<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/1408 E.  ,  2023/1426 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/1408<br>Karar No : 2023/1426 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1-…<br> 2-… Başkanlığı <br> VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : …<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 14/12/2022 tarih ve E:2021/7600, K:2022/11366 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Malatya ili, Kale ilçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmazın 24/01/2020 tarihinde meydana gelen Elazığ ili, Sivrice ilçesi merkezli ve 14/06/2020 tarihinde meydana gelen Bingöl ili, Karlıova ilçesi merkezli deprem afetleri nedeniyle hak sahibi kabul edilen afetzedelerin kalıcı barınma ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 10/07/2021 tarih ve 31537 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 09/07/2021 tarih ve 4256 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 14/12/2022 tarih ve E:2021/7600, K:2022/11366 sayılı kararıyla;<br>Uyuşmazlığa konu taşınmazın sulu tarla vasfında olduğu, taşınmazı da kapsayan alanın 25/11/2020 tarih ve 31315 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/11/2020 tarih ve 3199 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca büyük ova koruma alanı olarak belirlendiği, Dairelerinin 21/10/2021 ve 20/01/2022 tarihli ara kararlarıyla davalı idarelerden taşınmaza ilişkin tarım dışı kullanma izninin alınıp alınmadığının sorulmasına karar verildiği, söz konusu ara kararlarına verilen cevaplarda Toprak Koruma Kurulu tarafından verilmiş tarım dışı kullanma iznine ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı, <br>Yine Dairelerinin 20/01/2022 tarihli ara kararıyla Malatya Valiliği Kadastro Müdürlüğünden, uyuşmazlığa konu taşınmazın kadastral sınırları ile fiili kullanım alanı arasında uygunluk bulunup bulunmadığının sorulmasına karar verildiği, Malatya Valiliği Kadastro Müdürlüğü tarafından dava dosyasına sunulan 10/03/2022 tarihli dilekçede, uyuşmazlığa konu taşınmazın fiili kullanımının yapılan ölçümlere göre krokide A harfi ile gösterilen kısmının …Mahallesi, …sayılı parselin içinde kaldığının, B harfi ile gösterilen kısmının, …Mahallesi, tescil harici alan olarak bırakıldığının, C harfi ile gösterilen kısmın ise … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmazın içinde kaldığının tespit edildiğinin, incelemeler sonucunda uyuşmazlığa konu taşınmazın kadastral durumunun fiili kullanıma uygun olmadığının, söz konusu köylerde kadastro güncelleme çalışmalarının devam ettiğinin ve güncelleme çalışmaları sonuçlandığında davaya konu taşınmazın sınırında ve yüz ölçümünde değişmeler olabileceğinin belirtildiği, <br>5403 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca büyük ovalarda bulunan tarım arazilerinin tarım dışı amaçla kullanılabilmesine Bakanlıkça izin verilebilmesi için alternatif alan bulunmaması, kurul veya kurullarca uygun görüş bildirilmesi ve taşınmazda yürütülecek faaliyetin Bakanlık ve talebin ilgili olduğu Bakanlıkça ortaklaşa kamu yararı kararı alınmış faaliyetler kapsamında olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, <br>Bu durumda; davalı idare tarafından, hak sahibi kabul edilen afetzedeler için yeni yerleşim yeri olarak belirlenen taşınmazlar için 5403 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca kamu yararı kararı alındığı belirtilmiş ise de, ara kararlarıyla davalı idarelerden taşınmaza ilişkin tarım dışı kullanma izninin alınıp alınmadığının sorulmasına ilişkin ara kararına verilen cevaplarda Toprak Koruma Kurulu tarafından verilmiş tarım dışı kullanma iznine ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı görüldüğünden, uyuşmazlığa konu taşınmazın tarım dışı bir amaçla kullanılmasına ilişkin tesis edilen dava konusu acele kamulaştırma işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı, <br>Diğer taraftan, Malatya Valiliği Kadastro Müdürlüğü tarafından dava dosyasına sunulan 10/03/2022 tarihli dilekçede, incelemeler sonucunda uyuşmazlığa konu taşınmazın kadastral durumunun fiili kullanıma uygun olmadığının, söz konusu köylerde kadastro güncelleme çalışmalarının devam ettiğinin ve güncelleme çalışmaları sonuçlandığında davaya konu taşınmazın sınırında ve yüz ölçümünde değişmeler olabileceğinin belirtildiği görüldüğünden, fiili duruma uygun olmayan kadastral durum esas alınarak