<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2020/1457 E.  ,  2023/2919 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2020/1457<br>Karar No : 2023/2919 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı<br> (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)<br> <br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... Bilg. İnş. Org. Reklam Danış. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuna dayanılarak sahte belge düzenleme fiiline iştirak ettiğinden bahisle takdir komisyonu kararlarına istinaden 2016 ve 2017 yılının muhtelif dönemleri için kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ... Bilg. İnş. Org. Reklam Danış. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerden şirketin 01/01/2016 tarihinden sonra gerçek bir ticari faaliyetinin olmadığı ve sahte fatura düzenlediği anlaşıldığından davacının mükellef şirketin sahte belge düzenleme fiiline iştirak edip etmediğinin incelenmesi gerektiği; davacı hakkında mezkur raporda özetle, 12/08/2015 tarihinde işe başlayan şirkete 19/08/2015 tarihinde vekil tayin edildiği, şirketin işyerinin mülk sahibi olduğu ve şirket tarafından 2015/08 - 2016/10 dönemleri arasında sigortalı çalışan olarak bildirildiği, İnternet Hizmetleri Kullanım Başvuru Formu ve Elektronik Tebligat Talep Bildiriminin davacı tarafından verildiği, yoklamaların çoğunun davacı nezdinde yapıldığı, yoklamalarda ve müfettişlikçe düzenlenen defter belge isteme yazısına ilişkin tebligat işlemlerinde, "şirketin vekili olduğu / şirketin 2016 yılının başında adresten ayrıldığı / şirketin 2016 yılı ortalarında adresten ayrıldığı / şirketin tanınmadığı" gibi çelişkili beyan ve ifadelerde bulunduğu, şirketin mali müşaviri ile karşıt inceleme yapılan şirket yetkilileri tarafından davacı ile muhatap olduklarını beyan ettikleri tespitlerine yer verildiği anlaşıldığından davacının mükellef şirketin hiçbir ticari faaliyetinin olmadığını bilmemesine olanak bulunmadığı ve sahte belge düzenleme fiiline iştirak ettiği sonucuna ulaşıldığından kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, müvekkilinin işyeri sahibi olarak zor geçindiği, işyerinin bir odasını kiraya vererek gelir elde ettiği, kiraya verdiği şirketin kendisini Sosyal Güvenlik Kurumu çalışanı yapması karşılığı kirayı düşük aldığı, şirketin vekili olduğu, ancak sahte belge düzenleme fiiline iştirak etmediği, hiçbir belgeyi düzenlemediği, hiçbir belgeyi imzalamadığı, sırf vekalete dayanılarak iştirak ettiği sonucuna ulaşılamayacağı belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. <br><br>TETKİK HÂKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,<br>4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY : <br>Davacı adına, ... Bilg. İnş. Org. Reklam Danış. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin sahte belge düzenleme fiiline iştirak ettiğinden bahisle 2016/1-12 ve 2017/1-8 dönemlerine ilişkin olarak kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle açılan davada verilen davanın reddine dair Vergi Dava Dairesi kararı temyiz edilmiştir.<br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesinin 1. fıkrasında, 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaı sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği, 2. fıkrasında vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanacağı kuralına yer verilmiş, 359. maddesinde ise; " Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananların, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı ifade edilmiş, gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgenin sahte belge olduğu, kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanmasının 344. maddede yazılı vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği kurala bağlanmıştır.<br>Ayrıca "Cezalarda İndirim" başlıklı 360. maddesinde ise; 359. maddede yazılı suçların işlenişine iştirak eden suç ortaklarının bu suçların işlenmesinde menfaatini bulunmaması halinde Türk Ceza Kanunu'nun suça iştirak hükümlerine göre hakkında verilecek cezanın yarısının indirileceği belirtilerek, cezalara iştirak hususunda Ceza Kanunu hükümlerinin esas alınacağı belirtilmiştir.<br> Bu itibarla iştirakin varlığı için; birden fazla failin olması, faillerin suçu birlikte işleme iradesinin olması ve suçun işlenmesi ile iştirak edenin fiili arasında nedensellik bağının bulunması gerekmekte olup, iştirakçilerin kendi eylemleri ile ayrı ayrı suçun işlenişine katkı sağlamaları ve başka bir deyimle asıl faile yardım eden, suçun işlenişini kolaylaştıran, teşvik eden veya yol gösteren pozisyonunda olmaları gerekmektedir.<br>Dosyasının değerlendirilmesinden, somut olayda davacının; ... Bilg. İnş. Org. Reklam Danış. