<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/1238 E.  ,  2023/3348 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2022/1238<br>Karar No : 2023/3348 <br><br>DAVACILAR : … Mirasçıları;<br>1- …<br>2- …<br>3- … <br>4- … <br>VEKİLLERİ: Av. …<br><br>DAVALILAR: <br>1- … <br>2- … A.Ş. Genel Müdürlüğü- …<br>VEKİLLERİ: Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU: Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait "154 kv Mihmandar-İncirlik-Ceyhan-1 Enerji İletim Hattı (EİH) Projesi" kapsamında, ekli haritada gösterilen güzergaha isabet eden taşınmazlarda direk yerlerinin mülkiyet şeklinde, iletken salınım gabarisinin ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle adıgeçen Genel Müdürlük tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 06/02/2021 tarih ve 31387 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 05/02/2021 tarih ve 3512 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının Adana İli, Yüreğir İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz yönünden ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Yönetim Kurulunun … tarihli ve … sayılı kararıyla anılan taşınmaza ilişkin alınan kamu yararı kararının iptali istenilmektedir. <br><br>DAVACILARIN İDDİALARI: Davacılar tarafından, kamu yararının varlığının, kanuni düzenleme gereğinin ve orantılılık noktasında adil dengenin sağlanıp sağlanmadığının değerlendirilmesi gerektiği, söz konusu bölgede ve de günün şartlarında acele kamulaştırma yapılabilecek koşulların bulunmadığı, bölgede talep eden herkese enerji sağlanabildiği, kimsenin enerjisiz bırakılmadığı, kamulaştırmanın acelelikle yapılmasının kamunun üstün yararına hizmet ettiği, aksi takdirde kamunun zarar göreceğini ortaya koyan herhangi bir durumun ve acele kamulaştırmayı gerektirecek olağanüstü koşulların bulunmadığı, dava konusu işlemde davacıların taşınmazının açık ve somut olarak belirtilmediği, el konulacak yerlerin idarenin keyfiyetine bırakıldığı, 2021 yılı Nisan-Mayıs aylarında ek masrafların karşılanması durumunda güzergahın değiştirilebileceğinin davacılara teklif edildiği, İdare tarafından güzergahın değiştirilebiliyor olması, bu durumun idarenin keyfiyetine bırakıldığının ve “aciliyet”inin olmadığının açık göstergesi olduğu, açık olmayan acele kamulaştırma kararı neticesinde taşınmazın tamamına acele kamulaştırmaya konu proje dışındaki kısımları da kapsayacak şekilde el konulduğu, direkler inşa edildikten sonra sadece direklerin bulunduğu alan ve kabloların irtifa hakkı için kamulaştırma yapılacağı, hattın kapasitesinin 154 kv’a çıkarılmak suretiyle eski hattın güzergahının birebir kullanılarak yeni hattın yapımının planlandığı, eski hattın bu güzergâhı kullanıyor olmasının yeni hattın da aynı güzergâhtan geçme hakkını vermeyeceği, 1956 yılı koşuları ile 2021 yılı koşullarının aynı olmadığı, güzergâh üzerinde bulunan kamusal alanlara öncelik verilmesi gerekirken, güzergahın özel şahısların taşınmazları üzerinden geçirilmesinin kamunun menfaatine olmadığı, taşınmazların her iki cephesinde de geniş imar yolları ve komşu parsellerde kamusal alanlar bulunmasına rağmen güzergahın davacıların taşınmazı üzerinden geçirilmesinin kamu kaynaklarının verimli kullanılamamasına sebep olacağı ve kamuya mali külfet oluşturacağı, taşınmazın şehir merkezine 3-4 km mesafede merkezi konumda olduğu hususu ile büyüklüğünün göz ardı edildiği, kıymetli olan taşınmaz üzerinden iletim hattı geçirilmesinin yüksek kamulaştırma bedeline sebebiyet vereceği, iletim hattı için kamusal alanlar kullanılabilecekken işyeri imarlı taşınmaz ve komşu parselde bulunan faaliyet halindeki fabrika üzerinden geçirildiği, imar planında yol alanında kalan taşınmaz üzerinden hattın geçirilebileceği ileri sürmektedir.<br><br>DAVALILARIN SAVUNMASI: Davalılar tarafından, usul yönünden, davanın süresinde açılmadığı, esas yönünden ise, davaya konu EİH projesinin, yapımı devam eden Mihmandar GIS’in iletim sistemine irtibatını sağlayacak hat olduğu, Mihmandar GIS ile ilgili Dağıtım Şirketi olan Toroslar EDAŞ tarafından Adana ili şehir merkezinin güney bölgesindeki yüklerin karşılanabilmesi ve arıza durumlarında Adana ili şehir merkezi için alternatif besleme noktası olmasından dolayı talep edildiği, Mihmandar GIS’in iletim sistemine bağlantısını sağlayacak 154 kV Mihmandar - İncirlik - Ceyhan-1 EİH’nin tesisi önem ve aciliyet arz ettiği, söz konusu projenin tamamlanması