<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/1117 E.  ,  2023/1428 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/1117<br>Karar No : 2023/1428 <br><br>TEMYİZ EDENLER : I-(DAVALILAR): 1-...<br> 2-...Genel Müdürlüğü <br> VEKİLİ : Av. ...<br> II-(DAVALILAR YANINDA MÜDAHİL) : <br> ...Madencilik Sanayi ve Ticaret AŞ. <br> VEKİLİ : Av. ...<br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 15/02/2023 tarih ve E:2022/1186, K:2023/1543 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Kütahya ilinde S:...numaralı (altın) ve S:...numaralı (altın+gümüş) IV. grup maden işletme ruhsatlı sahalarda, ruhsatlara konu maden üretimlerine devam edilebilmesi için ihtiyaç duyulan taşınmazların, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 28/10/2021 tarih ve 31642 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 27/10/2021 tarih ve 4644 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının, Kütahya ili, Simav ilçesi, ...Köyü, ...ada ...parsel ve ...ada ...parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 15/02/2023 tarih ve E:2022/1186, K:2023/1543 sayılı kararıyla;<br>Dava konusu işlemin ...ada ...sayılı parselde yer alan taşınmaza ilişkin kısmı yönünden;<br>Dava konusu acele kamulaştırma kararının dayanağı olan ve müdahil şirket tarafından Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne sunulan kamulaştırma projesinde; ...ve ...sicil sayılı IV. Grup işletme ruhsatlı sahalarda yapılan çalışmalar neticesinde, ... ve ... Köylerinde kamulaştırılması planlanan 1.988.328,06 m2'lik alanda firesiz ürün yetiştirilmesi halinde 499,25 ton buğday üretileceği, üretim giderlerinin düşülmesiyle birlikte tarımsal faaliyetlerden toplamda 407.144,68-TL gelir elde edileceği, yapılması planlanan madencilik faaliyetlerine ilişkin olarak ise, kurulacak tesislerin inşaat aşamasında 250 kişinin, işletme aşamasında 350 kişinin istihdam edileceği, sağlanacak doğrudan ve dolaylı istihdam imkanıyla bölgedeki işsizliğin azaltılmasında katkıda bulunulacağı, Kütahya Tavşanlı Altın-Gümüş Madeni Projesi kapsamında 30.494,31 ons/yıl dore altın ve 37.037,63 ons/yıl dore gümüş üretileceği, 377.856.601,36-TL/yıl gelir elde edileceği, 22.830.095,71-TL/yıl Devlet hakkı ve 51.573.717,40-TL/yıl vergi ödeneceği hususları beyan edilerek, halihazırdaki tarımsal faaliyetlere oranla, anılan projenin ülke ekonomisine katkısının çok daha fazla olduğunun ileri sürüldüğü görülmekte, dava konusu taşınmazların bulunduğu alanda madencilik faaliyeti yürütülmesinde, tarımsal faaliyetlere kıyasla üstün kamu yararı olduğu düşüncesiyle kamu yararı kararının alındığı ve dava konusu acele kamulaştırmaya karar verildiğinin anlaşıldığı, <br>Anılan projenin ülke ekonomisine katkısının tarımsal faaliyetlere oranla daha fazla olduğu şüphe götürmemekle birlikte, dava konusu Cumhurbaşkanlığı Kararı'nda, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen acele kamulaştırma prosedürünün uygulanması için gerekli olan acelelik halinin somut olarak ortaya konulamadığı sonucuna varıldığından, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın dava konusu ...ada ...sayılı parsele ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediği,<br>Dava konusu işlemin ...ada ...sayılı parselde yer alan taşınmaza ilişkin kısmı yönünden;<br> Dosyanın incelenmesinden; Orman Genel Müdürlüğü Kütahya Orman Bölge Müdürlüğünün Dairelerinin 17/02/2022 tarihli ara kararına istinaden sunmuş olduğu, bila tarih ve ...sayılı yazıda, davaya konu ...ada ...sayılı parselde yer alan taşınmazın, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılarak hazine adına tescil edildiği ve ekindeki tutanaklardan da anılan taşınmazın davacının işgalinde bulunduğunun belirtildiği, davacının anılan parselle mülkiyet bağının olmadığının görüldüğü, <br> Bu durumda, uyuşmazlığa konu taşınmaz yönünden dava konusu işlem nedeniyle davacının hukuki menfaatinin ihlal edilmiş olması halinden söz edilmeyeceğinden, davacının bakılmakta olan davada ...ada ...sayılı parselde yer alan taşınmaz yönünden dava açma ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, <br> Dava konusu işlemin ...ada ...sayılı parsel yönünden iptaline, ...ada ...sayılı parselde yer alan taşınmaz yönünden ise davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiş, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler ile davalılar yanında müdahil tarafından, müdahil şirket tarafından yürütülecek altın/gümüş çıkarma faaliyetinin, ülke ekonomisine tarım arazilerinden elde edilecek katkıdan çok daha fazlasını sağlayacağı, yörede yaşayanlara istihdam alanı açacağı, madencilik faaliyetlerinin devamı açısından olumlu katkılarının olacağı, işlemde kamu yararı bulunmasının yanında acelelik halinin de gerçekleştiği, ayrıca davalı idareler tarafından, kısmen davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiş olmasına rağmen idareleri lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemlerin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : İstisnai bir yöntem olan acele kamulaştırmada, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartların ortaya konulması gerekliliği karşısında, davalı idarelerce ileri sürülen yapılması planlanan madencilik faaliyetinden elde edilecek gelir, ödenecek Devlet hakkı ve vergi miktarlarına yönelik verilerin, acele kamulaştırma yapılmasına gerekçe teşkil etmeyeceği ve uyuşmazlık konusu olayda, acele kamulaştırma yapılmasını gerektirecek acelelik halinin mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Acele kamulaştırma yapılmasını gerektirecek acelelik halinin bulunmaması karşısında, taşınmazların acele kamulaştırılması yolunda tesis edilen dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın,...ada ...sayılı parsele ilişkin kısmında hukuka uygunluk görülmediğinden, temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının anılan parsel yönünden bu gerekçeyle onanması, öte yandan kısmen davanın ehliyet nedeniyle reddine karar verilmiş olmasına rağmen davalı idareler lehine vekalet ücretine hükmedilmediğinden, bu kısım yönünden kararın bozularak davalı idareler lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br><br>MADDİ OLAY :<br> Müdahil şirket tarafından, Kütahya ili, Simav ilçesi sınırlarında bulunan Sicil:...(altın) ve Sicil:...(altın+gümüş) sayılı IV. grup işletme ruhsatlı sahalar ile ilgili olarak Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünden, ruhsatlara konu maden üretimlerine devam edilebilmesi için ihtiyaç duyulan taşınmazların, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi hükümlerine göre acele kamulaştırılması kararı ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 13. maddesine istinaden kamu yararı kararı verilmesi talep edilmesi üzerine, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yerinde gerçekleştirilen incelemeler sonucunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlık Makamından alınan 31/08/2021 tarihli ve 51 sayılı 'Makam Oluru'na istinaden, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca, ihtiyaç duyulan ekli listedeki taşınmazların, 27/11/2021 tarih ve 4644 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir.<br>Ruhsat alanı içerisinde kalan parsellerin acele kamulaştırılmasına ilişkin 28/10/2021 tarih ve 31642 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı'nın, davacının mülkiyetinde olan, Kütahya ili, Simav ilçesi, ...Köyü, ...ada ...parsel sayılı taşınmaz ile 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılarak hazine adına tescil edilen davacının işgalinde bulunan ...ada ...parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br> Anayasa'nın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.<br>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 No'lu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.<br> 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasında, idarelerin kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilecekleri düzenlenmiş; aynı Kanun'un 6. maddesinin son fıkrasında da, onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için kamu yararı kararı alınmasına gerek olmaksızın yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir kararın alınması yeterli görülmüştür.<br>Aynı Kanun'un 27. maddesinde ise, "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir." hükmüne yer verilmiştir.