<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/2275 E. , 2025/941 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/2275<br>Karar No : 2025/941 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Malatya İli, Pütürge İlçe Adliyesinde Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 11/02/2016 ile 08/09/2017 tarihleri arasında görevinin gereği olarak koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu Pütürge Cumhuriyet Başsavcılığına ait banka hesabında bulunan değişik meblağlarda parayı zimmetine geçirdiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddsinin birinci fıkrası (E) bendinin (g) alt bendinde yer verilen memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici nitelikte hareketlerde bulunmak kapsamında, Devlet memurluğundan çıkarma ile cezalandırılmasına dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı hakkında devam eden adlî süreç sonucunu beklemeden işlem tesis edilmesi ve Mahkemece karar verilmesinin hukuka uygun olmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDÎ OLAY : <br> Malatya İli, Pütürge İlçe Adliyesinde Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapan davacının Mahkeme kararı uyarınca ödemesi gereken kamulaştırma bedelini taraflara iki yıldır ödemediğinden bahisle 28/07/2017 tarihli dilekçeyle yapılan şikayet üzerine yapılan disiplin soruşturması sonucu düzenlenen 19/02/2018 tarihli soruşturma raporunda; davacının Pütürge Adliyesine ait Mahkemeler veznesi hesabından toplam 457.015,00-TL'yi zimmetine geçirdiği tespit edildiğinden bahisle getirilen Devlet memurluğundan çıkarılması teklifi doğrultusunda, ... tarih ve ... sayılı Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğu sonucuna varılarak, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi gereğince Devlet memurluğundan çıkarma ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. <br> Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT :<br> 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinde; "Devlet memurluğundan çıkarma" bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmak olarak tanımlanmış ve maddenin (g) alt bendinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" bu cezayı gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.<br> Anılan Kanun'un 126. maddesi ikinci fıkrasında da; Devlet memurluğundan çıkarma cezasının amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verileceği belirtilmiştir.<br> Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan, 24/10/1982 tarih ve 17848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik'in 1. maddesinde; bu Yönetmeliğin, Disiplin ve Yüksek Disiplin Kurullarının kuruluş, üyelerinin görev süresi, görüşme ve karar usulü ile hangi memurlar hakkında karar verebileceklerini ve disiplin amirlerinin tayin ve tespitinde uygulanacak esasları, bunların yetki ve sorumluluklarını düzenlemek amacıyla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun değişik 134. maddesine dayanılarak hazırlandığı belirtildikten sonra, "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde; Yönetmeliğin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun değişik 1. maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar hakkında uygulanacağı, Adalet Bakanlığında görevli memurların disiplin işleriyle ilgili olarak bu Yönetmeliğin öngördüğü bütün düzenlemeleri yapma yetkisinin Adalet Bakanına ait olduğu hükme bağlanmıştır. <br> Yukarıda yer verilen Kanun ve Yönetmelik dayanak alınarak 05/04/2017 tarih ve 30029 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Adalet Bakanlığı Disiplin Yönetmeliği'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; bu Yönetmeliğin, disiplin âmirlerinin tâyin ve tespiti, disiplin kurullarının kuruluş, işleyiş ve çalışmaları ile disiplin soruşturmalarına ilişkin usûl ve esasları belirlemek amacıyla hazırlandığı; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde; adlî ve idarî yargı hâkim ve savcıları dışında kalan Adalet Bakanlığı merkez ve taşra teşkilâtlarında görevli memurlar ile sözleşmeli personel hakkında bu Yönetmeliğin uygulanacağı belirtilmiştir.