<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/5908 E. , 2023/4475 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2022/5908<br>Karar No : 2023/4475 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : … Mirasçıları ;<br> 1- … 2- …<br> 3- … 4- …<br> 5- … 6- …<br> 7- … 8- …<br> 9- … <br>VEKİLLERİ : Av…<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı - … <br>VEKİLİ : Av…<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: … ili, … ilçesi, … Mevkii, eski … pafta, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda … tarih ve … sayılı Bağcılar Belediye Encümeni kararı ile yapılan parselasyon neticesinde uğranıldığı ileri sürülen 700.000,00-TL maddi zararın (taşınmazın ve üzerindeki binanın bedeline karşılık olarak) yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu taşınmazın, bölgenin ilk imar planında kısmen 7,00 ve 8,00 m²'lik yol alanında, kısmen de komşu parseller ile tevhit şartlı ayrık nizam 4 kat yapılaşma koşullarında konut alanında kaldığı, davalı idarenin ,,, tarih ve ,,, sayılı Encümen Kararı ile 2981 sayılı yasaya uygun olarak imar uygulaması işlemine tabi tutulduğu, yapılan uygulama sonucunda 166 m² olarak uygulamaya giren taşınmazın 39,29 m²'lik kısmının düzenleme ortaklık payı olarak ayrıldığı (DOP %23,66), kalan 126,71 m²'lik kısmının ise, plan, zemin ve fiili kullanım durumu sebebiyle Bağcılar İlçesi Kıymet Takdir Komisyonu'nun ,,,tarih ve ,,, sayılı raporu ile bedele dönüştürülmesine karar verildiği ve taşınmazın kıymet tespitinin yapıldığı, bu aşamadan sonra idarece taşınmazla ilgili herhangi bir işlem yapılmaması üzerine işbu davanın açıldığı, davacıya ait taşınmazın DOP kesintisinden arta kalan kısmının kamuya ayrıldığının (yol, park vb.) yada başka bir kişiye tahsis edildiğinin açıkça ortaya konulmadığı, davacıların uğradıklarını iddia ettikleri maddi zararın ortaya konulması ve davacıların halen fiili kullanımında bulunduğu ileri sürülen yapının halihazırdaki durumunun tespiti amacıyla keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ise de, verilen süre içerisinde davacılar tarafından keşif harcı ve bilirkişi avansının yatırılmadığı ve meydana geldiği iddia edilen zararın ispat külfetinin davacılarda bulunduğu hususları da dikkate alınarak davanın reddi gerektiği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, davanın kısmen kabulü ile 367.459,00-TLtutarın yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesi, kalan 332.541,00-TL yönünden ise davanın reddi yolunda … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, Danıştay Altıncı Dairesinin 06/01/2022 tarih ve E:2018/9189, K:2022/148 sayılı kararıyla, … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, 367.459-TL tutarındaki maddi zararın tazmini isteminin kabulüne yönelik kısmının onanması, davacıların temyiz isteminin, DOP olarak kesilen miktara ilişkin kısmının reddi, temyize konu kararın anılan kısmının onanması, davacıların temyiz isteminin, taşınmaz üzerinde yer alan bina bedeline ilişkin kısmının kabulü, temyize konu kararının anılan kısmının bozulması üzerine istinaf başvurusunun, taşınmazın üzerindeki yapının parselasyonun tatbiki aşamasında yıkılmadığının tespit edilmesi karşısında, davacının gerçekleşmiş bir zararı bulunduğundan söz edilemeyeceğinden olası zarara dayanılarak tazminat miktarının hesaplanmasına ve davalı idarenin gerçekleşmemiş bir zarardan sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığı, dolayısıyla, taşınmaz üzerinde bulunan bina bedelinin de tazmini gerektiği iddiası bakımından davanın reddine ilişkin kararda sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile reddine dair kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacıların tapu ile malik oldukları binalarının mülkiyet haklarını yitirmiş oldukları nazara alındığında yapı yıkılmamış olsa dahi idarenin yapı bedelinden de sorumlu tutulması gerektiği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br> <br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50/4 maddesi uyarınca, bozmaya uyularak verilen kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılması gerektiğinden, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY : <br>Davacıların miras yoluyla hisseli maliki oldukları, … ili, … ilçesi, … Mevkii, eski … pafta, … parsel sayılı, 166 m² büyüklüğündeki taşınmazın bulunduğu alanda ,,, tarih ve ,,, sayılı Bağcılar Belediye Encümeni kararı ile 2981 sayılı Kanun uyarınca yapılan parselasyon neticesinde davacı taşınmazından 39,29 m2 DOP kesildikten sonra kalan 126,71 m²'lik hak edişin tamamı bedele çevrilmiştir. Ancak, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; anılan parselasyon işleminin davacıya tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır.