<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2023/1305 E.  ,  2023/3751 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2023/1305<br>Karar No : 2023/3751 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : <br>1- …<br>2- …<br>3- …<br>4- …<br>5- …<br>6- …<br>7- …<br>8- …<br>9- …<br>10- …<br>11- …<br><br>VEKİLLERİ : Av…<br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av…<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: … ili, … ilçesi, … Köyü, … ada, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu bölgede yapımına başlanan … Barajı HES ve … Karayolu yol yapım inşaatı çalışmaları nedeniyle toprak kaymalarının meydana geldiği ve bundan dolayı hissedarı oldukları taşınmazın zarar gördüğünden bahisle zararının karşılanması talebiyle idareye yapılan 15/09/2015 tarih ve 270484 sayılı başvurunun yasal süre içerisinde cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile taşınmazın kullanılamaz hale geldiği, mülkiyet haklarının kalıcı ve sürekli olarak kısıtlandığından bahisle taşınmaz bedelinin karşılığı ıslah edilmiş haliyle 316.753,27-TL maddi tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın işlem yönünden incelenmeksizin reddi, 259.767,51-TL tazminatın kabulü yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden bir yargılama yapılmak üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine dair … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı üzerine, Rize İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacıların mülkiyetinde bulunan … ili … ilçesi … Köyünde bulunan … ada, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu bölgede yapımına başlanan … Barajı HES ve … Karayolu yol yapım inşaatı çalışmaları nedeniyle toprak kaymaları meydana geldiğinden bahisle, davacılar tarafından zararlarının karşılanması talebiyle idareye yapılan … tarih ve … sayılı başvurunun yasal süre içerisinde cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile mülkiyet hakkının kalıcı ve sürekli olarak kısıtlandığından bahisle taşınmaz bedelinin karşılığı 316.753,27-TL maddi tazminatın tahsili talebiyle bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı, kararda yer verilen mevzuat ve yargı içtihatları çerçevesinde uyuşmazlık değerlendirildiğinde davacı vekilince taşınmazın kamulaştırılması ve zararlarının tazmin edilmesi talebiyle miktar içermeyen dilekçe ile davalı idareye müracaat edildiği, davalı idarece cevap verilmemesi üzerine iş bu davanın açıldığı, dolayısıyla kamulaştırma mevzuatı çerçevesinde bir sürecin yürüdüğü ve baraj yolu çalışması nedeniyle heyelan oluştuğu belirtilerek, zararın bizatihi barajın varlığından kaynaklandığının iddia olunduğu, davalı idareye yapılan başvurunun da taşınmazın kamulaştırılması istemi olduğu ve taşınmazın sürekli olarak kullanılamaz hale geldiği iddialarıyla taşınmazın tamamının değerinin karşılanmasına ilişkin taleplere dava dilekçesinde yer verildiği birlikte değerlendirildiğinde, uyuşmazlığın Kamulaştırma Kanununun 12. maddesinde düzenleme altına alınan kısmi kamulaştırma (mücavir alan kamulaştırması) müessesesi çerçevesinde çözümleneceği sonuç ve kanaatine varıldığı, bu durumda, Kamulaştırma Kanununun 12. maddesi kapsamında taşınmazının kısmi kamulaştırmasının yapılıp yapılmayacağı noktasında düğümlenen uyuşmazlığın adli yargı yerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15/1-a hükmü uyarınca davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdare Mahkemesince verilen kararın usul ve hukuka aykırı olduğu, istinaf isteminin reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve Danıştay Onuncu Dairesinin 26/10/2022 tarih ve E:2020/3523, K:2022/4780 sayılı kararıyla Dairemize gönderilen dosyadaki belgeler aynı konuya ilişkin olarak açılan Dairemizin E:2023/1303, E:2023/1304, E:2023/1306, E:2023/1307 sayılı dosyaları birlikte değerlendirilerek işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> … ili, …. ilçesi, … Köyü, … ada, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu bölgede yapımına başlanan … Barajı HES ve … Karayolu yol yapım inşaatı çalışmaları nedeniyle toprak kaymalarının meydana geldiği ve bundan dolayı hissedarı oldukları taşınmazın zarar gördüğünden bahisle zararının karşılanması talebiyle idareye yapılan … tarih ve … sayılı başvurunun yasal süre içerisinde cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile taşınmazın kullanılamaz hale geldiği, mülkiyet haklarının kalıcı ve sürekli olarak kısıtlandığından bahisle taşınmaz bedelinin karşılığı ıslah edilmiş haliyle 316.753,27-TL maddi tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesi istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.