<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1375 E. , 2024/5103 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/1375<br>Karar No : 2024/5103 <br><br> TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ... Derneği <br><br> 2- ... Derneği <br>VEKİLİ: Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ: Av. ...<br> <br>DAVALI YANINDA MÜDAHİL: ... Anonim Şirketi <br>VEKİLİ: Av. ...<br> <br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Ordu İli, ... ve ... İlçesi sınırları içerisinde yapılması planlanan R3-Ordu-4 Rüzgar Elektrik Santrali (10 Adet Türbin-42 MWm/40 MWe) projesi ile ilgili olarak davalı idarece alınan ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istenilmiştir. <br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dosyada yer alan bilgi ve belgelerin, Çevre Mühendisi, Jeoloji Mühendisi, Ziraat Mühendisi, Orman Mühendisi, Harita Mühendisi, İnşaat Mühendisi, Biyolog, Turizmci ve Şehir Plancısı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyeti ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan 11/12/2023 tarihli Bilirkişi Raporunun birlikte incelenmesinden; dava konusu proje kapsamında kurulacak olan 10 adet türbinin bulunduğu alanda tamamen monzonit özelliğine sahip kayaçların bulunduğu, projenin ruhsat sınırları içinde herhangi bir aktif ve/veya pasif (eski) heyelan alanının bulunmadığı, ancak proje sahasının dışında, kuş uçusu olarak proje ruhsat sahasının 7,5 km, 6 km ve 2,4 km batısında ve 3,5 km güney doğusunda pasif (eski) heyelan alanlarının bulunduğu ve proje sahasına göre heyelan alanlarının başka bir vadide yer aldığı, bu alanların ise proje sahasını etkilemeyeceği, proje alanında diri fay gözlenmediği, proje sahasınnın Kuzey Anadolu Fay Zonuna olan mesafesi (51 km) dikkate alındığında, proje sahasında yapılacak kazı çalışmaları ve RES projesi kapsamında kurulumu yapılacak türbin faaliyetlerinin, heyelan alanlarını etkilemeyeceği ve Kuzey Anadolu Fay Zonundan etkilenmeyeceği, ÇED Raporunun kütle hareketleri (heyelan) ve depremsellik anlamında bilimsel ve teknik açıdan yeterli olduğu, R3-Ordu-4 RES (10 Adet Türbin-42 MWm/40 MWe) Projesi kapsamında kurulacak 10 adet türbinin geçirimsiz kayaç özelliğine sahip jeolojik kayaçların üzerinde bulunduğu, mevcut dere yataklarına olan mesafeleri dikkate alındığında, türbinlerin muhtemel sel-taşkın olaylarından etkilenmeyeceği, taahhüt edilen önlemlere uyulması halinde ÇED Raporunun sel taşkın olayları kapsamında verilen bilgiler ve alınması gereken önlemler bakımından bilimsel ve teknik açıdan yeterli olduğu, planlanan proje alanının canlı yaşamı açısından münferit bir alan olmadığı ve bölgede ekolojik özellikleri benzer fazla sayıda bulunan yaşam alanlarından biri olduğu, faaliyet alanına özgü lokal endemik bitki ve hayvan türlerinin bulunmadığı, bunların bölge genelinde geniş bir alanda yayılış gösterdiği, proje faaliyetlerinin flora ve fauna elemanları üzerinde olumsuz ve geri dönüşümsüz zararlar meydana getirebilecek bir etki oluşturmayacağı, ÇED raporunda kuşların tespiti ve göç yollarına yönelik detaylı izlemelerin yapıldığı, proje sahasının ana göç yolu üzerinde bulunmadığı, göç yolu olarak bölgeyi kullanacak kuşlar için ise proje faaliyetlerinin geri dönüşümsüz etkilerinin olmayacağı, proje sahası ve çevresinde hayvanların otlayabilmesi ve rahat hareket edebilmeleri için yeterli alan bulunduğu, proje kapsamında kullanılmak istenen tarım alanlarının tarım dışı amaçla kullanılması amacıyla, 5403 sayılı “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu” hükümleri gereğince, Toprak Koruma Projesi hazırlanarak Ordu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden Tarım Dışı Kullanım İzni alınacağı, proje alanı, rüzgarın etkisinden dolayı arıcılık faaliyeti için müsait bir ortam sağlamadığından, arıcılık faaliyeti üzerine olumsuz bir etkinin beklenmediği, tozlanma önlemlerinin uygulanması durumunda tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliği yönünden çevresel açıdan olumsuz etkilerinin kabul edilebilir sınırlarda olacağı, proje sahası içinde kalan orman alanının, çoğunlukla ağaç ihtiva etmediği, orman ağaçlarının devamı ve orman bütünlüğü içinde kalan çayırlık alanlar “OT” (orman toprağı) olup kısmen de öbekler halinde orman ağaççık ve çalıları ile kaplı olduğu, dolayısıyla, yapılaşmada orman ağacı kesilmesi gerekmediği, orman alanı içindeki mevcut yollar genişletilirken sınırlı miktarda orman ağacı kesilebileceği, proje için orman alanı tahsisinde kamu yararı ve zaruret bulunduğu, orman yangın riskine karşı gerekli önlemlere yer verildiği ve türbinler arası mesafenin yangın söndürmede kullanılması gereken aralık ve mesafede planlandığı, söz konusu projenin inşaat ve işletme esnasında havaya, suya ve toprağa ciddi bir olumsuz etkisi olmayacağı ve olabilecek muhtemel etkilere karşı da ÇED raporunda ilgili yönetmeliklere