<br> Öte yandan, bu işleme istinaden kıymet takdir komisyonunun … tarih ve … sayılı raporu ile bedele dönüştürülmesine karar verilen taşınmazın kıymet tespiti yapılmış ise de davalı idare tarafından, bu bedelin davacıya ödendiğine ilişkin bilgi belge sunulamadığı veya bedelin ödenmesi için davacı tarafından belediyeye başvuruda bulunulması gerektiğine ilişkin olarak davacıya herhangi bir tebligat yapılmadığı anlaşılmaktadır. Diğer bir deyişle, 166 m2 olarak parselasyona dahil edilen uyuşmazlık konusu taşınmaz nedeniyle davacıya herhangi bir tahsis yapılmadığı gibi bedele çevrilerek tapudan terkin edilen taşınmazdan kaynaklanan hak edişin karşılığı olan tutarın da ödenmediği görülmektedir.<br> Bu zararın tazmini istemiyle davacı tarafından adli yargıda açılan davada, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında görülen 25/06/2009 tarihli celsede davalının görev itirazının reddine karar vermiştir. Davalı idare tarafından, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması istemiyle Danıştay Başsavcılığına başvuruda bulunulması üzerine Danıştay Başsavcılığınca, davanın görüm ve çözümünün idari yargının görevine girdiği gerekçesiyle, idari yargı yararına olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmış ve görev konusunun incelenmesi Uyuşmazlık Mahkemesinden istenmiştir.<br> Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümünce yapılan inceleme neticesinde verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacıların imar planında yolda kalan ve 2981 sayılı Yasanın 10/c maddesi uyarınca bedele dönüştürülen taşınmazının bedelinin tahsili isteminden kaynaklanmakta olan uyuşmazlığın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-b maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları" kapsamında idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bunun üzerine …. Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, davacılar tarafından, taşınmazın ve üzerinde bulunan binanın bedeline karşılık olarak uğranıldığı ileri sürülen 700.000,00-TL zararın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br><br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında, “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” hükmü düzenlenmiştir.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.<br>2981 sayılı Yasanın "Tapu verme" başlıklı 10. maddesinin c) fıkrasında; "İmar mevzuatına aykırı bina yapılmış, hisseli arsa ve araziler veya özel parselasyona dayalı arazilerde, imar adası veya parseli olabilecek büyüklükteki alanlarda, binalı veya binasız arsa ve arazileri birbirleriyle, yol fazlalarıyla veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerle birleştirmeye bunları yeniden ada ve parsellere ayırmaya, yapılara yeniden doğan imar ada veya parseli içinde kalanları yapı sahiplerine, yapı olmayanları diğer hisse sahiplerine müstakil veya hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre vermeye, bunlar adına tescil ettirmeye ve tescil işlemi dışında kalanların hisselerini 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa göre tespit edilecek bedeli peşin ödenmek veya parsel sahipleri aleyhine kanuni ipotek tesis edilerek, tapu sicilinden terkin ettirmeye belediye veya valilikler resen yetkilidir. Belediye veya valiliklerin talebi halinde bu yetkiler kadastro müdürlüklerince de kullanılır." hükmü yer almaktadır. <br>Davaya konu taşınmaza ilişkin parselasyon uygulaması tarihinde yürürlükte olan, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesinde; "(1) İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır. (2) Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkını geçemez. (3) Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tâbi tutulan yerlerin ihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibi umumî hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz. (4) Düzenleme ortaklık paylarının toplamı, yukarıdaki fıkrada sözü geçen umumi hizmetler için, yeniden