<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/6324 E.  ,  2023/5386 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2022/6324<br>Karar No : 2023/5386 <br><br>DAVACI: …<br>VEKİLİ: Av. …<br> <br>DAVALILAR: <br>1- … - …<br>VEKİLİ: Av. …<br> <br>2- … Kurumu - …<br>VEKİLİ: Av. …<br><br>DAVANIN KONUSU: Muş İlinde tesis edilecek doğal gaz dağıtım sisteminin yapımı amacıyla, davacının maliki olduğu Bulanık İlçesi, … Mahallesi sınırları içerisindeki ... ada, ... parsel numaralı taşınmazın, tapuda Hazine adına tescil edilmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından acele kamulaştırılmasına ilişkin 06/04/2022 tarihli ve 31801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 05/04/2022 tarih ve 5372 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istenilmektedir.<br> <br>DAVACININ İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu işlemde taşınmazın kamulaştırılmasında acelelik halinin varlığına dair herhangi bir gerekçeye yer verilmediği, acelelik unsurunun somut olayda gerçekleşmediği, dava konusu taşınmazın acele kamulaştırılmasına iki yıl önce karar verildiği, BOTAŞ tarafından gerekli prosedürler yerine getirilmeden tekrar acele kamulaştırma kararı alınmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, doğal gazın tek taşınmaz üzerinden iletiminin sağlanmasına olanak bulunmadığı, dava konusu taşınmazın çevresindeki diğer parseller hakkında kamulaştırma kararı tesis edilmediği, yalnızca dava konusu taşınmazın acele kamulaştırılmasına karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, belirtilen nedenlerle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>…NIN SAVUNMASI: Usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmüştür.<br>Esasa ilişkin olarak, doğal gaz dağıtımında vatandaşın zorunlu ihtiyacı sebebiyle üstün kamu yararı olduğu, kamulaştırma işlemlerinin uzun zaman alacak olması nedeniyle Bulanık İlçesine doğal gaz ulaştırılabilmesi için ihtiyaç duyulan RMS-A şehir giriş istasyonu yapımının acele kamulaştırmaya yönelik acele hal sayılmasının olağan bir durum olduğu, sadece davacıya ait taşınmaz hakkında değil dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla doğal gaz borularının döşeneceği öncelikli alanlar hakkında da gerekli işlemlerin yapılarak dağıtım faaliyetinin gerçekleştirildiği, davacıyı mağdur etmemek amacıyla taşınmazda L şeklinde bir alan çizilerek kamulaştırma işleminin gerçekleştirildiği, dava konusu acele kamulaştırma kararının hukuka uygun olduğu savunulmuştur.<br><br>… NUN SAVUNMASI: Usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmüştür.<br>Esasa ilişkin olarak, bölgede doğalgaz dağıtımının Kanunun öngördüğü esaslar çerçevesinde gerçekleştirilebilmesi amacıyla gerekli olan dağıtım tesisatının genişleme yatırım planları doğrultusunda kurulabilmesi için davaya konu kamulaştırma kararının alındığı, doğal gaz dağıtımının yürütülebilmesi amacıyla davacının arazisi üzerinde RMS-A şehir giriş İstasyonunun kurulması amacına hizmet eden kamulaştırma kararında kamu yararı olduğu, kamulaştırma işlemlerinin uzun zaman alacak olması nedeniyle Bulanık İlçesine doğal gaz ulaştırılabilmesi için ihtiyaç duyulan RMS-A şehir giriş istasyonu yapımının acele kamulaştırmaya yönelik acele hal sayılmasının olağan bir durum olduğu, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak hem BOTAŞ hem de kurumlarınca ayrı ayrı kamulaştırma işlemleri yürütüldüğü, davacının BOTAŞ'ın kamulaştırma işlemlerine ilişkin iddialarının muhatabının kendileri olmadığı, davacının mağdur olmaması amacıyla taşınmazda L şeklinde bir alan çizilerek kamulaştırma işlemi yapıldığı ve davacının kullanmasında fayda bulunmayan BOTAŞ tarafından kamulaştırılan alan ile kurumlarınca kamulaştırılan alan arasında kalan taşınmazın da kurumlarınca kamulaştırma alanına dahil edildiği ve bedelinin de davacıya ödendiği, davacı tarafça, yalnızca kendi mülkiyetinde bulunan taşınmaz hakkında kamulaştırma işlemi bulunduğu, dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla doğalgaz borularının döşeneceği alanlara yönelik herhangi bir kamulaştırma işlemi bulunmadığı