<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1198 E. , 2024/2457 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2024/1198<br>Karar No:2024/2457<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Ambalaj Reklam Ajans Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Antalya İl Sağlık Müdürlüğü'nce 30/11/2022 tarihinde açık ihale usulüyle gerçekleştirilen "40 Kalem Kırtasiye Malzeme Alım İşi" ihalesinde iki kalem üzerinde kalan davacı şirketin, ihale tarihinde sınırı aşan vergi borcu bulunduğundan bahisle gelir kaydedilen 21.241,52-TL tutarındaki geçici teminat bedelinin idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; 09/01/2024 tarihli ara kararına gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Antalya İl Sağlık Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile davacının talebi uygun görülüp 21.241,52-TL'nin 10/03/2023 tarihinde davacının hesabına ödendiği görüldüğünden, işbu davanın konusuz kaldığı, bu durumda, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı; öte yandan, dava konusu işlemin dava açıldıktan sonra iptal edildiği ve davacıya ödeme yapıldığı gözetildiğinde, idarece davanın açılmasına sebebiyet verildiği anlaşıldığından, yargılama giderlenin davalı idareye yükletilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, bu karara karşı kararın tebliğini izleyen otuz (30) gün içerisinde Danıştay nezdinde temyiz yoluna başvurulabileceği belirtilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının dava açtığı tarihte idareye de başvuruda bulunduğu, davalı idarenin bu başvuruya olumlu dönüş yaptığı, dolayısıyla davanın açılmasına davalı idarenin değil davacının başvuru sonucunu beklemeden dava açmasının sebep olduğu, konusuz kalan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, bu mümkün olmazsa karar verilmesine yer olmadığı kararı ile birlikte yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin görev yönünden reddi ile dosyanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin birinci fıkrası uyarınca görevli ve yetkili olan Konya Bölge İdare Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> USUL YÖNÜNDEN: <br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’la değişik 45. maddesinin birinci fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dâhi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; son fıkrasında, ivedi yargılama usulüne tâbi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamayacağı kurala bağlanmıştır.<br>2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda söz konusu yargılama usulünün uygulanacağı; ikinci fıkrasının (g) bendinde, verilen nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği kuralı yer almıştır.<br> Aktarılan düzenlemelere göre ivedi yargılama usulüne tâbi olan uyuşmazlıklarla ilgili olarak ilk derece mahkemelerince verilen kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulabileceği, bunlar dışında kalan uyuşmazlıklarla ilgili olarak verilen kararlara karşı kural olarak istinaf kanun yoluna başvurulabileceği açıktır.<br> Bu noktada mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna mı, yoksa temyiz kanun yoluna mı başvurulabileceğinin belirlenmesi için öncelikle uyuşmazlığın ivedi yargılama usulüne tâbi olup olmadığının tespiti zorunludur. 2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı kurala bağlandığından, ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklardan ne anlaşılması gerektiğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. <br> İhale işlemlerine ilişkin idarî usulü düzenleyen temel kanunlardan olan 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 4. maddesinde, ihalenin, "Bu Kanun'da yazılı usul ve şartlarla işin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve yetkili mercilerin onayı ile tamamlanan sözleşmeden önceki işlemleri"; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 4. maddesinde ise, "Bu Kanun'da yazılı usul ve şartlarla mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve ihale yetkilisinin onayını müteakip sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan işlemleri" ifade ettiği belirtilmiş olup, bu kanunî tanımlamalar ve istikrar kazanan içtihatlar dikkate alınarak ihale ilanı ile başlayıp sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan süreçte idarece tesis edilen işlemlerin ivedi yargılama usulüne tâbi ihale işlemleri olduğunun kabulü gerekir.