<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2024/2868 E.  ,  2024/3792 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No : 2024/2868<br>Karar No : 2024/3792<br><br>YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI<br>Dava, ... İnşaat Madencilik Turizm Taşımacılık ve Ticaret A.Ş. vekili Av....tarafından, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nce 08/06/2023 tarihinde gerçekleştirilen Adıyaman ili hudutlarında bulunan ER:... sayılı IV. Grup maden sahası arama ruhsatı ihalesinin şirketleri üzerinde bırakıldığı ve yükümlülüklerin yerine getirildiğinden bahisle maden arama ruhsatının düzenlenmesi, aksi takdirde ihale bedeli, şartname bedeli ve işletme ruhsat taban bedeli olmak üzere toplam 866.352,00-TL'nin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı davalı idare işleminin iptali ve söz konusu tutarın ticari avans faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'ne karşı açılmıştır.<br>Ankara 4. İdare Mahkemesi'nin 28/03/2024 tarih ve E:2024/548, K:2024/499 sayılı kararıyla, madenlerin taşınmaz olarak nitelendirilmesi konusunda duraksama bulunmadığı, uyuşmazlığın taşınmaz mallara ve bu taşınmaz mallarla ilgili haklara ilişkin olduğu anlaşıldığından, özel yetki kuralını düzenleyen 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 34. maddesinin birinci fıkrası uyarınca davanın görüm ve çözümünde, taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi olan Adıyaman İdare Mahkemesi'nin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.<br>Adıyaman 2. İdare Mahkemesi'nin 19/04/2024 tarih ve E:2024/1411, K:2024/880 sayılı kararıyla, uyuşmazlığa konu istemin ihale bedeli, ihale şartname bedeli ve işletme ruhsat taban bedelinin iadesine ilişkin olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinin birinci fıkrası kapsamında imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasına veya taşınmaza bağlı hak kapsamında bulunan bir işleme yönelik olmadığı, ihale işlemlerine yönelik olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanun'un 36. maddesinde birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan özel yetki kuralı ve 32. maddesinin birinci fıkrasında yer alan genel yetki kuralı uyarınca, zararın doğmasına sebep olduğu ileri sürülen söz konusu maden sahası ihalesini gerçekleştiren Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesi'nin yetkili olduğu sonucuna varılarak yetki uyuşmazlığının çözümlenmesi için dosyanın Danıştay'a gönderilmesine karar verilmiştir. <br>Aktarılan kararlar üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 27. maddesi ve 2577 sayılı Kanun'un 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü:<br>2577 sayılı Kanun'un "İdari davalarda genel yetki" başlıklı 32. maddesinin birinci fıkrasında, "Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, bu Kanun'da veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması hâlinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idarî işlemi veya idarî sözleşmeyi yapan idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir."; 34. maddesinin birinci fıkrasında, "İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idarî davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir."; 36. maddesinin birinci fıkrasında, "İdari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkeme, sırasıyla: a) Zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili, b) Zarar, bayındırlık ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğmuş ise, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer, c) Diğer hallerde davacının ikametgahının bulunduğu yer idari mahkemesidir." kuralına yer verilmiştir.<br>İdari davalarda genel yetki, 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin birinci fıkrasına göre, iptal davalarında yetki konusundaki genel kural, dava konusu idari işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olmasıdır.<br>Anılan Kanun'un 34. maddesinde, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından kaynaklanan iptal ve tam yargı davaları ile konusu taşınmaz mal olan idari sözleşme uyuşmazlıklarından ve ayrıca kamu mallarına ilişkin idari davalardan söz edilmiştir. Maddenin öngördüğü özel yetki kuralı kesin nitelikte olduğundan; anılan davaların mutlaka uyuşmazlık konusu taşınmaz malın bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde görülmesi gerekmekte, 32. maddenin birinci fıkrasındaki genel yetki kuralının bu alanda geçerliliği bulunmamaktadır (Kâzım YENİCE/Yüksel ESİN, Açıklamalı-İçtihatlı-Notlu İdari Yargılama Usulü, Ankara, 1983, s.656).<br>Aslında, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde düzenlenen idari dava türlerinden hiçbirinin konusu taşınmaz mallar değildir. Dolayısıyla, 34. maddede yer alan "taşınmaz mallara ilişkin davalar" ifadesinden anlaşılması gereken, taşınmaz malları konu edinen idari davalar değil, "idari uyuşmazlığın kaynağı olan taşınmaz mallarla ilgili bir isteği karşılayan" ya da "taşınmaz mallar üzerindeki bir hakkı ihlal eden" idari işlemleri konu edinen idari davalardır (Turgut CANDAN, Açıklamalı İdari Yargılama Usulü Kanunu, Ankara, 2022, s.1301).<br>Bu durumda, idari dava türlerinden olan iptal davalarında, yetkili mahkemenin tespitinde 32. maddede belirlenen ilkenin uygulanmasının esas olduğu; bu genel kuraldan ayrılmanın ancak istisna öngören özel bir yetki kuralının varlığı halinde mümkün olduğu; 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinde düzenlenen özel yetki kuralının ise, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasını veya taşınmaza bağlı hakları konu alan işlemlere karşı açılan davalara yönelik olduğu açıktır.<br>Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nce 08/06/2023 tarihinde gerçekleştirilen Adıyaman ili hudutlarında bulunan ER:... sayılı IV. Grup maden sahası arama ruhsatı ihalesinin şirketleri üzerinde bırakıldığı ve yükümlülüklerini yerine getirdiklerinden bahisle maden arama ruhsatının düzenlenmesi, aksi takdirde ihale bedeli (800.000,00-TL), şartname bedeli (3.300,00-TL) ve işletme ruhsat taban bedeli (63.052,00-TL) olmak üzere toplam 866.352,00-TL'nin iadesi istemiyle davalı idareye başvurulduğu, anılan başvurunun 06/02/2024 tarih ve ... sayılı davalı idare işlemiyle "ihale değerlendirme sürecinin devam ettiği"nden bahisle reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı, uyuşmazlığın ihale mevzuatı uyarınca ihaleye katılabilmek için yatırılan bedellerin ve ihale bedelinin iadesine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. <br>Bu itibarla, ihaleden kaynaklanan uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinin birinci fıkrası kapsamında imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasına veya taşınmaza bağlı hak kapsamında bulunan bir işleme yönelik olmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde 2577 sayılı Kanun'un 32/1 ve 36/1-a maddeleri uyarınca ihaleyi gerçekleştiren idarenin bulunduğu ve "zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili" idare mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesi'nin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır. <br>Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde ANKARA İDARE MAHKEMESİ'NİN YETKİLİ OLDUĞUNA, dava dosyasının Ankara 4. İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, kararın Adıyaman 2. İdare Mahkemesi'ne ve taraflara bildirilmesine, 03/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br><br></font></p></body></html>

kamulaştırma