<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2024/1156 E.  ,  2024/3540 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2024/1156<br>Karar No:2024/3540<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Enerji Üretim Müşavirlik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Davacı şirketin, Bayburt-Erzurum illerinde kurulması planlanan "Haluk Regülatörü ve Hidroelektrik Enerji Santrali (HES)" projesi için verilen ... tarih ve ... sayılı ön lisans süresinin uzatılması talebinin reddine, yükümlülüklerin tamamlanmamasına ilişkin gerekçelerin mücbir sebep olarak kabul edilmemesine, ön lisansın 10/02/2021 tarihinde sona erdiğinin tespitine ve 148.000,00-TL tutarındaki teminatın irat kaydedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket tarafından, proje kapsamında yapılan halkın katılım toplantısında halkın yoğun tepkisiyle karşılaşıldığı ve bu sebeple projenin yapılabilirliği için formülasyon değişikliğine gidileceği belirtilerek süreçte yaşanılan gecikmeler nedeniyle ön lisans süresinin uzatılması talebiyle davalı idareye başvurulmuş ise de, anılan talebe yönelik davalı idarece yapılan inceleme sonucunda, halkın katılım toplantısında halkın yoğun tepkisiyle karşılaşıldığı iddiasına ilişkin olarak Erzurum Valiliği ve Bayburt Valiliği'nden görüş talep edildiği, Erzurum Valiliği'nce Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 9. maddesi gereğince adı geçen proje kapsamında halkın katılım toplantısının belirtilen tarih ve adreste vatandaşların katılımı ile herhangi bir güvenlik sorunu yaşanmadan gerçekleştirildiğinin bildirildiği, Bayburt Valiliği tarafından da halkın katılım toplantısında katılımcıların projeye karşı olduklarını dile getirdiği, hararetli denebilecek tartışmaların olduğu ancak herhangi bir fiili müdahale olmadan toplantının sona erdiği, toplantının ÇED Yönetmeliği'nin 9. maddesine uygun yapıldığının belirtildiği, söz konusu bölgenin güvenli bir bölge olduğu, ayrıca Valilik İl Merkez Jandarma Komutanlığı tarafından da söz konusu toplantıya ve konuya ilişkin olarak birimlerine intikal eden herhangi bir güvenlik talebi veya asayiş bilgisinin bulunmadığının bildirildiği, ayrıca davacı şirket tarafından söz konusu formülasyon değişikliğine ilişkin revize fizibilite raporu veya gerekçe raporunun Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'ne sunulduğuna ilişkin herhangi bir belgenin idarelerine sunulmadığı, diğer taraftan, Kamulaştırma Dairesi Başkanlığı'nca davacı şirket tarafından Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 17. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında mülkiyet edinimi ve imar planı konularına yönelik olarak gerçekleştirilmiş/sunulmuş herhangi bir çalışma, bilgi ya da belgenin bulunmadığının bildirildiği;<br>Bu durumda, tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, davacı şirkete 30 ay süreyle geçerli olacak şekilde ön lisans verildiği, bu sürenin Covid-19 salgını nedeniyle 3 ay uzatıldığı, toplamda 33 aylık bir süre içerisinde Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 17. maddesinde belirtilen yükümlülüklerin davacı tarafından yerine getirilmesinin gerektiği, davacı şirketin ÇED başvurusu yapmak dışındaki anılan Yönetmelik'in 17. maddesinde belirtilen diğer yükümlülüklerin birçoğunu tamamlayamadığı, ayrıca söz konusu bölgenin güvenli bir bölge olduğu ve davacı şirketin yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için gereken çalışmaları yapmasına engel olabilecek nitelikte güvenlik birimlerine intikal eden herhangi bir olayın bulunmadığı, dolayısıyla uyuşmazlık bakımından mücbir sebep hali kapsamında değerlendirilmesi mümkün bir olayın/halin bulunmadığı, davacı şirketin gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek yükümlülüklerini ön lisans süresi içerisinde yerine getirmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ön lisans sürecinde yoğun halk tepkisiyle karşılaşıldığı, sahaya girilemediği, haritalama işlerinin yapılmadığı, halkın yoğun tepkisi nedeniyle proje formülasyonunun değiştiği ve bu sürecin iki yılı bulduğu, halkın yoğun tepkisinin mücbir sebep olduğu, bu durumun tüm bilgi ve belgelerle şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya koyulduğu, dava konusu işlemin keyfi olduğu, mülkiyet hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yasaya ve usule uygun olduğu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususların kararın bozulmasını gerektirecek sebepler olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br> <br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle; <br> 1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, <br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, <br> 5. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine,<br> 6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 25/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

kamulaştırma