<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2018/6611 E. , 2023/2497 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C. <br>D A N I Ş T A Y <br>ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2018/6611 <br>Karar No : 2023/2497 <br> <br> <br>DAVACI : … Odası (… Şubesi) <br>VEKİLİ : Av. … <br> <br>DAVALI : … Bakanlığı/… <br>VEKİLİ : Av. … <br> <br>DAVANIN KONUSU : Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 10/04/2018 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir. <br> <br>DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının, aşağıda ayrıntısı yazılı itirazlar ile dava dilekçesinde sayılan plan hükümleri yönünden şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olduğundan iptali gerektiği iddia edilmektedir. <br> <br>DAVALININ SAVUNMASI : Hukuki dayanaktan yoksun olduğu ileri sürülen davanın aşağıda ayrıntısı yazılı nedenlerle reddi gerektiği savunulmaktadır. <br> <br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 10/04/2018 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin; Karabağlar İlçesinde 101 hektarlık alanın kentsel gelişim alanı olarak belirlenmesine ilişkin kısım yönünden iptali, Karabağlar ilçesinde kabul edilen kentsel yerleşik alan kullanımı ve bölge parkı/büyük kentsel yeşil alanın kısmen tarım alanı olarak belirlenmesi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. <br> <br>DANIŞTAY SAVCISI …'NUN DÜŞÜNCESİ : Dava Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 10/04/2018 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır. <br>Davalı idarenin usule yönelik iddiaları yerinde görülmemiştir. <br>Dosyanın incelenmesinden; 14/08/2009 tarihinde onaylanan Manisa-Kütahya-İzmir Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istemiyle açılan davada; Danıştay Altıncı Dairesinin 26/12/2012 tarih ve E:2010/786, K:2012/8225 sayılı kararıyla planın tümünün iptaline karar verilmesi üzerine İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı (ÇDP) … tarih ve … sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Oluru ile onaylandığı, anılan plana askı sürecindeki itirazların değerlendirilmesi sonrasında … tarih ve … sayılı Bakanlık Oluru ile ÇDP yeniden onaylandığı, plana yönelik askı süreci içerisindeki itirazların değerlendirilmesi sonrasında da yeniden düzenleme yapılan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı (… sayılı paftaları ve plan hükümleri) 16/11/2015 tarihinde onaylanmış, bu planın … sayılı paftasında 27/01/2017 tarihinde değişiklik yapıldığı, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 10/04/2018 tarihinde onaylanan dava konusu plan ile İzmir İli, Bornova İlçesi, …, … ve … Mahallelerinde yer alan "Bölge Parkı/Büyük Kentsel Yeşil Alan" kullanım kararının mahkeme kararı doğrultusunda, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında (ÇDP) “Tarım Arazisi" ve "Bölge Parkı/Büyük Kentsel Yeşil Alan" olarak yeniden düzenlediği, Karabağlar İlçesi riskli alanı içerisinde yer alan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca imar planları onaylanan 101 hektarlık alanın "Kentsel Gelişme Alanı", Karabağlar Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlemesi talep edilen yaklaşık 30 hektarlık alanın ise "Kentsel Yerleşik Alan" olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. <br>Uyuşmazlık konusu planın kentsel gelişim alanına ilişkin kısmında; Danıştay 6. Dairesince mahalinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonunda düzenlenen bilirkişi raporunda; İzmir kentinin yoğun kentsel dokusu içinde yer alan bir "Bölge Parkı/Büyük Kentsel Yeşil Alan"ın önemli ölçüde daraltıldığı, bu alanın tümünün jeolojik açıdan riskli alana isabet ettiği, zaten bu nedenle de önceki çevre düzeni planında yeşil alan olarak belirlendiği, afet riski yüksek ve sağlıksız bir yaşam çevresi oluşturulması anlamına geldiği için, dava konusu değişikliğin planlama ve şehircilik ilkeleri ile mevzuata aykırı olduğu, alana ilişkin öncelikle alt ölçekli imar planları hazırlandıktan sonra dava konusu çevre düzeni planı değişikliğinin yapıldığı, bu haliyle işletilen sürecin planlama esasları açısından sorunlu olduğu, plan değişikliklerinde bir alana ilave nüfus getirilmesi sonucu oluşan donatı alanı gereksinimi veya bir sosyal donatı alanı olan bölgesel parkın kaldırılması sonucu eşdeğer aları ayrılması konusunun Çevre Düzeni Planları için geçerli yönetmelik koşulları olmadığı, Çevre Düzeni Planındaki değişiklik ile nüfus büyüklüğünün ve dengesinin değiştirilmesinin ulaşım ve altyapı gereksinimi getireceği, alt ölçekli imar planları doğrultusunda, Kentsel Gelişme Alanı olarak değiştirilen ve planlanan uyuşmazlık konusu alana öngörülen 35.000 kişinin üzerinde bir nüfus için ulaşım altyapısı ve kentsel teknik altyapı etkilerini değerlendiren bir raporun hazırlanması gerekirken böyle bir raporun da hazırlanmadığı, "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" kullanımının mevcut durumda boş olan önemli bir kısmı kaldırılarak jeolojik açıdan sakıncalı olan bu alanın kentsel gelişme alanı olarak değiştirilmesi işleminin çevre düzeni planının ana plan ilke ve yaklaşımlarını, koruma-kullanma dengesini, kent sağlığını, yaşam kalitesini olumsuz etkileyen, afet riski yaratan, değişikliğin altyapı etkilerini gözardı eden bir plan kararı olduğu yönünde görüş ve tespitlere yer verilmiştir. <br> İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan ve 08.10.2012 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında Karabağlar İlçesinde yer alan ve dava konusu alanında kısmen içinde bulunduğu 540 hektarlık alan ağaçlandırılacak alan" ve “jeolojik sakıncalı alan” olarak belirlendiği, …, … ve … Mahallelerinde yer alan ve fiili durumda yapılaşmış olan ve 30 hektarlık kentsel yerleşik alanın yapılaşmasını uzun süre önce tamamladığı, bu alanın güney tarafında kalan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 2016 yılında imar planlarının yapıldığı, davaya konu çevre düzeni planı değişikliğinde de "kentsel gelişme alanı" olarak kullanımı değiştirilen 101 hektarlık alanın genel olarak boş olduğu anlaşılmaktadır. <br> Davalı idarece sunulan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 26/08/2013 tarihinde onaylandığı görülen imar planlarına esas Jeolojik-Jeoteknik Etüt Raporunda, söz konusu alanın, içinde yerleşime uygun olmayan alanlarla birlikte, çoğunlukla, etüt raporunda detaylıca belirtilen önlemlerin alınması suretiyle yapılaşılabilmesi mümkün olan