iddia edilmiş olsa da; bu hususta doğalgaz borularının döşeneceği öncelikli alanların kadastral yollar olduğu, bunun mümkün olmaması halinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında gerekli kamulaştırma işlemlerinin usul ve yasaya uygun şekilde yapılarak dağıtım faaliyetinin gerçekleştirildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ve kamu yararı amacıyla tesis edildiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI …'İN DÜŞÜNCESİ: <br>Dava, Muş ili, Bulanık ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın, doğal gaz dağıtım tesisi kurulabilmesi amacıyla, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 06/04/2022 tarih ve 31801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 05/04/2022 tarih ve 5372 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle açılmıştır.<br>Davalı idarelerin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemiştir.<br>Anayasa’nın 35. maddesinde, "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.<br>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Numaralı Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde, "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.<br>Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verilmiş ve mülkiyet hakkı korunması gereken temel insan hakları arasında sayılmıştır. Mülkiyet hakkına müdahalelerin de olabileceği hükme bağlanarak bu müdahalelerde kamu yararı, kanuni düzenleme ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkının ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Bu husus Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarıyla da ortaya konulmuştur.<br>Bu bağlamda idarelerin, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını kamulaştırabileceği 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinde hükme bağlanmış ve devam eden maddelerinde bu olağan kamulaştırmanın usul ve şartları düzenlenmiştir.<br>Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde, "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir." hükmüne yer verilmiştir.<br>Taşınmazın mülkiyetinin kamu hizmetini yürütecek olan idareye geçmesine ilişkin Kamulaştırma Kanununun 3. maddesi ve devamı maddeleri uyarınca yapılan (olağan) kamulaştırma ile mülkiyetin malikin üzerinde kalmasına rağmen taşınmaza el konularak kullanımının idareye geçmesine ilişkin Kanun'un 27. maddesinde düzenlenen acele kamulaştırma işlemi, aynı taşınmaza ilişkin olsa da farklı işlemlerdir. İdare doğrudan olağan kamulaştırma yapabileceği gibi olağanüstü bazı durumlarda önce acele kamulaştırma işlemi tesis edip sonra kamulaştırma işlemini tamamlayabilir. Acele kamulaştırma ile taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise asliye hukuk mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Taşınmazın maliki, taşınmazına el konulması üzerine acele kamulaştırma işleminin iptali istemiyle dava açabileceği gibi asliye hukuk mahkemesinde açılan dava üzerine olağan kamulaştırmaya dönüşen işlemin iptali istemiyle de ayrıca dava açabilir.<br>Dolayısıyla acele kamulaştırma bir kamulaştırma usulü olmayıp kamulaştırma işlemlerinin tamamlanması ve mülkiyetin idareye geçmesine kadar taşınmaza el konularak kullanım hakkının idareye geçmesini sağlayan bir işlemdir. Nitekim Cumhurbaşkanınca kamulaştırma kararı değil kamulaştırmayı yapacak olan idarenin istemi üzerine "acelelik" kararı alınmaktadır. Bu nedenle acele kamulaştırma ve kamulaştırma işlemlerinin yargı denetimi de farklı olacaktır. Kamulaştırma işleminin kamu yararına ve kanunlarda belirtilen hükümlere ve kamulaştırma usulüne uygun olup olmadığı yönünden değerlendirilmesi gerekirken acele kamulaştırma işleminde acelelik durumunun olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Bu itibarla kamu yararının bulunmadığı kamulaştırma işlemlerinde acelelik durumunun olmadığı açık olmakla birlikte kamu yararı bulunan işlemlerde her zaman acelelik halinin bulunmadığı, olağan kamulaştırma ile taşınmazın mülkiyetinin idareye geçmesiyle kamu yararının gerçekleşebileceği tabidir.