<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/3095 E. , 2023/4099 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2022/3095<br>Karar No : 2023/4099 <br><br>DAVACI : … <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVALILAR : 1- … - …<br> 2- …Genel Müdürlüğü - …<br>VEKİLLERİ : Av. …<br><br>DAVANIN KONUSU : "Kuzey Marmara Otoyolu (3. Boğaz Köprüsü dahil)" projesi kapsamında listede yer alan taşınmazların Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 04/11/2020 tarih ve 31294 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03/11/2020 tarih ve 3165 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının, İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, …Mahallesi, … pafta, … sayılı parselde (İfrazla … parsel ve … ada, …parsel) yer alan taşınmaz yönünden iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI : Kamulaştırma ile davacının yasalara uygun yapmış olduğu fabrika binasının kullanılamaz hale geleceği, yolun çok az bir eğimle, dava konusu parselin karşı tarafında bulunan tamamen boş olan hazine parsellerine kaydırılmasının mümkün olduğu, kamulaştırma bedelinin bina bedelini de kapsaması nedeniyle kamu zararına sebebiyet verildiği, dava konusu parselin 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında “sanayi alanında” kaldığı, fabrika binasının kiraya verilmiş olması sebebiyle, kiracıların tazminat talepleri sebebiyle davacının mağduriyetinin artacağı, dava konusu işlemde kamu yararının bulunmadığı ileri sürmektedir.<br><br>DAVALILARIN SAVUNMALARI : Usul yönünden davanın süresinde açılmadığı, esas yönünden ise otoyol inşaat ve emniyet sahası ile otoyol inşaatının hizmetinde ihtiyaç duyulacak olan şantiye sahası, otoyol bakım hizmetleri sahası, malzeme ocak sahası, plent ve döküm sahası gibi sahaların tesisi amacıyla acele kamulaştırma kararının alındığı, projenin nüfus ve trafik yoğunluğunun en fazla olduğu bölgeye hizmet vereceği, projenin hayata geçirilmesinde üstün kamu yararının bulunduğu, projenin ulusal ve uluslararası ulaşım taleplerini karşılamasının yanısıra Ülkemizin en büyük metropolü olan İstanbul’un ihtiyaçlarını karşılayacak biçimde planlandığı, proje ile ulaşım altyapısının hizmet seviyesinin artacağı, ulusal ve uluslararası ulaşım talebinin en üst düzeyde karşılanacağı, pojenin transit geçiş yapılacak ikinci bir otoyol ihtiyacından kaynaklandığı ve proje ile özellikle İstanbul geçişinin oldukça rahatlayacağı, proje ile transit trafik yükünün hafifletilmesi, araçların şehir içi trafiğine girmeden erişim kontrollü, kesintisiz, emniyetli ve konforlu bir yol ile zamandan tasarruf edilerek transit geçişin sağlanması ve İstanbul şehir içi trafiğinde yaşanan yoğunluğun azaltılmasının hedeflendiği, yolun hizmete açılmasının ülke ekonomisine büyük katkısı olacağı, dava konusu işlemin usul ve hukuka uygun olduğu savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın, acele kamulaştırma işleminin, "İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, …Mahallesi, …pafta, … sayılı parselde (İfrazla … parsel ve … ada, … parsel) yer alan taşınmaz"a ilişkin kısım yönünden açıldığı, Kuzey Marmara Otoyolu yapım projesi yürütülürken davacının taşınmazının ifraz edilerek, …parsel ve …ada,… parsel olacak şekilde iki kısma ayrıldığı, …sayılı parselin proje kapsamında kamulaştırılacak alanda kaldığı, … ada,… sayılı parselin ise kamulaştırma kapsamı dışında kaldığı ancak yol yapım çalışmaları ve kesin icrai nitelikteki sair işler tamamlanıncaya kadar kamulaştırma kapsamından da çıkarılmadığı anlaşıldığından; 03/11/2020 günlü, 3165 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının, … ada,… sayılı parsele ilişkin kısmı yönünden kamulaştırma kararının idare tarafından geri alınmaması nedeniyle iptaline; … sayılı parsele ilişkin kısmı yönünden ise kamu yararı ve acelelik halinin varlığı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, "Kuzey Marmara Otoyolu" projesi kapsamında ekli kroki ile listede güzergahı, bulunduğu yer ve ada/parsel numaraları gösterilen taşınmazların Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 04/11/2020 günlü, 31294 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03/11/2020 günlü, 3165 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, İstanbul İli, Arnavutköy İlçesi, … Mahallesi, …pafta, …parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.