ile Adana şehir merkezinin güney bölgesindeki mevcut ve artan yük taleplerinin karşılanmasının sağlanacağı, direk yerlerinin seçiminde ve direkler arası iletkenlerin geçişinde Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'ne göre yüksek gerilim hatlarının yapılara olan güvenli yaklaşım mesafeleri göz önünde bulundurularak projelendirme yapıldığı, direklerin yerlerinin seçiminde sadece proje teknik kriterlerinin ve Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'nin göz önünde bulundurulduğu, kamulaştırma işlemlerinde güzergah tespiti ve hangi parsellerin kamulaştırılacağının tespitinin Kamulaştırma Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca idari makamların takdirine bırakıldığı ve acele kamulaştırma kararında hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK …'IN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ: Dava, Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait "154 kv Mihmandar-İncirlik-Ceyhan-1 Enerji İletim Hattı Projesi" kapsamında, ekli haritada gösterilen güzergaha isabet eden taşınmazlarda direk yerlerinin mülkiyet şeklinde, iletken salınım gabarisinin ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle adı geçen Genel Müdürlük tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 06/02/2021 tarih ve 31387 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 05/02/2021 tarih ve 3512 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının Adana İli, Yüreğir İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz yönünden ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Yönetim Kurulunun … tarihli ve … sayılı kararıyla anılan taşınmaza ilişkin alınan kamu yararı kararının iptali istemiyle açılmıştır.<br>Davalı idarelerin usule yönelik iddialarına itibar edilmemiştir.<br>Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü, 46. maddesinde "Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir yer almaktadır." hükmü yer almaktadır.<br>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 No'lu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 1. maddesinde "Bu Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzel kişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmaz malın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmaz malın geri alınmasını, idareler arasında taşınmaz malların devir işlemlerini, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler" hükmüne, 3. maddesinde "İdareler, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler" hükmüne, 27. maddesinde ise; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.<br>6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinde; "Elektrik piyasasında üretim veya dağıtım faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin, önlisans ve lisansa konu faaliyetleri için gerekli olan kişilerin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlara ilişkin kamulaştırma talepleri Kurum tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi hâlinde Kurul tarafından kamu yararı kararı verilir. Söz konusu karar çerçevesinde gerekli kamulaştırma işlemleri 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda belirtilen esaslar dâhilinde üretim faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişileri için Maliye Bakanlığı, dağıtım faaliyetlerinde bulunan lisans sahipleri için TEDAŞ tarafından yapılır. Bu durumda kamulaştırma bedelleri ile kamulaştırma işlemlerinin gerektirdiği diğer giderler kamulaştırma talebinde bulunan önlisans veya lisans sahibi tüzel kişi tarafından ödenir.<br>Kamulaştırılan taşınmazın mülkiyeti ve/veya üzerindeki sınırlı ayni haklar, üretim veya dağıtım tesislerinin mülkiyetine sahip olan ilgili kamu kurum veya kuruluşuna, bunların bulunmaması hâlinde ise Hazineye ait olur. Kamulaştırma bedeli önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişisi tarafından ödenerek tapuda Hazine adına tescil edilen veya niteliği gereği tapudan terkin edilen taşınmazlar üzerinde Maliye Bakanlığınca kamulaştırma bedelini ödeyen önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişileri lehine bedelsiz irtifak hakkı tesis edilir ve/veya kullanma izni verilir. İrtifak hakkının ve/veya kullanma izninin süresi önlisans veya lisansın geçerlilik süresi ile sınırlıdır" hükmü, 20/1 maddesinde ise, "Bakanlık, elektrik enerjisi arz güvenliğinin izlenmesinden ve arz güvenliğine ilişkin tedbirlerin alınmasından sorumludur..." hükmü yer almaktadır.