önlemli alanlardan oluştuğu, nitekim dava konusu çevre düzeni planı değişikliği yapılırken de, anılan Jeolojik-Jeoteknik Etüt Raporundaki verilerden yararlanıldığı ve yerleşime uygun olmayan alanların, büyük ölçüde "Bölge Parkı/Büyük Kentsel Yeşil Alan" kullanımında bırakıldığı görüldüğünden bilirkişi raporunda belirtiğinin aksine alanın tümü jeolojik açıdan riskli alana isabet etmemektedir. Ancak, "Kentsel Gelişme Alanları"nın, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına ilişkin Plan Hükümleri ve imar mevzuatı gereğince, hedef yıla ilişkin nüfus kabulleri ile, çevre düzeni planı ilke ve stratejilerine göre belirlenmesi gerekirken davaya konu planın gerekçe raporunda; Karabağlar İlçesindeki dava konusu alana "Kentsel Gelişme Alanı" kullanım kararı getirilmesinin, hangi sebebe ve ihtiyaca dayalı olduğuna ve İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında dava konusu değişlikten önce belirlenen "Kentsel Gelişme Alanları"nın yetersiz kaldığına yönelik herhangi bir açıklamaya yer verilmediği, anılan çevre düzeni planının, hedef yılı nüfus kabulünde de herhangi bir değişiklik yapılmadığı, planın güncellenmesini gerektirecek verilere dair yeterli ve geçerli gerekçeler ortaya konulmadığı gibi hedef yıla ilişkin nüfus kabulleriyle de bağlantı kurulmadığı anlaşıldığından, İzmir İli, Karabağlar İlçesindeki "Bölge Parkı/Büyük Kentsel Yeşil Alan" kullanımının daraltılarak, 101 hektarlık alanın, "Kentsel Gelişme Alanı" olarak belirlenmesinde, çevre düzeni planının ilke, hedef ve stratejileri ile planlama esaslarına ve imar mevzuatına uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. <br>Bilirkişi raporunun uyuşmazlık konusu planın Bornova İlçesinde bulunan … Vadisi olarak bilinen alanda yer alan ve plan değişikliği öncesinde "bölge parkı / büyük kentsel yeşil alan" kullanımında olan yerde davaya konu plan değişikliği işlemi ile kısmen tarım arazisi yönünde kullanım kararı getirilmesine yönelik kısmında; davaya konu vadi açısından yapılan çevre düzeni planı değişikliğinin, planın yeşil alan sistemlerine, kent makroformuna ve gelişimine yönelik ana plan stratejilerini, koruma-kullanma dengesini, ekolojik değerler ve tarımsal değerlerle doğal ve açık alan sisteminin sürdürülmesi yönündeki duyarlılıkları zedeleyen bir değişiklik olarak değerlendirilmediği, ancak, Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin gerekçe raporunda da belirtildiği üzere bölge parkının büyük kısmında park alanından çıkartılıp tarım alanına dönüştürmek biçiminde yapılan plan değişikliğinin, tarımsal üretimin varlığına ve buna yönelik olarak arazide detaylı bir alan çalışmasına değil, tamamıyla mülkiyet bilgisine dayandırıldığı, bölge parkı kullanımının büyük kısmının tarımsal alana çevrilmiş olması işleminin tarımsal üretim potansiyeline yönelik nesnel, bilimsel, ayrıntılı bir alan çalışmasına dayandırılmış olmaması; özel mülkiyete konu tüm alanlarda tarımsal alan olarak planda kullanım değişikliği yapılmasının, planlama esasları açısından doğru bir yaklaşım olmadığı, fonksiyonların yer seçimi ölçütünün sadece mülkiyet verisine indirgenmesinin hatalı yer seçimi kararlarına yol açtığı tespitine yer verilmiştir. <br>Danıştay 6. Dairesinin 27.12.2016 tarihli E:2016/5374, K:2016/9490 sayılı kararının incelenmesinden; … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile ; İzmir İli, Bornova İlçesi, … Köyü, …mevkii, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazın "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" olarak belirlenmesine ilişkin İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi'nin … günlü, … sayılı kararı ile kabul edilen 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planının iptali istemiyle açılan davada; parselin 1/25.000 ölçekli planda "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" olarak belirlendiği ancak alanın "tarım alanı" niteliğinde olduğu iddiasına dayanan davada; parselin …Vadisi olarak bilinen vadinin içerisinde yer aldığı, içerisinde 50 yaşından fazla, yoğun ve düzenli dikimi yapılmış, bakımlı zeytin ağaçlarının mevcut olduğu, arazi ve toprak özellikleri bakımından 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu lejantına göre “marjinal tarım arazileri” özelliği göstermesine rağmen üzerinde zeytin ağaçlarının bulunması nedeniyle yine aynı kanunda belirtilen ve tarım dışı amaçla kullanılması uygun olmayan “dikili tarım arazisi” özelliği taşıması nedeniyle çevresinde zeytin tarımı yapılan diğer araziler ile bir tarımsal bütünlük oluşturduğu, dava konusu parselin tarımsal bütünlüğü olan alan içinde konumlanması ve tarım dışı amaçla kullanılması uygun olmayan “dikili tarım arazisi” özelliği taşıması gerekçesi ile, özünde bir kentsel kullanım kararı olan ve tarımsal faaliyetlerin sürdürülmesini sağlayacak bağlayıcı hükümler bulundurmayan 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı’nda "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" plan kararının dava konusu parsele ilişkin kısmının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi kullanım Kanunu ve ilgili mevzuatı hükümlerine, kamu yararına ve dava konusu planın ana hedef ve ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle alandaki "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" belirlemesinin iptaline karar verildiği bu kararın da yukarıda belirtilen kararla temyizen incelenerek onandığı anlaşılmıştır. <br> Bu durumda "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" olarak belirlenen alanın kısmen tarım alanı olarak belirlenmesine ilişkin plan değişikliğinin kesinleşmiş mahkeme kararının uygulanması niteliğinde olduğu anlaşıldığından, mahkeme kararlarını uygulamakla yükümlü olan davalı idarece tesis edilen dava konusu işlemde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve imar mevzuatına aykırılık bulunmamaktadır. <br> Açıklanan nedenlerle Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 10/04/2018 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin; Karabağlar İlçesinde 101 hektarlık alanın kentsel gelişim alanı olarak belirlenmesine ilişkin kısım yönünden iptali, bölge parkı/büyük kentsel yeşil alanın kısmen tarım alanı olarak belirlenmesi yönünden yapılan değişikliğe yönelik davanın reddi gerektiği, düşünülmüştür. <br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br> Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 29.10.2021 tarihli ve 31643 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 85 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2. maddesi ile de aynı Kararnamenin 97. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "Çevre ve Şehircilik" ibaresinin "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği" şeklinde değiştirildiği görüldüğünden, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının davalı olarak belirlenmesi suretiyle işin gereği görüşüldü. <br> <br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br>MADDİ OLAY : 14/08/2009 tarihinde onaylanan Manisa-Kütahya-İzmir Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin 26/12/2012 tarih ve E:2010/786, K:2012/8225 sayılı kararıyla planın tümünün iptaline karar verilmiştir. <br>Söz konusu karar üzerine İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı (ÇDP) … tarih ve … sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Oluru ile onaylanmış, anılan plana askı sürecindeki itirazların değerlendirilmesi sonrasında … tarih ve … sayılı Bakanlık Oluru ile ÇDP yeniden onaylanmıştır. <br>Yeniden onaylanan plana yönelik askı süreci içerisindeki itirazların değerlendirilmesi sonrasında da yeniden düzenleme yapılan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı (…sayılı paftaları ve plan hükümleri) 16/11/2015 tarihinde onaylanmış, bu planın … sayılı paftasında 27/01/2017 tarihinde değişiklik yapılmıştır. <br>Akabinde; <br>- İzmir İli, Bornova İlçesi, …, … ve …Mahallelerinde yer alan "Bölge Parkı/Büyük Kentsel Yeşil Alan" kullanım kararının mahkeme kararı doğrultusunda, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında (ÇDP) “Tarım Arazisi" ve "Bölge Parkı/Büyük Kentsel Yeşil Alan" olarak yeniden düzenlemesi, <br>- Karabağlar İlçesi riskli alanı içerisinde yer alan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca imar planları onaylanan 101 hektarlık alanın "Kentsel Gelişme Alanı", Karabağlar Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlemesi talep edilen yaklaşık 30 hektarlık alanın ise "Kentsel Yerleşik Alan" olarak düzenlenmesi, <br>- ÇDP’nin 8.17.7.4. plan hükmünün, imar planı varken sonradan sit alanı ilan edilen, imar planı varken koruma statüsü kaldırılan ve koruma amaçlı imar planı varken koruma statüsü değişen alanlardaki imar planı çalışmalarının hangi şekilde yürütüleceğini açıklayacak biçimde düzenlenmesi, <br>- Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından ilgili mevzuat uyarınca "afet yerleşme alanı" olarak belirlenen alanlarda gerçekleştirilecek uygulamalara ilişkin ÇDP’de genel hüküm düzenlenmesi, <br>amaçlarıyla hazırlanan, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 10/04/2018 tarihinde onaylanmıştır. <br>Bunun üzerine; Şehir Plancıları Odası (İzmir Şubesi) tarafından, İzmir İli, Karabağlar İlçesi ile Bornova İlçesindeki "Bölge Parkı/Büyük Kentsel Yeşil Alan" kullanım kararlarında yapılan değişikliklerin aşağıda ileri sürülen sebeplerle iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. <br>Devam eden süreçte, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 03/08/2022 tarihinde onaylanan değişikliğin Dairemizin bu davada kentsel gelişme alanına yönelik verdiği 16/06/2022 tarihli yürütmenin durdurulması kararının uygulanması amacıyla, Karabağlar İlçesindeki alana ilişkin olarak yapıldığı ve "Kentsel Gelişme Alanı" kullanım kararının kaldırılarak, yürürlükteki alt ölçekli planlar çerçevesinde verilen yapı ruhsatları ile yapılaşmasını tamamlayan alanların (Değişikliğe ilişkin gerekçe raporunda bu kısımların yaklaşık 66 hektarlık alan olduğu ifade edilmiştir.) "Kentsel Yerleşik Alan" olarak, yapılaşma faaliyetlerinin başlamadığı kısımların ise "Bölge Parkı/Büyük Kentsel Yeşil Alan" olarak yeniden düzenlendiği anlaşılmıştır. <br> <br> İLGİLİ MEVZUAT: <br>2872 sayılı Çevre Kanununun 9.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. <br>10/7/2018 tarihli 30474 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak, (c) bendinde ise, havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. <br>Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan 14.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı yer almaktadır. <br>Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18.maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına, "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir. <br>Anılan 19.maddenin 2.fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar." düzenlemesine yer verilmiştir. <br>Aynı maddenin 3.fıkrasında, " Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde planlama alanı sınırları kapsamındaki tüm veriler 1/25.000 ölçekli harita hassasiyetinde hazırlanır." kuralı, 4.fıkrasında, "Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir." kuralı, 5.fıkrasında, "Planlama sürecinde coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak güncellenebilir ve sorgulanabilir sayısal veri tabanı oluşturulur." kuralı bulunmaktadır. <br>Yönetmeliğin "Revizyon ve değişiklikler" başlıklı 20. maddesinin 1.fıkrasında, "Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu; a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması, b) Planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması, c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması, ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır." düzenlemesine, 2.fıkrasında da, "Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde; a) Kamu yatırımlarına, b) Çevrenin korunmasına, c) Çevre kirliliğinin önlenmesine, ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır." düzenlemesine yer verilmiştir. <br> <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Çevre düzeni planına (ÇDP) karşı açılan bu davada davacının iddiaları buna karşılık davalının savunması kapsamında dava konusu planın ilgili mevzuatta belirlenen kurallara, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olup olmadığının belirlenmesi amacıya Naip Üye … tarafından resen seçilen Prof. Dr. … ve Prof.Dr. … ve Prof. Dr. …'nin katılımıyla mahalinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonunda düzenlenen bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ve tebliğ üzerine itirazlar sunulmuştur. <br>Bilirkişi raporunda, davacının ileri sürdüğü tüm iddialara yönelik görüş belirtilmiştir. Bilirkişi Kurulu, davaya konu planları incelerken, davaya konu planın onanmasından ve hatta keşif tarihinden sonra onanarak yürürlüğe giren planlara ilişkin olarak da görüşlerini sunmuştur. Bilirkişi Raporunda öncelikle plan geneline