<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/2898 E.  ,  2023/5020 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2022/2898<br>Karar No : 2023/5020<br><br>DAVACI : …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVALILAR : 1- … - …<br> 2- … Bakanlığı - …<br>VEKİLLERİ : Av. …<br> <br>MÜDAHİL (DAVALILAR YANINDA): …Belediye Başkanlığı - …<br> <br>DAVANIN KONUSU : Mardin ili, Yeşilli ilçesi, …ve … mahalleleri sınırları içerisinde yer alan ve büyük kısmı imar mevzuatına aykırı olarak inşa edilmiş olan 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamındaki ekli kroki ve listede sınır ve koordinatları gösterilen özel mülkiyete konu taşınmazların, üzerlerindeki yapılarla birlikte, afet riskinin bertarafı, sağlıklı ve güvenli yaşam alanlarının oluşturulabilmesi amacıyla Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 05/02/2022 tarih ve 31741 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 04/02/2022 tarih ve 5180 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, "Mardin ili, Yeşilli ilçesi, … Mahallesi, … ada, … ve …sayılı parseller" yönünden iptali istenilmektedir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmayan dava dilekçesinin, aynı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi gereğince incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br><br>İLGİLİ MEVZUAT: <br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari davaların açılması" başlıklı 3, maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde; dava dilekçelerinde davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği; 14. maddesinin üçüncü fıkrasında, dilekçelerin sırayla a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği belirtilmiş; 15. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde, dilekçelerde 14. maddenin 3/g bendine aykırılık görülmesi halinde otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde düzenlemek veya noksanları tamamlamak üzere, yahut 14. maddenin 3/c bendinde yazılı hallerde, ehliyetli olan şahsın avukat olmayan vekili tarafından dava açılmış ise otuz gün içinde bizzat veya bir avukat vasıtasıyla dava açılmak üzere dilekçelerin reddedileceği hükme bağlanmıştır.<br>Anılan Kanun'un 3. maddesinde; 1. "İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır.<br>2. Dilekçelerde;<br>a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,<br>b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller,<br>c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi,<br>d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar,<br>e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası, gösterilir. <br>3. Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine eklenir. <br> Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur." kuralı yer almaktadır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>İdari yargılama usulünde geçerli olan re'sen araştırma ve yazılılık ilkeleri gereği dava dilekçelerinin, 2577 sayılı Kanun'da belirtilen şekil kurallarına uygun bir biçimde ve yargılamanın gerektirdiği bilgileri içerecek nitelikte düzenlenmesi gerekmektedir. Bunu sağlamak için, dava dilekçelerinde; dava konusu edilen işlemlerin ve dava sebeplerinin, başka bir ifadeyle, idari işlemin içerdiği iddia edilen hukuka aykırılığın dayandığı hukuk kurallarının açık ve net bir biçimde somut olarak belirtilmesi şarttır. Ayrıca birden fazla işlemin davaya konu edilmesi ya da bir işlemin birden fazla madde, fıkra veya bendinin iptalinin istenilmesi halinde söz konusu işlemler ve bu işlemlerin hangi madde veya fıkralarının iptalinin istenildiğinin tek tek sayılmak suretiyle belirtilmesi de yukarıda alıntısı yapılan düzenlemeler ile idari yargılama usulü ilkelerinin bir gereğidir.<br> İdari yargılama usulü ilkeleri uyarınca, idari yargı merciilerinin taleple bağlı olarak hukuka uygunluk denetimi yapmaları nedeniyle ilgililerce dava dilekçelerinde davanın konusunun hiçbir tereddüde mahal bırakmaksızın açık ve net olarak ortaya konulması gerekmektedir. Bununla birlikte, yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç olup, her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri yargı mercilerine bırakılmıştır.<br> Dosyanın incelenmesinden, davanın ilk olarak Dairemizin 2022/1593 esasına kayıtlı olarak, 04/02/2022 tarih ve 5180 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali için farklı parsellerin maliki olan birden çok davacı tarafından açıldığı, Dairemizin 09/03/2022 tarihli, 2022/2869 sayılı kararıyla, "...mezkur taşınmazların hepsinde davacıların tamamının malik olmadığı, davacıların bir kısmının ayrı ayrı hissedar olarak veya müstakil olarak farklı taşınmazların maliki oldukları...dava dilekçesinin 2577 sayılı Yasa'nın 3. ve 5. maddesine uygun düzenlenmediğinin anlaşıldığı" gerekçesiyle dilekçe ret kararı verildiği, davacı ...'ın da dilekçe ret kararında yer alan davacılar arasında olduğu ve bakılmakta olan davanın dilekçe ret kararı üzerine yenilenen dava olduğu anlaşılmaktadır. Ancak,18/04/2022 tarihli dava dilekçesinde, dava konusu işlemin, davacı ...'ın mirasçısı olduğu Mardin ili, Yeşilli ilçesi, …Mahallesi, … ada, … ve … sayılı parselleri de kapsaması nedeniyle açıldığının belirtildiği, Yeşilli Belediye Başkanlığı'nın 16/01/2023 tarihli savunma dilekçesinde, anılan parsellerin malikinin başka bir şahıs olduğu, davacı …'ın sahip olduğu taşınmazın ise, "… Mahallesi, … ada, … sayılı parsel" olduğunun bildirilmesi üzerine; dava konusu taşınmazın ya da taşınmazların ada ve parsel numaralarının açık olarak belirtilmesinin ara kararı yapılmak suretiyle iki kez istenildiği halde, davacı tarafından ara kararlarına cevap verilmediği görülmektedir.<br> Bu durumda, davacı tarafından 04/02/2022 tarih ve 5180 sayılı Cumhurbaşkanı kararının hangi parselde yer alan taşınmaza yönelik kısmının iptalinin istenildiğinin belirtildiği, bu parsele ilişkin tapu kaydının da eklendiği, 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle açılması gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesi hükümlerine uygun olmayan dava dilekçesinin aynı Kanun'un 15. maddesinin 1/d bendi gereğince, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde yeniden dava açılmak üzere reddine,<br>2.Yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususunun davacıya duyurulmasına,<br>3. Yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>4. Dava dilekçesi örneği ve eklerinin davacıya gönderilmesine,<br>5.Artan posta ücreti avansı ile kullanılmayan yürütmenin durdurulması harcının ise istemleri halinde davacıya iade edilmesine, 23/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. <br><br><br>KARŞI OY (X):<br>Dosyanın incelenmesinden; davacıya ait taşınmazın da içinde bulunduğu alanın 26/09/2016 tarihli, 2016/9283 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile riskli alan ilan edildiği, riskli alanda 6306 sayılı Kanun kapsamında uzlaşma sağlanamayan taşınmazların … tarihli , … sayılı makam oluru ile üzerindeki yapılarla birlikte kamulaştırılmasında kamu yararı olduğuna karar verildiği, sonrasında da dava konusu acele kamulaştırmaya ilişkin 04/02/2022 tarih ve 5180 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının alındığı, ancak "Riskli Alan" ilanına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 16/12/2021 tarihli, E:2021/3373 K:20213109 sayılı kararıyla iptal edildiği görüldüğünden, usul ekonomisi gereği, uyuşmazlığa konu taşınmazın da içerisinde bulunduğu alanın 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında, afet riskinin bertarafı, sağlıklı ve güvenli yaşam alanlarının oluşturulması amacıyla Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararının davacıya ait taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılan davada, dosyanın esasının incelenmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.</font></p></body></html>

kamulaştırma