<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/6158 E.  ,  2023/4135 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C. <br>D A N I Ş T A Y <br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2021/6158 <br>Karar No : 2023/4135 <br> <br>DAVACI : ... <br>VEKİLLERİ : Av. ... <br> Av. ... <br> <br>DAVALILAR :1- .... <br>VEKİLİ : Av. ... <br> 2- ... Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ... <br> <br>DAVANIN KONUSU : Niğde İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın, Niğde İli, Merkez İlçe sınırları içerisinde 03/03/2020 tarihli ve 2219 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile ilan edilen yenileme alanı kapsamında yürütülen kentsel yenileme projesi kapsamında Niğde Belediye Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 30/01/2021 tarihli ve 31380 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 29/01/2021 tarih ve 3466 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istenilmektedir. <br> <br>DAVACININ İDDİALARI : Acele kamulaştırmaya ilişkin dava konusu Cumhurbaşkanı kararına dayanak yapılan 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Kanununda acele kamulaştırma prosedürünün öngörülmediği, Niğde Belediye Başkanlığı tarafından yenileme alanı ilanına ilişkin bir ön karar alınmadan Cumhurbaşkanı tarafından doğrudan yenileme alanı ilanına ilişkin karar alındığı, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde belirtilen acele kamulaştırma şartlarının oluşmadığı ileri sürülmüştür. <br> <br>... NIN SAVUNMASI : Davada süre aşımı bulunduğu, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi dikkate alındığında acele kamulaştırma işleminin sebep unsuru bakımından Cumhurbaşkanına takdir yetkisi verildiği, başka bir deyişle, idarelerce yapılacak hizmet ve yatırımların gerektirdiği kamulaştırmaların aceleliğine karar verme yetkisinin Cumhurbaşkanına bırakıldığı, dava konusu acele kamulaştırma kararının kanuna ve mevzuata uygun olduğu savunulmuştur. <br> <br>... BELEDİYE BAŞKANLIĞININ SAVUNMASI : Davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği, dava konusu işlemin kapsamında olan yenileme alanının tamamının 1. derece arkeolojik sit, 3. derece arkeolojik sit ve kentsel sit alanı olması sebebiyle içerisinde bir çok tarihi eser bulunduğu, Niğde Kalesi ve çevresinde bulunan tarihi eserlerin bakımsız kaldığı ve çevresindeki çarpık, köhne ve eski yapılaşmaların söz konusu bölgenin korunmasına ve yaşatılmasına zarar verdiği, yenileme alanının belirlenmesi hususunda analiz ve gerekçe raporları sonrasında Niğde Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararının alındığı, daha sonrasında ise taşınmazın da bulunduğu alanın 04.03.2020 tarihli, 31058 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 03.03.2020 tarihli, 2219 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla yenileme alanı olarak ilan edildiği, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka uygun olduğu ve kamu yararı amacıyla tesis edildiği savunulmuştur. <br> <br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir. <br> <br>DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, Niğde İli, Merkez İlçe sınırları içerisinde 03/03/2020 günlü, 2219 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile ilan edilen yenileme alanı kapsamında bulunan taşınmazların, yürütülen kentsel yenileme projesi kapsamında Niğde Belediye Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 30/01/2021 günlü, 31380 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 29/01/2021 günlü, 3466 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının, ... Mahallesi, ...ada, ...parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır. <br> Davalı idarelerin süre itirazı yerinde görülmemiştir. <br> Anayasa'nın 13. ve 35. madde hükümleri uyarınca mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak yasayla sınırlandırılması mümkündür. Ancak buna ilişkin düzenlemeler öncelikle kamu yararına dayanmalıdır. Ülkemizin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolüyle de mülkiyet hakkı bir insan hakkı olarak kabul edilmiş ve bu hakkın orantılılık ilkesi çerçevesinde kamu yararı gözetilerek sınırlandırılabileceği ifade edilmiştir. Buna göre, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması (mülkiyetin el değiştirmesi) kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır. Bu çerçevede, 2942 sayılı Yasanın 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Bu koşullardan ikisi Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olması halleri şeklinde açıkça sayılmak suretiyle üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasının gerçekleştirilmesi amacıyla acele kamulaştırma yoluna gidilebileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda üçüncü koşul olan aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilebilmesi için de kamu yararı ve