<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2025/421 E.  ,  2025/1808 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2025/421<br>Karar No : 2025/1808 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) :... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: 28/04/2011 tarih ve 27918 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 07/04/2011 tarih ve 2011/1677 sayılı Bakanlar Kurulu kararının eki listenin değiştirilmesine ilişkin 19/11/2015 tarih ve 29537 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 09/11/2015 tarih ve 2015/8220 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca, Aksu Çayı Taşkın Koruma Projesi kapsamında, Antalya ili, Aksu ilçesi, ... Mahallesi'nde yer alan ve davacının maliki/hissedarı olduğu ... ada ..., ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ..., ..., ..., ... parsel, ... ada ..., ..., ..., ..., ... parsel, ... ada ..., ... parsel, ... ada..., ... parsel, ... ada ..., ..., ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ..., ..., ..., ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan taşınmazlara ilişkin kısmı ile toplulaştırma işleminin düzeltilmesi talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... ada ... ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden, söz konusu parsellerin proje sahası dışında kaldığı yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda tespit edilmiş olup, anılan parseller dava konusu işlem kapsamında bulunmadığından bu parseller açısından davanın incelenmesine olanak bulunmadığı; diğer parseller yönünden, her ne kadar bilirkişi raporunda drenaj kanallarını sabit tesis kapsamında görmekle bu drenaj kanallarının değerlendirme dışında bırakılmak suretiyle ortak kullanım payı alanı belirlenmesinin ve bu kapsamda davacı adına tapuda kanal vasfıyla kayıtlı olan 6 ayrı parselin sabit tesis olarak değerlendirilmek suretiyle düzenleme sonrasında aynı yerlerinde ve aynı şekilde davacıya bırakılması işleminde hata olmadığı yönünde görüş bildirilmiş ise de; ilgili mevzuat hükümlerinde "sabit tesis" kavramının açık bir şekilde tanımlandığı, bu tanımlama içeriğinde kanal ya da drenaj kanalına yer verilmediği, aksine mevzuatta ortak tesislere katılım payının tanımlaması yapılırken yol, kanal, tahliye kanalı gibi proje gereği ihtiyaç duyulan ve kamunun ortak kullanacağı yerler için kesinti yapılması gerekliliğinin düzenlendiği, bu kapsamda gerek davacı adına kanal vasfıyla kayıtlı bulunan parseller gerekse proje alanındaki kanalların tamamı ortak tesis olarak planlanıp bu planlama kapsamında mevzuatta yer aldığı şekliyle en fazla %10'a kadar ortak tesislere katılım payı düzenlenmesi gerekirken, anılan kanalların değerlendirme dışı bırakılmak suretiyle ortak kullanım payı belirlenmesi suretiyle tesis edilen toplulaştırma işleminde ve bu işlemin yenilenmesi ve düzeltilmesine yönelik başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle ... ada ... ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın incelenmeksizin reddine, diğer parseller yönünden dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; arazi tahsislerinin, tarla içi sulama kanalları dikkate alınarak yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, kök parseller üzerinden geçen tarla içi sulama kanallarının 1978 yılında yapılan kamulaştırma sonrasında inşa edildiği, kamulaştırıldığı anlaşılan alanın kamu payı kesintisine tabi tutulmamasında mevzuata aykırılığın bulunmadığı, ilk derece mahkemesi tarafından keşif icrası sureti ile bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi kurulu tarafından, arazi toplulaştırmasının bütün yönlerden teknik kurallara uygun olduğu yönünde görüş verildiği, Dairelerince yapılan incelemede bilirkişi raporunun teknik ve hukukî yönden hükme esas alınabilecek nitelikte görüldüğü, parsel dağınıklığının ortadan kaldırılması, parsel geometrilerinin düzeltilmesi, yolda ve çayda (derede) kalan parsellerin yoldan ve çaydan alınması, yola cephesi olmayan parsellerin ulaşım bağlantılarının kurularak yola cephelendirilmesi, dönüşüm katsayılarının miktarı, arazi ebatları, kök parsellerin yollara göre konumları ve sabit tesis nitelikleri dikkate alındığında, dava konusu parsellere ilişkin arazi toplulaştırmasının parselleme ve dağıtım ilkelerine, arazi toplulaştırması amaçlarına, kamu yararına uygun olduğu, işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf isteminin kabulüne, Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının kaldırılmasına, belirtilen parseller yönünden davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdare Dava Dairesince, DSİ tarafından sahaya inşa edilen tarla içi sulama kanallarının, taşınmaz sahibi tarafından açılan kuyu ile karşılaştırılarak sabit tesis niteliği taşıdığından bahisle adete taşınmazın mütemmim cüzü gibi tarif edilmesinin yürürlükteki mevzuat hükümleri ile örtüşmediği, 3083 sayılı