<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2023/2964 E.  ,  2023/4875 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2023/2964<br>Karar No : 2023/4875 <br><br>TEMYİZ EDEN TARAFLAR: <br>I- (DAVACILAR) <br>1- … <br>2- …<br>…<br>6- …<br>7- …<br>VEKİLLERİ: Av. …<br> <br>II- (DAVALI) … Bakanlığı - ANKARA<br>VEKİLİ: Av. …<br><br>KARŞI TARAF : <br>1- … Bakanlığı<br>2- …<br>…<br>7- …<br>8- …<br><br>İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacılar tarafından esasının, davalı idare tarafından ise vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Mersin İli, Tarsus İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselde yer alan ve imar planında "ilköğretim alanı" olarak belirlenen taşınmazın uzun süredir kısıtlı olduğu ve kamulaştırılmadığından bahisle 2.286.155,25-TL kamulaştırmasız el atma nedeniyle oluşan tazminat bedelinin yasal faiziyle birlikte taraflarına ödenmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın kabulü yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun neticesinde verilen … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı karar verilmesine yer olmadığı yolundaki kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 04/03/2020 tarih ve E:2017/1473, K:2020/3186 sayılı kararıyla bozulması üzerine, İdari Dava Dairesince bozma kararına uyularak istinaf başvurularının kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesi üzerine, bozma kararına uyularak fiili el atma nedeniyle davanın görev yönünden reddine, yargılama giderleri yönünden ise; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331.maddesinin 2. bendi uyarınca şimdilik bağlayıcı hüküm kurulmasına yer olmadığına; adli yargı yerinde dava yenilenmediği takdirde, davacı tarafından karşılanan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından yapılan yargılama giderinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine, davaya adli yargı yerinde devam edilmesi halinde ise; (vekalet ücreti dahil) tüm yargılama giderleri hakkında hüküm kurmaya adli mahkeme görevli hale geleceğinden 3. maddenin (a) ve (b) fıkralarındaki hükümlerin geçerli olmayacağına karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 7421 sayılı Kanunla getirilen yeni düzenleme uyarınca, uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin olarak açılacak davaların, adli yargıda görülmesi gerektiği, Mahkemelerin görevlerine ilişkin olarak Kanunlarla getirilen kurallar, kamu düzeninden olduğundan, 26/11/2022 tarih ve 32025 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanunla getirilen göreve ilişkin hükmün görülmekte olan bu davada da uygulanması gerektiği, imar planındaki düzenleme nedeniyle mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin olan bu davada adli yargı yeri görevli olduğundan bahisle anılan yeni düzenleme nedeniyle Mahkemesince davanın görev yönünden reddi gerekmekteyse de, farklı bir gerekçeyle davanın görev yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararının sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunduğu, kamulaştırmasız el atmadan dolayı davacılar yönünden zararın halen giderilmediği hususu da gözetildiğinde yargılama giderlerinin de davacılar üzerinde bırakılmasının mevzuata, hakkaniyete ve adalete aykırı olacağı sonucuna varılarak istinaf başvurusunun belirtilen değişik gerekçeyle reddine, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin tamamının davalı idare üzerinde bırakılmasına, yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taraflar lehine vekalet ücreti hükmedilmemesine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: <br>1- Davacılar tarafından, davaya konu taşınmazda imar yolu bulunmadığı, yaklaşık 550m²'ye karşılık gelen bir alanda asfalt yol yapılmak suretiyle fiili el atma durumu var ise, bunun arsanın geriye kalan 5.260,68 m²'sinin hukuki el atmaya dayalı tazminat davası vasfını etkilemeyeceği ve davanın idari yargıda görülmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br>2- Davalı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, davada sorumlulukları ve tazminat yükümlülüklerine dair bir hüküm verilmesi imkanı olmayan bu safhada feri nitelikteki yargılama giderlerine hükmedilmesinin mevzuatta yeri bulunmadığı, verilen fikri emeğin karşılığı olarak lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu yönde hüküm kurulmamış olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir. <br><br>SAVUNMANIN ÖZETİ: Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY:<br>Davacıların hisseli malik olduğu, Mersin ili, Tarsus ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselde yer alan taşınmazın yürürlükteki imar planlarında uzun yıllardır "İlköğretim Alanı" fonksiyonuna ayrılmış olmasına rağmen, ayrılma amacına uygun kamulaştırılmayarak mülkiyet hakkına süresi belirsiz müdahale edilmek suretiyle kullanımının kısıtlandığından bahisle ilk olarak adli yargıda açılan davanın görev yönünden reddi üzerine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla taşınmaz bedeli olarak 1.007.389,43-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun Ek 1. maddesinde; "Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır." hükmü yer almaktadır. <br>2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun ''İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı'' başlıklı 2. maddesinin değişik 1. numaralı bendinde; ''a) İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.'' idari dava türleri olarak sayılmıştır.