kamu düzenine ilişkin olma halinin maddede yer alan diğer iki koşula paralel nitelik taşıması gerekmektedir. <br>5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanunun 2. ve 4. madde hükümleri ile yenileme alanlarında kamulaştırma yapılabileceği öngörülmüş olduğundan, anılan Yasa uyarınca yapılacak olan kamulaştırmalarda 2942 sayılı Yasanın acele kamulaştırmayı düzenleyen 27. maddesi hükmünün de uygulanabileceği açıktır. <br>Buna göre, 5366 sayılı Yasa uyarınca bir bölgenin yenileme alanı olarak belirlenmesi tek başına acele kamulaştırma yapılmasına gerekçe teşkil etmeyeceğinden, yenileme projelerinin uygulanmasında öncelikle anlaşma yoluna gidilmesi, anlaşma sağlanamayan durumlarda kamulaştırma yapılması ve bu halde de kamulaştırmanın 2942 sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca gerçekleştirilebilmesi için acele kamulaştırma prosedürünün uygulanabilme koşullarının gerçekleşmiş olması gerekmektedir. <br> Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa konu taşınmazın da bulunduğu, arkeolojik sit ve kentsel sit alanı olarak belirlenen bölgenin 03/03/2020 günlü, 2219 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile ilan edilen yenileme alanında kaldığı, Niğde Belediye Meclisinin ... günlü, ... sayılı kararıyla, proje aşamasında sürecin yavaşlamaması için, alanda yer alan ve karar ekinde belirtilen parsellerin acele kamulaştırılmasının yapılabilmesi için karar alınmasına karar verildiği, Niğde Belediye Encümeninin ... günlü, ... sayılı kararıyla acele kamulaştırmanın uygun olduğu yolunda alınan karar uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yapılan başvuru sonucunda da dava konusu acele kamulaştırma kararının alındığı, Danıştay Altıncı Dairesi'nin bakılmakta olan dosya ve E:2021/5780 sayısına kayıtlı dava dosyası nedeniyle alınan ara kararlarına davalı idareler tarafından verilen yanıtlarda, dava konusu acele kamulaştırma işleminin dayanağı olarak Kayseri Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanmış imar planının sunulduğu, buna göre uyuşmazlığa konu taşınmazın imar planında bitişik nizam üç kat ticaret alanında kaldığının belirtildiği, acele kamulaştırmanın dayanağı onaylı proje ve kamu yararı kararına ilişkin bilgi ve belge sunulmadığının görüldüğü; acele kamulaştırma kararı alınması sürecinde kentsel yenileme projesinin Koruma Kurulunca incelenme aşamasında olduğu, normal kamulaştırma işlemleri kapsamında bazı hak sahipleri ile uzlaşma yoluna gidildiği, ancak büyük çoğunlukla uzlaşmanın sağlanamadığı, sürecin yavaşlamaması için acele kamulaştırma yoluna gidildiğinin beyan edildiği anlaşılmaktadır. <br> Sit alanlarında bölgeye ilişkin koruma amaçlı imar planları ile belirlenen kullanım kararları doğrultusunda uygulama yapılması mümkün olup, bu alanlarda 5366 sayılı Kanunun uygulanması suretiyle yenileme alanı ilan edilmesi durumunda da, bölgeye ilişkin koruma amaçlı imar planı varsa bu plan doğrultusunda, yoksa koruma amaçlı imar planı yapılarak buna uygun olarak yenileme projelerinin hazırlanması ve söz konusu projeler ve koruma amaçlı imar planlarında öngörülen kullanım kararları doğrultusunda kamulaştırma işlemi de dahil olmak üzere uygulama işlemlerinin tesis edilmesi gerektiği açıktır. <br> Danıştay Altıncı Dairesi'nce verilen 24/03/2022 günlü, E:2021/6158 sayılı, dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu taşınmaz yönünden yürütmesinin durdurulmasına ilişkin karardan sonra davalı Niğde Belediye Başkanlığı tarafından verilen dilekçede, dava konusu acele kamulaştırma kararının dayanağının 1996 yılında Nevşehir Kültür Varlıklarını Koruma Kurulunca onaylanan özel plan (koruma planı) olduğu, Kayseri Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarihli,... sayılı kararıyla bu planın revizyonunun onaylandığı, onaylanmış 1996 tarihli plan nedeniyle 2942 sayılı yasanın 6/son maddesi uyarınca ayrıca bir kamu yararı kararı alınmayarak kamulaştırma işlemlerine başlanıldığını gösteren ... günlü, ... sayılı belediye meclis kararı ile ... günlü, ... sayılı belediye encümen kararının alındığı belirtilmiştir. <br>Olayda, Niğde Belediye Başkanlığınca sözü edilen 1996 tarihli planın bölgenin yenileme alanı olarak ilanından önceki tarihli olduğu, bölgenin yenileme alanı olarak belirlenmesinden sonra planda revizyon yapıldığı ve hazırlanan 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı, 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve Plan Açıklama Raporunun ... günlü, ... sayılı Kayseri Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Kararı ile uygun bulunduğu, anılan planlara dayanılarak hazırlanan Kentsel Tasarım Projesinin Kayseri Kültür Varlıklarını Koruma Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararıyla onaylandığı, dolayısıyla anılan plan ve projeler uyarınca uygulamaların gerçekleştirildiği anlaşılmakla, 1996 tarihli planın