Kanunun 6. maddesinde, "Toplulaştırma alanlarında gerçek kişilerle kamu ve özel hukuk tüzel kişilerine ait araziden projenin özelliğine göre, yol ve kanal gibi kamunun ortak kullanacağı yerler için % 10’a kadar katılım payı kesilir.", Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Uygulama Yönetmeliği'nin 4. maddesinde "çç)Sabit tesis: Ev, ahır, samanlık, ambar, kuyu gibi yapılar ile dikili ve kapama meyve bahçesi niteliğindeki tarım arazilerini, k) Ortak tesislere katılım payı (Düzenleme ortalık payı): Arazi toplulaştırmasına konu kadastral parsellerin tapu siciline tescil edilmiş yüzölçümünün, arazi özellikleri ile birlikte değerlendirilerek bulunan parsel değer sayılarından yol, kanal, tahliye kanalı gibi proje gereği ihtiyaç duyulan ve kamunun ortak kullanacağı yerler için en fazla %10’a kadar yapılan kesinti payını ifade eder." hükümlerine yer verildiği, dava konusu uygulamada yol ve kanal gibi gerçek kişiler adına tescili mümkün olmayan taşınmazların %10'luk katılım payını düşürmek için davalı idare tarafından tescillerin vatandaş adına yaptırılmasının İdare Dava Dairesince mevzuata uygun bulunmasının hukuk dışı bir kabul olduğu, ... Köyü toplulaştırma sahasında 1978 yılında yapıldığı iddia edilen ve bugüne kadar tamamlanmayan kamulaştırmanın, toplulaştırma işlemlerine geçilmeden ve teknik hesapların yapıldığı aşamada yapılıp tamamlanması gerektiği, oysa davalı idarenin toplulaştırma sahasında %10 luk katılım payını yakalayamadığı için olsa gerek, yol ve kanalları vatandaş adına kasti olarak tescil ettiği, bedelsiz şekilde kamulaştırma işlemini bir oldu bittiye getirdiği, İdare Dava Dairesince kamulaştırmanın bu davanın konusu dışında kaldığı belirtilmiş ise de, ortada bir kamulaştırma mevcut değil iken kamulaştırma yapılmış gibi davalı idarenin hesaplama yapmasının tam olarak bu davayı ilgilendirdiği, kanal vasfıyla ayrılan 2.703,84 m² lik alan, uygulamaya giren 61.411 m² alandan düşülerek toplulaştırmaya giren alanın 58.707,20 m² olarak gösterildiği, bu miktar üzerinden %6,4474 lük 3.785,09 m² lik ikinci bir kesinti daha kesinti yapılarak 6.488,93 m² kesinti yapıldığı halde, kesinti miktarının 3.785,09 m² olarak gösterildiği, böylece kesinti miktarının mevzuatın öngördüğü sınırın üzerine çıktığının gizlendiği, mevzuatta en fazla 4 askı yapılabileceği düzenlenmişken 6. askının yapıldığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. <br><br>TETKİK HÂKİMİ: ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Temyiz isteminin reddine,<br>2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br> <br><br>(X) KARŞI OY : <br>Antalya ili, Aksu ilçesi, ... Mahallesi'nde yer alan ve davacının maliki/hissedarı olduğu taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan taşınmazlara ilişkin kısmı ile toplulaştırmanın iptali talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada verilen dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunu kabul ederek davanın reddine karar veren İdare Dava Dairesi kararı temyiz edilmiştir. <br> 3083 sayılı Kanunun 6. maddesinde, toplulaştırma alanlarında gerçek kişilerle kamu ve özel hukuk tüzel kişilerine ait araziden projenin özelliğine göre, yol ve kanal gibi kamunun ortak kullanacağı yerler için % 10’a kadar katılım payı kesileceği, Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Uygulama Yönetmeliği'nin 4. maddesinde; sabit tesisin ev, ahır, samanlık, ambar, kuyu gibi yapılar ile dikili ve kapama meyve bahçesi niteliğindeki tarım arazilerini, ortak tesislere katılım payının ise (düzenleme ortalık payı) arazi toplulaştırmasına konu kadastral parsellerin tapu siciline tescil edilmiş yüzölçümünün, arazi özellikleri ile birlikte değerlendirilerek bulunan parsel değer sayılarından yol, kanal, tahliye kanalı gibi proje gereği ihtiyaç duyulan ve kamunun ortak kullanacağı yerler için en fazla %10’a kadar yapılan kesinti payı ifade ettiği hükme bağlanmıştır.<br>Yukarıda yazılı ilgili mevzuat hükümlerinde "sabit tesis" kavramı açık bir şekilde tanımlanmış olup, bu tanımlama içeriğinde kanal ya da drenaj kanalına yer verilmediği, aksine mevzuatta ortak tesislere katılım payının tanımlaması yapılırken yol, kanal, tahliye kanalı gibi proje gereği ihtiyaç duyulan ve kamunun ortak kullanacağı yerler için kesinti yapılması gerekliliğinin düzenlendiği, bu kapsamda gerek davacı adına kanal vasfıyla kayıtlı bulunan parseller gerekse proje alanındaki kanalların tamamı ortak tesis olarak planlanıp bu planlama kapsamında mevzuatta yer aldığı şekliyle en fazla %10'a kadar ortak tesislere katılım payı düzenlenmesi gerekirken, anılan kanalların değerlendirme dışı bırakılmak suretiyle ortak kullanım payı belirlenmesi şeklinde tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığından temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz onama kararına katılmıyorum.<br><br><br><br></font></p></body></html>

kamulaştırma