<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/6795 E.  ,  2023/2418 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/6795<br>Karar No : 2023/2418 <br><br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av…<br> 2- …<br>VEKİLİ : Av…<br> <br><br>DİĞER DAVALI : … Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası <br>VEKİLİ : Av…<br> <br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : …<br>VEKİLLERİ : Av. …<br> <br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olan davacının, meslek mensubu olmayan kişilere yetki vererek ruhsatını kullandırdığından bahisle Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Disiplin Yönetmeliği'nin 9/d maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kayseri Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Disiplin Kurulu'nun 04/09/2018 tarih ve 223 sayılı kararı ve bu kararın onanmasına ilişkin Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Disiplin Kurulu'nun 05/09/2019 tarih ve 2019/K-8238/1135 sayılı kararı ile bu karara ilişkin 06/01/2020 tarihli Maliye Bakanlığı Olur'unun iptaline karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun disiplin cezalarını düzenleyen 48. maddesinde, meslekten çıkarma cezasının tanımının yapıldığı ve hangi hallerde bu cezanın verilebileceğinin açık olarak sayıldığı, bu hallerin; mükellefle birlikte kasden vergi ziyaına sebebiyet verdiği mahkeme kararı ile kesinleşmek veya beş yıllık dönem içinde iki defa mesleki faaliyetten alıkoyma cezası ile cezalandırılmasından sonra bu cezayı gerektiren fiili yeniden işlemek olduğunun belirtildiği, davacıya verilen disiplin cezasının dayanağı Yönetmelik maddesinde yer alan "Meslek ruhsatnamesinin bir başkasına kiraya verilmesi, herhangi bir şekilde bir başkasına kullandırılması veya meslek mensubunun mesleki konulardaki yetkilerini genel vekâletname ve/veya düzenleme şeklinde vekâletname ile veya muvazaa yoluyla yahut da başka kanunlardaki düzenlemeleri kötüye kullanarak, mesleğini bizzat yapmayıp, yetkilerini devamlı ya da geçici olarak meslek mensubu olmayan kişilere kullandırması, kendi adına müşteri kabul etmesine, resmî belgelerde mühür ya da kaşesinin kullanılmasına izin verilmesi" fiilinin ise, Kanunda açık olarak belirtilen meslekten çıkarma cezası verilmesini gerektiren fiiler arasında sayılmadığı, bu haliyle dava konusu bireysel işlemin dayanağı Yönetmelik hükmünün, Kanunda yer almayan bir disiplin suçu öngörmek suretiyle üst hukuk normu olan yasaya aykırılık teşkil etttiği ve hukuka aykırı olduğu saptanan bu hükme dayanılarak verilen dava konusu disiplin cezasında bu gerekçeyle hukuka uygunluk bulunmadığı, nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 29/05/2019 tarih ve E:2018/4844, K:2019/2798 sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br> Davalı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından; somut olayda, işlem dosyanın incelenmesinden, davacının Oda Disiplin Kurulu'na vermiş olduğu ifadesinde, Oda'ya verilen mükellef listesindeki mükelleflerini tanımadığını ve ne iş yaptıklarını bilmediğini beyan ettiği, yapılan e-yoklamalarda belgesinin kiralandığına ilişkin tespitlerin var olduğu, meslek ruhsatnamesini meslek mensubu olmayan Mustafa Karagöz'e kullandırdığı, bu sebeple Disiplin Yönetmeliğinin 9/d maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırıldığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.<br> Davalı Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği tarafından; dava konusu işleme dayanak alınan Yönetmelik maddesinin iptali istemiyle daha önceden açılan davada, Danıştay Sekizinci Dairesinin 11/11/2009 tarih ve E:2008/1447 K:2009/6649 sayılı kararı ile Disiplin Yönetmeliğinin 9/d maddesinin üst hukuk normlarına aykırı olmadığına karar verildiği, bu kararın İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/12/2013 tarih ve E:2010/1176 K:2013/4650 sayılı kararı ile onandığı, 3568 sayılı Kanunun 48. maddesinde yer verilen ve meslekten çıkarma cezası verilmesini gerektirir düzenlemelerin kısıtlayıcı düzenleme olarak kabul edilerek bunlardan başka hiçbir eyleme meslekten çıkarma cezası verilemeyeceği şeklinde yorumlanmasının Kanunun 48. maddesinin genel sistematiği ile örtüşmediği, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan İdarenin bu yönde yetkisi bulunmadığına ilişkin tespitlerin Anayasa Mahkemesi kararları ile de örtüşmediği belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen açıklama ile onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden davalı Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Öte yandan; 3568 sayılı Kanun'un disiplin cezalarını düzenleyen 48. maddesinde, meslekten çıkarma cezasının tanımının yapıldığı ve hangi hallerde bu cezanın verilebileceğinin açık olarak sayıldığı, bu hallerin, mükellefle birlikte kasden vergi ziyaına sebebiyet verdiği mahkeme kararı ile kesinleşmek veya beş yıllık dönem içinde iki defa mesleki faaliyetten alıkoyma cezası ile cezalandırılmasından sonra bu cezayı gerektiren fiili yeniden işlenmek olduğunun belirtildiği; bu nedenle davacıya anılan eylemi nedeniyle meslekten çıkarma disiplin cezası verilmesi hukuken mümkün olmamakla birlikte, davalı İdareler tarafından işbu karar sonrasında davacının eylemlerinin mevzuat çerçevesinde yeniden değerlendirilebileceği tabidir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının belirtilen açıklama ile ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 26/04/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>

kira