<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/4093 E.  ,  2023/3022 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2021/4093<br>Karar No:2023/3022<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği - ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Denizli ili, Pamukkale ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan mülkiyeti Hazineye ait 1.528.70 m2 yüzölçümlü tarla vasfındaki taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulüyle satışına ilişkin 28/09/2020 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin iptali istenilmiştir. <br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; uyuşmazlık konusu taşınmazın tarla vasfıyla Maliye Hazinesine adına tescilli olması nedeniyle 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun kapsamında açık teklif usulü ile satışı yoluna gidildiği, 313 sayılı Genel Tebliğe Göre Hazırlanan Bilgi Formunda dava konusu taşınmazı 1986 yılından beri davacının tarımsal amaçla kullanmakta olduğu tespitlerine yer verildiği, bu kapsamda, 4070 sayılı Kanun'un "Tarım Arazilerini Kullananların Öncelikli Alım Hakkı" başlıklı 8. maddesine göre, 31/12/2002 tarihinden önce Hazineye ait tarım arazilerini kullananların taşınmazı fiilen kullanmaları ve bu hususun Hazinece belirlenmiş olması şartıyla, satışa çıkarılacak bu arazileri öncelikli alım hakkına sahip olduğu, alım hakkı sahibine ihaleye katılsın veya katılmasın ihale ita amirince onaylanmadan önce 7 gün içinde tebligat yapılacağı davacının ihale konusu taşınmazı öncelikli alım hakkı bulunması nedeniyle, ihale ile ilgili süreç davacıya bildirilmeden, taşınmazın satışına yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br> Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, İhalenin mevzuata uygun olarak ilan edildiği ve gerçekleştirildiği, ihalede şeffaflığın ve rekabetin sağlandığı, davacının ihaleye geçici teminat olarak nakit para getirdiği bu nedenle ihaleye giremediği, 4070 sayılı Kanun'un 1995'de yürürlüğe girdiği ve en son 2005 yılında bir yıl süre ile başvuru süresinin uzatıldığı, anılan tarihte davacının söz konusu taşınmaz için bir başvurusunun olmadığı, bu nedenle ön alım hakkının olmadığı, 2005 tarihi sonrasında davacının taşınmaz üzerinde bir kullanımının olmadığı, 18/10/2004-01/11/2012 arasında davacı tarafından kullanılmadığı, bu nedenle 4070 sayılı Kanun kapsamında davacının hak sahibi olmasının mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının Dairemiz kararında belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY : <br> Denizli ili, Pamukkale ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan mülkiyeti Hazineye ait 1.528.70 m2 yüzölçümlü tarla vasfındaki taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulüyle satışına karar verilmiştir. <br> "313 Sayılı Genel Tebliğe Göre Hazırlanan Bilgi Formu" başlıklı belgenin 3. satırında "30/03/2014 tarihinden itibaren belediye mücavir alan sınırları içinde kalmaktadır," 4. satırında "Taşınmazın üzerinde 2003 yılından önce yapıldığı uydu görüntülerinden anlaşılan yığma taş ev bulunmakta olup, yıkılmış ve metruk vaziyettedir. Söz konusu yapı ... tarafından yapılmıştır." ve 7. satırında, "Söz konusu taşınmaz 1986 yılından beri ... tarafından tarımsal amaçlı kullanılmakta olup, 2000 yıllarında da yığma taştan ev yapılmıştır. ... tarafından söz konusu taşınmaz belli dönemlerde terk edilmiş olup, mevcut hâliyle muhtelif sayıda meyve ağaçları ve yıkılmış yığma taş ev olarak kullanılmaktadır." tespitlerine yer verilmiştir. <br> Davacı tarafından, Denizli Milli Emlak Müdürlüğü'ne verilen ... tarih ve ... sayılı satın alma dilekçesine istinaden dava konusu yer açık teklif usulü ihaleye çıkarılmış, davalı idarece ihale gün ve saati ile ihalenin yapılacağı yer 26/09/2020 tarihinde tebliğ edilen ... tarih ve ... sayılı yazıyla davacıya bildirilmiştir.