belirlenen parsel numaraları üzerinden tesis edilen dava konusu işlemde bu yönden de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, <br>dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, meydana gelen deprem afeti nedeniyle Kale ilçesinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan afet etkisi belirleme çalışmaları sonucunda 170 binanın yıkık, 783 binanın ağır derecede hasarlı tespit edilmesi üzerine yaşanan depremin Kale ilçesinin tüm mahallelerinde 01/02/2021 tarihli olura istinaden Genel Hayata Etkili olarak kabul ediliği, Malatya ilinde yapılacak olan yer seçimi çalışmalarında belirlenen taşınmazların tarım arazileri olması durumunda söz konusu taşınmazların geneli için kamu yararı kararı alındığı, meydana gelen deprem afeti sonrasında … Mahallesinde konutları yıkılan/ağır derecede hasar gören afetzedelerin büyük çoğunluğunun yaşamlarını konteyner veya çadırlarda sürdürdüğü, kış şartları da göz önüne alındığında hak sahibi afetzedelere ivedilikle konutlarının yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY :<br> 24/01/2020 tarihinde meydana gelen Elazığ ili, Sivrice ilçesi merkezli ve 14/06/2020 tarihinde meydana gelen Bingöl ili, Karlıova ilçesi merkezli deprem afetleri sonrasında, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan afet etkisi belirleme çalışmaları sonucunda yapılan hasar tespitlerinin değerlendirilmesi neticesinde, yaşanan afetin Malatya ilinin Doğanyol, Kale ve Pütürge ilçelerine bağlı tüm mahallelerinde, ''Genel Hayata Etkili'' sayılması, bu afet sebebiyle yapıları hasar gören vatandaşların afetzede kabul edilmesine yönelik … tarih ve … sayılı Genel Hayata Etkililik Oluru alınmış, hak sahibi kabul edilen afetzedelerin kalıcı barınma ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla ihtiyaç duyulan taşınmazlar için 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 13. maddesine istinaden kamu yararı kararı verilmesi talep edilmesi üzerine, İçişleri Bakanlık Makamından alınan 07/10/2020 tarihli 'Makam Oluru'na istinaden, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca ekli listede ada ve parsel numaraları gösterilen taşınmazların Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca 09/07/2021 tarih ve 4256 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir. <br> 10/07/2021 tarih ve 31537 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Cumhurbaşkanı Kararı'nın, davacının mülkiyetinde olan, Malatya ili, Kale ilçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. <br> <br>İLGİLİ MEVZUAT :<br> Anayasa'nın 35. maddesinde, "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.<br> 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasında, idarelerin kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırabileceği düzenlenmiş; 5. maddesi ile kamulaştırma yapılabilmesi kamu yararı kararı alınması şartına bağlanmış; 5. maddede düzenlenen mercilerce verilen kamu yararı kararlarının onay mercilerinin düzenlendiği 6. maddesinin son fıkrasında da, onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için kamu yararı kararı alınmasına gerek olmaksızın, yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir kararın alınması yeterli görülmüştür.<br>Aynı Kanun'un 27. maddesinde ise, "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir." hükmüne yer verilmiştir.<br> 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'un 21. maddesinde, <br> "Afet bölgesi içinde ve dışında tespit olunan imar ve iskan alanları içindeki taşınmaz mallardan Hazineye, özel idareye, belediyeye, köy tüzel kişiliğine veya katma bütçeli dairelere ait olanlardan (Vakıflar Genel Müdürlüğü taşınmaz malları ile, Hazineye, özel idare ve belediyeye ait taşınmaz mallardan bir kamu hizmetine tahsis edilenler hariç) ihtiyaca tekabül eden miktarı, İmar ve İskan Bakanlığının isteği üzerine bedelsiz olarak bu işe tahsis ve temlik olunur.<br> Afet sahaları içinde ve dışında yeniden kurulacak iskan yerleri (Şehir, kasaba, köy) ile mevcut iskan sahalarına yapılacak eklemeler için, yukarıdaki hükümler dairesinde arazi temini mümkün olmıyan hallerde (Normal gelişme alanlarına öncelik verilmek şartiyle) arazi ve bina satınalınabileceği gibi, kamulaştırma mevzuatı dahilinde, kamulaştırma da yapılabilir.<br> Bu maddeye göre sağlanan taşınmaz mallar İmar ve İskan Bakanlığının isteği üzerine, ayrıca ferağ şartı aranmaksızm Hazine adına re'sen tescil olunur." kuralına yer verilmiştir.