<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/75 E. , 2023/949 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/75<br>Karar No : 2023/949 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Birliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF : I-(DAVALILAR)<br> 1- ...<br> 2- ... Düzenleme ve Denetleme Kurumu <br> II-(DAVALILAR YANINDA MÜDAHİL)<br> ...Şirketleri Birliği <br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 25/02/2022 tarih ve E:2020/7064, K:2022/1212 sayılı kararının davanın reddine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 14/05/2015 tarih ve 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına İlişkin Tebliğ'in "A.5 Kapsama Giren Teminat Türleri" başlıklı maddesinin (a) bendinin "Değer kaybının tespiti bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır." şeklindeki son cümlesinin, (c) bendinin birinci cümlesinde yer alan "bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek" ibaresinin, (ç) bendinin ilk cümlesinde yer alan "bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek" ibaresinin, "A.6 Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı maddesinin (a), (b), (c), (d), (i), (j), (k), (l), (n) ve (o) bentlerinin, "B.2 Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi" başlıklı maddesinin 2.1. fıkrasının birinci bendinin "Sigortacının kendisine iletilen belgelere haklı olarak itiraz etmesi veya kendisinin hak sahibinden yada başka bir kurumdan haklı olarak yeni bir belge talep etmesi halinde söz konusu süre yeni talep edilen sigortacının merkez veya şubelerinden birine iletilmesinden sonra başlar" şeklindeki ikinci cümlesinin, 2.1. fıkrasının ikinci bendinin birinci ve ikinci cümlelerinde yer alan, "parça veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça" ibarelerinin, 2.1. fıkrasının üçüncü bendinin tamamının, 2.4. fıkrasının birinci bendinin "Sigortalı, sigortacının göstereceği avukata gereken vekaletnameyi vermek zorundadır" şeklindeki ikinci cümlesinin, "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinin 3. fıkrasının (b) bendinde yer alan "veya trafik kurallarının ihlali" ibaresinin, "EK1. Değer Kaybı Hesaplaması" başlıklı bölümünün, "EK:2 Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplaması" başlıklı bölümünün ve "Ek:3 Sürekli Sakatlık Tazminatı Hesaplaması" başlıklı bölümünün iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 25/02/2022 tarih ve E:2020/7064, K:2022/1212 sayılı kararıyla, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/03/2020 tarih ve E:2018/4447, K:2020/732 sayılı kısmen bozma kararına uyularak;<br>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85., 90., 91., 92. ve 93. maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11. maddesi ve Motorlu Taşıtlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi'nin 1., 2., 5., 6., 9. ve 10. maddelerine yer verilerek,<br>Dava konusu Tebliğ'in "A.6. Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı maddesinin (a), (b), (c), (d), (i), (j), (k), (l), (n) ve (o) bentleri yönünden;<br>2918 sayılı Kanun'un 92. maddesinin ilk hali ile bu maddenin 6704 ve 7327 sayılı Kanun'larla değişik hallerine yer verildikten sonra,<br>Tebliğ'in A.6. maddesinin (a) bendinde, işletilme halinde olmayan araçların sebep olacağı zararların zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında kaldığının belirtildiği,<br>2918 sayılı Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni bu zarardan sorumlu olur." hükmü ile 91. maddesinde yer alan "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmünün birlikte değerlendirilmesinden; zorunlu malî sorumluluk sigortasında sigortacının sorumluluğunun motorlu aracın işletilmesi ile meydana gelen zararlar ile sınırlı tutulduğunun anlaşıldığı,<br>Bu durumda, dava konusu Tebliğ ile işletilme halinde olmayan araçların sebep olacağı zararların teminat dışında bırakılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı,<br>Tebliğ'in A.6. maddesinin (b) bendinde, hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında kaldığının belirtildiği,<br>Zorunlu mali sorumluluk sigortasının amacının; motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğradıkları destekten yoksun kalma zararının, bedensel zararın ve eşya zararının tazmininin teminat altına alınması olduğu, hak sahibinin kendi kusurlu davranışı sebebiyle uğradığı zarara kendisinin katlanması gerektiği,<br>Bu durumda, hak sahibinin kendi kusuru sebebiyle uğradığı zararın sigorta kapsamı dışında tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı,<br>Tebliğ'in A.6. maddesinin (c) bendinde, ilgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat taleplerinin zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamı dışında kaldığının belirtildiği,<br>Zorunlu mali sorumluluk sigortasının amacının, sigortalının 2918 sayılı Kanun'dan doğan hukuki sorumluluğunun teminat altına alınması olduğu dikkate alındığında, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat taleplerinin zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamı dışında tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı,<br>Tebliğ'in A.6. maddesinin (d) bendinde, destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığının belirtildiği,<br>2918 sayılı Kanun'un 91. maddesi uyarınca, zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacının sorumluluğu ile işletenin sorumluluğunun aynı içeriğe sahip olduğu, bu nedenle işletenin sorumluluğuna dahil olmayan bir zarar için zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminat sunmasının