<br>Dosyanın incelenmesinden davaya konu 154 kv Güney Adana TM -SASA TM Enerji İletim Hattı projesinin yapımı devam eden Mihmandar GIS'in iletim sistemine irtibatını sağlayacak hat olduğu, Mihmandar GIS ilgili dağıtım şirketi olan Toroslar EDAŞ tarafından Adana ili şehir merkezinin güney bölgesindeki yüklerin karşılanabilmesi ve arıza durumlarında Adana ili şehir merkezi için alternatif besleme noktası olmasından dolayı talep edildiği, Mihmandar GIS'in iletim sistemine bağlantısını sağlayacak 154 kv Mihmandar-İncirlik-Ceyhan -1 EİH'nin tesisinin önem ve aciliyet arz ettiği, söz konusu projenin tamamlanması ile Adana şehir merkezinin güney bölgesindeki mevcut ve artan yük taleplerinin karşılanmasının sağlanacağı, 2020 onaylı 1/500 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında ENH gösteriminin bulunduğu anlaşılmaktadır.<br> Ülkemizin enerji ihtiyacının hızla artış gösterdiği dikkate alındığında enerji ihtiyacının karşılanması amacıyla inşa edilecek iletim sistemleri için ihtiyaç duyulan taşınmazların temininde, enerjinin tüketim noktalarına ulaştırılmasında gecikmeye yol açılmaması hususu dikkate alındığında kamu yararı ile acelelik halinin bulunduğu tartışmasızdır.<br>Bu durumda; yapımı tamamlanan tesiste üretilecek elektrik enerjisinin sisteme bağlantısının gerçekleştirilmesi suretiyle Ülke ekonomisine kazandırılmasında kamu yararı bulunduğundan dava konusu kamu yararı kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.<br>Somut olayda olduğu gibi Ülkemizin enerji ihtiyacının hızla artış göstermesi ve üretilen enerjinin tüketim noktalarına kaliteli, hızlı ve güvenli şekilde ulaştırılmasında gecikmeye yol açılmamasının hedeflenmiş olması nedeniyle davaya konu iletim hattının yapımı amacıyla davaya konu taşınmazın kamulaştırılmasında acelelik halinin bulunduğu sonucuna varıldığından, iletim hattının bir an önce yapılabilmesi maksadıyla taşınmaza el konulmasına imkan veren dava konusu kararda hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY: <br> Dava konusu TEİAŞ Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulunun … tarih ve ... sayılı kararıyla; TEİAŞ Genel Müdürlüğü yatırım programında … proje numarası ile yer alan "154 kV Mihmandar - İncirlik - Ceyhan-1 EİH" güzergahına isabet eden taşınmazlardan özel mülkiyete ait olanların 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca kamulaştırılabilmesi amacıyla kamu yararı kararı alınmıştır.<br>Anılan kamu yararı kararı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 13/03/2019 tarih ve 525 sayılı Oluruyla onaylanmıştır.<br>Dava konusu 05/02/2021 tarih ve 3512 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, Adana İli, Yüreğir İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın, "154 kv Mihmandar-İncirlik-Ceyhan-1 EİH Projesi" kapsamında, ekli güzergaha isabet eden taşınmazlarda direk yerlerinin mülkiyet şeklinde, iletken salınım gabarilerinin ise irtifak kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir.<br>Bakılan dava, dava konusu acele kamulaştırma kararının davacılara ait taşınmaz yönünden ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Yönetim Kurulunun … tarihli ve … sayılı kararıyla anılan taşınmaza ilişkin alınan kamu yararı kararının iptali istemiyle açılmıştır.<br>Davacılar tarafından, Adana İli, Yüreğir İlçesi, … yolu üzeri … Mahallesi, … ada, … nolu parselin bulunduğu alanda 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği yapılmasına dair Yüreğir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin … tarih E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş olup, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin E:… sayılı dosyasında istinaf incelemesi devam etmektedir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü, 46. maddesinde "Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir yer almaktadır." hükmü yer almaktadır.<br>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 No'lu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 1. maddesinde "Bu Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzel kişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmaz malın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmaz malın geri alınmasını, idareler arasında taşınmaz malların devir işlemlerini, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler" hükmüne, 3. maddesinde "İdareler, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler" hükmüne, 27. maddesinde ise; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.