ilişkin itirazlar değerlendirilmiş, bunun ardından dava dosyasında yer alan ve İzmir ili içinde iki alana ilişkin maddeler halinde verilmiş olan itirazların her biri tek tek incelenerek itirazlar değerlendirilmiştir. <br> <br>İtiraz-1 <br>Dava dilekçesinde; <br> Karabağlar İlçesinde plan değişikliği öncesinde "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" kullanımında olan bölgeye davaya konu plan değişikliği işlemiyle "kentsel yerleşik alan ve kentsel gelişme alanı" kullanımı getirildiği, alt ölçekli planların üst ölçekli plana uygun hale getirilmesi amacıyla üst ölçekli planda değişiklik yapılmasının ilgili mevzuata, planlama teknik ve esaslarına aykırı olduğu, bu alandaki jeolojik sakıncalı alan tespiti nedeniyle üst ölçekli planda alanın bölge parkı kapsamında değerlendirildiği, 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planına göre bahsi geçen bölgenin ağaçlandırılacak alan ve kısmen de jeolojik sakıncalı alan olarak belirlendiği ve kentsel alan olarak geliştirilmesinin şehircilik ilkelerine aykırı olduğu, dava konusu plan kararıyla kent ölçeğinde kişi başına düşen yeşil alan miktarının azalacağı, kentsel sosyal ve teknik altyapı dengesini bozucu etki yaratacağı, eşdeğer alan ayrılmadığı, belirlemenin 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının nüfus hesaplarını değiştirecek büyüklükte olduğu, bu durumun Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğine, ayrıca şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı ileri sürmektedir. <br> <br>Savunmada; <br>Karabağlar Bölgesinde 540 hektarlık riskli alan bulunduğu, dava konusu plan değişikliği ile alanın 30 hektarlık kısmının kentsel yerleşik alan, 101 hektarlık kısmının ise kentsel gelişme alanı olarak tanımlandığı kentsel yerleşik alan olarak belirlenen 30 hektarlık alanın fiilen yapılaşmış olması nedeniyle Karabağlar Belediye Başkanlığı ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından kentsel yerleşik alan olarak belirlenmesi yönünde talepte bulunulduğu, park ve yeşil alan kararının korunmasının yüksek kamulaştırma bedelleri anlamına geleceği öte yandan 101 hektarlık kentsel gelişme alanı yönündeki kullanım değişikliği kararının ise dava konusu planın onaylandığı tarihte yürürlükte olan 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının 7.28 sayılı plan notuna atıfta bulunarak 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanuna tabi alanlara ilişkin uygulamaların plan notu uyarınca ilgili idaresince değerlendirildiği, çevre düzeni planında düzenleme yapılmasına gerek olmaksızın riskli alan olarak tanımlanan bölgeye ilişkin alt ölçekli planların onaylandığı sosyal ve teknik altyapı alanlarının azaltılarak donatı dengesinin bozulması veya eşdeğer alan ayrılması konularının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği gereği imar planlarına ilişkin olduğu; Çevre Düzeni Planı için eşdeğer alan ayırma zorunluluğunun söz konusu olmadığı kentsel yerleşik alanlar veya kentsel gelişme alanlarının tamamının konut alanı veya yapılaşmaya açılacak alan olarak planlanacağı anlamına gelmediği, kentsel yerleşme alanlarında yeşil alanların ve sosyal donatı alanlarının da yer alabileceğinin Çevre Düzeni Planı plan notlarının 8.1.1.3 sayılı maddesinde belirtildiği savunulmuştur. <br> <br>Bilirkişi raporunda; <br>"Davaya konu Çevre Düzeni Plan Değişikliği işlemi ile İzmir kentinin yoğun kentsel dokusu içinde yer alan bir "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" önemli ölçüde küçültülmüştür. Bu işlem kapsamında iki farklı kısım yer almaktadır: Çevre Düzeni Planında "bölge parkı / büyük kentsel yeşil alan" olarak planlanan alanın sınırlı bir kısmı (30 hektar) aslında yapılaşmasını tamamlamış yerleşik bir alandır. Bu nedenle bu alanda kentsel yeşil alan oluşturulması olanağı bulunmadığı saptamasından yola çıkılarak ilgili belediyeler tarafından bu kısmın "bölge parkı / büyük kentsel yeşil alan" kullanımından çıkartılması talep edilmiştir. İkinci olarak ise, bu yerleşik alanın güneyindeki boş ve yapılaşmamış alanda yeni kentsel gelişme alanı önerisi getirilerek, bu kısım da kentset yeşil alan kullanımından çıkartılmış ve kentsel gelişmeye açılmıştır. <br> İlk alanın küçük bir bölümü jeolojik açıdan riskli alana isabet etmektedir; ancak belirtildiği üzere yerleşik alandır. <br>Kentsel gelişme alanı önerilen ikinci kısmın ise tümü jeolojik açıdan riskli alana isabet etmektedir. Bu alanın Çevre Düzeni Planında yeşil alan olarak değerlendirilmesinin temel nedeni de bu jeolojik sakıncadır. Bu boş alanın batısında da jeolojik sakıncalı alan sınırı devam etmektedir ve bu kesimler de uzun süre önce yapılaşmış alanlardır. Çevre Düzeni Planında bu riskli alanlarda sağlıklaştırma yapılması ve riskin en aza indirilmesine yönelik müdahalelerle alt ölçekli planlarda ele alınması öngörülmüş; boş olan kesim ise yeşil alan sistemine dahil edilerek afet riskinin azaltılması hedeflenmiştir. <br>Uyuşmazlık konusu Çevre Düzeni Planı Değişikliği işleminde bu boş olan ve yeşil alan sistemine ayrılan kısmın büyük bir bölümü kentsel gelişme alanı olarak değiştirilmiştir. Plan değişikliği öncesinde kentin bu bölgesinde önemli bir açık ve yeşil alan olarak varlık gösteren yer, plan değişikliği işlemi ile yapılı çevreye dönüşmüştür. Bu işlemi şehircilik ve planlama ilkeleri kapsamında değerlendirmek için önce planlama yazınında ve ilgili mevzuatta çevre düzeni planı kavramını, amaç ve içerikterini irdelemek gerekmektedir. <br>Çevre düzeni planları, bir bölgenin veya kentin başlıca mekansal strateji ve kararlarının belirlendiği üst ölçekli planlardır. Bu üst ölçekli plan türünde belirlenen mekansal strateji ve kararlar, en temelde kentsel gelişme stratejileri ile koruma stratejileridir.Bu tanımlarda da yine sürdürülebilir kalkınma amacı doğrultusunda ekolojik ve ekonomik kararların uyumu ve bütünleşmesi gereğine vurgu yapılmış; doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması gereği, ayrıca çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması gereği belirtilmiştir. Bunların yanı sıra afet risklerini azaltıcı önerilerin de plan kapsamına alınması gereği belirtilmiş olup bu davanın konusu açısından bu da önemli bir öğedir. <br>Korumacı yaklaşımın yanı sıra elbette gelişmeye yönelik strateji ve politikalar da çevre düzeni planlarında belirlenecektir. Bunun için yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması gerektiği belirtilmiş; ayrıca ulaşım ağlarına