<br> 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun "Tarımsal potansiyeli yüksek büyük ovaların belirlenmesi ve korunması" başlıklı 14. maddesinde;<br> "Tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erozyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği ovalar; kurul veya kurulların görüşü alınarak, Cumhurbaşkanı kararı ile büyük ova koruma alanı olarak belirlenir.<br> Büyük ovalardaki koruma ve geliştirme amaçlı tarımsal altyapı projeleri ve arazi kullanım plânları, kurul veya kurulların görüşleri dikkate alınarak, Bakanlık ve valilikler tarafından öncelikle hazırlanır veya hazırlattırılır.<br> Büyük ovalarda bulunan tarım arazileri hiçbir surette amacı dışında kullanılamaz. Ancak alternatif alan bulunmaması, kurul veya kurullarca uygun görüş bildirilmesi şartıyla;<br> a) Tarımsal amaçlı yapılar,<br> b) Bakanlık ve talebin ilgili olduğu Bakanlıkça ortaklaşa kamu yararı kararı alınmış faaliyetler,<br> için tarım dışı kullanımlara Bakanlıkça izin verilebilir.<br> (Ek fıkra: 28/10/2020-7255/22 md.) Bu madde kapsamında izin verilen yerler, yeniden izin alınmaksızın bu amaç dışında kullanılamaz ve planlanamaz. Ancak yerleşim alanlarının gelişim alanı ihtiyaçlarını karşılamak için izin verilerek planlanmış alanlarda yeniden izin şartı aranmaz.<br> Büyük ova koruma alanlarının belirlenmesi ve korunmasına ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almaktadır.<br><br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir.<br> Özel mülkiyet hakkı korunması gereken temel insan hakları arasında sayılmış, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahaleler olabileceği öngörülmüş ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.<br> Anayasa ve 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, idarelerin, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı çerçevesinde ya da onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine dayanılarak, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırmaları; hatta 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde, anılan Kanun'da ayrı bir usul olarak öngörülen acele kamulaştırma yöntemine de başvurulabilmeleri mümkündür. <br> Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir.<br> Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca kamulaştırma acele usulle yapılmaktadır.<br> Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelilik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir.<br>Anayasa'nın 35. maddesinin mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğine ilişkin hükmü çerçevesinde, 2942 sayılı Kanun'la, kamulaştırma ve aynı zamanda acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı ile ya da onaylı imar planı veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve proje ile ortaya konulması gerekliliği düzenlenmiştir.<br>Öte yandan, 5403 sayılı Kanun; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımının sağlanması amacıyla yürürlüğe konulmuş, arazi ve toprak kaynaklarının kullanım planlarının hazırlanması, koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. <br>5403 sayılı Kanun ile tarımsal potansiyeli yüksek büyük ovalar koruma altına alınmış ve büyük ovalarda bulunan tarım arazilerinin hiçbir surette amacı dışında kullanılamayacağı belirtilerek bu kapsamdaki tarım arazilerinin; ancak alternatif alan bulunmaması, kurul veya kurullarca uygun görüş bildirilmesi şartıyla tarımsal amaçlı yapılar ile Bakanlık ve talebin ilgili olduğu Bakanlıkça ortaklaşa kamu yararı kararı alınmış faaliyetler için Bakanlıkça izin verilmesi halinde tarım dışı kullanımına olanak sağlanmıştır. Bu kapsamda büyük ovalarda bulunan tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı, ancak arazinin, tarım dışı kullanımının sosyal veya ekonomik açıdan daha fazla kamusal yarar sağlayacağının yapılacak değerlendirme sonucunda belirlenerek Toprak Koruma Kurulunun uygun görüşü üzerine, Tarım ve Orman Bakanlığınca tarım dışı kullanım izni verilmesi halinde mümkündür.