dava konusu işlemin dayanağı olarak kabulüne olanak bulunmamaktadır. Diğer taraftan, Kayseri Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 29.07.2021 tarihli kararı ile uygun bulunan koruma amaçlı imar planının ve 04/02/2022 tarihli kentsel tasarım projesinin dava konusu acele kamulaştırma kararından sonra onaylanmış olması nedeniyle, anılan planların ve projenin de dava konusu işlemin dayanağı olamayacağı açıktır. <br>Bu durumda, uyuşmazlığa konu taşınmazı da kapsayan alanın yenileme alanı olarak belirlenmesinin tek başına acele kamulaştırma yapılmasına gerekçe teşkil etmeyeceği, bölgeye ilişkin koruma amaçlı imar planı ve projeler onaylanmaksızın dava konusu işlemin tesis edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, diğer taraftan, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde öngörülen acele kamulaştırma prosedürünün uygulanabilmesi için gerekli olan olağanüstü durumların ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının da somut olarak ortaya konulamadığı sonucuna varılmıştır. <br>Davalı Niğde Belediye Başkanlığınca verilen 12.09.2022 tarihli dilekçe ile Niğde İli, Merkez İlçesi, Alaaddin, Balhasan, Kale, Eskisaray, Songur, Burhan Mahalleleri Riskli Alanı Kentsel Dönüşüm Projesi ön muvafakat senedinin 05.09.2022 tarihinde davacı tarafından imzalanması nedeniyle davanın konusunun kalmadığı belirtilmiştir. Anılan senedin, kentsel dönüşüm alanı sınırları içerisinde belirlenen hak sahiplerinin taşınmazlarının karşılığını talep etmesi, belediye tarafından aynı alanda üretilecek olan ticari konutlardan talep etmesi durumunda anlaşma koşullarını kapsadığı, senedin 6.9. maddesinde, senedin sözleşme olmayıp taraflar arası ön anlaşmayı gösterdiği, devir/satış sözleşmesi yerine geçmediği, hak sahibinin belediye tarafından belirlenecek takvime göre "gayrimenkul devir" sözleşmesini ayrıca imzalayacağı, 6.10. maddesinde de, hak sahibinin taşınmazını takyidatsız/şerhsiz olarak belediyeye devredeceğini gayri kabili rücu olmak üzere kabul ve taahhüt edeceği yönünde hükümlere yer verildiği, davacının taşınmazına karşılık belirtilen ticari katlar karşılığı senedi imzaladığı, ancak senet uyarınca henüz sözleşme imzalanarak devir işlemlerinin gerçekleşmediği, senedin ön protokol niteliğinde olduğu anlaşılmakla, davanın konusuz kaldığından bahsedilemeyecektir. <br>Açıklanan nedenlerle, dava konusu 29/01/2021 günlü, 3466 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının uyuşmazlığa konu taşınmaza yönelik olarak iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. <br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br> Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 26/04/2023 tarihinde, davacı vekili Av. ...'ın ve davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı vekili Av. ...'in ve Niğde Büyükşehir Belediye Başkanlığının vekili Av. ...'ün geldikleri, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: <br> <br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br> MADDİ OLAY : <br> Dava konusu 29/01/2021 tarih ve 3466 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, Niğde İli, Merkez İlçe sınırları içerisinde 03/03/2020 tarihli ve 2219 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile ilan edilen yenileme alanı kapsamında yürütülen kentsel yenileme projesi kapsamında ekli listede bulundukları yer ile ada ve parsel numaraları belirtilen taşınmazların Niğde Belediye Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir. <br>Bakılan dava, dava konusu acele kamulaştırma kararının davacıya ait taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır. <br> <br> İLGİLİ MEVZUAT: <br> Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır. <br>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir. <br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 1. maddesinde; "Bu Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmaz malın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmaz malın geri alınmasını, idareler arasında taşınmaz malların devir işlemlerini, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler.” hükmüne ve 6. maddesinin son fırkasında; “Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur.” hükmüne, 6. maddesinde "....Cumhurbaşkanı veya bakanlıklar tarafından verilen kamu yararı kararlarının ayrıca onaylanması gerekmez. <br>Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur. Bu durumlarda yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir karar alınır." hükmüne, 27. maddesinde ise; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir. <br> 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun "Sit alanlarında geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları ile koruma amaçlı imar plânı" başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; "...Koruma bölge kurulunda görüşülen ve uygun görülen koruma plânları