ilişkin olarak güzergahların genel olarak belirlenmesi gereği üzerinde durulmuştur. Gerek ulaşım kararlarıyla bütünleşik olarak, gerekse çevre koruma konularıyla ilişkili biçimde ele alınarak arazi kullanım kararlarının verilmesi de çevre düzeni planının konusu olarak belirtilmiş; ancak arazi kullanım kararlarının bu planlarda imar planlarındaki gösterimden farklı olarak, şematik ve grafik dil kullanılarak belirtileceği de yönetmelikte tarif edilmiştir. <br>Mevzuattaki tanımlamalar da dikkate alındığında, çevre düzeni planı koruma ve kullanma dengesini gözeterek ekolojik duyarlılık içinde ekonomik ve kentsel gelişmeyi yönlendiren, çevre koruma ya da afet sakınım gerekleri doğrultusunda kentsel gelişmeyi gerektiğinde denetleyen ve kısıtlayan, bu doğrultuda koruma konuşu ile gelişme/büyüme konusundaki temel plan stratejilerini belirleyen bunlara yönelik politikalar üreten bir plandır. <br>Bu kapsamda ele alındığında 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Çevre Düzeni Planının İzmir kentine yönelik bölümü incelendiğinde son derece yoğun bir kentsel yerleşim dokusunun bulunduğu İzmir'de yerleşik alanların mevcut haliyle gösterildiği, bu yoğun mevcut doku ile beraber kentsel gelişme alanlarının da önerildiği; ayrıca kentin çevresinde ve çeperinde kentsel yeşil kuşaklar ve yeşil sürekliliklerin yaratıldığı; yoğun doku içinde de yer yer mevcut boşluklar değerlendirilerek kentsel ve bölgesel parklar ve vesil alanların olusturulduğu bir genel yaklaşım görülmektedir. <br>Davaya konu işlemde 30 hektar büyüklüğündeki mevcut yerleşik alanın bölge parkı kapsamından çıkartılarak kentsel yerleşik alan olarak planda değişiklik yapılması, önceki planda bir maddi hata olarak değerlendirilebilir; çünkü yeni bir yerleşim alanı söz konusu değildir; bu alan uzun süre önce yapılaşmasını tamamlamış ancak buna rağmen planda bölge parkı içinde gösterilmiştir. Bu veriye göre planda bu kısmın düzeltilmesi gereği doğduğu düşünülebilir. <br>Ancak bu yerleşik alanın güney tarafında olan, tamamen boş alan içinde yer alan ve yerleşik alanın yüzölçümünün iki katından da fazla bir büyüklüğe sahip olan kısmın bölge parkı kullanımından çıkartılıp kentsel gelişme alanı olarak değiştirilmesinin ilgili yönetmelik şartlarının hiçbiriyle açıklanması olanaklı değildir. Bu boş alan jeolojik sakıncalı bir alan olmasına rağmen ve davalı idare tarafından onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında bölgesel park olarak planlanmış olmasına rağmen, yine davalı idare tarafından anılan çevre düzeni planına aykırı biçimde 2016 yılında kentsel gelişme için planlanarak 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planları yapılmış olup, 2018 yılında ise davaya konu çevre düzeni planına bu değişiklik işlenmiştir. Planlama esasları açısından da bu sürecin sorunlu olduğu açıktır. Üst ölçekli plana aykırı olarak yapılan alt ölçekli planlardaki bu aykırılığı gidermek için üst ölçekli çevre düzeni planında değişiklik yapılmaktadır. <br>Bu değişiklik sonucunda ise jeolojik sakıncalı bir alanın kentsel gelişime açılmasına olanak tanınması afet riski yüksek ve sağlıksız bir yaşam çevresi yaratılması anlamına geldiği için hem planlama ve şehircilik ilkelerine hem de anılan yönetmeliğe aykırılık taşımaktadır. Kentte bir yeşil alanın azaltılması bu bölgedeki tüm kentlileri ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir konudur. <br>Plan değişikliklerinde bir alana ilave nüfus getirilmesi sonucu oluşan donatı alanı gereksinimi veya bir sosyal donatı alanı olan bölgesel parkın kaldırılması sonucu eşdeğer aları ayrılması konusu davalı idarenin de belirttiği gibi Çevre Düzeni Planları için geçerli yönetmelik koşulları değildir (bu koşullar imar planları için geçerlidir.) Öte yandan, Çevre Düzeni Planındaki değişiklik ile nüfus büyüklüğünün ve dengesinin değiştirilmesi elbette ulaşım ve altyapı gereksinimi getirecektir. Dava dosyasına sunulan belgelerden anlaşıldığı üzere alt ölçekli imar planları doğrultusunda, Kentsel Gelişme Alanı olarak değiştirilen ve planlanan uyuşmazlık konusu alanda 35.000 kişinin üzerinde bir nüfus getirilmektedir. Bu önemli bir nüfus büyüklüğüdür; başlı başına küçük-orta ölçekte bir yerleşim alanı büyüklüğü olarak değerlendirilebilir. Yukarıda alıntı yapılan yönetmelik maddesi uyarınca 35.000 kişilik bir kentsel gelişme alanına olanak tanıyan Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin ulaşım altyapısı ve kentsel teknik altyapı etkilerini değerlendiren bir raporun hazırlanması gerekirken bunun da bulunmadığı görülmektedir. <br> Karabağlar ilçesinde "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" kullanımının bir hektarlık kısmının "kentsel yerleşik alan" olarak değiştirilmesi, mevcutta burada uzun süre önce yapılaşmasını tamamlamış bir kentsel doku olduğu ve ilk çevre düzeni planı onayı sırasında (2015) gözardı edilerek bölge parkına dahil edildiği anlaşıldığı için şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve imar mevzuatı açısından sakıncalı değerlendirilmemiştir. <br>Ancak plandaki "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" kullanımının mevcut durumda boş olan önemli bir kısmı kaldırılarak jeolojik açıdan sakıncalı olan bu alanın kentsel gelişme alanı olarak değiştirilmesi işlemi çevre düzeni planının ana plan ilke ve yaklaşımlarını, koruma-kullanma dengesini, kent sağlığını, yaşam kalitesini olumsuz etkileyen, afet riskine maruziyet yaratan, değişikliğin altyapı etkilerini gözardı eden bir plan kararı olduğu için şehircilik ilkeleri planlama esaslarına ve Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğine aykırılık taşımaktadır." şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verilmiştir. <br> <br>Dairemizce yapılan değerlendirmede; <br>Karabağlar İlçesindeki dava konusu plan değişikliklerinin iki farklı kullanım kararı içerdiği görülmektedir. <br> İlki …, … ve … Mahallelerinde yer alan ve fiili durumda yapılaşmış 30 hektarlık "kentsel yerleşik alan" olarak belirlenen kısımdır. Bu kısım yönünden dosyada mevcut plan paftaları ve hava fotoğrafları incelendiğinde alanın yapılaşmasını uzun süre önce tamamladığı, yapılaşmış kısmın büyük ölçüde riskli alan sınırı dışında kaldığı, 2015 tarihli çevre düzeni planı onayı sırasında buradaki yapılaşmanın dikkate alınmadığı anlaşıldığından bu kısım yönünden getirilen kentsel yerleşik alan kararında şehircilik ilkeleri, planlama esasları, imar mevzuatı ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır. <br>İlçedeki ikinci plan kararı ise kentsel yerleşik alanın güney tarafında kalan ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 2016 yılında imar planları yapılarak, davaya konu çevre düzeni planı değişikliğinde de "kentsel gelişme alanı" olarak kullanımı değiştirilen 101 hektarlık alandır. <br>Bu kapsamda, dava konusu değişikliğin bu kısmının, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının hedef, ilke, strateji ve kararlarına uygun olup olmadığının değerlendirilebilmesi için anılan plan kararının, plan notları ve plan açıklama raporu çerçevesinde irdelenmesi gerekmektedir. <br> İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına ilişkin Plan Notlarında; <br>"4.6. Kentsel Yerleşme Alanları: Bu planla belirlenmiş kentsel yerleşik alanlar ve kentsel gelişme alanları ile bu alanlarla bütünleşen diğer kentsel kullanım alanlarıdır. <br>4.7. Kentsel Yerleşik Alanlar: Büyükşehir ve/veya ilçe belediye sınırları içinde var olan, içinde boş alanları barındırsa da büyük oranda yapılaşmış olan alanlardır. <br>4.8. Kentsel Gelişme Alanları: Bu planın hedef yıla ilişkin nüfus kabulleri ile ilke ve stratejilerine göre bu planla kentsel yerleşime uygun bulunan kentsel kullanımların geliştirileceği alanlardır. <br>... <br>4.40. Bölge Parkı/Büyük Kentsel Yeşil Alanlar: Kentte yaşayanların spor, dinlenme, gezinti ve eğlenme ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik kentsel aktif ve pasif yeşil alanlardır." tanımlarına yer verilmiş, <br>"5.2.1. Kentsel ve kırsal mekânsal gelişme gereksinimlerinin koruma kullanma dengesi gözetilerek karşılanması. <br>5.2.2. Tüm gelişme alanlarının doğal eşikler dikkate alınarak, verimli tarım alanlarına, doğal kaynak değerlerine ve yenilenebilir enerji kaynak alanlarına zarar vermeyecek biçimde geliştirilmesi. <br>... <br>5.3.1. Kentsel ve kırsal gelişme yönlerinin ve alanlarının, hedef yıla ilişkin nüfus kabulleri ve gelişme potansiyelleri doğrultusunda belirlenmesi ve etaplar halinde yapılaşmaya açılması. <br>... <br>5.3.6. Afet riski taşıyan alanlarda koruyucu arazi kullanım kararlarının geliştirilmesi. <br>" ilkeleri benimsenmiş, <br>"7.1. Bu çevre düzeni planı, plan açıklama raporu ve plan hükümleriyle bir bütündür. Alt ölçekli planlar yapılırken bu belgelerin bütünü göz önünde bulundurulacaktır. <br>7.2. Bu plandan ölçü alınarak uygulamaya geçilemez. Bu plan ile belirlenen kentsel yerleşme alanları, bu alanların tamamının yerleşime açılacağını göstermez. Bu alanların sınırları, alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda, bu planda ve plan hükümleri ekinde yer alan tabloda belirlenen hedef nüfus dikkate alınarak kesinleştirilir. <br>... <br>8.1.1. Kentsel Yerleşme Alanları <br>8.1.1.1. Bu planda kentsel yerleşik alanlar ve kentsel gelişme alanları olarak gösterilmiş olan alanların bütünüdür. Kentsel yerleşme alanları kapsamındaki kentsel yerleşik alanlar ve kentsel gelişme alanlarına ilişkin alt ölçekli planlarda nüfus kabulleri 9. bölümde yer alan tablolara göre belirlencektir. <br>... <br>8.1.1.3. Kentsel yerleşme alanlarında, konut alanları ile eğitim tesisleri, sağlık tesisleri, kamu kurum alanları, trafo vb. gibi sosyal ve teknik alt yapı alanları ile ticaret alanları, küçük sanayi sitesi alanları, turistik tesis alanları, konut dışı kentsel çalışma alanları, açık ve kapalı spor alanları, yeşil alanlar v.b. yer alabilir. <br>.. <br>... <br>8.5. Bölge Parkı/Büyük Kentsel Yeşil Alanlar <br>8.5.1. Bu alanlarda bölgenin doğal nitelikleri göz önüne alınarak, kullanım türleri ve yapılaşma koşulları alt ölçekli planlarda belirlenmek üzere, temalı parklar, spor alanları, fuar ve rekreasyon alanları v.b. kullanımlar yer alabilir. <br>8.5.2. Bu alanlar için bütüncül özel proje çalışmalarının yapılması zorunludur. <br>8.5.3. Yerleşme alanları içindeki aktif kentsel yeşil alanların dağılımı, 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili Yönetmeliklerindeki standartlar çerçevesinde belirlenecektir. <br>... <br>8.19.1. Jeolojik Sakıncalı Alanlar <br>8.19.1.1. Jeolojik, jeomorfolojik, hidrolojik ve depremsellik yönünden sakıncalı olan bu alanlarda; imar planlarının yapımı sırasında, ilgili mevzuat doğrultusunda hazırlanan yerleşime uygunluk amaçlı jeolojik ve jeoteknik etütlerin sonuçlarına uygun düzenleme yapılması zorunludur. Yerleşime uygun olmayan alanlar alt ölçekli planlarda açık alan ve/veya rekreasyon alanı olarak düzenlenecektir. <br>8.19.1.2. Bu alanlardan, afet bölgesi olarak ilan edilen/edilecek olan bölgeler için 7269 sayılı Umumi Hayatta Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun ve ilgili diğer mevzuat hükümleri geçerlidir. <br>8.19.1.3. Kesinlikle yapılaşmaya izin verilmeyecek alanlar dışında kalan, önlemli alanlar ve diğer alanlarda da yapılaşma türü ve koşulları alt ölçekli planlarda, ayrıntılı jeolojik ve jeoteknik etüt sonuçları dikkate alınarak belirlenecektir." düzenlemelerine yer verilmiştir. <br>Nüfus kabullerine ilişkin 9. bölümünde ise, Karabağlar İlçesini de içine alan İzmir Merkez Kent için 2025 yılı projeksiyon nüfusu 3.800.000 olarak belirlenmiştir. <br>Ayrıca, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına ilişkin Plan Açıklama Raporunun 30. sayfasında, kentsel gelişme alanlarıyla ilgili; "İzmir Merkez Kenti oluşturan bütünleşik alan içinde yer alan yerleşmelerin yerleşik alanlarının toplam büyüklüğü 21.200 hektar olarak hesaplanmıştır. Çevre düzeni planının hedef yılında İzmir Merkez Kent nüfusu 3.800.000 kişi olarak kabul edilmiştir. Mevcut büyüme eğiliminin sürmesi durumunda, kentsel alan büyüklüğünün yaklaşık 30.000 hektarı geçeceği belirlenmiştir. <br>İzmir Merkez Kenti oluşturan yerleşik alan çevresinde henüz yapılaşmamış kentsel gelişme alanı olarak planlanmış onaylı imar planlarının büyüklüğüne bakıldığında 5.670 hektar alanın var olduğu görülmektedir. İmar planlarının yeterliliğine ilişkin değerlendirme yapılırken, onaylı imar planları içinden tarım alanları, orman alanları, doğal karakteri korunacak alanlar, jeolojik sakıncalı alanlar, büyük askeri alanlar ve sit alanları çıkarılarak yeterlilik hesaplamasında kullanılacak alan büyüklüğü belirlenmiştir. <br>2025 yılı için gereksinim duyulan alanın 5.670 hektarlık bölümü İzmir Merkez kente bitişik boş, planlı/planlanabilir alanlardan karşılanabilirken, ilave alan gereksiniminin ise merkez kentin dışındaki yeni sanayi alanları ile konut alanlarının bulunduğu saçaklanmış