<br> Uyuşmazlıkta, 24/01/2020 tarihinde meydana gelen Elazığ ili, Sivrice ilçesi merkezli ve 14/06/2020 tarihinde meydana gelen Bingöl ili, Karlıova ilçesi merkezli deprem afetleri sonrasında, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan afet etkisi belirleme çalışmaları sonucunda yapılan hasar tespitlerinin değerlendirilmesi neticesinde, yaşanan afetin Malatya ilinin Doğanyol, Kale ve Pütürge ilçelerine bağlı tüm mahallelerinde, ''Genel Hayata Etkili'' sayılması, bu afet sebebiyle yapıları hasar gören vatandaşların afetzede kabul edilmesine yönelik … tarih ve … sayılı Genel Hayata Etkililik Oluru alındığı, hak sahibi kabul edilen afetzedelerin kalıcı barınma ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla ihtiyaç duyulan taşınmazlar için 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 13. maddesine istinaden kamu yararı kararı verilmesi talep edilmesi üzerine, İçişleri Bakanlık Makamından alınan 07/10/2020 tarihli 'Makam Oluru'na istinaden, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca ekli listede ada ve parsel numaraları gösterilen taşınmazların Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 09/07/2021 tarih ve 4256 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın alındığı anlaşılmaktadır.<br> Acele kamulaştırılmasına karar verilen mülkiyeti davacıya ait uyuşmazlık konusu taşınmaz, 25/11/2020 tarih ve 31315 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/11/2020 tarih ve 3199 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile büyük ova koruma alanı olarak belirlenen ova sınırları içinde kalmakta olup, Dairenin 21/10/2021 ve 20/01/2022 tarihli ara kararlarıyla davalı idarelerden taşınmaza ilişkin tarım dışı kullanma izninin alınıp alınmadığının sorulması üzerine ara kararlarına verilen cevaplarda tarım dışı kullanma iznine ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı, davalı idareler tarafından, hak sahibi kabul edilen afetzedeler için yeni yerleşim yeri olarak belirlenen taşınmazlar için 5403 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca kamu yararı kararı alındığının belirtildiği görülmektedir. <br> 5403 sayılı Kanun ile ülkemiz açısından kıt bir kaynak olan tarım arazilerinin verimli, dengeli ve ekonomik olarak değerlendirilmesi amaçlanarak, tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı için birden çok koşulun bir arada bulunması öngörülmüştür. Kaldı ki, büyük ova koruma alanı sınırlarındaki tarım arazileri ayrı bir maddede düzenlenerek, bu kapsamdaki tarım arazilerinin ancak alternatif alan bulunmaması, kurul veya kurullarca uygun görüş bildirilmesi şartıyla tarımsal amaçlı yapılar ile Bakanlık ve talebin ilgili olduğu Bakanlıkça ortaklaşa kamu yararı kararı alınmış faaliyetler için Bakanlıkça izin verilmesi halinde tarım dışı kullanımına olanak sağlanmıştır. <br> Acele kamulaştırma işleminin iptali istemiyle açılan davada, acele kamulaştırma kararının kurucu unsuru olan kamu yararı kararının da değerlendirmesinin yapılacağı açık olup, bu kapsamda, İçişleri Bakanlık Makamının 07/10/2020 tarihli kamu yararı kararı, hak sahibi kabul edilen afetzedeler için yeni yerleşim yeri olarak belirlenen taşınmazların kamulaştırılabilmesine ilişkin olup, tarım dışı kullanım izni sürecinin tamamlanabilmesi için de alınması gereken bir karardır. <br> Dava konusu taşınmazın da yer aldığı bölgede hak sahibi afetzedeler için afet konutları yapılmasında kamu yararı bulunduğu açık olmakla birlikte, uyuşmazlık konusu parselin 24/11/2020 tarih ve 3199 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile büyük ova koruma alanı olarak belirlenen ova sınırları içinde kaldığı dikkate alındığında, tarım arazisinin amaç dışı kullanımına izin verilebilmesi için, Devlete yüklenilen tarım arazilerinin korunması ödevi ile sosyal veya ekonomik bazı zorunlu ihtiyaçlar arasında makul bir denge kurulması ve arazinin, tarım arazisi olarak mı amaç dışı kullanımının mı sosyal veya ekonomik açıdan daha fazla kamusal yarar sağlayacağının ortaya konulması suretiyle tarım dışı kullanım izin prosedürünün tamamlanmış olması gerekmektedir. <br> Öte yandan, Anayasa'nın 35. maddesi uyarınca mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak kanunla sınırlandırılabilmesi mümkündür. Ancak buna ilişkin düzenlemelerin öncelikle kamu yararına dayanması gerekmekte, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması, kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır. Bu nedenle de taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunması halinde, tarım dışı kullanımı gerektiren bir amaç için yapılan kamulaştırmalarda, 5403 sayılı Kanun uyarınca alınması gereken tarım dışı kullanım izninin alınmamış olması, mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak kanunla sınırlandırılabileceği yolundaki anayasal hükme de aykırı olacaktır.