<br> Bu Yönetmeliğin "Yüksek disiplin kurulu" başlıklı 13. maddesinde; "Yüksek Disiplin Kurulu, Bakan tarafından görevlendirilen Bakan Yardımcısının başkanlığında, Teftiş Kurulu Başkanı, Ceza İşleri Genel Müdürü, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü, Personel Genel Müdürü ile varsa Devlet memurunun üyesi olduğu sendikanın temsilcisinden oluşur." kuralına; "Kurulların çalışma usûl ve esasları" başlıklı 15. maddesinde ise; "(1) Kurullarda toplantı gündeminin düzenlenip ilgililere dağıtılması, toplantının belirli gün, saat ve yerde yapılması, kurul çalışmalarının gereği gibi yürütülüp sonuçlandırılması, Başkan tarafından sağlanır.<br> (2) Raportörlük görevi, komisyon disiplin kurullarında komisyon yazı işleri müdürü veya gerektiğinde başkan tarafından görevlendirilecek bir yazı işleri müdürü, Bakanlık Disiplin Kurulu ve Yüksek Disiplin Kurulunda ise görevlendirilecek tetkik hâkimleri tarafından yürütülür.<br> (3) Bakanlık Disiplin Kurulu ile Yüksek Disiplin Kurulu, salt çoğunlukla; komisyon disiplin kurulları ise üye tam sayısı ile toplanır. Raportörün açıklamaları dinlendikten sonra işin görüşülmesine geçilir. Konunun aydınlanması ve görüşmelerin yeterli görülmesi hâlinde açık oylamaya geçilir ve oy çokluğu ile karar alınır. Oylamada çekimser kalınamaz. Başkan oyunu en son kullanır. Oyların eşitliği hâlinde başkanın bulunduğu tarafın oyu üstün sayılır. Karar Başkan tarafından açıklanır.<br> (4) Karar özeti, üyeler tarafından imzalanan bir tutanakla tespit edilir.<br> (5) Kurulların başkan ve üyeleri ile raportörlerin, görev başında bulunmamaları veya 14'üncü maddedeki sebeplerle katılamamaları hâllerinde, kurullara bunların vekil veya yedekleri katılır.<br>" kurallarına yer verilmiştir.<br> Adalet Bakanlığı Disiplin Yönetmeliği'nin 13. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, Yüksek Disiplin Kurulunun, Bakan tarafından görevlendirilen Bakan Yardımcısının başkanlığında toplanacağına ilişkin değişiklik, 15/05/2019 tarih ve 30775 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Adalet Bakanlığı Disiplin Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 4. maddesiyle yürürlüğe konulmuş olup, bakan yardımcıları bu tarihten itibaren Yüksek Disiplin Kurullarına başkanlık yapmaya başlamışlardır.<br><br> HUKUKÎ DEĞERLENDİRME : <br> Belirli bir idarî işlemin, bu işlemi yapabilmeye ehliyetli makam tarafından tesis edilmemesi o işlemin yetki unsuru bakımından; işlemde yer alması gereken irade açıklamasını gösteren imzanın eksikliği ise şekil unsuru bakımından hukuka aykırılığı sonucunu doğururlar. Öte yandan, dava konusu Kurul Kararı gibi "kolektif işlemlerde" kararın oyçokluğuyla alınması mümkün olmakla beraber mevzuatta yer alan özel katılım ve toplantı şartlarına da uyulmuş olması işlemin hukukî geçerliği için şarttır.<br> Bakılan uyuşmazlık bu kapsamda incelendiğinde; dava konusu işlemde uygulanacak mevzuat, 657 sayılı Kanun, Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik ile Adalet Bakanlığı Disiplin Yönetmeliği olup, yukarıda yer verilen kurallar uyarınca Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun bir başkan ve beş üye olmak üzere altı kişiden oluşacağı, salt çoğunlukla toplanacağı, başkanın görev başında bulunmaması durumunda kurula vekil veya yedeğinin katılması gerektiği düzenlenmiştir.<br> Uyuşmazlık konusu olayda; davacının, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı incelendiğinde; Yüksek Disiplin Kurulunun başkan veya başkan vekili sıfatına haiz kimsenin katılmadan teşekkül ettiği ve karar aldığı, bu şekilde yukarıda yer verilen Yönetmelik düzenlemelerine aykırı davranıldığı; bir başka ifadeyle, Yüksek Disiplin Kurulunun başkan veya başkan vekili olmadan karar alması mümkün olmadığı halde başkan veya başkan vekili bulunmadan tesis edilen dava konusu işlemin yetki ve şekil unsurları yönünden sakat olduğu sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir. <br>Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,<br><br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 24/02/2025 tarihinde, oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br><br><br><br><br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>
kamulaştırma