<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/2179 E. , 2023/4381 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2023/2179<br>Karar No : 2023/4381 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>DİĞER DAVALI : ... Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... <br> 2- ... <br>VEKİLLERİ : Av. ... <br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Mersin ili, Yenişehir ilçesi, ... Köyü ... ada ... parsel sayılı taşınmazın imar planında otopark alanı olarak ayrıldığı ancak uzun zamandır kamulaştırma işlemi yapılmayarak mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden bahisle kamulaştırmasız el atma bedeli olarak 2.000.000,00-TL'nin dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istenilmiştir. <br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda, dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek, dava konusu taşınmazın fiilen otopark, yol ve trafo alanı olarak kullanıldığının sabit olduğu, bu durumda, bir bütün olan taşınmazın tamamı açısından fiili el atmanın varlığının kabul edilerek değerlendirmenin bu şekilde yapılması gerektiği, dolayısıyla fiili el atmadan doğan zararın tazminine yönelik açılan davanın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerlerinin görevli olduğu gerekçesiyle görev bakımından davanın reddi, yargılama giderleri yönünden ise; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331. maddesinin 2. bendi uyarınca şimdilik bağlayıcı hüküm kurulmasına yer olmadığına; adli yargı yerinde dava yenilenmediği takdirde, davacı tarafından karşılanan 2.955,80-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.550,00-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine, davaya adli yargı yerinde devam edilmesi halinde ise; (vekalet ücreti dahil) tüm yargılama giderleri hakkında hüküm kurmaya adli mahkeme görevli hale geleceğinden 3. maddenin (a) ve (b) fıkralarındaki hükümlerin geçerli olmayacağına, karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1. maddesine 26.11.2022 tarih ve 32025 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanunun 3. maddesiyle "Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür." hükmünün eklendiği, anılan yeni düzenleme uyarınca, uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin olarak açılacak davaların adli yargıda görülmesi gerektiği, imar planındaki düzenleme nedeniyle mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin olan bu davada da adli yargı yerinin görevli olduğu, bununla birlikte, kamulaştırmasız el atmadan dolayı davacılar yönünden zararının halen giderilmediği de göz önüne alınarak, sonradan yürürlüğe giren yasalar gereği yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasının mevzuata, hakkaniyete ve adalete aykırı olacağı sonucuna varılarak davanın görev yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun belirtilen değişik gerekçe ile reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Fiili el atma ile hukuki el atma durumlarının iç içe geçtiği durumlarda görevli yargı yolunun Uyuşmazlık Mahkemesi içtihatları uyarınca adli yargı olduğu, dava konusu taşınmazda kısmen fiili el atmanın mevcut olması sebebiyle davanın adli yargıda görülmesi gerektiği, bu durumda yargılama giderlerinin tamamının davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davalı idareye yüklenmesinin hukuka aykırı olduğu, öte yandan davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin de hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ... 'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Mersin ili, Yenişehir ilçesi, ... Köyü ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın imar planında otopark alanı olarak ayrıldığı ancak uzun zamandır kamulaştırma işlemi yapılmayarak mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden bahisle kamulaştırmasız el atma bedeli olarak 2.000.000,00-TL'nin dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun Ek 1. maddesinde; "Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır." hükmü yer almaktadır. <br>2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun ''İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı'' başlıklı 2. maddesinin değişik 1. numaralı bendinde; ''a) İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.'' idari dava türleri olarak sayılmıştır.