<br>3213 sayılı Maden Kanunu'nun 46. maddesinde "...İşletme ruhsatı safhasında işletme faaliyetleri için gerekli olan özel mülkiyete konu taşınmazın, taraflarca anlaşma sağlanamaması ve işletme ruhsatı sahibinin talebi üzerine Bakanlıkça kamu yararı bulunduğuna karar verilmesi halinde kamulaştırılır..." hükmü yer almaktadır.<br> 02/11/2011 tarih ve 28103 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 6. maddesi ile idareleri idari yargı mercilerinde temsil etme yetkisi, hukuk birimi amirlerine, muhakemat müdürlerine, hukuk müşavirlerine ve avukatlara tanınmış; aynı Kanun Hükmünde Kararname'nin 14. maddesinde ise, "Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekâlet ücreti takdir edilir." hükmüne yer verilmiştir. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Daire kararının dava konusu işlemin ...ada ...parsel sayılı taşınmaz yönünden iptaline ilişkin kısmı yönünden;<br> Mülkiyet hakkı, gerek Anayasa gerek uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel insan hakları arasında olup; bu düzenlemeler uyarınca ancak kanuna ve kamu yararına dayalı olarak kısıtlanabilmesi mümkündür.<br>Mer'i mevzuatımızda, mülkiyet hakkına yönelik müdahalelere yer verilen temel nitelikteki düzenlemelerden biri de, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'dur.<br>2942 sayılı Kanun'a göre idarelerin, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde, eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırabilmeleri mümkündür.<br>Anılan Kanun'da, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usul düzenlenmiştir.<br>Olağan kamulaştırma sürecinde; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar kamulaştırılırken, öncelikle yeterli ödenek ayrıldıktan sonra, Kanun'un 5. ve 6. maddelerinde belirlenen mercilerce kamu yararı kararı alınır. Kamulaştırmayı gerçekleştirecek idarece, sırasıyla, aynı Kanun'un 7. maddesinde ayrıntısı belirlendiği üzere taşınmaza ilişkin ölçekli plan yapılır, taşınmazın maliki belirlenir, vergi beyan ve değeri tespit edilir ve tapuya kamulaştırma şerhi verilmesinin ardından Kanun'un 8. maddesine göre idarenin satın alma usulünü, karşılıklı anlaşmaya dayalı olarak denemesi gerekir. Bu yolla anlaşmaya varılamaması halinde, Kanun'un 10. maddesine göre idarenin ilgili belgelerle birlikte taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescilini sağlamak amacıyla dava açması gerekir ve ancak mahkemece tescil kararı verildikten sonra idare, kamulaştırmaya konu taşınmaz üzerinde tasarruf edebilir hale gelir.<br>Olağan kamulaştırma usulünde, asliye hukuk mahkemesi, idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece, idarenin taşınmaza el atma ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmamaktadır.<br>Acele kamulaştırma usulü ise, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde belirlenen “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacında” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” başvurulabilen, olağan kamulaştırma usulünden farklı olarak, idareye kamulaştırma işlemlerine ilişkin prosedürün sonuçlanmasını beklemeden, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, ilgili idarenin istemi ile mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın Kanun'da belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılması şartıyla, o taşınmaz mala el koyma imkanı tanıyan ayrı bir usul olarak öngörülmüştür.<br>Kanun'un 27. maddesinde, acele kamulaştırma işleminin dayandırılacağı üç sebep unsurundan, “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen haller” bakımından, Kanun'da açık bir acelelik haline yer verilmediğinden, maddede öngörülen diğer iki koşuldan bağımsız şekilde, işlem tesisine dayanak olan acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirilmesi gerekmektedir.<br>Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerekmektedir.<br>Acelelik koşulunun kamu düzenine ilişkin olması gerektiği ve kamu yararının ise, olağan kamulaştırma usulü ile sağlanması amaçlanan kamu yararından farklı olarak, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren, aceleliği zorunlu kılan bir yarar olduğu açıktır.