<br> İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br>İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karekteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.<br>İdari makamların, bir kamu hizmetinin yürütülmesi için kamu hukuku kurallarına göre, tek yanlı irade ile yaptıkları kendiliğinden uygulanabilen ve hukuki sonuçlar doğuran kararları idari işlem niteliğindedir. Dolayısıyla idari makamların bu husustaki etkinliklerinden doğacak uyuşmazlıkların, 2577 sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca idari yargı yerlerince görüleceği ve çözüme kavuşturulacağı açıktır.<br> İdari işlem ve eylemlerden doğan zararların tazmini taleplerinin ise; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 12. ve 13. maddeleri uyarınca, İdari Yargı yerlerinde açılacak tam yargı davalarına konu edilmeleri, anılan Kanun hükümlerinin gereğidir.<br> Dolayısıyla, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları," hükmü gereğince idari yargı yerinde görülmesi gerekmektedir.<br> Uyuşmazlık Mahkemesince verilen 21/10/2019 tarihli, E:2019/656, K:2019/691 sayılı, dava konusu olaya benzer nitelikteki kararı da aynı yöndedir.<br> Olayda, davacılara ait olan … ili, … ilçesi, … Köyü, … ada, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu bölgede yapımına başlanan … Barajı HES ve … Karayolu yol yapım inşaatı çalışmaları nedeniyle toprak kaymalarının meydana geldiği ve bundan dolayı davacıların hissedarı oldukları taşınmazın zarar gördüğünden bahisle zararlarının karşılanması talebiyle idareye yapılan … tarih ve ççç sayılı başvurunun yasal süre içerisinde cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile taşınmazın kullanılamaz hale geldiği, mülkiyet haklarının kalıcı ve sürekli olarak kısıtlandığından bahisle taşınmaz bedelinin karşılığı ıslah edilmiş haliyle 316.753,27-TL maddi tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesi istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı, davacıların uğramış oldukları zararın, her ne kadar İdare Mahkemesince davanın 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında dava konusu taşınmazların kamulaştırılmasından ve söz konusu Kanunun 12. maddesi uyarınca değerlendirilmesi gerektiği iddia edilmişse de, söz konusu uyuşmazlığın taşınmazın kamulaştırılmasından kaynaklanmadığı, kamulaştırmaya dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge yer almadığı, aynı zamanda dosyada yer alan Jeolojik Etüt Raporunda da belirtildiği üzere, taşınmazın bulunduğu bölgede yapımına başlanan Borçka Barajı HES ve Artvin-Borçka Karayolu yol yapım inşaatı çalışmaları nedeniyle toprak kaymalarının meydana geldiği ve söz konusu alanın 2005-2006 yıllarında arasında yapılan bu çalışmalar sonucunda oluşan zararlara istinaden Bakanlar Kurulu Kararı ile Afete Maruz Bölge kapsamına alındığı ve davanın konusunun idarenin eyleminden kaynaklanan bir zarar olduğu anlaşıldığından, söz konusu uyuşmazlığın yargısal denetimi idari yargı alanında ve idare mahkemelerinin görevinde bulunmaktadır.<br> Nitekim aynı konuya ilişkin olarak açılan davalarda İdare Mahkemesince verilen kararların temyiz incelemesine dair Dairemizin E:2020/10539, E:2020/10541, E:2020/10543, E:2020/10540, E:2020/10542 sayılı dosyalarında da verilen kararlar bu doğrultudadır.<br> Bu itibarla, davanın görev yönünden reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz istemlerinin kabulüne,<br>2. Davanın görev yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 12/04/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>

kamulaştırma