<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/3212 E.  ,  2023/997 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2022/3212<br>Karar No : 2023/997 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Odası <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 18/05/2022 tarih ve E:2016/519, K:2022/2111 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: 19/12/2015 tarih ve 29567 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 01/01/2016 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (ı) bentlerinin, 7. maddesinin 2. fıkrasının, 25. maddesinin 1. fıkrasının (a), (ç), (e) ve (f) bentleri ile 4. fıkrasının birinci cümlesinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.<br> Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 18/05/2022 tarih ve E:2016/519, K:2022/2111 sayılı kararıyla;<br> Davalı idarenin usûle yönelik itirazları geçerli görülmemiş;<br> Her ne kadar, 19/11/2020 tarih ve 31309 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Dağıtım Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 34. maddesiyle, Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ yürürlükten kaldırılmışsa da, anılan Tebliğ'e dayanılarak uygulama işlemleri tesis edildiğinden Tebliğ'in dava konusu düzenlemelerinin esasının incelenmesi gerektiği belirtilerek;<br> 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 4. maddesinin ikinci fıkrası, 5. maddesinin altıncı fıkrasının (e) ve (f) bentleri, yedinci fıkrasının (a) bendi; 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 1. maddesi, 9. maddesinin birinci fıkrası, 10. maddesinin dördüncü fıkrası, 17. maddesinin üçüncü fıkrası ve altıncı fıkrasının (ç) bendi; 22/08/2015 tarih ve 29453 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 9. ve 16. maddeleri ile dava konusu Tebliğ düzenlemelerine yer verilerek;<br> Tebliğ'in dava konusu 7. maddesinin ikinci fıkrası yönünden; bahse konu düzenlemede, "Dava giderleri, icra giderleri, sosyal sorumluluk giderleri, seminer, panel ve konferans giderleri, reklam giderleri, dernek, sendika ve oda aidatları, temsil ve ağırlama giderleri, danışmanlık giderleri, bağımsız denetim ve mali müşavirlik giderleri, yönetim ve destek hizmetleri giderleri gibi giderler ile mahkeme kararı gereği oluşan tazminat ve benzeri giderleri (emsal kararlar dikkate alınarak mahkeme kararı olmaksızın ödenenler de dâhil) için söz konusu giderler eklenmeden belirlenen kontrol edilemeyen işletme giderleri hariç düzenlemeye esas işletme gideri %7 artırılır." kuralına yer verildiği;<br> 6446 sayılı Kanun'un 9. maddesinde, elektrik piyasası faaliyetlerinden olan dağıtım faaliyetinin temel esaslarının ve dağıtım faaliyetinde bulunacak dağıtım şirketlerinin yükümlülüklerinin belirtildiği; ayrıca, anılan maddede, dağıtım faaliyetiyle birlikte yürütülmesi verimlilik artışı sağlayacak nitelikteki piyasa dışı bir faaliyetin yürütülmesine ilişkin usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenleneceğinin öngörüldüğü, böylece söz konusu kuralla dağıtım şirketlerine verimlilik artışı sağlayacak piyasa dışı faaliyette bulanabilme imkânı tanındığı; anılan kuralda yer alan verimlilik artışı sağlayacak nitelikteki piyasa dışı faaliyetten maksadın, madde gerekçesinde de belirtildiği üzere elektrik sektörü dışında yer alan bazı alanlarda, örneğin elektrik hatları üzerinden iletişim ve veri taşınması türünden ortak sinerji yaratabilecek alanlar ya da tanıtım amaçlı faaliyetler, trafolara reklam alınması gibi faaliyetler olduğunun anlaşıldığı;<br> 6446 sayılı Kanun'a dayanılarak hazırlanan ve 22/08/2015 tarih ve 29453 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği ile, elektrik piyasasında düzenlemeye