<br>Hukuk devletinde idarenin, acele kamulaştırma işlemi tesis edebilmesi için, olağanüstü durumlar karşısında, kamulaştırmaya konu taşınmaza daha acil olarak ihtiyaç duyması, idarenin anılan taşınmazı bir an önce kullanmaya başlamaya muhtaç olması, bir başka ifadeyle, üstün kamu yararının gerçekleşebilmesi için olağan usulden ayrılmasının zorunlu olması gerekir.<br>Bu doğrultuda, Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde, olağan dışı hallerde, belli şartların varlığına bağlı olarak, kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden, idarenin, kamulaştırılan taşınmaza el koymasına izin verilmiş ve acele kamulaştırma olağanüstü ve istisnai bir yöntem olarak düzenlenmiştir. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Burada malik lehine olağan kamulaştırmada getirilen usule ilişkin güvenceler bertaraf edilmekte ve taşınmazın mülkiyeti geçmeden, idareye, taşınmazı el koyarak kullanma, ondan yararlanma ve üzerinde birtakım tasarrufta bulunma yetkisi verilmektedir. Bu işlem, malikin mülkiyet hakkını kısıtlayan bir sonuç doğuracağından, taşınmaza el konulmasında amaçlanan kamu yararı ile malikin mülkiyet hakkı arasındaki dengenin korunması ve bu kapsamda acelelik halinin değerlendirilmesi önem arz etmektedir.<br>Yukarıda içeriği yazılı Kanun'un 27. maddesinde üç durumda acele kamulaştırma ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmış olup üç durumdan biri olan "aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak haller" kapsamında tesis edilen dava konusu işlemin bu çerçevede değerlendirilmesi gerekmektedir. Başka bir ifadeyle acele kamulaştırma, istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartların idarece ortaya konulup konulmadığı değerlendirilmelidir.<br>Uyuşmazlıkta, davalı idareler tarafından, doğal gaz dağıtımı gibi vatandaşın zorunlu ihtiyacı sebebiyle üstün kamu menfaati ile kamu hizmetinin söz konusu olması ve kamulaştırma işlemlerinin uzun zaman alması hususu da göz önünde bulundurulduğunda, Muş ilinin Bulanık ilçesine doğal gaz ulaştırılabilmesi için ihtiyaç duyulan RMS-A şehir giriş istasyonu yapımının acelelik arz ettiği belirtilmiş, ancak kamu yararının olağan kamulaştırma yoluyla zamanında gerçekleştirilememesi durumunun ve taşınmazın bir an önce kullanılması zorunluluğunun doğduğu, dolayısıyla acelelik halinin bulunduğu ortaya konulamamış olduğundan, kamulaştırma şartları bulunsa dahi acelelik halinin bulunmadığı açıktır.<br>Açıklanan nedenlerle, acele kamulaştırmayı gerektiren koşulların bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından hukuka aykırı olarak tesis edilen dava konusu işlemin iptalinin gerektiği düşünülmektedir.<br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY:<br>Muş İlinde tesis edilecek doğal gaz dağıtım sisteminin yapımı amacıyla, davacının maliki olduğu Bulanık İlçesi, … Mahallesi sınırları içerisindeki … ada, … parsel numaralı taşınmazın, tapuda Hazine adına tescil edilmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından acele kamulaştırılmasına ilişkin 06/04/2022 tarihli ve 31801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 05/04/2022 tarih ve 5372 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT: <br>Anayasanın 35. maddesinde herkesin, mülkiyet hakkına sahip olduğu, bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği, mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağı düzenlenmiş, 46.maddesinde ise idareye, mülkiyet hakkını, malikin rızası dışında kamu yararı amacıyla, gerçek karşılığını peşin olarak ödemek ve kanunla gösterilen esas ve usullere uymak suretiyle kamulaştırma yoluyla sınırlama yetkisi tanınmıştır. <br>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde; "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.