<br> Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.<br> Davalı idareler tarafından verilen cevap dilekçesinde; dava konusu acele kamulaştırma kararının, otoyol projesinin kesin olmayan muhtemel güzergahları baz alınarak, bu güzergahlar üzerinde yer alan muhtelif taşınmazlara yönelik olarak alındığı, uyuşmazlığa konu taşınmazın projenin muhtemel güzergahında yer aldığı, taşınmazın kamulaştırma sınırı içinde kalan kısmının kamulaştırılması amacıyla ikiye ifraz edildiği, ifraz sonucunda … parsel ve … ada, … parselin meydana geldiği, … ada, … parselin kamulaştırma sınırı dışında kaldığı ve kamulaştırma sınırının parsel sınırını takip ettiğinin tespit edildiği, dava konusu taşınmaz kamulaştırma kapsamı dışında olması nedeniyle bu taşınmaza yönelik herhangi bir kamulaştırma (acele kamulaştırma v.b.) işlemi yapılmasına gerek kalmamış olsa da kamulaştırma sınırını takip ettiğinden yol yapım çalışmaları ile icrai nitelikteki sair işlemler tamamlanıncaya kadar davaya konu taşınmazın proje kapsamında kalmasında kamu yararının bulunduğu hususunun belirtildiği anlaşılmaktadır.<br>Her ne kadar davalı idareler tarafından, davacıya ait … pafta, …parsel sayılı taşınmazın ifrazı sonucu oluşan ... ada, ...sayılı parsel davaya konu taşınmaz olarak belirtilmişse de; … pafta, … parselin kamulaştırma sınırı içinde kalan kısmının kamulaştırılması amacıyla ifraz edildiği, ifrazla oluşan … sayılı parselin kamulaştırmaya konu otoyolda, … ada, … sayılı parselin ise kamulaştırma sınırı dışında kaldığı, dava konusu 03/11/2020 günlü, 3165 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ekinde yer alan kamulaştırılacak parseller listesinde eski … parselin değil ifraz sonucu oluşan parsellerin yer aldığı, davacı tarafından taşınmazın otoyol projesi kapsamında acele kamulaştırılmasına yönelik olarak iptal isteminde bulunduğu, dava dilekçesi ve davalı idarelerin savunmasına verilen cevap dilekçesinde de, davalılar tarafından belirtilen parsellerin eski … pafta, … parsel sınırları içinde kaldığının ifade edildiği gözönünde bulundurulduğunda, inceleme … pafta, … sayılı parselin ifrazı sonucu oluşan … parsel ve … ada, … parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak yapılmıştır.<br>… parsel sayılı taşınmaz yönünden;<br>Anayasa'nın 13. ve 35. madde hükümleri uyarınca mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak yasayla sınırlandırılması mümkündür. Ancak buna ilişkin düzenlemeler öncelikle kamu yararına dayanmalıdır.Ülkemizin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolüyle de mülkiyet hakkı bir insan hakkı olarak kabul edilmiş ve bu hakkın orantılılık ilkesi çerçevesinde kamu yararı gözetilerek sınırlandırılabileceği ifade edilmiştir. Buna göre, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması (mülkiyetin el değiştirmesi) kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır. Bu çerçevede, 2942 sayılı Yasanın 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Bu koşullardan ikisi Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olması halleri şeklinde açıkça sayılmak suretiyle üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasının gerçekleştirilmesi amacıyla acele kamulaştırma yoluna gidilebileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda üçüncü koşul olan aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilebilmesi için de kamu yararı ve kamu düzenine ilişkin olma halinin maddede yer alan diğer iki koşula paralel nitelik taşıması gerekmektedir. <br>Dosyanın incelenmesinden, Kuzey Marmara Otoyolu Kınalı-Odayeri ve Kurtköy-Akyazı arası ile bağlantı yollarından oluşan proje güzergahına rastlayan İstanbul, Kocaeli, Sakarya İlleri ile bu illere bağlı ilçelerdeki taşınmazların, yol inşaat ve emniyet sahası ile yol inşaatının hizmetinde ihtiyaç duyulacak şantiye sahası, yol bakım hizmetleri sahası, malzeme ocak sahası, plent ve döküm sahası ve benzeri sahaların tesisi amacıyla kamulaştırılması için Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının … günlü, … sayılı oluru ile kamu yararı kararının alındığı, kamulaştırma sürecinde