tabi tarifelerin hazırlanmasına, incelenmesine, değerlendirilmesine, değiştirilmesine ve onaylanmasına ilişkin usul ve esasların belirlendiği; anılan Yönetmelik'te, dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerinin belirlenmesinde, faaliyetin yürütülmesi için gerekli olan yatırım harcamaları ile yatırım harcamalarına ilişkin makul getiri, işletme giderleri, teknik ve teknik olmayan kayıp enerji tedarik maliyetleri ve iletim tarifesi kapsamında ödenen tutarların, Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ hükümleri esas alınarak dikkate alınacağı ve dağıtım tarifesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların dağıtım şirketlerinin önerileri de dikkate alınarak Kurul tarafından belirleneceği kuralına yer verildiği, bu çerçevede, Tebliğ ile de dağıtım şirketlerinin gelirleri ve tarifelerine ilişkin usul ve esasların belirlendiği;<br> Davalı idarenin yerine getirdiği regülasyon işlevi göz önüne alındığında, dağıtım sistemi gelirinin düzenlenmesi amacıyla yürütülen gelir tespiti ve tarife çalışmaları kapsamında, dağıtım şirketlerinin gider ve gelirlerinin hangi gider ve gelir unsurlarından oluşacağını belirleme, dağıtım şirketlerinin tarifelere ilişkin fiyatlandırma esaslarını belirleme konusunda düzenleme yetkisi bulunduğu noktasında duraksama bulunmadığı;<br> Bu kapsamda, davalı idarenin piyasa izleme faaliyeti çerçevesinde 21 elektrik dağıtım şirketinin 2013-2014 yıllarına ait dağıtım sistemi geliri ve giderlerine yönelik veri analizi ile elde ettiği oranları karşılaştırarak %7'lik orana ulaştığı, bu şekilde dağıtım şirketlerinin bazı giderlerinin faaliyet ile doğrudan ilişkili ancak sınırlı tutulmasında verimliliğin özendirilmesinin amaçlandığı anlaşıldığından, Tebliğ'in dava konusu 7. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan düzenlemenin hukuka aykırılık içermediği ve bu hâliyle orantılı olduğu;<br> Tebliğ'in dava konusu 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (ı) bentleri, 25. maddesinin birinci fıkrasının (a), (ç), (e) ve (f) bentleri ile dördüncü fıkrasının birinci cümlesi yönünden; Tebliğ'in dava konusu 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, "Bakım onarım hizmet geliri: Bakım onarım yükümlülüğü dağıtım şirketlerinde olmayan elektrik tesislerinde dağıtım şirketi tarafından malzeme ve hizmet bedeli karşılığında yapılan işler için sağlanan geliri"; (ı) bendinde, "Danışmanlık geliri: Dağıtım şirketleri tarafından verilen danışmalık hizmeti kapsamında sağlanan geliri" ifade ettiği belirtilmiş; 25. maddesinin birinci fıkrasında, dağıtım şirketleri tarafından dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller dışında kullanıcılara tahakkuk ettirilen bedeller kapsamında toplanan gelirler ile üçüncü taraflara sunulan hizmetlerden elde edilen gelirlerin, bakım onarım hizmet geliri; ceza, nefaset, teminat ve tazminat gelirleri; dağıtım şirketinin bölgede işlettiği dağıtım şebekesi üzerinden elde ettiği reklam ve kira (baz istasyonu, araç, bina, arazi, veri transferi iletişim alt yapısı kullanım geliri) gelirleri gibi gelirler ve danışmanlık geliri olarak sınıflandırılacağı belirtilmiş; dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde ise, "Birinci fıkranın (a), (ç), (e), (f), (i) ve (k) bentlerinde yer alan gelirlerin %75'i ile (h) bendinde yer alan gelirlerin %20'si gelir farkı hesaplamaları kapsamı dışında tutulur." kuralına yer verildiği;<br> Tebliğ'in dava konusu 25. maddesiyle, gelir farkı düzeltme bileşeni aracılığıyla tüketiciye yansıyacak olan başlıca gelir kalemleri açıkça belirtilerek elektrik piyasasında şeffaflık ilkesinin sağlanmasının amaçlandığı;<br> Diğer taraftan, şirketlerin maddede sayılanlar