beklenemeyeceği, yine, hak sahibinin kendi kusurlu davranışı sebebiyle uğradığı zarara kendisinin katlanması gerektiği,<br>Kaldı ki, 2918 sayılı Kanun'un 92. maddesine 7327 sayılı Kanun ile aynı nitelikte bir bent eklendiği,<br>Bu durumda, Tebliğ'in A.6. maddesinin (d) bendinde hukuka aykırılık bulunmadığı,<br>Tebliğ'in A.6. maddesinin (i) bendinde, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nda belirtilen terör eylemlerinde ve bu eylemlerden doğan sabotajda kullanılan araçların neden olduğu ve 2918 sayılı Kanun'a göre sigortalının sorumlu olmadığı zararlar ile aracın terör eylemlerinde kullanıldığını veya kullanılacağını bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürecekleri taleplerin ve aracı terör ve buna bağlı sabotaj eylemlerinde kullanan kişilerin taleplerinin zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamı dışında kaldığının belirtildiği,<br>2918 sayılı Kanun'a göre sigortacının motorlu bir aracın işletilmesinden doğan zarardan sorumlu tutulabilmesi için öncelikle o zarardan işleten sigortalının sorumlu olması gerektiği, işleten sigortalının sorumlu olmadığı bir zarardan sigortacıyı sorumlu tutma imkanının bulunmadığı, dava konusu ifadelerde zararın aracın işletilmesi nedeniyle değil, terör saldırısı nedeniyle meydana gelmesi halinin düzenlendiğinin görüldüğü,<br>Kaldı ki, 2918 sayılı Kanun'un 92. maddesine 7327 sayılı Kanun ile aynı nitelikte bir bent eklendiği ve madde gerekçesinde, "3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki terör eylemlerinde ve bu eylemlerden doğan sabotajda kullanılan araçların neden olduğu zararlar, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında karşılanmakta olduğundan söz konusu zararlardan sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayanların; ayrıca, terör eyleminde ve bu eylemlerden doğan sabotajda kullanılan araçların sebep olduğu, terör ve sabotaj eyleminde yer alan kişilerin veya bu eylemlerde kullanılan araçların uğradığı zararlar, sigorta sözleşmesinde teminat altına alınan 'risk' ile bağdaşmadığından, söz konusu kişiler ve araçların uğradıkları zararların zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında bırakılmasının amaçlandığı" ifadelerine yer verildiği,<br>Bu durumda, Tebliğ'in A.6. maddesinin (i) bendinde hukuka aykırılık bulunmadığı,<br>Tebliğ'in A.6. maddesinin (j) bendinde, motorlu araç kazalarından dolayı toprak, yeraltı suları, iç sular, deniz ve havanın kirlenmesi ya da kirlenme tehlikesi nedeniyle temizleme, toplanan atıkların taşınması ve bertarafı masrafları ile biyolojik çeşitlilik, canlı kaynaklar ve doğal yaşama verilen zararlar nedeniyle bozulan çevrenin yeniden oluşturulması ile ilgili çevresel zararlardan ileri gelen taleplerin zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamı dışında kaldığının belirtildiği,<br>2918 sayılı Kanun'un 91. maddesinde, zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatının kapsamının, "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere..." ifadesi ile düzenlendiği, bu maddeye göre sigortacının sorumluluğunun kapsamının, motorlu aracın işletilmesi ile üçüncü kişilere verilen zarar ile sınırlı olduğu, bu nedenle işletenin sorumluluğuna dahil olmayan bir zarar için zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminat sunmasının beklenemeyeceği,<br>Bu durumda, Tebliğ'in A.6. maddesinin (j) bendinde hukuka aykırılık bulunmadığı,<br>Tebliğ'in A.6. maddesinin (k) bendinde, gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat taleplerinin sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığının belirtildiği,<br>2918 sayılı Kanun’un karayolunda motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle meydana gelebilecek zarardan dolayı hukuki sorumluluğu düzenleyen 85. maddesiyle motorlu taşıt işleten ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle meydana gelen destekten yoksun kalma zararını, bedensel zararı ve eşya zararını tazmin ile yükümlü kılındığı; aynı Kanun'un 90. maddesinde ise, işletenlerin 85. maddenin 1. fıkrasındaki sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğunun belirtildiği,<br>Mali sorumluluk sigortasının sigortalının Kanun'dan doğan hukuki sorumluluğunu teminat altına almak amacıyla zorunlu kılındığı dikkate alındığında, sigortalının hukuki sorumluluğu kapsamında olmayan tazminat taleplerinden dolayı sigorta şirketinin de sorumlu tutulamamasının işin niteliği gereği olduğu,<br>Nitekim, 7327 sayılı Kanun'la 2918 sayılı Kanun'un 92. maddesinde yapılan değişiklik ile gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararların zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamı dışında olduğunun vurgulandığı,<br>Bu durumda, dava konusu düzenleme ile trafik kazasının doğrudan sonucu olmayan mal varlığı eksilmelerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı,<br>Tebliğ'in A.6. maddesinin (l) bendinde, ilgili mevzuatla genel hükümlere tâbi kılınan taleplerin zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamı dışında kaldığının belirtildiği,<br>Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası ile belirli tazminat taleplerinin teminat kapsamına alındığı, bunlar dışında kalan zararlardan, işletenin genel hükümlere göre sorumlu olduğu,<br>Nitekim, 2918 sayılı Kanun'un 87. maddesinde, "(1)Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir. Zarar görenin beraberinde bulunan bagaj ve benzeri eşya dışında araçta taşınan eşyanın uğradığı zararlardan dolayı işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu da genel hükümlere tabidir." hükmüne