uygun olarak tedbirler alınacağının ifade edildiği, projenin işletilmesi esnasında insan sağlığı ve yaban hayatına ciddi bir etkisi olmayacağı, proje için ilgili trafik ve ulaşım etkilerini dikkate alan, projenin potansiyel etkilerini değerlendiren ve trafikle ilgili etkileri en aza indirecek etki azaltma önlemlerini içeren Trafik Yönetim Planının hazırlandığı, rüzgâr enerji santrallerinin karayolu kamulaştırma sınır çizgisine olması gereken asgari mesafenin; T 1-T5-T8-T9-T10 için 273 m, T2-T3-T4-T6-T7 için 292,8 m olarak hesaplandığı, türbin noktalarının konumları ve belirtilen mesafelerden de görüleceği üzere türbinlerin D855 Devlet Yoluna asgari mesafenin çok üzerinde kurulacağı, mevcut trafik yüküne günlük sade 61 ilave taşıt ekleneceği ve bu araçların aynı ayna trafikte yer almayacakları, RES sahasına kurulacak şantiye tesisinden sonra türbin lokasyonlarına ulaşım için, mevcut olan yolların nasıl kullanılacağının ÇED Raporunda irdelendiği, tüm bu açıklamalara göre ÇED raporunun ulaşım-trafik kapsamında bilimsel ve teknik açıdan yeterli olduğu, ilk onay tarihi 24/06/2011 olan ve ardından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın...tarih ve ... sayılı Bakanlık Makamı Olur'u ile revize edilen Ordu-Trabzon-Rize-Giresun-Gümüşhane-Artvin Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planının davaya konu alan için en üst ölçekte mekânsal plan niteliğinde olduğu, Ordu-Trabzon-Rize-Giresun-Gümüşhane-Artvin Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına göre RES alanının kapsadığı arazinin “Orman Alanı”, “Çayır-Mera”, “Tarım Arazisi”, “Akarsu”, “Birinci Derece Yol” ve “Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi/Turizm” lejantıyla gösterilen alanlara isabet ettiği, türbin alanlarının “Tarım Arazisi” sınırları içerisinde yer aldığı, T1, T2, T3, T4 nolu türbinler ise “Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi/Turizm” sınırı içerisinde yer aldığı, Çevre Düzeni Planları da Plan Paftaları, Plan Hükümleri ve Plan Raporu ile birlikte bütünlük oluşturduğu, ölçeği gereği şematik olması nedeniyle planın uygulama detayları plan hükümleri ve raporla şekilleneceği, 1/5000 ölçekli nazım imar planında ulaşım şeması, üretim birimleri ve enerji depolama amaçlı kullanılacak alt yapı alanlarının gösterildiği, dışındaki alanlara ilişkin plan kararı üretilmediği, plan kararı üretilmeyen alanlarda üst ölçek ÇDP kararlarının geçerli olduğu, davaya konu alan için hazırlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planının üst ölçek ÇDP’ye aykırılık teşkil etmediği, planlama esasları çerçevesinde kademeli birlikteliğinin sağlandığı, R3- Ordu- 4 RES (10 Adet Türbin- 57,4 MWm/40 MWe)" projesi hakkında, İmar Planı hazırlanmasına ilişkin kurum görüşlerinin alındığı anlaşıldığından davaya konu ÇED Olumlu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olmadığı, proje alanının Ordu-Trabzon-Rize-Giresun-Gümüşhane- Artvin Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği G39 paftasında santral sahası "Orman alanı", "Çayır Mera", "Tarım Arazisi", "Akarsu", "Birinci Derece Yol" ve "Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi/Turizm" sınırları içerisinde yer aldığı, tüm türbin alanlarının tarım arazisi sınırları içerisinde yer aldığı, T1, T2, T3, T4 sayılı türbinlerin Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi/Turizm sınırı içerisinde yer aldığı, 20.000.000 m2'lik alanın 1/25.000 ölçekli plana göre şahıslara ait onlarca parselin bulunduğu ve tamamına yakını tarım arazisi olan bu parsellerin kamulaştırılmasının gerektiği, proje sahasında geniş çaplı imar planının yapılmamış olduğu, ÇED raporunda santral sahası içinde tarım arazisinin bulunmadığının belirtildiği, tarım arazisi, orman ve meraların korunması gerektiği, 10 mahallenin arasına yapılacak olan santral sahasındaki rüzgar türbinlerinin yerleşim yerlerine çok yakın olduğu, güvenli mesafenin en az 2 kilometre olması gerektiği, bölgedeki canlı popülasyonunun ve ekosistemin olumsuz etkileneceği, flora listesinin 1965 yılında yapılan araştırmaya dayalı olarak yapıldığı, heyelan riskini minimize edecek önlemlerin alınması yolunda hiçbir raporlama yapılmadığı, su baskınına ve depreme yönelik önlemlere dair somut önlemler sunulmadığı, bal arıları ve böceklerin özellikle zarar göreceği, adli yardım talepleri kabul gördüğünden, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ödenmesi yolunda kurulan hükmün doğru olmadığı, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br> KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.<br><br>TETKİK HÂKİMİ: ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Temyiz isteminin reddine,<br>2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,<br>3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 25/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br> <br><br><br></font></p></body></html>
kamulaştırma