onaylanmak üzere ilgili idarelere gönderilir. <br> İlgili idareler, koruma amaçlı imar planını en geç iki ay içinde görüşür ve varsa değişmesini istediği hususları koruma bölge kuruluna bildirir. Koruma bölge kurulunda bu hususlar değerlendirilir ve kurul tarafından uygun görülen haliyle planlar ilgili idarelere onaylanmak üzere gönderilir. Planlar koruma bölge kurulunun uygun gördüğü şekliyle ilgili idarelerce altmış gün içinde onaylanmak zorundadır. Bu süre içinde görüşülmeyen ya da onaylanmayan planlar kesinleşerek yürürlüğe girer. Koruma amaçlı imar planının yürürlüğe girmesiyle geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları ayrıca karar almaya gerek kalmadan ortadan kalkar." hükmü yer almaktadır. <br> <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Anayasaya Aykırılık İddiasının İncelenmesi: <br> Davacı vekili Av. ... tarafından duruşma esnasında 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinin "...veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde..." cümlesinin Anayasaya aykırı olduğu yönündeki iddiası ciddi görülmemiştir. <br> Usul Yönünden: <br> Davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığının husumete ilişkin itirazı yönünden; <br> Dava konusu edilen işlemin Cumhurbaşkanlığı tarafından tesis edildiği dikkate alındığında davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığının hasım mevkiinden çıkartılması gerektiğine yönelik itirazı yerinde görülmemiştir. <br>Davanın süresinde açılmadığı iddiası bakımından; <br>İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel yasalarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir. <br>Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde olmadığından acele kamulaştırmaya ilişkin işlemlerin Anayasada yer alan bir temel hak ve özgürlük olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte bireysel işlem olması karşısında otuz gün içinde dava açılacak idarenin gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesi, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereğidir. <br>Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, bu durumda 2577 sayılı kanunun 20/A maddesinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır. <br>Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2015 tarihli, E:2014/5590, K:2015/891 sayılı ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararları da bu yöndedir. <br>Uyuşmazlıkta, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının davacıya tebliğ edildiğine dair belgenin dosyaya sunulmadığı ve davacı tarafından öğrenme tarihi üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde davanın açıldığı anlaşılmış ve davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir. <br> Esas Yönünden: <br> Özel mülkiyet hakkının korunması gereken temel insan hakları arasında öngörüldüğü, anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verildiği, bu düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahalelerin olabileceğinin öngörüldüğü, ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük yada orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir. <br>Anayasa’nın 35. maddesinin ikinci fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin Kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. <br>Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca kamulaştırma acele usulle yapılmaktadır. <br> 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılabilecek olup, kamulaştırma yapılabilmesi için ya ilgili idare tarafından kamu yararı kararının alınması, ya da onaylı imar planı veya ilgili Bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak bir hizmet olması gerekmektedir. <br>Dosyanın incelenmesinden; 03/03/2020 tarihli, 2219 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile "Niğde ili, Merkez ilçesi, Alaaaddin, Balhasan, Lale, Eskisaray, Songur ve Burhan Mahalleleri"nin içinde kaldığı alanın Kentsel Yenileme Alanı olarak ilan edildiği, proje kapsamındaki taşınmazların maliklerinin tamamıyla uzlaşma sağlanamadığından, Niğde Belediye Meclisince ... tarihli, ... sayılı kararla acele kamulaştırmaya yönelik karar alındığı, ... tarihli, ... sayılı Niğde Belediye Encümeni kararıyla da anılan kararın uygunluğuna karar verildiği, 29/01/2021 tarih ve 3466 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile '03/03/2020 tarihli, 2219 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile ilan edilen Kentsel Yenileme Alanı kapsamında', dava konusu taşınmazın da içinde yer aldığı ekli listede bulunan taşınmazların, Niğde Belediye Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verildiği, bu kararın dava konusu taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br> Dairemizin ara kararlar ile davalı idarelerden, dava konusu işlemin dayanağı olan onaylı proje, kamu yararı kararı veya imar planları ile dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasına ilişkin alınan kamulaştırma kararının bir örneğinin gönderilmesinin istenildiği ve davalı idareler tarafından ara karar gereğinin yerine getirilmemesi durumunda dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere karar verileceğinin bildirilmesine karar verildiği görülmüştür. <br>Davalı idareler tarafından sunulan savunmalarda, 03/03/2020 tarihli, 2219 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile ilan edilen yenileme alanının hem arkeolojik, hem de kentsel sit alanında kaldığı, bu nedenle yapılacak tüm uygulamaların Kayseri Koruma Kurulu'nun onayından sonra gerçekleştirileceği hususunun yer aldığı, proje alanına ilişkin Kayseri Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanmış imar planının olduğu, Niğde Belediye Başkanlığı Kentsel Tasarım Müdürlüğünce dava dosyasına sunulan ara karar cevap dilekçesi ekinde dava konusu taşınmazın Kayseri Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nca ... tarihli,... sayılı kararıyla onaylanmış imar planındaki fonksiyonunun "Bitişik nizam üç kat ticaret alanı" olduğunun bildirildiği; yine, Niğde Belediye Başkanlığı tarafından dava dosyasına sunulan ve 09/05/2022 tarihinde Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğünde kayda giren Yürütmenin Durdurulması kararına itiraz niteliğindeki dilekçede ise, söz konusu alana ilişkin olarak 1996 tarihli Koruma İmar Planı bulunduğu, Kayseri Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarihli,... sayılı kararıyla 1996 yılında yapılan ilk koruma planının revizyonunun yapıldığı, söz konusu 1996 yılından gelen koruma planının, dava konusu acele kamulaştırma kararının esas dayanağını oluşturduğu, öte yandan aynı dilekçede 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 6.maddesinin son fıkrası uyarınca "Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur. Bu durumlarda yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir karar alınır." hükmüne istinaden, söz konusu alana ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı ilgili Bölge Müdürlüğü tarafından onaylanmış koruma imar planı bulunduğundan ayrıca bir kamu yararı alınmasına gerek görülmediği bildirilmiştir. <br>Yukarıda yer verilen idarelerin savunma ve ara karar cevaplarının birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlığa konu taşınmazın acele kamulaştırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararının 29/01/2021 tarihinde tesis edildiği, acele kamulaştırmanın dayanağı onaylı projesi ve kamu yararı kararına ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı, acele kamulaştırma işleminin dayanağı olarak sunulan imar planının ise dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten sonra Kayseri Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından 29/07/2021 tarihinde uygun bulunduğu görülmektedir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 6. maddesi uyarınca, kamulaştırma kararından önce alınması zorunlu olan kamu yararı kararının acele kamulaştırma işleminin tesis edildiği tarihten sonra alınmasının dava konusu işlemi hukuka uygun hale getirmeyeceği, acele kamulaştırma işleminin tesis edildiği tarihten sonra onaylanan uygulama imar planının da kamu yararı şartını sağlamayacağı açıktır. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 10/11/2022 tarih ve 2019/1255 başvuru numaralı Tarık Yüksel kararı da aynı yöndedir. <br>Bu durumda; dava konusu işlemden sonra Kayseri Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından uygun bulunan koruma amaçlı imar planının dava konusu acele kamulaştırmanın dayanağı olamayacağı, davalı idareler tarafından da acele kamulaştırmanın dayanağı onaylı projesi ve kamu yararı kararına ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı açık olduğundan, dava konusu acele kamulaştırma işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. <br> <br> KARAR SONUCU: <br> Açıklanan nedenlerle; <br>1. Dava konusu 29/01/2021 tarih ve 3466 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının uyuşmazlığa konu taşınmaz yönünden İPTALİNE, <br>3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... -TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, <br>4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (Aynı tarifenin 22. maddesine dayanılarak vekalet ücretinin %50'si uygulanmak suretiyle) ... -TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, <br>5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, <br>6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/04/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. <br> <br> KARŞI OY (X) : <br> Dava konusu işlemde 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinin uygulanabilmesinin şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle dava konusu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum. <br></font></p></body></html>

kamulaştırma