yer verildiği,<br>Bu durumda, genel hükümlerin uygulanacağı hallerin sigorta teminatının dışında bırakılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı,<br>Tebliğ'in A.6. maddesinin (n) bendinde, cezai kovuşturmadan doğan tüm giderler ile idari ve adli para cezalarının zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamı dışında kaldığının belirtildiği,<br>Zorunlu mali sorumluluk sigortasının, motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğradıkları destekten yoksun kalma zararının, bedensel zararın ve eşya zararının tazmininin teminat altına alınması amacıyla zorunlu kılındığı dikkate alındığında, araç işleten veya aracın maliki olan kişinin sorumlu olduğu adli ve idari para cezaları ile ceza kovuşturmasından kaynaklanan giderlerin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında bırakılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı,<br>Tebliğ'in A.6. maddesinin (o) bendinde, bu Genel Şart ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan taleplerin zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamı dışında kaldığının belirtildiği,<br>5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesinin 4. fıkrasında, "Sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış riskler açıkça belirtilir. Belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılır." hükmü ile sigorta teminatı kapsamı dışında olan teminatların genel şartlarda düzenleneceğinin kurala bağlandığı,<br>Tebliğ'in "A.3. Sigortanın Kapsamı" başlıklı maddesinde ise, "Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır." düzenlemesine yer verildiği,<br>Bu durumda, Tebliğ'in A.6. maddesinin (o) bendinde hukuka aykırılık bulunmadığı,<br>Tebliğ'in "A.5 Kapsama Giren Teminat Türleri" başlıklı maddesinin (a) bendinin "Değer kaybının tespiti bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır." şeklindeki son cümlesi, (c) bendinin birinci cümlesinde yer alan "bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek" ibaresi, (ç) bendinin ilk cümlesinde yer alan "bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek" ibaresi, "EK1. Değer Kaybı Hesaplaması" başlıklı bölümü, "EK:2 Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplaması" başlıklı bölümü ve "Ek:3 Sürekli Sakatlık Tazminatı Hesaplaması" başlıklı bölümü yönünden;<br>Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih ve E:2019/40, K:2020/40 sayılı iptal kararı üzerine yeniden düzenlenen 2918 sayılı Kanun'un 09/06/2021 tarih ve 7327 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle değişik 90. maddesinde; değer kaybı tazminatının, destekten yoksun kalma tazminatının ve sürekli sakatlık tazminatının hesaplanmasına ilişkin düzenlemelere yer verildiği ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirleneceğinin öngörüldüğü,<br>Bu çerçevede, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından 04/12/2021 tarih ve 31679 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar ile dava konusu Tebliğ'in "EK:1 Değer Kaybı Hesaplaması", "EK:2 Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplaması" ve "Ek:3 Sürekli Sakatlık Tazminatı Hesaplaması" başlıklı kısımlarının değiştirilmesi ve buna bağlı olarak "A.5. Kapsama Giren Teminat Türleri" başlıklı maddesinin yeniden düzenlenmesi, yeni düzenlemenin de dava konusu düzenlemeler ile bağlantısının kalmaması nedeniyle karar tarihinde hukuken var olmayan düzenlemeler hakkında karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçeleriyle,<br> Dava konusu Tebliğ'in "A.6. Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı maddesinin (a), (b), (c), (d), (i), (j), (k), (l), (n) ve (o) bentleri yönünden davanın reddine,<br>Tebliğ'in "A.5 Kapsama Giren Teminat Türleri" başlıklı maddesinin (a) bendinin "Değer kaybının tespiti bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır." şeklindeki son cümlesi, (c) bendinin birinci cümlesinde yer alan "bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek" ibaresi, (ç) bendinin ilk cümlesinde yer alan "bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek" ibaresi, "EK1. Değer Kaybı Hesaplaması" başlıklı bölümü, "EK:2 Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplaması" başlıklı bölümü ve "Ek:3 Sürekli Sakatlık Tazminatı Hesaplaması" başlıklı bölümü yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, sigorta teminatı dışında kalan hallerin 2918 sayılı Kanun'un 92., 102., 103., 104., 105. ve 107. maddelerinde sınırlı olarak sayıldığı, dava konusu Tebliğ'in "A.6. Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı maddesinin (a), (b), (c), (d), (i), (j), (k), (l), (n) ve (o) bentlerinde ise, Kanun'a açıkça aykırı olarak yeni teminat dışı hallerin düzenlendiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın davanın reddine ilişkin usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, davalılar yanında müdahil tarafından ise savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının temyize konu kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br>"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br>b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br>c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın davanın reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kısmen reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin 25/02/2022 tarih ve E:2020/7064, K:2022/1212 sayılı kararının temyize konu davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,<br>3. Kesin olarak, 08/05/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br></font></p></body></html>
kira