<br>Kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmaz malın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmaz malın geri alınmasını, idareler arasında taşınmaz malların devir işlemlerini, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenleme amacıyla hazırlanan 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinin 1. fıkrasında, idarelerin, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aynı maddenin 2.fıkrasında belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilecekleri düzenlenmiş, 5. maddesinde kamu yararı kararı vermeye yetkili merciler sayılmış, 6. maddesinde ise 5.maddede sayılan merciler tarafından verilecek kamu yararı kararını onaylayacak merciler sayıldıktan sonra onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek olmadığı, bu durumlarda yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir karar alınacağı kurala bağlanmıştır. Aynı Kanunun 27. maddesinde ise; "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Mahkemece verilen taşınmaz mala el koyma kararı tapu müdürlüğüne bildirilir. Taşınmaz malın başkasına devir, ferağ veya temlikinin yapılamayacağı hükmü tapu kütüğüne şerh edilir. El koyma kararından sonra taşınmaz mal 20 nci madde uyarınca boşaltılır. Bu Kanunun 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedelidir." düzenlemesine yer verilmiştir.<br>4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununun 12.maddesinin (a) bendinde; "Kamulaştırma; bu Kanunda öngörülen faaliyetlerin gerektirmesi halinde, 4.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda belirtilen esaslar dahilinde kamulaştırma yapılır. Bu konuda Kurulca verilecek lüzum kararı, kamu yararı kararı yerine geçer ve müteakip işlemler Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yürütülür. Kamulaştırılan taşınmazın mülkiyeti Hazineye; kullanma hakkı kamulaştırma bedelini ödeyen tüzel kişiye ait olur. Kullanma hakları, ilgili lisans veya sertifikanın bir cüz’ü olup geçerliliği bunların geçerlilik süresi ile sınırlıdır. Lisans veya sertifikanın sona ermesi veya iptali halinde, tüzel kişilerce ödenmiş bulunan kamulaştırma bedelleri iade edilmez." hükmüne yer verilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Usul Yönünden:<br> Davalı idarelerin, davanın süresinde açılmadığına ilişkin iddiaları yönünden; <br> İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel yasalarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.<br>Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde olmadığından acele kamulaştırmaya ilişkin işlemlerin Anayasada yer alan bir temel hak ve özgürlük olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte bireysel işlem olması karşısında otuz gün içinde dava açılacak idarenin gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesi, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereğidir. <br>Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, bu durumda 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.<br>Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2015 tarihli, E:2014/5590, K:2015/891 sayılı ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararları da bu yöndedir. <br>Uyuşmazlıkta, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının davacıya tebliğ edildiğine dair belgenin dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, davacı tarafından öğrenme tarihi üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava açıldığından, davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir. <br>Esas Yönünden:<br>Anayasanın 35. maddesinin ikinci fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin Kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca kamulaştırma acele usulle yapılmaktadır.<br>2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılabilecek olup, kamulaştırma yapılabilmesi için ya ilgili idare tarafından kamu yararı kararının alınması, ya da onaylı imar planı veya ilgili Bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak bir hizmet olması gerekmektedir.