<br> 28/09/2020 tarihinde yapılan satış ihalesi davalı yanında müdahilin üzerinde kalmış, bunun üzerine anılan satış ihalesinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. <br> <br> İLGİLİ MEVZUAT: <br> 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Kanunun yürütülmesinde, ihtiyaçların en iyi şekilde, uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve ihalede açıklık ve rekabetin sağlanması esastır." kuralına yer verilmiştir. <br> 11/02/2008 tarih ve 07019 sayılı Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün 2008/3 sayılı Genelgesinde, "2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre satışa çıkarılan Hazine'ye ait taşınmazların ihale gün ve saati satın alma talebinde bulunanlara yazılı olarak bildirilmektedir. Bundan böyle, satın alma talebinde bulunanların yanı sıra taşınmazın varsa işgalcisine ve hissedarına da ihale gün ve saatinin bildirilmesi uygun görülmüştür." açıklaması yer almıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Dairemizin 22/02/2023 tarihli ara kararıyla, 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un "Doğrudan satış" başlıklı 4. maddesinin 12. fıkrası uyarınca davacının dava konusu ihaleye konu taşınmazı doğrudan alım hakkının bulunup bulunmadığının araştırılması kapsamında, davalı idareden, taşınmazın, 26/04/2012 tarihi itibarıyla belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde yer alıp almadığı ve imar planı bulunup bulunmadığı, imar planı bulunuyor ise, imar planında tarımsal amaca ayrılıp ayrılmadığının sorulmasına; davacı ile davalı idareden, davacı tarafından taşınmazın fiilen kullanılıp kullanılmadığı, kullanılması hâlinde hangi amaçla ve hangi tarihten itibaren kullanıldığının, davacı tarafından 31/12/2019 tarihine kadar taşınmazın doğrudan alımı talebiyle yapılan bir başvuru bulunup bulunmadığının, bulunması hâlinde davalı idarece davacıya doğrudan satış teklifi yöneltilip yöneltilmediğinin sorulmasına, yöneltilmiş ise teklifin yöneltildiğine ilişkin tebligat evrakının onaylı örneği ile bunlara ilişkin tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiş;<br> Davalı idarece ara kararına verilen cevapta, taşınmazın 26/04/2012 tarihi itibarıyla, belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunduğu, 4706 sayılı Kanun'un "Doğrudan Satış” başlıklı 4. maddesinin 12. fıkrasında, 26/04/2012 tarihi itibarıyla belediye ve mücavir alan sınırları içinde yer alan ve imar planı bulunmayan veya imar planında tarımsal amaca ayrılan Hazineye ait tarımı arazilerini 30/03/2014 tarihi itibarıyla en az üç yıldan beri tarımsal amaçla kiralayan ve kira sözleşmesi hâlen devam eden kiracıları veya bu arazileri aynı süreyle tarımsal amaçla kullanan ve kullanımlarının hâlen devam ettiği belirlenen kullanıcıları ya da paydaşlarından, 31/12/2019 tarihine kadar bu arazileri doğrudan satın almak için başvuruda bulunan ve tespit ve tebliğ edilen bedeli itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenlerin bu fikraya göre hak sahibi sayılacağı kuralına yer verilmiş olup, idarece yapılan tespitlere göre taşınmazın 18/10/2004 tarihinden 01/11/2012 tarihine kadar fiilen kullanılmadığı ve boş olduğu;<br> Davacının söz konusu taşınmazı 01/11/2012 tarihinden itibaren metruk yığma ev ve meyve ağacı dikmek suretiyle kullanmaya başladığının tespit edildiği, gerek taşınmazın 30/03/2014 tarihi itibarıyla belediye mücavir alan sınırları içinde yer almış olması, gerek 30/03/2014 tarihi itibarıyla geriye dönük en az 3 yıldan beri kullanım süresi şartın sağlamıyor olması ve gerekse de ilgilinin taşınmazı doğrudan satın almak için bugüne dek herhangi bir başvurusunun olmamasından dolayı, davacının 4706 sayılı Kanun'un "Doğrudan Satış" başlıklı 4. maddesinin 12. fıkrasına göre hak sahibi olmadığı;<br> Davacı tarafından ara kararına verilen cevapta, 31/12/2019 tarihine kadar söz konusu taşınmazı satın almak istediğine dair idareye başvurusu olduğu, buna ilişkin evrakın davalı idarede bulunduğu belirtilmiştir.