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesinin 3. fıkrasının 3. bendinde, dava dilekçelerinin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, 3 ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; aynı Kanunun 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ise; adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların görev yönünde reddine karar verileceği belirtilmiştir. <br> 20/11/2021 tarihli, 31665 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin; Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, Ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar davanın nakli, davanın açılmamış sayılması, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez.'' düzenlemesine yer verilmiştir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Uyuşmazlıkta öncelikle dava konusu taşınmaz üzerindeki el atmanın niteliğinin tespiti gerekmektedir. Taşınmaza fiili ya da hukuki olarak el atılması durumunda gerek yargı yolu gerekse yargı yolunda yapılacak değerlendirmeler farklılık arzetmektedir.<br> Taşınmaza idare tarafından fiili olarak el atılmış olması halinde görevli yargı yolunun belirlenmesine ilişkin Uyuşmazlık Mahkemesinin 06/04/2015 tarihli, E:2015/223, K:2015/238 sayılı kararında;<br> "Belediyelerin 3194 sayılı imar Kanunu 8. maddesi ve 18. maddesinin verdiği yetki ile arazi ve arsalar üzerinde imar planlarının hazırlanması ve yürürlüğe konulması, arazi ve arsa düzenlemesi gibi faaliyetleri kapsamında yaptıkları imar planlarından kaynaklanan işlemlerin tek yanlı ve kamu gücüne dayanan irade açıklamaları ile tesis edilen genel ve düzenleyici işlemler olduğu bu yönü ile de idari eylem ve işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargı yerlerinde çözümlenmesi gerektiği tartışmasızdır.<br> Buna karşılık, Belediyece, Kamulaştırma Kanunu’nda öngörülen usul ve yöntemlere uygun idari nitelikte uygulama işlemleri yapılmaksızın, dava konusu taşınmazın bir kısmına fiilen el atması karşısında, idarenin bu eyleminin kamulaştırmasız el atma niteliğini taşıdığı açıktır.<br> Öte yandan, İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımı sırasında kişilere verdiği zararların tazmini istemiyle açılacak davaların görüm ve çözümünün, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacak tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi bir ayni hakka müdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı veya plan ve projeye aykırı iş görüldüğü iddiasıyla açılacak müdahalenin men’i ve meydana gelen zararın tazmini davalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinde çözümleneceği, yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.<br> Nitekim, yukarıda belirtilen genel kabul doğrultusundaki Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/02/1959 günlü, E:1958/17, K:1959/15 sayılı kararının III. bölümünde, “İstimlaksiz el atma halinde amme teşekkülü İstimlak Kanununa uygun hareket etmeden ferdin malını elinden almış olması sebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan dava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyete tecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesi içindedir.” gerekçesine yer verilmiştir. <br> Dosyanın incelenmesinden; … Bölge İdare Mahkemesinin 17/03/2022 tarihli ara kararına Tarsus Belediye Başkanlığınca verilen … tarih ve … sayılı cevabi yazıda dava konusu taşınmazın zeminde bulunan yol olarak kullanılan kısmının Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapılan asfalt çalışmaları ile trafiğe açıldığı bilgisinin verildiği görülmektedir. Buna göre, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında uyuşmazlığa konu taşınmazın yaklaşık 121 m²'lik bölümünün trafo alanı, yaklaşık 107 m²'lik bölümünün imar yolu olarak planlandığı, geriye kalan kısmının ise "İlköğretim Alanı" olarak belirlendiği halde, söz konusu parselin bir bölümünde asfalt yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı anlaşılmaktadır.<br> Bu durumda, uyuşmazlığa konu taşınmazın tamamı açısından fiili el atmanın varlığı kabul edilerek değerlendirmenin bu şekilde yapılması gerekmektedir. Fiili el atmadan doğan zararın tazminine yönelik davanın ise özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerleri görevli olacaktır.<br>Bu itibarla, uyuşmazlığa konusu taşınmazın üzerinde fiili el atma söz konusu olduğundan, taşınmaza idarenin fiili müdahalesinden kaynaklanan zararın tazmini isteminin görüm ve çözüm yetkisi adli yargıya ait olduğundan, bakılan davanın bu gerekçe ile görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın görev yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yapılan istinaf isteminin olayda uygulanmasına imkan bulunmayan, 7421 sayılı Kanunun 3. maddesi ile 2942 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinde hukuki el atma davalarına yönelik olarak yapılan değişikliğe istinaden değişik gerekçe ile reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br>Öte yandan bozmaya uyularak taşınmazın üzerinde fiili el atma bulunduğu gerekçesiyle yeniden verilecek kararda vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin, taşınmaza fiilen el atıldığı halde, adli yargı yerine idari yargıda dava açan davacılar üzerinde bırakılacağı tabiidir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan tarafların temyiz istemlerinin kabulüne,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle görev yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 18/05/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>

kamulaştırma