<br>6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinde; "Elektrik piyasasında üretim veya dağıtım faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin, önlisans ve lisansa konu faaliyetleri için gerekli olan kişilerin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlara ilişkin kamulaştırma talepleri Kurum tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi hâlinde Kurul tarafından kamu yararı kararı verilir. Söz konusu karar çerçevesinde gerekli kamulaştırma işlemleri 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda belirtilen esaslar dâhilinde üretim faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişileri için Maliye Bakanlığı, dağıtım faaliyetlerinde bulunan lisans sahipleri için TEDAŞ tarafından yapılır. Bu durumda kamulaştırma bedelleri ile kamulaştırma işlemlerinin gerektirdiği diğer giderler kamulaştırma talebinde bulunan önlisans veya lisans sahibi tüzel kişi tarafından ödenir.<br>Kamulaştırılan taşınmazın mülkiyeti ve/veya üzerindeki sınırlı ayni haklar, üretim veya dağıtım tesislerinin mülkiyetine sahip olan ilgili kamu kurum veya kuruluşuna, bunların bulunmaması hâlinde ise Hazineye ait olur. Kamulaştırma bedeli önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişisi tarafından ödenerek tapuda Hazine adına tescil edilen veya niteliği gereği tapudan terkin edilen taşınmazlar üzerinde Maliye Bakanlığınca kamulaştırma bedelini ödeyen önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişileri lehine bedelsiz irtifak hakkı tesis edilir ve/veya kullanma izni verilir. İrtifak hakkının ve/veya kullanma izninin süresi önlisans veya lisansın geçerlilik süresi ile sınırlıdır" hükmü, 20/1 maddesinde ise, "Bakanlık, elektrik enerjisi arz güvenliğinin izlenmesinden ve arz güvenliğine ilişkin tedbirlerin alınmasından sorumludur..." hükmü yer almaktadır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Usul Yönünden;<br>Davanın süresinde açılmadığı iddiası bakımından;<br>İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel yasalarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.<br>Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde olmadığından acele kamulaştırmaya ilişkin işlemlerin Anayasada yer alan bir temel hak ve özgürlük olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte bireysel işlem olması karşısında otuz gün içinde dava açılacak idarenin gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesi, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereğidir. <br>Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, bu durumda 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.<br>Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2015 tarihli, E:2014/5590, K:2015/891 sayılı ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararları da bu yöndedir. <br> Uyuşmazlıkta, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının davacılara tebliğ edildiğine dair belgenin dosyaya sunulmadığı ve davacılar tarafından öğrenme tarihi üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde davanın açıldığı anlaşılmış ve davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir. <br>Esas Yönünden:<br>Davanın, Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Yönetim Kurulunun … tarihli ve … sayılı kararıyla anılan taşınmaza ilişkin alınan kamu yararı kararına ilişkin kısmı ile ilgili olarak; <br> 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılabilecek olup, kamulaştırma yapılabilmesi için ya ilgili idare tarafından kamu yararı kararının alınması, ya da onaylı imar planı veya ilgili Bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak bir hizmet olması gerekmektedir. 3194 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, herhangi bir sahanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılmaması ve arazi kullanımı ile yapılaşmada sadece imar planları kararlarına uyulması zorunludur. Taşınmazın, imar planında tahsis edildiği amaç doğrultusunda kullanılması zorunlu olduğundan, taşınmazın imar planında yer alan kullanım kararı dışındaki bir amaçla kamulaştırılması mümkün değildir. İmar planı bulunan alanlarda, kamulaştırma işlemlerinin yürütülebilmesi ancak imar planında gösterilen amaçlar çerçevesinde olanaklı olup, kamu yararı kararı alınması ise, imar planında yer alan kullanım kararı çerçevesinde kamulaştırma yapılabilmesi ile mümkündür.