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin vekili olduğu, şahıs işletmesinin bir odasını mezkur şirkete kiraladığı, karşıt tespitlerde yer alan ifadelerde davacı ile muhatap olunduğu hususları da dikkate alındığında, sahte belge düzenleme fiiline iştirak eden konumunda değil, bizzat sahte belge düzenleyicisi olduğu anlaşılmaktadır. <br>Bu nedenle, davacının kendi adına asıl sorumludan bağımsız olarak inceleme yapılarak, değerlendirilmek suretiyle sorumluluğunun var olup olmadığı değerlendirilmesi gerekirken, sahte belge düzenleme fiiline iştirak edildiğinden bahisle, davacı adına vergi ziyaı cezası kesilmesinde hukuka uyarlık olmadığı, Vergi Dava Dairesi kararının yazılı gerekçe ile bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.<br><br><br>(XX) KARŞI OY : <br>Davacı adına, ... Bilg. İnş. Org. Reklam Danış. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin sahte belge düzenleme fiiline iştirak ettiğinden bahisle 2016/1-12 ve 2017/1-8 dönemlerine ilişkin olarak kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle açılan davada verilen davanın reddine dair Vergi Dava Dairesi kararı temyiz edilmiştir.<br>Anayasa’nın 36’ncı maddesinin birinci fıkrasında, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir”; 141’inci maddesinin üçüncü fıkrasında, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır” kurallarına yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 24. maddesinde, kararlarda bulunacak hususlar sayılmış ve (e) bendinde, “kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi” bir kararda bulunması gereken unsur olarak düzenlenmiştir.<br>Anayasa’nın 36’ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı, Anayasa Mahkemesi’nin pek çok kararında belirtildiği gibi, gerekçeli karar hakkı güvencesini de kapsamaktadır (Abdullah Topçu, B. No:2014/8868, 19/4/2017, § 75).<br>Kişilerin adil bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve denetlemeyi amaçlayan bu hak; tarafların yargılama sırasında ileri sürdükleri iddiaların kurallara uygun biçimde incelenip incelenmediğini bilmeleri ve aynı zamanda, demokratik bir toplumda, kendi adlarına verilen yargı kararlarının sebeplerini öğrenmelerinin sağlanması için de gereklidir (Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No:2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34).<br>Mahkemelerin gerekçe gösterme yükümlülüğü, yargılamada ileri sürülen her türlü iddia ve savunmaya karar gerekçesinde ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. Ancak, mahkemeler, kendilerine sunulan tüm iddialara yanıt vermek zorunda değilse de (Yasemin Ekşi, B. No:2013/5486, 4/12/2013, § 56) davanın esas sorunlarının incelenmiş olduğu gerekçeli karardan anlaşılmalıdır (Kadriye Sever, B. No:2018/24071, 10/2/2021, § 29).<br>Bakılmakta olan davada davacı, Vergi Mahkemesi aşamasında ileri sürdüğü gibi istinaf aşamasında da, diğer iddialarla birlikte, 05/12/2018 tarihinde Vergi Mahkemesinde dava açılmasından sonra hakkında "Vergi Usul Kanununa muhalefet" suçundan dolayı açılan kamu davasında, … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E: …, K:…, C. Savcılığı Esas No:… sayılı kararında; sanık ...'ın sözkonusu sahte evraklarda diğer sanık ...'in imzasının olmadığını beyan ettiği, suçu başka bir üçüncü kişinin üstüne yıkmaya kalkıştığı, sanık ...'in savunmasının alındığı duruşmada imzasının alındığı, sözkonusu imzanın birkısım faturalardaki şirket kaşesinin altındaki imza ile aynı olduğunun Mahkemelerince gözlendiği, ...'in 2016 yılının sonu itibarıyla sanık ...'ın şirketi ile hukuken değilse bile fiilen ilgisinin kalmadığının anlaşıldığı, 2016 ve 2017 yıllarına ait sıra ile 221 ve 125 adet faturadan hangisinden ...'in sorumlu tutulduğunun vergi suçu raporu ve iddianamede belirtilmediği, sanığın 2016 ve 2017 yıllarında sanık ...'ın sahte belge düzenlemek suretiyle vergi kaçakçılığına neden olmak suçunu işlediğine ilişkin soyut iddianın dışında delil elde edilemediği gerekçesiyle beraatine karar verildiğini ileri sürerek bu kararı duruşma sırasında dosyaya ibraz etmiş ve vergi yargısına olan etkisine dikkat çekmiş; bu iddiasını temyiz aşamasına da taşımıştır.<br>Bu durumda, adil yargılanma hakkının bir gereği olan gerekçeli karar hakkı kapsamında davacı hakkında Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçu nedeniyle açılan davada verilen beraat kararının kesinleşme süreci de araştırılarak, bu kararın uyuşmazlık konusu vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan işbu davaya olan etkisinin değerlendirmesi gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.</font></p></body></html>

kira