<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/1576 E.  ,  2023/4956 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2021/1576<br>Karar No : 2023/4956 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1) … Büyükşehir Belediye Başkanlığı/…<br>VEKİLİ : Av. …<br> 2) … Belediye Başkanlığı/…<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem : İstanbul İli, Sultanbeyli İlçesi, … parsel sayılı taşınmazın yol alanına alınmasına ilişkin … tarihli, … sayılı belediye meclisi kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu parselin 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi doğrultusunda Sultanbeyli Belediye Başkanlığı adına tescil edildiği, davacının söz konusu parselde fiili kullanımı olduğuna ilişkin bir iddiasının bulunmadığı, halihazırda malik olmayan ve malik olup olmayacağı da henüz belli olmayan davacının dava konusu imar planının iptal edilmesine yönelik talebinde güncel ve meşru bir menfaatin bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının dosyaya sunulmuş tapu kaydının bulunduğu, 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca davalı idare adına tescil edilen taşınmazların fiili zilyetlere ve evvelki tapu maliklerine devredilmesi gerektiği, davacının bu nedenle kanundan doğan devralma hakkının bulunduğu, söz konusu araziler için en fazla %40 oranında kesinti yapılabilecekken dava konusu işlemle birlikte parselin yol olarak belirlendiği, böylelikle devralma hakkının tanınmadığı ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : <br>İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbiri bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. <br>Sultanbeyli Belediye Başkanlığı tarafından; savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY : <br><br>Uyuşmazlık konusu parsele ilişkin 17.05.2019 tarihinde imar durum bilgisi talep eden davacıya Sultanbeyli Belediye Başkanlığı tarafından verilen … tarihli, … sayılı cevapta söz konusu parselin İstanbul Büyükşehir Belediyesinin … tarihli, … sayılı meclis kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde yolda kaldığının bildirilmesi üzerine, davacı tarafından imar planı değişikliğinin iptali ve söz konusu parselin yapılaşmaya elverişli hale getirilmesi talebiyle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına yapılan başvurunun 60 günlük süre içerisinde cevap verilmeyerek reddi üzerine dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar iptal davası olarak tanımlanmıştır.<br>Aynı Kanunun 14. maddesinin 3. fıkrasında; dilekçelerin Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3 ve 5'inci maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırayla inceleneceği belirtilmiş, aynı maddenin 6. fıkrasında; yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı düzenlenmiş, 15. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, dilekçelerde 14. maddenin 3/c bendine aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.<br> 7143 sayılı Vergi Ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında; ''26/9/2011 tarihli ve 2011/2266 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli kroki ile sınırları gösterilen alanda bulunan ve iyileştirme, yenileme ve dönüşüm uygulamaları kapsamında bulunan taşınmazlar bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla iyileştirme, yenileme ve dönüşüm uygulamaları yapılarak fiili kullanıcılara devredilmek üzere talebi halinde tapuda ayni ve şahsi haklar ile temlik hakkını kısıtlayan veya yasaklayan şerhe ilişkin muvafakat aranmaksızın Sultanbeyli Belediyesi adına tescil edilir. Bu taşınmazlarla birlikte daha önce bu kapsamda Maliye Bakanlığınca Belediyeye devredilen taşınmazlar, zilyetleri veya fiili kullanıcıları tespit edilmek ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle 21/6/1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun ek 4 üncü maddesi hükümlerine göre kadastrosu yapılarak Belediye adına tescil edilir.'' hükmü ile 3. fıkrasında; ''Bu madde kapsamında kalan taşınmazlardan; fiili kullanımı bulunan tapu maliklerine fiilen kullandıkları alanlar, Belediyeye devredilen hisselerinden yüzde kırk oranında kesinti yapılmak suretiyle, fiilen kullanımı bulunmayan veya kullandığı alandan fazla hisseye sahip olan tapu maliklerine ise, Belediyeye devredilen hisselerinden yüzde kırk oranında kesinti yapılmak suretiyle öncelikle kullanıcısı