yerleşme merkezleri çevresinde düzenlenmiş kentsel gelişme alanlarında ve bu planda önerilen yatırım kararlarının çevresindeki yerleşim alanlarında karşılanması hedeflenmiştir." açıklamalarına yer verildiği, ancak dava konusu Karabağlar ilçesinde dava konusu değişiklikten önce tamamı "Bölge Parkı/Büyük Kentsel Yeşil Alan" olarak belirlenen alanla ya da benzer yerlerle ilgili gelişmeye yönelik herhangi bir stratejik açıklamaya yer verilmediği görülmektedir. <br>Yukarıda yer verilen düzenlemeler, bilirkişi raporu ve imar mevzuatı çerçevesinde dosyanın incelenmesinden; <br>Kentsel gelişme alanlarının, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına ilişkin plan notları ve imar mevzuatı gereğince, hedef yıla ilişkin nüfus kabulleri ile, çevre düzeni planı ilke ve stratejilerine göre belirlenmesi gerektiği açıktır. <br>Nitekim, Plan Açıklama Raporunda da ifade edildiği üzere, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının ilk halinde, nüfus kabulleri çerçevesinde, 2025 yılı için gereksinim duyulan gelişme alanlarının da belirlendiği görülmektedir. <br>Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 20. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine dair yeterli ve geçerli sebeplerin bulunması ve bu hususun gerekçelendirilebilmesi halinde, çevre düzeni planlarında değişiklik yapılması mümkündür. <br>Fakat, dava konusu İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğine ilişkin Gerekçe Raporunda; Karabağlar ilçesindeki dava konusu alana kentsel gelişme alanı kullanım kararı getirilmesinin, hangi sebebe ve ihtiyaca dayalı olduğuna ve İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında dava konusu değişlikten önce belirlenen kentsel gelişme alanlarının yetersiz kaldığına yönelik herhangi bir açıklamaya yer verilmediği gibi, anılan çevre düzeni planının, hedef yılı nüfus kabulünde de herhangi bir değişikliğin yapılmadığı anlaşılmaktadır. <br>Bu durumda, değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine dair yeterli ve geçerli sebepler bulunmaksızın ve hedef yıla ilişkin nüfus kabulleriyle herhangi bir bağlantı kurulmaksızın, dava konusu Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 10/04/2018 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin İzmir İli, Karabağlar İlçesindeki "Bölge Parkı/Büyük Kentsel Yeşil Alan" kullanımının daraltılarak, 101 hektarlık alanın, "Kentsel Gelişme Alanı" olarak belirlenmesine yönelik bölümünde, çevre düzeni planının ilke, hedef ve stratejileri ile planlama esaslarına ve imar mevzuatına uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Öte yandan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 26/08/2013 tarihinde onaylandığı görülen imar planlarına esas Jeolojik-Jeoteknik Etüt Raporunda, söz konusu alanın, içinde yerleşime uygun olmayan alanlarla birlikte, çoğunlukla, etüt raporunda detaylıca belirtilen önlemlerin alınması suretiyle yapılaşılabilmesi mümkün olan önlemli alanlardan oluştuğu, yerleşime uygun olmayan alanlara ilişkin imar planlarının yapımı sırasında, ilgili mevzuat doğrultusunda hazırlanan yerleşime uygunluk amaçlı jeolojik ve jeoteknik etütlerin sonuçlarına uygun düzenleme yapılmasının zorunlu olduğu, yerleşime uygun olmayan alanların alt ölçekli planlarda açık alan ve/veya rekreasyon alanı olarak düzenleneceği tabiidir. <br> <br> <br>İtiraz-2 <br>Dava dilekçesinde; <br>Bornova ilçesinde bulunan … Vadisi olarak bilinen alanda yer alan ve plan değişikliği öncesinde "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" kullanımında olan alana dava konusu plan değişikliği ile kısmen tarım arazisi kullanım kararı getirilerek alanda bireysel yapılaşmanın önünün açıldığı, vadinin İzmir'de ekolojik dengeyi sağlayan önemli bölgelerden olduğu, bireysel kullanımlara açılması durumunda bölgedeki habitat ve ekosistemin yok olma ihtimalinin bulunduğu, kullanım kararının hiçbir bilimsel veriye dayanmadan değiştirilmesinin çevre sağlığını riske atacağı, bu durumun ise gerek Anayasa'ya gerekse planlama mevzuatına aykırı olduğu iddia edilmiştir. <br> <br>Savunmada; <br>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığının … tarihli, … sayılı ve … tarihli, … sayılı yazıları ile İzmir İli, Bornova İlçesi, …, … ve …Mahallelerinde yer alan ve 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" olarak tanımlanan alana ilişkin açılan davalar sonucunda, söz konusu plan kararının … İdare Mahkemesinin muhtelif kararları neticesinde iptal edildiği ve temyiz başvurularının reddedildiği belirtilerek Homeros Vadisi olarak bilinen bölgedeki "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" kararının özel mülkiyete konu kısımlarının çıkarılarak İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında "tarım arazisi" olarak (ÇDP) yeniden düzenlenmesinin talep edilmesi üzerine dava konusu plan değişikliğinin yapıldığı savunulmuştur. <br> <br>Bilirkişi raporunda; <br>"Davaya konu vadi açısından yapılan çevre düzeni planı değişikliği, planın yeşil alan sistemlerine, kent makroformuna ve gelişimine yönelik ana plan stratejilerini, koruma-kullanma dengesini, ekolojik değerler ve tarımsal değerlerle doğal ve açık alan sisteminin sürdürülmesi yönündeki duyarlılıkları zedeleyen bir değişiklik olarak değerlendirilmediği, önceki Mahkeme kararı gereği (ve bu kararın dayanağı olan tarımsal araziye ilişkin saptamalar gereği) tarımsal üretimin sürdürülmesine olanak tanıyacak bir kullanım kararının getirilmesi gerektiği, tarımsal üretimin sürdürülmesi bölge parkına ilişkin olarak getirilecek özel plan notlarıyla da sağlanabileceği, bunun yerine bölge parkı kullanımının büyük kısmının tarımsal alana çevrilmiş olması da, eğer tarımsal üretim potansiyeline yönelik nesnel, bilimsel ayrıntılı bir alan çalışmasına dayanıyor olsaydı geçerli gerekçeleri olan bir plan değişikliği olarak kabul edilebileceği, ancak davaya konu işlemde özel mülkiyete konu tüm alanlarda tarımsal alan olarak planda kullanım değişikliği yapılması planlama esasları açısından doğru bir yaklaşım değildir. <br>Öte yandan, Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin gerekçe raporunda da belirtildiği üzere bölge parkının büyük kısmında park alanından çıkartılıp tarım alanına dönüştürmek biçiminde yapılan plan değişikliği, tarımsal üretimin varlığına ve buna yönelik olarak arazide detaylı bir alan çalışmasına değil, tamamıyla mülkiyet bilgisine dayandırılmıştır. Mülkiyet bilgisi kent planlamada önemli bir girdi olsa