yaşanabilecek gecikmelerin önüne geçilmesi ve öngörülen süre içerisinde otoyol yapımının tamamlanabilmesini sağlamak amacıyla dava konusu işlemin tesis edildiği, davacıya ait …pafta, …parsel sayılı taşınmazın 22/11/2010 tarihli, 1/5000 ölçekli Hadımköy Sanayi Bölgesi Nazım İmar Planında ve 08.05.2011 tarihli, 1/1000 ölçekli Hadımköy Sanayi Bölgesi Uygulama İmar Planında kısmen sanayi alanı, kısmen de 50 metrelik yol alanında kaldığı, taşınmazın yol alanında kalan kısmının ifraz edilerek …parsel numarasını aldığı, 1/5000 ölçekli imar planına karşı açılan davanın … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla, 1/1000 ölçekli imar planına karşı açılan davanın da … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla reddedildiği ve anılan kararların Danıştay Altıncı Dairesinin 23/09/2013 günlü, E:2012/7579, K:2013/5126 ve 23/09/2013 günlü, E:2013/355, K:2013/5127 sayılı kararlarıyla onandığı anlaşılmaktadır. <br> Bu durumda, uyuşmazlığa konu … parsel sayılı taşınmazın Kuzey Marmara Otoyolu bağlantı yolunda kalması nedeniyle yolun biran önce yapımının tamamlanarak faaliyete geçebilmesi amacıyla kamu yararı gözetilerek kamulaştırılmasına karar verildiği, olayda 2942 sayılı Yasanın 27. maddesinin uygulanabilmesi için gerekli olan olağanüstü durumun ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının bulunduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık görülmemiştir. <br> … ada, … parsel sayılı taşınmaz yönünden;<br> Davalı idareler tarafından anılan taşınmazın kamulaştırma kapsamı dışında kaldığı ve bu taşınmaza yönelik herhangi bir kamulaştırma (acele kamulaştırma v.b.) işlemi yapılmasına gerek kalmadığı belirtilmiş ise de; dava konusu Cumhurbaşkanı kararında yer verilen anılan taşınmaz yönünden işlemin geri alınmadığı dikkate alındığında, dava konusu Cumhurbaşkanı kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.<br> Açıklanan nedenlerle, 03/11/2020 günlü, 3165 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının, İstanbul İli, Arnavutköy İlçesi, …Mahallesi, … ada,… parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptaline, davanın …parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının ise reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 26/04/2023 tarihinde, davacı vekili Av. …'nin ve davalı idareler vekili Av. …'nın geldikleri, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY :<br>"Kuzey Marmara Otoyolu" projesinin uygulanması amacıyla Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nın … tarih ve … sayılı kararıyla; Kuzey Marmara Otoyolu Kınalı-Odayeri ve Kurtköy-Akyazı arası ile bağlantı yollarından oluşan proje güzergahına rastlayan İstanbul, Kocaeli ve Sakarya illeri ile bu illere bağlı ilçelerdeki köy ve/veya mahallelerde bulunan gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmazların, yol, inşaat ve emniyet sahası ile yol inşaatının hizmetinde ihtiyaç duyulacak olan şantiye sahası, yol bakım hizmetleri sahası, malzeme ocak sahası, plent ve döküm sahası ve benzeri sahaların tesisi amacıyla taşınmazların kamulaştırılması için kamu yararı kararı alınmıştır. <br>Projenin uygulanmasına ilişkin çalışmalara devam edilirken, "Kuzey Marmara Otoyolu (3. Boğaz Köprüsü dahil)" projesi kapsamında, listede yer alan taşınmazların Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 03/11/2020 tarih ve 3165 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının alınmasının üzerine, anılan Cumhurbaşkanı Kararının davacıya ait "İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … sayılı parselde (İfrazla … parsel ve … ada, … parsel)" yer alan taşınmaz yönünden iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasanın 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.