<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/10758 E.  ,  2025/891 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/10758<br>Karar No : 2025/891 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, Arazi Toplulaştırma ve TİGH Projesi kapsamında Ağrı ili, Merkez ilçesi, ... köyü, eski ... nolu parsel, yeni ... ada, ... sayılı parselinin bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırması işleminin davacıya ait taşınmazlar yönünden iptali ve işlem nedeniyle oluştuğu iddia edilen şimdilik 100,00-TL maddî zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, arazi toplulaştırma işleminin ve davacıların hissedar olduğu taşınmazların toplulaştırma işlemine tabi tutulması sonucu oluşan yeni durumunun ilgili mevzuat hükümleri ile teknik talimatlar dikkate alınarak dağıtım ilke ve esasları ile kamu yararına uygun olarak yapıldığı, katılım payı oranı kesintisinin, bütün parsellerden eşit yapıldığı ve oranının mevzuata uygun olduğu, toplulaştırma kapsamında yapılan tahsis işlemlerinin toplulaştırma ilke ve kurallarına uygun olduğu, davacının eski arazisinin büyük bir kısmının dere yatağında taşlık ve verimsiz bir yerde iken toplulaştırma sonucu verilen yeni yerinin de büyük bir kısmının dere yatağı taşlık ve verimsiz bir arazide kaldığı, eski ve yeni zemin arasında tarımsal verimlilik anlamında bir kayıp olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, ayrıca dava konusu işlem hukuka uygun olduğundan tazmin isteminin de reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, arazi toplulaştırma işlemi neticesinde davacıya verilen yeni taşınmazın kısmen dere yatağı olduğu ve ıslah işlemleri yapılmadan toplulaştırma kapsamına alınamayacağı, 2008 yılında başlayan toplulaştırmanın 2020 haziran ayına kadar çok uzun sürdüğü, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, toplulaştırma sahasında kazı işlemleri dolgu işlemleri ağaçların sökülmesi işlemi yapılamadığı, tutulan tutanakta muhtar alanında imzanın bulunduğu ancak kime ait olduğuna dair ad, soyadı bilgisinin olmadığı, mülkiyet hakkı devrine yetkili kişi malik iken arazi toplulaştırma gerekçesi ile kanal güzergahındaki taşınmazlar, kamulaştırmadan kaçınmak amacıyla başka yere taşınarak yetki(usul) saptırması yapıldığı, eskiden de dere yatağıydı denilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve mevzuata aykırı yapılan toplulaştırmada hukuka uyarlık bulunmadığı, Uygulama Yönetmeliğinin 9. maddesi gereğince davacının zararının karşılanması gerektiğinden, yerel mahkemece zarar olmadığını kabul etmenin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyiz konusu kararın bozulması istenilmiştir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. <br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>

kamulaştırma