<br>Uyuşmazlıkta; davaya konu taşınmazın acele kamulaştırılmasına yönelik şartların oluşup oluşmadığı, yani acelelik durumunun bulunup bulunmadığı yönünden bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.<br>Dava konusu acele kamulaştırma kararının dayanağı olan ve müdahil şirket tarafından Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne sunulan kamulaştırma projesinde; ...ve ...sicil sayılı IV. Grup işletme ruhsatlı sahalarda yapılan çalışmalar neticesinde, ... ve ... Köylerinde kamulaştırılması planlanan 1.988.328,06 m2'lik alanda firesiz ürün yetiştirilmesi halinde 499,25 ton buğday üretileceği, üretim giderlerinin düşülmesiyle birlikte tarımsal faaliyetlerden toplamda 407.144,68-TL gelir elde edileceği, yapılması planlanan madencilik faaliyetlerine ilişkin olarak ise, kurulacak tesislerin inşaat aşamasında 250 kişinin, işletme aşamasında 350 kişinin istihdam edileceği, sağlanacak doğrudan ve dolaylı istihdam imkanıyla bölgedeki işsizliğin azaltılmasında katkıda bulunulacağı, Kütahya Tavşanlı Altın-Gümüş Madeni Projesi kapsamında 30.494,31 ons/yıl dore altın ve 37.037,63 ons/yıl dore gümüş üretileceği, 377.856.601,36-TL/yıl gelir elde edileceği, 22.830.095,71-TL/yıl Devlet hakkı ve 51.573.717,40-TL/yıl vergi ödeneceği hususları beyan edilerek, dava konusu taşınmazların bulunduğu alanda madencilik faaliyeti yürütülmesine yönelik kamu yararı kararının alındığı ve dava konusu acele kamulaştırma işleminin tesis edildiği görülmektedir.<br>Aktarılan gerekçeler, maden üretimlerine devam edilebilmesi için dava konusu taşınmazların kamulaştırılmasına duyulan ihtiyacı ortaya koyan nedenler olarak kabul edilebilirse de, bu hususların, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen acele kamulaştırma prosedürünün uygulanması için gerekli olan olağanüstü durumları ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararını ortaya koyan nedenler olarak kabul edilemeyeceği sonucuna varılmaktadır. <br>İstisnai bir yöntem olan acele kamulaştırmada, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerekliliği karşısında, davalı idarelerce ileri sürülen yapılması planlanan madencilik faaliyetinden elde edilecek gelir, ödenecek Devlet hakkı ve vergi miktarlarına yönelik verilerin, acele kamulaştırma yapılmasına gerekçe teşkil etmeyeceğinden, uyuşmazlık konusu olayda, acele kamulaştırma yapılmasını gerektirecek acelelik halinin mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. <br>Bu itibarla, acele kamulaştırma yapılmasını gerektirecek acelelik halinin bulunmaması karşısında, taşınmazların acele kamulaştırılması yolunda tesis edilen dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın, uyuşmazlık konusu 183 ada 45 parsele ilişkin kısmında hukuka uygunluk görülmemiştir. <br>Bu durumda, Daire kararının iptale ilişkin kısmında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. <br> Daire kararının davalı idareler lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmına gelince;<br> Temyizen incelenen uyuşmazlıkta, davalı idarelerin yargılama sürecinde hukuk müşaviri/avukat aracılığıyla temsil edildiği, yasal süresi içinde davalı idarelerce savunma sunulduğu ve davanın kısmen ehliyet yönünden reddine karar verildiği görüldüğünden, mevzuat hükümlerine göre davalı idarelerin vekalet ücretine hak kazandığı anlaşılmakta olup, davalı idareler lehine 03/09/2022 tarih ve 31942 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, aynı Tarife'nin 22. maddesi uygulanmak suretiyle vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. <br> Bu itibarla, Daire kararının davalı idareler lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davalı idarelerin temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,<br>2.Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 15/02/2023 tarih ve E:2022/1186, K:2023/1543 sayılı kararının dava konusu işlemin ...ada ...sayılı parsel yönünden iptaline ilişkin kısmının oyçokluğu ile yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,<br>3.Anılan kararın davalı idareler lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının oybirliği ile BOZULMASINA,<br>4.Daire kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (Tarife'nin 22. maddesi uygulanmak suretiyle) belirlenen ... -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,<br>5.Temyiz aşamasında yapılan ... -TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,<br>6.Posta ücretlerinden artan kısımların istemleri halinde taraflara iadesine,<br>7.Kesin olarak, 15/06/2023 tarihinde karar verildi.<br> <br><br>KARŞI OY <br>X- Mülkiyet hakkı, gerek Anayasa gerek uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel insan hakları arasında olup; bu düzenlemeler uyarınca ancak kanuna ve kamu yararına dayalı olarak kısıtlanabilmesi mümkündür.<br>Mer'i mevzuatımızda, mülkiyet hakkına yönelik müdahalelere yer verilen temel nitelikteki düzenlemelerden biri de, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'dur.<br>2942 sayılı Kanun'a göre idarelerin, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde, eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırabilmeleri mümkündür.<br>Anılan Kanun'da, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usul düzenlenmiştir.<br>Buna göre, acele kamulaştırma usulünde, satın alma usulü denenmeden ve tescil hükmünün kurulması da beklenilmeden, tek şart olarak taşınmaz malın Mahkemece tespit edilen değerinin, malik adına depo edilmesi sonrasında, ancak yine Mahkeme kararıyla, idareye taşınmaza el koyma izni verilebilmektedir.<br>Bu anlamda, acele kamulaştırma ile olağan kamulaştırma usulü arasındaki temel fark, olağan kamulaştırmada ancak süreç sonunda mahkemece tescil hükmünün kurulmasıyla idarece kullanılabilir hale gelen taşınmazın, acele kamulaştırma usulünde, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, dayandığı plan/projenin hayata geçirilmesini ivedilikle temin etme amacıyla, sürecin en başında idarece kullanılabilir hale gelmesinden kaynaklanmaktadır.<br>Bu haliyle, acele kamulaştırmaya ilişkin usul, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte ve olağan kamulaştırmaya göre ölçüsüz/orantısız bir müdahale getirmemektedir.<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi ile düzenlenen ve istisnai bir yöntem olan acele kamulaştırmada, kamu düzenine ilişkin olan acelelik koşulunun bulunup bulunmadığının tespiti, acele kamulaştırma yoluna gidilmediği takdirde kamunun uğraması muhtemel zararlarının neler olduğunun ortaya konulmasına bağlıdır. <br> Davaya konu işlemin dayanağı olan kamulaştırma projesinde; ... ve ... sicil sayılı IV. Grup işletme ruhsatlı sahalarda yapılan çalışmalar neticesinde, ... ve ... Köylerinde kamulaştırılması planlanan 1.988.328,06 m2'lik alanda firesiz ürün yetiştirilmesi halinde 499,25 ton buğday üretileceği, üretim giderlerinin düşülmesiyle birlikte tarımsal faaliyetlerden toplamda 407.144,68-TL gelir elde edileceği, oysa yapılması planlanan madencilik faaliyetlerine ilişkin olarak ise, kurulacak tesislerin inşaat aşamasında 250 kişinin, işletme aşamasında 350 kişinin istihdam edileceği, sağlanacak doğrudan ve dolaylı istihdam imkanıyla bölgedeki işsizliğin azaltılmasında katkıda bulunulacağı, Kütahya Tavşanlı Altın-Gümüş Madeni Projesi kapsamında 30.494,31 ons/yıl dore altın ve 37.037,63 ons/yıl dore gümüş üretileceği, 377.856.601,36-TL/yıl gelir elde edileceği, 22.830.095,71-TL/yıl Devlet hakkı ve 51.573.717,40-TL/yıl vergi ödeneceğinin beyan edildiği dikkate alındığında; madencilik faaliyetlerine sağlayacağı katkı, bu alanda yapılacak yatırımları teşvik, ülke ekonomisine gerek gelir olarak gerek istihdam açısından sağlayacağı katkılar dikkate alındığında, söz konusu projenin bir an evvel hayata geçirilmesi gerektiğinden, dava konusu işlemde 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinin uygulanabilmesinin şartlarından olan acelelik halinin bulunduğu ve dava konusu işlemin ...ada, ...parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davalı idareler ile müdahilin temyiz istemlerinin kabulü ile Daire kararının bozularak davanın anılan parsel yönünden kısmen reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.