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesinin 3. fıkrasının 3. bendinde, dava dilekçelerinin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, 3 ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; aynı Kanunun 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ise; adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların görev yönünde reddine karar verileceği belirtilmiştir. <br>20/11/2021 tarihli, 31665 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin; Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar davanın nakli, davanın açılmamış sayılması, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez.'' düzenlemesine yer verilmiştir. <br> <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Uyuşmazlıkta öncelikle dava konusu taşınmaz üzerindeki el atmanın niteliğinin tespiti gerekmektedir. Taşınmaza fiili ya da hukuki olarak el atılması durumunda gerek yargı yolu gerekse yargı yolunda yapılacak değerlendirmeler farklılık arzetmektedir.<br> Taşınmaza idare tarafından fiili olarak el atılmış olması halinde görevli yargı yolunun belirlenmesine ilişkin Uyuşmazlık Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararında;<br> "Belediyelerin 3194 sayılı imar Kanunu 8. maddesi ve 18. maddesinin verdiği yetki ile arazi ve arsalar üzerinde imar planlarının hazırlanması ve yürürlüğe konulması, arazi ve arsa düzenlemesi gibi faaliyetleri kapsamında yaptıkları imar planlarından kaynaklanan işlemlerin tek yanlı ve kamu gücüne dayanan irade açıklamaları ile tesis edilen genel ve düzenleyici işlemler olduğu bu yönü ile de idari eylem ve işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargı yerlerinde çözümlenmesi gerektiği tartışmasızdır.<br> Buna karşılık, Belediyece, Kamulaştırma Kanunu’nda öngörülen usul ve yöntemlere uygun idari nitelikte uygulama işlemleri yapılmaksızın, dava konusu taşınmazın bir kısmına fiilen el atması karşısında, idarenin bu eyleminin kamulaştırmasız el atma niteliğini taşıdığı açıktır.<br> Öte yandan, İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımı sırasında kişilere verdiği zararların tazmini istemiyle açılacak davaların görüm ve çözümünün, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacak tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi bir ayni hakka müdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı veya plan ve projeye aykırı iş görüldüğü iddiasıyla açılacak müdahalenin men’i ve meydana gelen zararın tazmini davalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinde çözümleneceği, yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.<br> Nitekim, yukarıda belirtilen genel kabul doğrultusundaki Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/02/1959 günlü, E:1958/17, K:1959/15 sayılı kararının III. bölümünde, “İstimlaksiz el atma halinde amme teşekkülü İstimlak Kanununa uygun hareket etmeden ferdin malını elinden almış olması sebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan dava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyete tecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesi içindedir.” gerekçesine yer verilmiştir. <br> Dosyanın incelenmesinden, dava konusu taşınmazın 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında "Otopark, Yol ve Trafo Alanı" olarak belirlendiği ve gerek davalı idarelerin beyanından gerekse mahallinde yaptırılan keşif bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporundan, uyuşmazlık konusu parselin otopark, yol ve trafo yapılmak suretiyle fiilen kullanıldığı anlaşılmaktadır.<br> Bu durumda, uyuşmazlığa konu taşınmazın tamamı açısından fiili el atmanın varlığı kabul edilerek değerlendirmenin bu şekilde yapılması gerekmektedir. Fiili el atmadan doğan zararın tazminine yönelik davanın ise özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerleri görevli olacaktır.<br> Bu itibarla, uyuşmazlığa konusu taşınmazın üzerinde fiili el atma söz konusu olduğundan, taşınmaza idarenin fiili müdahalesinden kaynaklanan zararın tazmini isteminin görüm ve çözüm yetkisi adli yargıya ait olduğundan, bakılan davanın bu gerekçe ile görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın görev yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yapılan istinaf isteminin olayda uygulanmasına imkan bulunmayan, 7421 sayılı Kanunun 3. maddesi ile 2942 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinde hukuki el atma davalarına yönelik olarak yapılan değişikliğe istinaden değişik gerekçe ile reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br>Öte yandan bozmaya uyularak taşınmazın üzerinde fiili el atma bulunduğu gerekçesiyle yeniden verilecek kararda vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin, taşınmaza fiilen el atıldığı halde, adli yargı yerine idari yargıda dava açan davacılar üzerinde bırakılacağı tabiidir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,<br>2.Davanın görev yönünden reddine ilişkin mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen değişik gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 03/05/2023 tarihinde kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi. <br></font></p></body></html>
kamulaştırma