<br>Dosyanın incelenmesinden; … Doğalgaz Dağıtım Anonim Şirketi'ne Bingöl, Bitlis, Muş, Ahlat, Bulanık, Güroymak ve Tatvandan oluşan dağıtım bölgesinde 23/07/2044 tarihine kadar doğal gaz dağıtım faaliyeti göstermek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun … tarihli … sayılı Kararı … sayılı dağıtım lisansının verilmiş olduğu, söz konusu dağıtım lisansı kapsamında yer alan dağıtım tesislerinin kurulabilmesi için gerekli olan taşınmazların kamulaştırılabilmeleri amacıyla, 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununun 12/a maddesi uyarınca kamu yararı kararı yerine geçmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun … tarih ve … sayılı lüzum kararının alındığı, davacı tarafından kamu yararı kararı yerine geçen lüzum kararının iptali istemiyle herhangi bir dava açılmadığı; dağıtım tesislerinin kurulabilmesi için gerekli görülen dava konusu taşınmazın Kamulaştırma kanunun 27. maddesi kapsamında acele kamulaştırılması için karar alınmak üzere Cumhurbaşkanlığına başvurulmasına Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile karar verildiği ve dava konusu taşınmazın acele kamulaştırılmasına dair 05/04/2022 tarih ve 5372 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının tesis edildiği, anılan Cumhurbaşkanı kararına dayanılarak … Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:… D.İş, K:… sayılı kararıyla dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen kısmına davalı idarece acele el konulmasına karar verildiği, … Doğalgaz Dağıtım Anonim Şirketi ve BOTAŞ yetkililerince boru hattı güzergahı ile RMS/A istasyon yerinin belirlenmesi amacıyla sahada yapılan incelemeler neticesinde düzenlenen 20/08/2021 tarihli tutanakta, Bulanık-Malazgirt-Patnos Doğal Gaz Boru Hattı projesi yapım işi kapsamında dava konusu taşınmaz içerisinde yapımı planlanan Bulanık hat vanasının içerisinde kurulacak Take-Off istasyonundan çıkış alarak yaklaşık 50 metre güzergah uzunluğuna sahip bir yüksek basınç boru hattı ile yeni kurulacak RMS/A istasyonuna gaz arzı sağlanacağı, Bulanık hat vanası ile RMS/A istasyonunun dava konusu taşınmazda birbirine bitişik olacak şekilde kurulacağı ve ilave kamulaştırmaya ihtiyaç olmayacağı tespitlerine yer verildiği, doğal gaz boru hattı ve RMS/A Şehir Giriş İstasyonu imalatına bir an önce başlanarak yerleşim birimine doğal gaz arzının sağlanarak kış koşullarında mağduriyet yaşanmasının önüne geçilmesi amacıyla acele kamulaştırma usulü tercih edilerek dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.<br>Diğer taraftan, … Doğalgaz Dağıtım Anonim Şirketi adına verilen … sayılı dağıtım lisansı kapsamında dava konusu taşınmazda Bulanık İlçesi RMS/A Şehir Giriş İstasyonunun kurulabilmesi için 4646 sayılı Kanunun 12/a maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 7. maddesi gereğince Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile kamulaştırma kararı alındığı, dava konusu taşınmazın kıymet takdirinin yapıldığı, davacının uzlaşma görüşmelerine davet edildiği, 20/07/2022 tarihinde yapılan uzlaşma görüşmesinde uzlaşma sağlanamayarak anlaşmazlık tutanağının düzenlendiği ve … Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında bedel tespit ve tescil davası açılmış olduğu görülmektedir.<br>Bu durumda, dava konusu taşınmazın yer aldığı bölgede doğal gaz dağıtımına ilişkin yatırım programının gerçekleştirilmesi kapsamında Bulanık İlçesine doğal gaz ulaştırılması amacıyla planlanan Bulanık RMS/A Şehir Giriş İstasyonununun yapımı için ... Doğalgaz Dağıtım Anonim Şirketi ve BOTAŞ yetkililerince sahada yapılan incelemeler neticesinde dava konusu taşınmazın uygun ve gerekli görülmesi, doğal gazın yerleşim birimine ulaştırılmasının ivediliği hususları gözönünde bulundurulduğunda uyuşmazlığa konu taşınmazın acele kamulaştırılmasında 2942 sayılı Kanunun 27. maddesinin uygulanabilmesi için gerekli olan olağanüstü durumun, bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının bulunduğu ve davaya konu projenin bir an önce tamamlanmasında acelelik halinin mevcut olduğu sonucuna varıldığından, enerji yatırımının bir an önce yapılabilmesi maksadıyla taşınmazlara el konulmasına imkan veren dava konusu Cumhurbaşkanı Kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVANIN REDDİNE, <br>2. Aşağıda ayrıntısı yer alan …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>3. Varsa posta avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,<br>4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,<br>5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 31/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>

kamulaştırma