<br> <br><br>KARŞI OY<br>XX-Müdahil şirket tarafından, Kütahya ili, Simav ilçesi sınırlarında bulunan Sicil:...(altın) ve Sicil:...(altın+gümüş) sayılı IV. grup işletme ruhsatlı sahalar ile ilgili olarak Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünden, ruhsatlara konu maden üretimlerine devam edilebilmesi için ihtiyaç duyulan taşınmazların, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi hükümlerine göre acele kamulaştırılması kararı ile taşınmazların tarım arazisi niteliğinde olması nedeniyle 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 13. maddesine istinaden kamu yararı kararı verilmesi talep edilmesi üzerine, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yerinde gerçekleştirilen incelemeler sonucunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlık Makamından alınan 31/08/2021 tarihli ve 51 sayılı 'Makam Oluru'na istinaden, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca, ihtiyaç duyulan ekli listedeki taşınmazların, 27/11/2021 tarih ve 4644 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir.<br>5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun "Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı" başlıklı 13. maddesinde tarım arazilerinin, tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı, ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla; ...ilgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri için bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebileceği hükmü yer almaktadır.<br>Davaya konu işlemin dayanağı olan kamulaştırma projesinde; ...ve ...sicil sayılı IV. Grup işletme ruhsatlı sahalarda yapılan çalışmalar neticesinde, ... ve ... Köylerinde kamulaştırılması planlanan 1.988.328,06 m2'lik alanda firesiz ürün yetiştirilmesi halinde 499,25 ton buğday üretileceği, üretim giderlerinin düşülmesiyle birlikte tarımsal faaliyetlerden toplamda 407.144,68-TL gelir elde edileceği, oysa yapılması planlanan madencilik faaliyetlerine ilişkin olarak ise, kurulacak tesislerin inşaat aşamasında 250 kişinin, işletme aşamasında 350 kişinin istihdam edileceği, sağlanacak doğrudan ve dolaylı istihdam imkanıyla bölgedeki işsizliğin azaltılmasında katkıda bulunulacağı, Kütahya Tavşanlı Altın-Gümüş Madeni Projesi kapsamında 30.494,31 ons/yıl dore altın ve 37.037,63 ons/yıl dore gümüş üretileceği, 377.856.601,36-TL/yıl gelir elde edileceği, 22.830.095,71-TL/yıl Devlet hakkı ve 51.573.717,40-TL/yıl vergi ödeneceğinin beyan edildiği dikkate alındığında; madencilik faaliyetlerine sağlayacağı katkı, bu alanda yapılacak yatırımları teşvik, ülke ekonomisine gerek gelir olarak gerek istihdam açısından sağlayacağı katkılar dikkate alındığında, söz konusu projenin bir an evvel hayata geçirilmesinde acelelik hali bulunmaktaysa da, bu durumun, acele kamulaştırma kararından önce alınması gereken izinlerin alınmaksızın işlem tesisine imkan tanımadığı da açıktır.<br>Bu durumda, ruhsat alanı içerisinde kalan tarım arazilerinin madencilik faaliyeti kapsamında tarım dışı amaçla kullanılabilmesi, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’na göre tarım dışı amaçla kullanım izni alınmasına yani bu arazilerin tarım dışı amaçla kullanılmasında kamu yararının bulunduğu hususunun tespitine bağlı olup, gerekli izin/tahsis işlemleri sonrasında acele kamulaştırma kararı alınması gerekirken, tarım dışı amaçla kullanım izni başvurusu sonuçlanmadan alınan acele kamulaştırma kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br>Dava konusu işlemin tesisinden sonra 07/07/2022 tarihli olur ile tarım dışı kullanım izni alınmışsa da, iptali istenilen acele kamulaştırma kararının tesis edildiği tarihte dava konusu taşınmazın tarım dışı kullanımı için gerekli iznin alınmamış olduğu, dolayısıyla acele kamulaştırma kararının tesis edildiği tarihte dayanağının bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin ...ada ...sayılı parsele ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmemiş olup, temyiz istemlerinin kısmen reddi ile Daire kararının esasının bu gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, kararın anılan kısmına gerekçesi yönünden katılmıyorum.<br></font></p></body></html>

kamulaştırma