<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2021/4873 E.  ,  2023/3241 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2021/4873<br>Karar No : 2023/3241 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı<br> (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : … Yapı ve Turizm Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, hakkında düzenlenen inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2014/12 dönemi vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisinin stopajının kaldırılması istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının kısmi bölünme sonucunda 5.670.787,97 TL tutarındaki iktisadi kıymetlerini kayıtlı değerleri üzerinden yeni kurulan 5 adet şirkete ayni sermaye olarak devrettiği, yeni oluşan bu 5 şirketin hisse senetlerinin davacı şirketin mevcut ortaklarına hisseleri oranında verildiği, eş zamanlı olarak sermaye artırımı ve sermaye azaltımı yapılması nedeniyle şirket sermayesinin geçmiş yıl karlarından 2.803.337,18 TL ve dönem net karından 567.450,79 TL olmak üzere toplam da 3.370.787,97 TL artırıldığı, bölünme işlemi neticesinde ise 5.670.787,97 TL azaldığı, kısmi bölünme sonucunda iktisadi kıymetlerin devredildiği şirketlerde 500. Sermaye Hesabına kaydedildiği ve ayrı olarak izlenmemesi nedeniyle konuya ilişkin özelge hükümlerine devreden şirketin geçmiş yıl karlarının ortaklara dağıtıldığının kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle Gelir Vergisi Kanunu'nun 94/6-b-i maddesi uyarınca stopaj yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle davacı şirket adına vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisi tarhiyatı yapılmış ise de; davacı şirket tarafından, kısmi bölünme neticesinde 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 19. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, kısmî bölünmede devredilen varlıklara karşılık edinilen devralan şirket hisselerinin, devreden şirkette kalabileceği gibi doğrudan bu şirketin ortaklarına da verilebileceği hükmüne uygun olarak devrolunan şirket hisse senetlerinin alınarak ortaklara dağıtıldığı ve davacı şirket tarafından, ortaklara verilen devrolunan şirket hisselerinin, ortakların bölünen şirketteki hisselerine isabet eden değerle orantılı dağıtıldığı dolayısıyla ortakların servet değerlerinde bir artışın meydana gelmediği ve davacı şirketin kısmi bölünme neticesinde sermayesinde meydana gelen azalmayı geçmiş yıl karından ve dönem net karından karşıladığı dikkate alındığında, geçmiş yıl karının ve dönem net karının sermayeye eklenmesinin söz konusu olduğu ve ortaklara bir kar aktarımının söz konusu olmadığı anlaşıldığından ve GVK'nun 94. maddesine göre de, karın sermayeye eklenmesinin kar dağıtımı sayılmaması nedeniyle, davacının kısmi bölünme işlemiyle geçmiş yıl karları ile dönem net karı ile sermaye artırdığı ve bu sermayeyi yeni kurulan şirketlere devrederek bu şirketlerin hisselerinin ortaklara dağıtıldığı gerekçesiyle yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 05/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY :<br>193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 75/1. maddesinde, sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden müteşekkil sermaye dolayısıyla elde ettiği kar payı, faiz, kira veya benzeri iratların menkul sermaye iradı olduğu, aynı Kanununun 94. maddesinin 6-b-i bendinde, tam mükellef kurumlar tarafından; tam mükellef gerçek kişilere, gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara ve bu vergilerden muaf olanlara dağıtılan, 75. maddenin 2. fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kar payları (karın sermayeye eklenmesi kar dağıtımı sayılmaz.) ile 6-b-ii bendinde ise tam mükellef kurumlar tarafından; dar mükellef gerçek kişilere, dar mükellef kurumlara (Türkiye'de bir işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla kar payı elde edenler hariç) ve gelir ve kurumlar vergisinden muaf olan dar mükelleflere dağıtılan, 75. maddenin 2. fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kar paylarından (karın sermayeye eklenmesi kar dağıtımı sayılmaz.) gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hüküm altına alınmıştır. <br> Davacı hakkında düzenlenen … tarih … sayılı Vergi İnceleme Raporunda, davacı şirketin 31/12/2014 tarihinde kısmi bölünme işlemi ile toplam 5.670.787.97 TL tutarındaki iktisadi kıymetlerini kayıtlı değerleri üzerinden yeni kurulacak olan 5 adet şirkete kısmi bölünme yöntemi ile ayni sermaye olarak devrettiği, devir neticesinde kısmi bölünmeyle oluşan bu 5 şirketin hisse senetlerinin davacı şirketin mevcut ortaklarına hisseleri oranında verilmesi nedeniyle eş zamanlı olarak sermaye artırımı ve sermaye azaltımı yapıldığı, bu işlemler sonrasında şirket sermayesinin geçmiş yıl karlarından 2.803.337,18 TL ve dönem net karından 567.450,79 TL olmak üzere toplam da 3.370.787,97 TL artırıldığı, bölünme işlemi neticesinde 5.670.787.97 TL azaldığı, davacı şirket tarafından kısmi bölünme işlemi sonucunda iktisadi kıymetlerin devredildiği şirketlerde yapılan karşıt incelemeye göre 500. Sermaye Hesabına kaydedildiği ve ayrı olarak izlenmediğinin tespit edildiği, konuya ilişkin özelge hükümlerine göre kısmi bölünme işlemi sonucunda iktisadi kıymetleri devralan şirket tarafından söz konusu sermaye kalemlerinin ayrı şekilde izlenmediğinden devreden şirketin geçmiş yıl karlarının ortaklara dağıtıldığının kabul edilmesi gerektiği, daha açık bir ifadeyle; davacı şirketin kısmi bölünme işlemiyle geçmiş yıl karları ve dönem net karı ile sermayesini artırması, bu sermayenin kısmi bölünme ile oluşan şirketlere devredilmesi ve bu şirketlerin hisselerininde ortaklara dağıtılmasıyla davacı şirketin geçmiş yıl karları ve dönem net karlarını dolaylı olarak ortaklarına aktarıldığı, buna göre işletmeden çekiş niteliğinde olan 3.370.787,97 TL sermaye azaltımı tutarının gelir vergisi stopajı matrahına dahil edilmeyerek matrahın eksik teşekkül etmesine neden olunduğundan bahisle söz konusu tutarın net kabul edilerek bu tutarın brüte iblağ edilmesi ve brüt tutar üzerinden de GVK'nun94/6-b-i maddesi uyarınca %15 oranında gelir vergisi stopajı yapılması gerektiğinin belirtilmesi ve VUK'nun 30/4. maddesi uyarınca re'sen gelir stopaj vergisinin tarh edilmesi ile aynı kanunun 341. ve 343. maddeleri gereği bir kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiğinin önerilmesi üzerine söz konusu rapora istinaden, davacı adına 2014/12 dönemi için re'sen tarh edilen gelir vergisi stopajı ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. <br>Bu durumda, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve maddi olay bir bütün olarak değerlendirildiğinde mükellef kurum kısmi bölünme kapsamında elde edilen hisse senetlerini ortaklarına devretmek suretiyle aslında ortaklarına kar payı dağıtımında bulunduğu, dağıtılan bu tutarında anılan mevzuat uyarınca tevkifata tabi olduğu dikkate alındığında inceleme raporu sonucunda bulunan matrah farkı üzerinden davacı adına re'sen tarhedilen vergi ziyaı cezalı gelir stopaj vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığından davalı idarenin temyiz talebi kabul edilerek tarhiyatı kaldıran Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.</font></p></body></html>

kira