<br> 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesinin gerekçesinde, "İdarî yargıda davaların tümü aynı usul takip edilmek suretiyle sonuçlandırılmaktadır. Ancak idarî davaların bazıları, niteliği itibarıyla diğerlerinden farklıdır. Bu tür davaların geciktirilmeksizin karara bağlanması gerekmektedir. Bu bakımdan, gecikerek karar verilmesinde hem idare hem de davacılar bakımından katlanılması zor ya da imkânsız sonuçlar doğuracak sınırlı sayıdaki dava türünün, diğerlerine göre daha ivedi bir şekilde sonuçlandırılması gerekmektedir. Yargısal sürecin, süratle sonuçlandırılması özel önem taşıyan ihale, özelleştirme, acele kamulaştırma uyuşmazlıklarından kaynaklanan bazı davaların ivedilikle sonuçlandırılmaması hâlinde, hukukî belirsizlik doğmasına neden olunmaktadır. Madde ile Avrupa örneklerinde olduğu gibi idarî yargılamaya ivedi yargılama usulü kurumu kazandırılmaktadır." açıklamalarına yer verilmiştir. Kanun'un gerekçesinde de ifade edildiği üzere, sınırlı sayıdaki dava türü ivedi yargılama usulüne tâbidir. Nitekim gerekçede ihaleyle bağlantılı tüm işlemlerin değil, yargısal sürecin süratle sonuçlandırılması özel önem taşıyan ihale uyuşmazlıklarının bu yargılama usulüne tâbi kılındığı vurgulanmıştır.<br> Dosyanın incelenmesinden, Antalya İl Sağlık Müdürlüğü'nce 30/11/2022 tarihinde açık ihale usulüyle gerçekleştirilen "40 Kalem Kırtasiye Malzeme Alım İşi" ihalesinin 2 kaleminin davacı şirket uhdesinde kaldığı, ihale kapsamında davacı tarafından 21.500-TL tutarlı geçici teminat mektubu sunulduğu, 06/01/2023 tarihinde sözleşmeye davet edilen davacı şirket tarafından sunulan sözleşme imzalamaya esas teşkil eden belgeler üzerinde yapılan incelemede, 4734 sayılı Kanun'un 10. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) alt bendine göre belirlenen parasal sınırların üzerinde vergi borcu bulunması sebebiyle davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakıldığı ve 21.500-TL geçici teminatın gelir kaydedildiği, davacının 27/01/2023 tarihli başvurusuyla gelir kaydedilen geçici teminatın üzerinde kalmayan kalemleri için ödediği teminat tutarının iadesini talep ettiği, bu başvurunun davalı idare tarafından 03/02/2023 tarihli işlem ile reddedilmesi üzerine, fazladan irat kaydedilen 21.241,52-TL'nin idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br> Kanun'un gerekçesinde de ifade edildiği üzere, sınırlı sayıdaki dava türü ivedi yargılama usulüne tâbidir. Nitekim gerekçede ihaleyle bağlantılı tüm işlemlerin değil, yargısal sürecin süratle sonuçlandırılması özel önem taşıyan ihale uyuşmazlıklarının bu yargılama usulüne tâbi kılındığı vurgulanmıştır.<br> Bakılan davanın, fazladan irat kaydedilen 21.241,52-TL'nin idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle ve tam yargı davası şeklinde açıldığı dikkate alındığında, öncelikle sonuçlandırılması özel önem taşıyan bir uyuşmazlık olarak nitelendirilmesine imkân bulunmayan dava konusu uyuşmazlık ivedi yargılama usûlü kapsamında yer almamaktadır.<br><br> Bu itibarla, geçici teminat bedelinin iadesine karar verilmesi istemiyle açılan ve tam yargı davası niteliği taşıyan bakılan dava ivedi yargılama usûlü kapsamında bulunmadığından, ilk derece Mahkemesince verilen karara karşı yapılan kanun yolu başvurusunun Konya Bölge İdare Mahkemesi'nce karara bağlanması gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Temyiz isteminin GÖREV YÖNÜNDEN REDDİNE, <br> 2. Dosyanın istinaf incelemesinde görevli (ve yetkili) ... Bölge İdare Mahkemesi'ne gönderilmek üzere kararı veren ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 30/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
kamulaştırma