<br> Bu durumda, afetzede hak sahibi aileler için seçilen yerleşim yerlerindeki tarım arazilerinin afet konutu yapımı için tarım dışı amaçla kullanılabilmesi, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’na göre tarım dışı amaçla kullanım izni alınmasına yani bu arazilerin tarım dışı amaçla kullanılmasında kamu yararının bulunduğu hususunun tespitine bağlı olup, gerekli izin işlemleri sonrasında kamulaştırma kararı alınması gerekirken, tarım dışı amaçla kullanım izni alınmaksızın tesis edilen acele kamulaştırma kararının uyuşmazlık konusu parsele ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br> Bu itibarla, dava konusu işlemin uyuşmazlık konusu parsele ilişkin kısmının iptaline yönelik Daire kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,<br>2.Dava konusu işlemin uyuşmazlık konusu parsele ilişkin kısmının iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 14/12/2022 tarih ve E:2021/7600, K:2022/11366 sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,<br>3.Kesin olarak, 15/06/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.<br><br><br>KARŞI OY <br>X- Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca kamulaştırma acele usulle yapılmaktadır.<br> Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelilik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir.<br>Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerekmektedir.<br>Acelelik koşulunun kamu düzenine ilişkin olması gerektiği ve kamu yararının ise, olağan kamulaştırma usulü ile sağlanması amaçlanan kamu yararından farklı olarak, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren, aceleliği zorunlu kılan bir yarar olduğu açıktır.<br>Uyuşmazlıkta; davaya konu taşınmazların acele kamulaştırılmasına yönelik şartların oluşup oluşmadığı, yani acelelik durumunun bulunup bulunmadığı yönünden bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 24/01/2020 tarihinde meydana gelen Elazığ ili, Sivrice ilçesi merkezli ve 14/06/2020 tarihinde meydana gelen Bingöl ili, Karlıova ilçesi merkezli deprem afetleri sonrasında, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan afet etkisi belirleme çalışmaları sonucunda yapılan hasar tespitlerinin değerlendirilmesi neticesinde, yaşanan afetin Malatya ilinin Doğanyol, Kale ve Pütürge ilçelerine bağlı tüm mahallelerinde, ''Genel Hayata Etkili'' sayılması, bu afet sebebiyle yapıları hasar gören vatandaşların afetzede kabul edilmesine yönelik … tarih ve … sayılı Genel Hayata Etkililik Oluru alınmış; 7269 sayılı Kanun'un 16. Maddesi ve 3003 sayılı Yer Seçim Genelgesi'nde belirlenen esaslar dahilinde yer seçimi için yapılan saha çalışmalarında taşınmazların tarım arazisi niteliğinde olduğu, afetzedelerin ağır derecede hasar gören veya yıkılan konutunun bulunduğu taşınmazın mülkiyet veya jeolojik açıdan yerleşime uygun olmaması ve bu taşınmazlar dışında afet konutlarının inşa edilebileceği alternatif taşınmazlar bulunmaması durumunda tarım arazilerinin yeni yerleşim yeri olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, ihtiyaç duyulan taşınmazlar için 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 13. maddesine istinaden kamu yararı kararı verilmesi talep edilmesi üzerine, 07/10/2020 tarihli kamu yararı kararının alındığı, yaşanan deprem afeti sonrasında, Kale ilçesinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan afet etkisi belirleme çalışmaları sonucunda 170 binanın yıkık, 783 binanın ağır derecede hasarlı tespit edildiği, konutları yıkılan ya da ağır derecede hasar gören afetzedelerin büyük çoğunluğunun yaşamlarını konteyner ya da çadırlarda sürdürmekte olmaları sebebiyle hak sahibi afetzedelere ivedilikle konutlarının yapılmasının gerekli olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda; gerek kış şartları, gerekse de afetzedelerin yaşamlarını konteyner ve çadırlarda sürdürmekte olmaları durumu dikkate alındığında, konut ihtiyacının acil nitelikte olduğu sabit olmakla birlikte, kamu yararının varlığı da açık olduğundan, davaya konu projenin bir an önce tamamlanmasında acelelik halinin bulunduğu sonucuna varıldığından, davaya konu taşınmaza el konulmasına imkan veren dava konusu Cumhurbaşkanı Kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulü ile Daire kararının bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.<br> <br><br></font></p></body></html>

kamulaştırma