<br>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde; "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 1. maddesinde; "Bu Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmaz malın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmaz malın geri alınmasını, idareler arasında taşınmaz malların devir işlemlerini, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler.” hükmüne ve 6. maddesinin son fırkasında; “Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur.” hükmüne, 6. maddesinde "....Cumhurbaşkanı veya bakanlıklar tarafından verilen kamu yararı kararlarının ayrıca onaylanması gerekmez. <br>Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur. Bu durumlarda yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir karar alınır." hükmüne, 27. maddesinde ise; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesinin 2. fıkrasında, idari işlemin uygulanması halinde giderilmesi güç veya olanaksız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda yürütmenin durdurulmasına karar verileceği kuralı yer almıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Usul Yönünden:<br> İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel yasalarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.<br>Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde olmadığından acele kamulaştırmaya ilişkin işlemlerin Anayasada yer alan bir temel hak ve özgürlük olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte bireysel işlem olması karşısında otuz gün içinde dava açılacak idarenin gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesi, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereğidir. <br>Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, bu durumda 2577 sayılı kanunun 20/A maddesinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.<br> Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2015 tarihli, E:2014/5590, K:2015/891 sayılı ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararları da bu yöndedir. <br>Uyuşmazlıkta, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının davacıya tebliğ edildiğine dair belgenin dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, davacı tarafından öğrenme tarihi üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava açıldığından, davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir. <br> Esas Yönünden:<br>Anayasa’nın 35. maddesinin ikinci fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin Kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca kamulaştırma acele usulle yapılmaktadır.<br> 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılabilecek olup, kamulaştırma yapılabilmesi için ya ilgili idare tarafından kamu yararı kararının alınması, ya da onaylı imar planı veya ilgili Bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak bir hizmet olması gerekmektedir.<br>Dosyanın incelenmesinden; davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekili tarafından verilen 22/06/2022 tarihli cevap dilekçesinde; dava konusu işlem ile projenin kesin olmayan muhtemel güzergahları baz alınarak, bu güzergahlar üzerinde yer alan muhtelif taşınmazlara yönelik olarak acele kamulaştırma kararının alındığı, kamulaştırma sınırı içinde kalan kısmın kamulaştırılması amacıyla ikiye ifraz edildiği, ifraz sonucunda … parsel ve … ada, … parselin meydana geldiği belirtildiğinden, bu aşamadan itibaren davaya konu taşınmaz hakkında … ada, … parsele ilişkin ayrı, …sayılı parsele ilişkin ayrı hukuki değerlendirme yapılması gerekmektedir.<br>… ada … sayılı parsele ilişkin olarak;<br>Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün 22/06/2022 tarihli cevap dilekçesinde, … ada, … sayılı parselin kamulaştırma sınırı dışında kaldığı ve kamulaştırma sınırının parsel sınırını takip ettiğinin tespit edildiği, anılan parselin kamulaştırma kapsamı dışında olması nedeniyle bu taşınmaza yönelik herhangi bir kamulaştırma (acele kamulaştırma v.b.) işlemi yapılmasına gerek kalmamış olsa da, kamulaştırma sınırını takip ettiğinden yol yapım çalışmaları ile icrai nitelikteki sair işlemler tamamlanıncaya kadar taşınmazın proje kapsamında kalmasında kamu yararının bulunduğu hususunun belirtildiği görülmektedir.