ayrılması gereken yerlerin alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar belediye veya valilikçe kamulaştırma yolu ile tamamlanır. (5) Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halinde düzenleme ortaklık payı, kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır. (6) Bu fıkra hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaz. Ancak, bu hüküm o parselde imar planı ile yeniden bir düzenleme yapılmasına mani teşkil etmez. (7) Bu düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenleme ortaklık payı alınanlarından, bu düzenleme sebebiyle ayrıca değerlendirme resmi alınmaz. (8) Üzerinde bina bulunan hisseli parsellerde, şüyulanma sadece zemine ait olup, şüyuun giderilmesinde bina bedeli ayrıca dikkate alınır. (9) Düzenleme sırasında, plan ve mevzuata göre muhafazasında mahzur bulunmayan bir yapı, ancak bir imar parseli içinde bırakılabilir. Tamamının veya bir kısmının plan ve mevzuat hükümlerine göre muhafazası mümkün görülemeyen yapılar ise, birden fazla imar parseline de rastlayabilir. Hisseli bir veya birkaç parsel üzerinde kalan yapıların bedelleri, ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmedikçe ve aralarında başka bir anlaşma temin edilmedikçe veya şüyuu giderilmedikçe bu yapıların eski sahipleri tarafından kullanılmasına devam olunur. (10) Bu maddede belirtilen kamu hizmetlerine ayrılan yerlere rastlayan yapılar, belediye veya valilikçe kamulaştırılmadıkça yıktırılamaz. (11) Düzenlenmiş arsalarda bulunan yapılara, ilgili parsel sahiplerinin muvafakatları olmadığı veya plan ve mevzuat hükümlerine göre mahzur bulunduğu takdirde, küçük ölçüdeki zaruri tamirler dışında ilave, değişiklik ve esaslı tamir izni verilemez. Düzenlemeye tabi tutulması gerektiği halde, bu madde hükümlerinin tatbiki mümkün olmayan hallerde imar planı ve yönetmelik hükümlerine göre müstakil inşaata elverişli olan kadastral parsellere plana göre inşaat ruhsatı verilebilir. (12) Bu maddenin tatbikinde belediye veya valilik, ödeyecekleri kamulaştırma bedeli yerine ilgililerin muvafakatı halinde kamulaştırılması gereken yerlerine karşılık, plan ve mevzuat hükümlerine göre yapı yapılması mümkün olan belediye veya valiliğe ait sahalardan yer verebilirler. (13) Veraset yolu ile intikal eden, bu Kanun hükümlerine göre şüyulandırılan Kat Mülkiyeti Kanunu uygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amacı için yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yolu ile satılanlar hariç imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları, satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz." hükmüne yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Uyuşmazlıkta, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin 29/03/2022 tarihli ara kararına taraflarca verilen cevap dilekçelerinin incelenmesinden, dava konusu taşınmazda yer alan yapının plan ve parselasyon uygulanması kapsamında yıkılmadığı ve halihazırda binanın mevcut olduğu anlaşılmaktadır. <br>Bu durumda, taşınmazın üzerindeki yapının parselasyonun tatbiki aşamasında yıkılmadığının tespit edilmesi karşısında, güncel durum itibarıyla davacının gerçekleşmiş bir zararı bulunduğundan söz edilemeyeceğinden olası zarara dayanılarak tazminat miktarının hesaplanmasına ve davalı idarenin gerçekleşmemiş bir zarardan sorumlu tutulmasına olanak bulunmamakta ise de, sonraki süreçte yapının yıkılmasına ilişkin yasal süreçler yürütülürken, davaya konu taşınmaza ilişkin parselasyon uygulaması tarihinde yürürlükte olan 2981 sayılı Yasa ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesinde belirtilen usuller çerçevesinde, yapının ruhsatının ve imar affı başvurusunun bulunup bulunmadığı hususları da belirlendikten sonra, idare tarafından taşınmaz üzerindeki yapıya ilişkin gerekli kamulaştırma işlemlerinin tesis edilmesi gerektiği de açıktır.<br> Bu itibarla, temyize konu İdari Dava Dairesi kararının yukarıda belirtilen gerekçenin de eklenmesi suretiyle onanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davacıların temyiz isteminin reddine,<br>2.Davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi (gerekçeli) yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçenin de eklenmesi suretiyle ONANMASINA,<br>3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/05/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>
kamulaştırma