<br> Her ne kadar Mahkemece, uyuşmazlık konusu taşınmazın tarla vasfıyla Maliye Hazinesine adına tescilli olması nedeniyle 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun kapsamında açık teklif usulü ile satışı yoluna gidildiği, 313 sayılı Genel Tebliğe Göre Hazırlanan Bilgi Formunda taşınmazı 1986 yılından beri davacının tarımsal amaçla kullanmakta olduğu tespitlerine yer verildiği, bu kapsamda, "Tarım Arazilerini Kullananların Öncelikli Alım Hakkı" başlıklı 8. maddesine göre, 31/12/2002 tarihinden önce Hazineye ait tarım arazilerini kullananların taşınmazı fiilen kullanmaları ve bu hususun Hazinece belirlenmiş olması şartıyla, satışa çıkarılacak bu arazileri öncelikli alım hakkına sahip olduğu, davacının ihale konusu taşınmazı öncelikli alım hakkı bulunması nedeniyle, ihalenin onay aşaması (davacıya tebligat yapılmadan, ihale ile ilgili süreç tamamlanmadan) davacıya bildirilmeden, taşınmazın satışına yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, 4070 sayılı Kanun'un 1995 yılında yürürlüğe girdiği, en son 2005 yılında bir yıl süre ile başvuru süresinin uzatıldığı, anılan tarihte davacının söz konusu taşınmaz için bir başvurusunun olmadığı, bu nedenle ön alım hakkı olduğundan bahsedilemeyeceği, 2005 yılından itibaren davacının taşınmaz üzerinde bir kullanımının olmadığı, bu nedenle 4070 sayılı Kanun kapsamında hak sahibi olmasının mümkün olmadığı, kaldı ki söz konusu arazinin 26/04/2012 tarihi itibarıyla mücavir alan sınırları içinde yer almadığı, dolayısıyla davacının 4706 sayılı Kanun kapsamında da hak sahibi olmadığı anlaşılmaktadır.<br> Öte yandan, idarelerin ihaleyi yaparken 2886 sayılı Kanun'da yer alan ihalede açıklık, rekabetin sağlanması ve kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması ilkeleri uyarınca, ihale usul ve kurallarına göre ihaleyi gerçekleştirmek zorunda oldukları anlaşılmaktadır. Bu nedenle, ihalede açıklık ve yeterli rekabet ortamının sağlanamaması durumunda, ihalenin 2886 sayılı Kanun'da öngörülen ilke ve kurallara aykırı olacağı kuşkusuzdur.<br> Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün 2008/3 sayılı Genelgesi uyarınca Hazine'ye ait taşınmazların satışa çıkarılması hâlinde, ilgili taşınmazları satın alma iradesini ortaya koyan kişilere, varsa taşınmazın işgalcilerine ve hissedarlarına ihale gün ve saatinin bildirilmesi gerekmekte olup, bu bildirimin ihalede açıklık ve rekabetin sağlanması bakımından önemli olduğu açıktır.<br> Davacı tarafından, davalı idarece ihale gün ve saatinin kendisine bir memur tarafından, ihale tarihinden önceki Cuma günü (25/09/2020) şifahi olarak bildirildiği, teminat bedeli olan 3.750,00-TL'yi nakit olarak müdürlük veznesine ihale tarihinde (28/09/2020 Pazartesi günü) yatırması gerektiğinin iletildiği, konuya ilişkin yazının ise 26/09/2020 Cumartesi günü kendisine tebliğ edildiği, Cumartesi ve Pazar günü bankaların kapalı olması ve ihale saatinin sabah saat 09.00 olması, banka açılış saatlerinde ihalenin başlamış ve bitirilmiş olması nedeniyle ihaleye katılamadığı ve hak kaybına uğradığı ileri sürülmüştür.<br> Bu itibarla, davacının söz konusu taşınmazın satış ihalesine katılmak istediği hâlde, bildirimin geç yapılması ve teminatın bankaya yatırılması için yeterli zaman olmaması nedeniyle ihaleye katılamadığı dikkate alındığında, Maliye Bakanlığı Milli Emlak Müdürlüğü'nün Sıra No: 2008/3 sayılı Genelgesi kapsamında 2886 sayılı Kanun hükümlerine göre satışa çıkarılan Hazineye ait taşınmazların ihale gün ve saatinin satın alma talebinde bulunanların yanı sıra, taşınmazın varsa işgalcisine ve hissedarına da ihale gün ve saatinin bildirilmesi zorunluluğu karşısında, idarenin bu bildirimi zamanında yaparak davacıya ihaleye katılma ve hazırlanma konusunda imkân vermediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davalının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,<br> 5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,<br> 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 14/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>

kira