olmayan parseller tam ve/veya hisseli olarak Belediyece bedelsiz olarak doğrudan devredilir. Bu alanların yetmemesi halinde kalan hisseler hakkında 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun acele kamulaştırmaya ilişkin hükümleri uygulanır. Bu yerlerden 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesine göre bir daha kesinti yapılmaz. Uygulama sonucunda tahsil edilen bedellerden Hazine payına isabet eden tutar kamulaştırma için yapılan masraflar düşüldükten sonra ilgili Hazine hesaplarına aktarılır.'' <br>7143 sayılı Yasanın belirtilen hükmü uyarınca, krokide sınırları belirtilen alanda bulunan taşınmazların Sultanbeyli Belediyesi adına tescil edileceği, tescil sonrası gereken işlemlerin yapılması suretiyle fiili kullanımı bulunan tapu maliklerine fiilen kullandıkları alanların, fiilen kullanımı bulunmayan tapu maliklerine ise Belediyeye devredilen hisselerinden yüzde kırk oranında kesinti yapılarak bedel alınmadan doğrudan devredileceği sonucuna ulaşılmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri de yargı mercilerine bırakılmıştır. <br>İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani davacının kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir. Aksi halde, kişilerin kendisine etkisi bulunmayan, menfaatlerini ihlal etmeyen idari işlemler hakkında da iptal davası açma hakkı doğar ve bu durum idarenin işleyişini olumsuz etkiler.<br>Davacının kişisel menfaatinin ihlal edilip edilmediğinin saptanabilmesi için ise hukukî düzlemde menfaatinin ne olduğunun ve bu menfaatin dava konusu işlemle bağlantısının açıkça ortaya konulması gerekmektedir. <br>Bu nedenle, davacının kişisel menfaatinin varlığı, mülkiyet hakkıyla bağlantılı bir biçimde mahkemeye erişim hakkı göz önünde bulundurularak değerlendirilmelidir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, mülkiyet kavramının kapsamını yorumlarken, kişinin en azından bir mülkiyet hakkından etkili olarak faydalanmak için meşru bir beklentisinin olmasını ve bu meşru beklentinin ulusal hukuk bağlamında bir zemininin bulunmasını aramaktadır (Bu yönde oluşan içtihat için bkz. Marckx – Belçika, 13 Haziran 1979 kararı, Seri no. 31, s. 23, § 50; Liechtenstein Prensi II. Hans-Adam – Almanya [BD], no. 42527/98, § 83, AİHM 2001-VIII; ve Kopecky – Slovakya [BD], no. 44912/98, § 35, AİHM 2004). Davacının, meşru bir beklenti içinde ve kanuni temeli bulunan bir menfaatinin bulunması halinde, bu menfaati etkileyen idari işlemlere karşı davacı olma, bir başka ifadeyle adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkının bulunduğu söylenebilecektir.<br>Uyuşmazlıkta, davacı tarafından dosyaya sunulan 10.11.2017 tarihli tapu senedinde dava konusu imar planı değişikliğine konu olan parselin davacı adına kayıtlı olduğu görülmekteyken, 25.06.2018 tarihinde re'sen kamulaştırmasız el koyma suretiyle tescil açıklamasıyla davalı ilçe belediyesi adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. ... İdare Mahkemesinin … tarihli, E:… sayılı ilk incelemeye esas ara kararına davalı Sultanbeyli Belediye Başkanlığı tarafından verilen 20.09.2019 tarihli cevapta ise, 7143 sayılı Yasanın yukarıda anılan hükmü uyarınca Sultanbeyli Belediye Başkanlığı adına tescil edilen taşınmazların daha sonra hak sahiplerine verileceği, fiili kullanımı olan eski hissedarlara yer tahsisi yapılacağı, fiili kullanımı olmayan hissedarlara da mümkün olması halinde yer tahsisi mümkün olmaması halinde acele kamulaştırma işlemi uygulanacağı belirtilmektedir. Mevzuubahis kanun hükmünde hem taşınmazlara ilişkin fiili kullanımı bulunanlara hem de fiili kullanımı bulunmayanlara dair düzenlemeye yer verildiği de dikkate alındığında, davacının söz konusu parselin maliki olma hususunda meşru bir beklentisinin bulunduğu, bu beklentinin de ulusal mevzuat kapsamında düzenlendiği, fiili kullanıma ilişkin bir tespitin bulunmamasının bu beklentiyi bertaraf etmeyeceği ve nihai olarak güncel ve kişisel bir menfaatinin bulunduğu görülmektedir.<br>Bu durumda, davacı ile imar planı arasında menfaat bağının, bu haliyle davacının dava açma ehliyetinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, işin esasının incelenmesi gerekirken, davanın ehliyet yönünden reddine yönelik mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/05/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>

kamulaştırma