<br> Bu durumda; davalı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından davaya konu taşınmazın … ada, … sayılı parsele ilişkin kısmının kamulaştırma kapsamı dışında kaldığı ve bu taşınmaza yönelik herhangi bir kamulaştırma (acele kamulaştırma v.b.) işlemi yapılmasına gerek kalmadığı belirtilmiş ise de; … ada, … sayılı parsel yönünden, dava konusu işlemi tesis eden Cumhurbaşkanlığı tarafından dava konusu işlemin geri alınmadığı dikkate alındığında, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının anılan taşınmaza ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br> … sayılı parsel yönünden;<br> Davalı idareler tarafında dosyaya sunulan savunmalarda; "Kuzey Marmara Otoyolu" güzergahının titizlikle yapılan etüd çalışması üzerine belirlendiği, projenin başlangıçta İstanbul ve civarında oluşan ulaşım ihtiyaçlarını karşılamak için planlandığı, ancak Ülkemizdeki ve bölgedeki gelişmelerin çok hızlı olması ve ulaşım ihtiyacının Marmara Bölgesi'nin kuzey kesiminde yer alan Tekirdağ, İstanbul, Kocaeli ve Sakarya illerinde had safhaya ulaşmaya başlaması ve ayrıca mevcut çevre yollarındaki yoğunluğun gün geçtikçe artması ile gelecekteki ulaşım ihtiyaçlarının karşılanabilmesi amacıyla projenin geliştirildiği, projenin Ulusal ve Uluslararası ulaşım taleplerini karşılamanın yanı sıra ülkemizin en büyük metropolü olan İstanbul'un gelecekteki ulaşım ihtiyaçlarını karşılayacak biçimde planlandığı, Kuzey Marmara Otoyolu projesinin transit geçiş yapılacak ikinci bir otoyol ihtiyacından kaynaklandığı, bu projeyle birlikte özellikle İstanbul geçişinin oldukça rahatlayacağı, özellikle Kapıkule'den giren araçların tamamına yakınının Karadeniz bağlantılı yeni çevre yolunu ve söz konusu 3. köprüyü kullanmasıyla, İstanbul'daki transit trafik yükünün hafifletilmesi beklendiği, projenin uluslar arası yol şeklinde düşünüldüğü ve ağır vasıtaların İstanbul trafiğine girmeden transit geçiş yapmasının hedeflendiği, Trans-Avrupa Ağları TINA çalışmasında omurga karayolu ağında olan ve ülkemizin Avrupa Birliği'ne üye olması durumunda TEN-T'nin en önemli koridoru olacak olan bu güzergahın, Türkiye'nin hem yük hem de yolcu taşımacılığında trafik talebinin en yoğun olduğu ana karayolu koridoru olarak kabul edildiği, Adapazarı'ndan başlayarak Kınalı'ya bağlanan proje dahilinde bulunan 3. boğaz köprüsünün, yapılması planlanan İzmit Körfezi ve Çanakkale Boğazı köprüleriyle bütünleşmesiyle Marmara aksının tamamlanmış olacağı, proje ile ulaşım altyapısının hizmet seviyesinin artacağı, ulusal ve uluslararası ulaşım talebinin en üst düzeyde karşılanmış olacağı, araçların kesintisiz, emniyetli ve konforlu bir yol ile zamandan tasarruf edilerek transit geçişin sağlanması ve İstanbul şehir içi trafiğinde yaşanan yoğunluğun azaltılmasının hedeflendiği, projenin yapılması halinde, Kocaeli ve İstanbul'da yoğunlaşan sanayinin bir bölümünün yeni gelişme bölgeleri olan Tekirdağ, Kocaeli, Yalova ve Sakarya yönüne doğru kayması beklendiği, ayrıca Marmara ve Ege Bölgelerini kapsayan "Gebze-İzmir Otoyolu" ve "Kınalı-Çanakkale-Balıkesir Otoyolu" ile entegreli çalışacak olan Kuzey Marmara Otoyolu Projesi ile Marmara, Ege ve Batı Karadeniz Bölgelerinin entegrasyonunu sağlanacak olup bu bölgeler arasındaki dengeli kalkınmanın önü açılacağı hususlarının hedeflendiği anlaşılmış olup, bu haliyle dava konusu edilen acele kamulaştırma kararının dayanağı olan otoyol projesinde kamu yararı bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır. <br>Bu durumda; otoyol güzergâhı üzerinde kalan uyuşmazlık konusu taşınmazın kamulaştırılmasında kamu yararının bulunması, yukarıda yer verilen ulaşıma yönelik aksaklıkların bir an önce bertaraf edilmesi için projelendirilen otoyolun bir an önce tamamlanması amacıyla yapılacak kamulaştırmada acelelik halinin bulunduğu sonucuna varıldığından, taşınmaza el konulmasına imkan veren dava konusu Cumhurbaşkanı kararın davaya konu …sayılı parsele ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br> <br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının; "İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parsel"e ilişkin kısmının İPTALİNE, "İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, …Mahallesi, … sayılı parsele ilişkin kısmının REDDİNE,<br>2.Sonuç itibarıyla dava kısmen iptal, kısmen ret ile sonuçlandığından, haklılık durumu gözetilerek ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacı tarafından yapılan …-TL yargılama giderinin …-TL'sinin üzerinde bırakılmasına, …-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,<br>4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,<br>5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br> <br> <br></font></p></body></html>
kamulaştırma