<br>Dosyanın incelenmesinden; dava konusu TEİAŞ Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla; "154 kV Mihmandar - İncirlik - Ceyhan-1 EİH" güzergahına isabet eden taşınmazlardan özel mülkiyete ait olanların 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca kamulaştırılabilmesi amacıyla kamu yararı kararının alındığı, … tarih ve … sayılı Yüreğir Belediye Meclisince hazırlanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında davaya konu taşınmaz üzerinde enerji iletim hattı gösteriminin bulunduğu, davaya konu EİH projesinin, yapımı devam eden Mihmandar GIS'in iletim sistemine irtibatını sağlayacak hat olduğu, Adana ili şehir merkezinin güney bölgesindeki yüklerin karşılanabilmesi ve arıza durumlarında Adana ili şehir merkezi için alternatif besleme noktası olmasından dolayı talep edildiği, Mihmandar GIS'in iletim sistemine bağlantısını sağlayacak olan davaya konu EİH'nin önem ve aciliyet arz ettiği, söz konusu projenin tamamlanması ile Adana şehir merkezinin güney bölgesindeki mevcut ve artan yük taleplerinin karşılanmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.<br>Öte yandan, Ülkemizin enerji ihtiyacının hızla artış gösterdiği dikkate alındığında enerji ihtiyacının karşılanması amacıyla inşa edilecek iletim sistemleri için ihtiyaç duyulan taşınmazların temininde, enerjinin tüketim noktalarına ulaştırılmasında gecikmeye yol açılmaması hususu dikkate alındığında kamu yararı ile acelelik halinin bulunduğu tartışmasızdır.<br>Bu durumda; dava konusu TEİAŞ Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla davaya konu taşınmaz için kamu yararı kararının alındığı, … tarih ve … sayılı Yüreğir Belediye Meclisince hazırlanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında davaya konu taşınmaz üzerinde enerji iletim hattı gösteriminin bulunduğu, dolayısıyla davaya konu kamu yararı kararının, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında yer alan taşınmazın kullanım kararıyla uyumlu olduğu, davaya konu EİH projesinin, yapımı devam eden Mihmandar GIS'in iletim sistemine bağlantısının gerçekleştirilmesi suretiyle Ülke ekonomisine kazandırılmasının ve somut olayda olduğu gibi Ülkemizin enerji ihtiyacının hızla artış göstermesi ve üretilen enerjinin tüketim noktalarına kaliteli, hızlı ve güvenli şekilde ulaştırılmasında gecikmeye yol açılmamasının hedeflenmiş olması ve artan enerji ihtiyacının karşılanabilmesi, kesintisiz ve sürekli bir enerjinin devam ettirilebilmesi için davaya konu iletim hattının yapılmasında, enerjide dışa bağımlılığın azaltılmasında ve Ülkemiz içerisinden enerji temininde kamu yararının bulunduğu sonucuna varıldığından, dava konusu … tarihli ve … sayılı işlem ile anılan taşınmaza ilişkin alınan kamu yararı kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.<br>Davanın, 05/02/2021 tarih ve 3512 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla davaya konu taşınmazın acele kamulaştırılmasına ilişkin kısmına gelince;<br>Özel mülkiyet hakkının korunması gereken temel insan hakları arasında öngörüldüğü, anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verildiği, bu düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahalelerin olabileceğinin öngörüldüğü, ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük yada orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.<br>Anayasa’nın 35. maddesinin ikinci fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin Kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca kamulaştırma acele usulle yapılmaktadır.<br> Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelelik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir.<br>Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerekmektedir.<br>Acelelik koşulunun kamu düzenine ilişkin olması gerektiği ve kamu yararının ise, olağan kamulaştırma usulü ile sağlanması amaçlanan kamu yararından farklı olarak, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren, aceleliği zorunlu kılan bir yarar olduğu açıktır.<br>Uyuşmazlıkta; davaya konu taşınmazın acele kamulaştırılmasına yönelik şartların oluşup oluşmadığı, yani acelelik durumunun bulunup bulunmadığı yönünden bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.<br>2942 sayılı Kanunun 3. maddesinde, Cumhurbaşkanınca kabul olunan, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskan projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla yapılacak kamulaştırmalarda, kamulaştırma yöntemi konusunda özel bir düzenleme getirilmiştir.