dışında gelir elde etmeleri engellenerek tüketicilerin dağıtım şirketlerinin haksız uygulamalarına maruz kalmalarının önüne geçilmek istenildiği; bu düzenlemeyle, dağıtım şirketlerinin, anılan Tebliğ kapsamında sayılan bedeller dışında kullanıcılara hiçbir bedel uygulamayacağı;<br> Mevzuat uyarınca, dağıtım tesislerinin işletme ve bakım sorumluluğunun dağıtım şirketine ait olduğu; Tebliğ'in dava konusu 4. maddesinin birinci fıkrasında (c) bendinde, bakım onarım hizmet gelirinin, bakım onarım yükümlülüğü dağıtım şirketlerinde olmayan elektrik tesislerinde, dağıtım şirketi tarafından, malzeme ve hizmet bedeli karşılığında yapılan işler için sağlanan gelir olarak; (ı) bendinde de danışmanlık gelirinin, dağıtım şirketleri tarafından verilen danışmanlık hizmeti kapsamında sağlanan gelir olarak tanımlandığı;<br> Bahse konu bakım onarım hizmet gelirinin, diğer hat ve şebeke unsurlarına ilişkin verilen hizmetler karşılığında elde edilen gelirler olduğu; yalnızca dağıtım şirketinin faaliyet gösterdiği lokasyonlar ya da yalnızca dağıtım şirketinin arıza-bakım ekiplerinin hizmet verdiği gün ve saatlerde, diğer bakım-onarım hizmet sağlayıcılarına ulaşmanın imkânsız ya da çok zor olduğu durumlarda dağıtım sistemi kullanıcılarına dağıtım şirketlerinin hizmet vermelerine imkân tanınarak bu şirketlerin vermek zorunda olmadığı söz konusu hizmetleri vermeye teşvik etmek için elde edilen gelirlerin %75'inin dağıtım şirketlerine bırakılmak suretiyle 6446 sayılı Kanun'un, Kurula vermiş olduğu yetki çerçevesinde verimlilik artışı sağlamaya yönelik dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı;<br> Danışmanlık hizmetlerinin de, dağıtım şirketleri arasında işbirliği ve teknik beceri (know-how) transferinin özendirilmesi amacıyla gelirleri büyük ölçüde dağıtım şirketlerine bırakılabilecek kalemler arasında yer aldığı; bu kapsamda, söz konusu gelire diğer gelirler kapsamında yer verilmesi suretiyle bu hizmetleri vermeye teşvik etmek için elde edilen gelirlerin %75'inin dağıtım şirketlerine bırakılarak verimlilik artışı sağlamaya yönelik dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı;<br> Diğer taraftan, dağıtım şirketlerinin faaliyet bölgelerinde işlettiği dağıtım şebekesi üzerinden elde ettiği reklam ve kira (baz istasyonu, araç, bina, arazi, veri transferi iletişim alt yapısı kullanım geliri) gelirleri gibi gelirlerin artması, elektrik dağıtım faaliyeti için hâlihazırda mevcut olan şebeke unsurlarının daha etkin kullanılması ve daha fazla ekonomik fayda üretmesi anlamına geldiği; bu kapsamda, söz konusu gelire diğer gelirler kapsamında yer verilmesi suretiyle reklam ve kira gelirleri gibi gelirlerin %75'inin dağıtım şirketlerine bırakılarak verimlilik artışı sağlamaya yönelik dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı;<br> Öte yandan, ceza, nefaset, teminat ve tazminat gelirlerinin, yüklenici firmalarca yapılan iş ve işlemlerdeki eksiklik ve kusurlar sebebi ile dağıtım şirketleri tarafından, yüklenici firmalardan elde edilen, hak edişe yansımayan gelirler ile bu mahiyetteki gelirler olduğu; elektriğin tüketicilere güvenilir, yeterli, kaliteli, sürekli ve düşük maliyetli bir şekilde sunulması kapsamında, dava konusu düzenlemeyle ceza, nefaset, teminat ve tazminat gelirlerinin, diğer gelirler kapsamında yer verilmesi suretiyle bu gelirlerin %75'inin dağıtım şirketlerine bırakılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı;<br> Ayrıca, dağıtım şirketlerinin gelirlerini artırmak konusunda bu şirketleri teşvik etmek amacıyla konusu kalmayan karşılık gelirleri ile otomatik sayaç okuma gelirinin %75'inin, kaçak olarak tüketilen enerji için tahakkuk eden gelirin de %20'sinin dağıtım şirketlerine