niteliğinde verildiği belirtilmiş ise de, anılan çeklerin davacının hissedarı olan şirkete 2012 yılında verildiğinin, arazi ve ruhsat devrinin mahkeme kararı uyarınca yapılamadığının, ancak çeklerin 2013 ve 2014 yıllarında ciro ve tahsil edildiğinin görüldüğü, bu haliyle, çek karşılığını oluşturan tutarların artık finansman hizmeti niteliğine dönüştüğü, davacının bu hizmet karşılığında da faiz hesaplamadığı ve herhangi bir menfaat elde etmediği, dolayısıyla transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımının gerçekleştiği, mahrum kalınan gelir üzerinden vergi tahakkuk ettirilmemesi neticesinde hazine zararı oluştuğu anlaşıldığından, yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; olayda, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinde düzenlenen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı koşullarının gerçekleştiğine dair Mahkemece yapılan değerlendirmenin Dairelerince de yerinde görüldüğü, ancak davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda, örtülü kazanç dağıtımı hallerinde Danıştay kararlarıyla öteden beri istikrar kazanan faiz oranı olan Merkez Bankası'nın reeskont işlemlerinde uyguladığı faiz oranı (olay tarihi olan 2015 yılı için %9) dikkate alınarak faiz geliri hesaplanması gerekirken, ağırlıklı ortalama mevduat faiz oranı uygulanmak suretiyle faiz hesaplandığı anlaşıldığından, dava konusu cezalı kurumlar vergisinin, transfer fiyatlandırması yoluyla dağıtılan örtülü kazanç tutarına 2015 yılında geçerli olan %9 oranındaki reeskont faizinin uygulanması suretiyle hesaplanan matraha isabet eden kısmında hukuka aykırılık, bunu aşan kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kısmen kabul, kısmen reddine, Mahkeme kararının kısmen kaldırılmasına, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Davacı tarafından, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğundan bahisle adına yapılan cezalı tarhiyatın hukuka aykırı olduğu, temyiz isteminin kabulü ile kararın aleyhe kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü ile kararın aleyhe kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>DAVACININ SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. <br><br>TETKİK HÂKİMİ: …<br>DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,<br>2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br>4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına, <br>5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 19/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY :<br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu düzenlenmiş; 30. maddesinin 1. fıkrasında, re'sen vergi tarhı tanımlandıktan sonra, maddenin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendinde, defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması hali re’sen tarh nedeni olarak belirtilmiş; 134. maddesinde ise, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu hükmüne yer verilmiştir.<br>5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun ''Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı'' başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasında, kurumların, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunması halinde, kazancın tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılacağı; alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemlerin her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirileceği; 3. fıkrasında, emsallere uygunluk ilkesinin, ilişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir ilişkinin bulunmaması durumunda oluşacak fiyat veya bedele uygun olmasını ifade edeceği; 6. fıkrasında ise, tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazancın, Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarının uygulamasında, bu maddedeki şartların gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı veya dar mükellefler için ana merkeze aktarılan tutar sayılacağı, daha önce yapılan vergilendirme işlemlerinin, taraf olan mükellefler nezdinde buna göre düzeltileceği, şu kadar ki, bu düzeltmenin yapılması için örtülü kazanç dağıtan kurum adına tarh edilen vergilerin kesinleşmiş ve ödenmiş olmasının şart olduğu kurala bağlanmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporu'nda; davacı şirketin, bankadan aldığı 1.201.829,98 TL tutarındaki krediyi doğrudan şirketin %50 hisseli ortağı olan ... İç ve Dış Nak. Pet. Ür. ve Mad. San. Tic. AŞ'ne transfer ettiği, başka bir deyişle davacı şirket tarafından ortağına köprü kredi temin edildiği, bu kredi karşılığında şirket lehine faiz tahakkuk ettirilmediği gibi başkaca bir menfaat de sağlanmadığı, söz konusu krediye ilişkin 2015 hesap döneminde 17.744,62 TL finansman gideri yapıldığı, şirketin finansman giderini safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alması neticesinde dönem kurum kazancını eksik beyan ettiği ve hazine zararına sebebiyet verdiği tespitlerine dayanılarak, Müfettişlikçe bu konuda iç emsal bulunamadığından, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının 2015 yılında uyguladığı bir aya kadar vadeli faiz oranlarına göre bulunan "ağırlıklı ortalama mevduat faiz oranı" dış emsal olarak kabul edilmek suretiyle faiz geliri hesaplaması yapıldığı, hesaplanan faiz gelirinin, şirketin ortaklarına örtülü olarak dağıtıldığından bahisle de re'sen tarhiyat yapılması gerektiğinin önerildiği anlaşılmıştır.<br>Bu durumda, davacı şirketin asıl faaliyetinin kredi vermek ve finansman aracılık hizmeti yapmak suretiyle kazanç elde etmek olmadığı, şirketin kullandığı krediyi kayıtlarına aldığı gibi doğrudan %50 hisseli ortağı olan ilişkili şirketine aktardığı, yine şirket temsilcisinin kullanılan kredi ile ilgili olarak katlandıkları gideri krediyi aktardıkları ilişkili şirkete yansıttıklarını beyan ettiği, aksini ispat külfeti kendisine ait olan davalı idarenin de dosyaya buna ilişkin ispatlayıcı nitelikte herhangi bir bilgi veya belge sunamadığı dikkate alındığında, davacı şirket tarafından ilişkili şirketine aktarılan kredinin, sunulan bir finansman hizmeti niteliğinde olmadığı, bu durum nedeniyle, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunulduğundan ve dönem kurum kazancının eksik beyan edildiğinden bahsedilemeyeceği; dolayısıyla olayda re'sen tarh sebebinin oluşmadığı sonucuna varıldığından, davacı adına yapılan cezalı tarhiyatın, ilişkili şirkete kullandırılan krediye ait giderden kaynaklanan kısmında hukuka uyarlık; aksi yönde verilen temyize konu kararın buna ilişkin kısmında ise hukuki isabet görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu kararın, davacı adına yapılan cezalı tarhiyatın, ilişkili şirkete kullandırılan krediye ait giderden kaynaklanan kısmına dair hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının bu kısmına katılmıyorum.</font></p></body></html>

kira