<br>Dosyanın incelenmesinden; davaya konu EİH projesinin, yapımı devam eden Mihmandar GIS'in iletim sistemine irtibatını sağlayacak hat olduğu, Adana ili şehir merkezinin güney bölgesindeki yüklerin karşılanabilmesi ve arıza durumlarında Adana ili şehir merkezi için alternatif besleme noktası olmasından dolayı talep edildiği, Mihmandar GIS'in iletim sistemine bağlantısını sağlayacak olan davaya konu EİH'nin önem ve aciliyet arz ettiği, söz konusu projenin tamamlanması ile Adana şehir merkezinin güney bölgesindeki mevcut ve artan yük taleplerinin karşılanmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda; davaya konu EİH projesinin, yapımı devam eden Mihmandar GIS'in iletim sistemine bağlantısının gecikmeye yol açılmadan gerçekleştirilmesi suretiyle Ülke ekonomisine kazandırılmasının hedeflenmiş olması ve artan enerji ihtiyacının karşılanabilmesi, kesintisiz ve sürekli bir enerjinin devam ettirilebilmesi için davaya konu iletim hattının yapılmasında aciliyet bulunduğu, Ülke kaynaklarının sınırlı olduğu ve enerji ihtiyacının arttığı gözetilerek üretim santralinin ürettiği enerjinin sisteme bağlantısının zorunlu olduğu sonucuna varıldığından, iletim hattının bir an önce yapılabilmesi maksadıyla taşınmaza el konulmasına imkan veren dava konusu Cumhurbaşkanı kararında da hukuka aykırılık görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVANIN REDDİNE, <br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine,<br>4. Varsa posta avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,<br>5. 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 04/04/2023 tarihinde, davanın kamu yararı kararına ilişkin kısmı yönünden oyçokluğuyla, acele kamulaştırma kararına ilişkin kısmı yönünden ise oybirliğiyle karar verildi. <br><br><br>(X) KARŞI OY :<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun "Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili" başlıklı 10. maddesinde; kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idarenin 7. maddeye göre topladığı bilgi ve belgelerle 8'inci madde uyarınca yaptırmış olduğu bedel tespiti ve bu husustaki diğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeye ekleyerek taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat edeceği ve kamulaştırma bedelinin peşin veya Kamulaştırma Kanununun 3'üncü maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitle ödenmesi karşılığında idare adına tesciline karar verilmesini isteyeceği, mahkemenin, idarenin başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün sonrası için belirlediği duruşma gününü, dava dilekçesi ve idare tarafından verilen belgelerin birer örneği de eklenerek taşınmaz malın malikine meşruhatlı davetiye ile veya idarece yapılan araştırmalar sonucunda adresleri bulunamayanlara, 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 28. maddesi gereğince ilan yoluyla tebligat suretiyle bildirerek duruşmaya katılmaya çağıracağı hükme bağlanmış; aynı Kanunun "Dava hakkı" başlıklı 14. maddesinde ise; kamulaştırmaya konu taşınmaz malın maliki tarafından 10. madde gereğince mahkemece yapılan tebligat gününden, kendilerine tebligat yapılamayanlara tebligat yerine geçmek üzere mahkemece gazete ile yapılan ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal ve maddi hatalara karşı da adli yargıda düzeltim davası açılabileceği kuralına yer verilmiştir.<br>Kamu yararı kararı alınması ve bu kararların onaylanmasına ilişkin işlemler kamulaştırma işlemine hazırlık niteliğinde işlemler olup kesin ve yürütülebilirlik vasfını taşımadıklarından, tek başına idari davaya konu edilmeleri mümkün değildir. İdarenin, Asliye Hukuk Mahkemesinde açacağı bedel tespit ve tescil davasıyla birlikte kamulaştırma işlemini gerçekleştirmek konusundaki iradesini açıkça ortaya koyması ve kamulaştırma işlemi ile ilgili uygulamaya geçmesi halinde söz konusu işlemler yürütülebilirlik niteliğine haiz işlem olma vasfını kazanmaktadır. <br>Uyuşmazlıkta; dava konusu Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Yönetim Kurulunun … tarihli ve … sayılı kararıyla alınan kamu yararı kararına ilişkin işlemin kesin ve yürütülebilir nitelikte olmadığı, bu nedenle, davanın kamu yararına ilişkin kısmı yönünden incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararının anılan kısmına katılmıyorum. </font></p></body></html>

kamulaştırma