bırakılmasında, davalı idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak kullanılmadığı anlaşıldığından dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu düzenlemelerin 6446 sayılı Kanun'a ve Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'ne aykırı olduğu, 2015 yılında döviz kurunda yaşanan artış sonrasında, dağıtım şirketlerinin mali yapılarının bozulması nedeniyle bu şirketlerin gelirlerinin arttırılması amacıyla tarifelerde artış yapıldığı ve gelir kalemlerinin artırılması amacıyla davalı idarece belirlemeler yapıldığı; bu kapsamda söz konusu talepler dikkate alınmak suretiyle dava konusu düzenlemelerle dağıtım şirketleri için daha önce tarife yapısı içerisinde bulunmayan, mevzuatta öngörülmemiş yeni gelir kalemlerinin belirlenmesi ve dava konusu düzenlemelerle, dağıtım şirketlerinin hisselerini alan yatırımcıların ödeme zorluğunun hafifletilmesinin amaçlandığı; Daire kararının gerekçesinin hukuk nosyonu bakımından yerinde olmadığı ve idarenin güvenilirliği ilkesi ile bağdaşmadığı, yalnızca şirketlerin mali güvenliğinin sağlanması amacıyla kamu yararı gözetilmeden Kurul kararı alındığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br> "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 18/05/2022 tarih ve E:2016/519, K:2022/2111 sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. 15/05/2023 tarihinde, Tebliğ'in dava konusu 7. maddesinin ikinci fıkrası yönünden oyçokluğu, diğer düzenlemeleri yönünden oybirliği ile kesin olarak karar verildi.<br><br>KARŞI OY <br>X- 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; bu Kanun'un amacının; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanması olduğu vurgulanmış; "Dağıtım faaliyeti" başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasında; "Dağıtım faaliyeti, lisansı kapsamında, dağıtım şirketi tarafından lisansında belirlenen bölgede yürütülür.(...) Dağıtım şirketi, dağıtım faaliyeti dışında bir faaliyetle iştigal edemez. Dağıtım faaliyetiyle birlikte yürütülmesi verimlilik artışı sağlayacak nitelikteki piyasa dışı bir faaliyetin yürütülmesine ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir." denilmiş; "Tarifeler ve tüketicilerin desteklenmesi" başlıklı 17. maddesinin dava tarihinde (16/02/2016) yürürlükte olan üçüncü fıkrasında; "Onaylanan tarifeler içinde, söz konusu tüzel kişinin piyasa faaliyetleri ile doğrudan ilişkili olmayan hiçbir unsur yer alamaz. İletim ek ücreti bu hükmün istisnasıdır." kuralına; altıncı fıkrasının (ç) bendinde; "Dağıtım tarifeleri: Dağıtım şirketleri tarafından hazırlanacak olan dağıtım tarifeleri, elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak hizmetlere ilişkin fiyatları, hükümleri ve şartları içerir." kuralına yer verilmiştir.<br>Anılan Kanuna dayalı olarak çıkartılan Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'nin dava konusu Tebliğ'in çıkartıldığı tarihte yürürlükte olan "Dağıtım tarifesi" başlıklı 9. maddesinde; "(1)Dağıtım tarifesi dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller ile tarifenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslardan oluşur. (2) Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller, dağıtım şirketlerinin dağıtım faaliyetlerini yürütebilmesi için gerekli olan maliyetlerden hareketle belirlenir. Bu kapsamda; dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerinin belirlenmesinde, faaliyetin yürütülmesi için gerekli olan yatırım harcamaları ile yatırım harcamalarına ilişkin makul getiri, işletme giderleri, teknik ve teknik olmayan kayıp enerji tedarik maliyetleri ve iletim tarifesi kapsamında ödenen tutarlar Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ hükümleri esas alınarak dikkate alınır. Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller; bağlantı durumuna, tüketim miktarına ve kullanım amacına göre farklılaştırılabilir. " kuralı; "Gelir düzenlemesi kapsamındaki parametrelerin belirlenmesi" başlıklı 16. maddesinde ise; "Her bir tarife türüne ilişkin parametreler ile bu parametrelerin tespitinde dikkate alınacak ve alınmayacak harcamalar, gelirler ve diğer unsurlar, bu Yönetmeliğe dayanılarak çıkarılan tebliğler ile ilgili mevzuattaki diğer hükümlere uygun olarak belirlenir." kuralı yer almıştır.<br>Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (p) bendinde; "Düzenlemeye esas işletme giderinin" dağıtım şirketlerinin dağıtım faaliyetiyle ilgili işletme giderlerini karşılayabilmeleri için sistem işletim gelir gereksinimi hesabında öngörülen tutarı; (u) bendinde ise, "Gelir düzenlemesinin" tarifeleri düzenlemeye tabi tüzel kişilerin, mevzuat uyarınca bir uygulama dönemi ve/veya tarife yılı için öngörülen gelir ve/veya fiyat tavanlarının belirlenmesi amacıyla Kurum tarafından yapılan düzenlemeyi" ifade ettiği belirtilmiş; dava konusu edilen "Düzenlemeye esas işletme gideri hesaplamaları" başlıklı 7. maddesinin ikinci fıkrasında da; "Dava giderleri, icra giderleri, sosyal sorumluluk giderleri, seminer, panel ve konferans giderleri, reklam giderleri, dernek, sendika ve oda aidatları, temsil ve ağırlama giderleri, danışmanlık giderleri, bağımsız denetim ve mali müşavirlik giderleri, yönetim ve destek hizmetleri giderleri gibi giderler ile mahkeme kararı gereği oluşan tazminat ve benzeri giderleri (emsal kararlar dikkate alınarak mahkeme kararı olmaksızın ödenenler de dâhil) için söz konusu giderler eklenmeden belirlenen kontrol edilemeyen işletme giderleri hariç düzenlemeye esas işletme gideri %7 artırılır." denilmiştir.<br>Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre, dağıtım sistemi gelirinin düzenlenmesi amacıyla yürütülen gelir tespiti ve tarife çalışmaları kapsamında, verimlilik artışı sağlayacak piyasa dışı faaliyetler dahil olmak üzere dağıtım şirketlerinin gider ve gelirlerinin hangi gider ve gelir unsurlarından oluşacağını belirleme konusunda davalı idarenin yetkisi bulunduğu açıktır. Bununla birlikte, gelir düzenlemesinin en önemli kalemlerinden birisi olan düzenlemeye esas işletme giderlerinin unsurlarını oluşturan sabit, değişken, kontrol edilemeyen v.s. nitelikteki işletme giderlerinin kapsamının ve bunların her bir gider bazında olmak üzere ne şekilde dikkate alınacağının kurala bağlanması ve buna ilişkin düzenlemelerde keyfi ve sınırsız uygulamalardan kaçınılması gerektiği de ortadadır.<br>Uyuşmazlıkta, Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 7.maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme ile, maddede belirtilen gider unsurları yönünden, bu giderler arasında herhangi bir ayrım yapılmaksızın ve bu giderlerin gelir düzenlemesi hesabına esas yılda gerçekleşen miktarlarına/toplam tutarlarına (Örneğin buna ilişkin toplam giderlerin 1-TL ya da 1.000-TL olduğuna) bakılmaksızın düzenlemeye esas işletme giderinin %7 artırılması öngörülmüştür. <br>Bu itibarla; dağıtım şirketlerinin haksız bir kazanç sağlamasına ve tüketiciye yansıtılan elektrik satış fiyatlarında artışa yol açacak nitelikte olan dava konusu Tebliğ'in 7.maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemede, hukuka ve dayanağı Kanun ve Yönetmelik hükümlerine uygunluk bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü ile davanın reddi yolundaki temyize konu Daire kararının Tebliğ'in 7.maddesinin ikinci fıkrası yönünden bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu düzenlemeye ilişkin kısmına katılmıyorum.</font></p></body></html>

kira