da tek başına plan kararlarını şekillendiren faktör olmamalıdır. Böyle bir yaklaşım, kullanımların yani fonksiyonların yer seçiminde tek belirleyicinin mülkiyet olması anlamına gelmektedir ki, bu durum şehircilik ve planlama ilkelerine aykırıdır. <br>Dolayısıyla, bölge parkı kullanımının büyük kısmının tarımsal alana çevrilmiş olması işleminin tarımsal üretim potansiyeline yönelik nesnel, bilimsel, ayrıntılı bir alan çalışmasına dayandırılmış olmaması; özel mülkiyete konu tüm alanlarda tarımsal alan olarak planda kullanım değişikliği yapılması, planlama esasları açısından doğru bir yaklaşım değildir. Bu yaklaşım vadi tabanındaki örnekte olduğu gibi fonksiyonların yer seçimi ölçütünü de sadece mülkiyet verisine indirgemiş ve hatalı yer seçimi kararlarına yol açmıştır." tespitlerine yer verilmiştir. <br> <br>Dairemizce yapılan değerlendirmede; <br>Davacının Bornova İlçesinde bulunan … Vadisi olarak bilinen alanda yer alan ve plan değişikliği öncesinde "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" kullanımında olan yerde dava konusu plan değişikliği ile kısmen tarım arazisi yönünde kullanım kararı getirilmesine ilişkin itirazları Dairemizin 27.12.2016 tarihli E:2016/5374, K:2016/9490 sayılı kararı ile birlikte incelenmiştir. <br>Bornova İlçesinde bulunan …Vadisi olarak bilinen alanda dava dışı üçüncü kişiler tarafından kendi parsellerinin 1/25.000 ölçekli planda "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" olarak belirlenmesi üzerine alanın "tarım alanı" niteliğinde olduğu iddiası ile açılan davada … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararı ile ; "dava konusu parselin, … köyünün kuş uçuşu yaklaşık 2000 m. doğusunda, …köyünün yaklaşık 1900 m. güneydoğusunda, … köyünün yaklaşık 1250 m. güneyinde yer aldığı, … Vadisi olarak bilinen vadinin içerisinde yer alan ve tüm yüzey akışın toplandığı ana derenin (… deresi) yaklaşık 520 m. doğusunda konumlandığı, parselin yamaç arazi fizyoğrafik yapısına sahip olduğu, arazi eğiminin yaklaşık %12-20 arasında olduğu, parselin içerisinde 50 yaşından fazla, yoğun ve düzenli dikimi yapılmış, bakımlı zeytin ağaçlarının mevcut olduğu, dava konusu parselin kuzey ve doğu bitişik parselinin yüzeyinde kaya çıkışlarının vardır ve kızıl çam ve seyrek maki bitkileri ile kaplı olduğu, parselin güney, doğu ve batı yönlerinden çevreleyen komşu parsellerde ise yoğun zeytinliklerin mevcut olduğu ve komşu zeytinlikler ile bir tarımsal bütünlük oluşturduğu, dava konusu arazinin, kretase yaşlı kireç taşları üzerinde oluşabilen, Kırmızı Akdeniz Toprakları (Terra Rosa) üzerinde yer aldığı, bu toprakların tipik özelliğinin, yüzeyde ve profilinde yoğun taşlılık ve yer yer yüzeye kaya çıkışlarının olması olduğu, ortalama toprak derinliğinin 35-40 cm olduğu, toprak bünyesinde killi tın ve organik madde içeriğinin yüksek olduğu, kireç taşlarının kolay ayrışabilmesi ve çatlaklı yapısı nedeniyle ağaç köklerinin derinlere inebildiği, bu nedenle, hem makilik hem de diğer ağaç türlerinin kolayca yetişebildiği, dava konusu parsel içerisinde kısmen teraslama çalışmalarının yapılmış olduğu, dava konusu parselin, toprak ve arazi özelliklerine göre IVse – VIse arazi kullanım kabiliyet sınıfları içerisinde değerlendirilen arazilerden oluştuğu, söz konusu parsele, arazi ve toprak özellikleri bakımından 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu lejantına göre “marjinal tarım arazileri” özelliği göstermesine rağmen üzerinde zeytin ağaçlarının bulunması nedeniyle yine aynı kanunda belirtilen ve tarım dışı amaçla kullanılması uygun olmayan “dikili tarım arazisi” özelliği kazandırıldığı, bunun yanında çevresinde zeytin tarımı yapılan diğer araziler ile bir tarımsal bütünlük oluşturduğu, dava konusu parselin tarımsal bütünlüğü olan alan içinde konumlanması ve tarım dışı amaçla kullanılması uygun olmayan “dikili tarım arazisi” özelliği taşıması gerekçesi ile, özünde bir kentsel kullanım kararı olan ve tarımsal faaliyetlerin sürdürülmesini sağlayacak bağlayıcı hükümler bulundurmayan 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" plan kararının dava konusu parsele ilişkin kısmının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi kullanım Kanunu ve ilgili mevzuatı hükümlerine, kamu yararına ve dava konusu planın ana hedef ve ilkelerine aykırı olduğu belirtilmiştir." gerekçesiyle alandaki "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" belirlemesinin iptaline karar verildiği, anılan karara yönelik yapılan temyiz başvurusunun Danıştay Altıncı Dairesinin 27/12/2016 tarihli, E:2016/5374, K:2016/9450 sayılı kararıyla onandığı anlaşılmıştır. <br>Bu durumda "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" olarak belirlenen alanın kısmen tarım alanı olarak belirlenmesine ilişkin plan değişikliğin kesinleşmiş mahkeme kararının uygulanması niteliğinde olduğu, idarelerin mahkeme kararlarını uygulamakla yükümlü olduğu, dolayısıyla davacı tarafından plan değişikliğinin bilimsel veriye dayanmadan yapıldığına ilişkin itirazların yerinde olmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve imar mevzuatına aykırılık bulunmamaktadır. <br> <br>KARAR SONUCU: <br> Açıklanan nedenlerle; <br>1.Dava konusu plan değişikliği ile Karabağlar ilçesinde öngörülen kentsel yerleşik alan kullanımı ve Bornova ilçesinde bulunan … Vadisi olarak bilinen alana ilişkin getirilen kullanım yönünden DAVANIN REDDİNE, <br>2.Dava konusu plan değişikliğinin Karabağlar ilçesinde öngörülen 101 ha.lık kentsel gelişme alanı kullanımına ilişkin kısmının İPTALİNE, <br>3.Ayrıntısı aşağıda gösterilen …-TL yargılama giderinin yarısı olan …-TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, diğer yarısı olan …-TL'nin davacı üzerine bırakılmasına, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından keşif ve bilirkişi giderleri için yatırılan ve harcanan …-TL'nin …TL'sinin davacıdan, …-TL'sinin davalı idareden alınmasına, Hazine adına yatırılması için kararın bir örneğinin Hazine ve Maliye Bakanlığı'na tebliğine, <br>4.Dava kısmen iptal kısmen ret ile sonuçlandığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, …-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, <br>5.Fazladan yatırılan …-TL keşif harcının davacıya iadesine, <br>6.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, <br>7.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 09/03/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br> <br></font></p></body></html>
kamulaştırma