<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/6492 E.  ,  2024/3411 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/6492<br>Karar No : 2024/3411 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan taşınmazın tarımsal faaliyet nedeniyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 01/08/2015-01/08/2017 tarihleri arası dönem için 194.342,09 TL ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve E:... sayılı işlemle bildirilen ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ni... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, ...Gölü su kotunun/yükseltisinin, sahip olduğu coğrafya şartlarına bağlı ve yıllık yağış rejimindeki değişikliklerden kaynaklı olarak değişim gösterdiği, bu sebeple, dava konusu taşınmazların kök parselini oluşturan ve “... tarihli tapu kayıtlarında “..., ..., ..., ..., ..., ...... ... sıra numaraları altında ve 7 adet tapu kaydında toplamda 15.638.659,00 m² yüzölçümünde zilyet ve tasarruf edilmekte olan” ana parselin bir kısmının ve bazı komşu parsellerin zaman zaman “göl suyu altında kaldığı ya da su çekilmesi neticesinde kullanılabilir duruma geldiği”, böylesi özellikler gösteren ...Gölü Havzasında yer alan bölgede TKGM- ...Kadastro/Tapulama Müdürlüğü tarafından ... Köyü tesis/kuruluş kadastrosu yapılırken, kadastro çalışma alanı sınırının belirlenmesinde ‘o andaki mevcut göl suyu çizgisinin’ esas alındığı, 15.638.659,00 m² yüzölçümünde davacılara ait olan ana/kök parselin zemin tespiti yapılırken, “çalışması sırasında göl suyu altında kalan kısmında sınırlandırma ve tespit çalışmaları yapılamadığı” gerekçesiyle bu ve benzeri parsellerin kadastrosunun yapılmadığı, bu sebeple de 15.638.659,00 m² yüzölçümündeki parselin bir kısmının ‘kadastro çalışma alanı dışında tutulup’ kadastro haritasında yer almadığı ve tescile konu edilmediği, kadastro çalışması neticesinde 15.638.659,00 m² yüzölçümündeki kök parselin ‘göl suyu dışında kalan’ 9.115.671,00 m²’lik parçasının ... nolu parsel altında ‘aynı vasıf, ayni haklar ve mülkiyeti kullanım sahipliği’ içerisinde tapu sicilinde tescil edildiği; 15.638.659,00 m² yüzölçümündeki kök parselin “... nolu parselin dışında- göl suyu altında kalan 6.522.988,00 m² yüzölçümündeki kısmının ise Pazarkaya Kadastro/Tapulama sınırı dışındaki tescil harici alanda” gösterildiği, 6.522.988,00 m² yüzölçümündeki kısmın, dava konusu yerde zaman içerisinde gerek Bakanlık gerekse Yargı Kararı ile geçirilen ...Gölü Kıyı Kenar Çizgisi ve göl aynası içerisinde yer aldığı (hem Bakanlık tarafından 12/03/1997 tarihinde onanan (dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan) hem de sonrasında ...Asliye Hukuk Mahkemesi kararıyla 958,65 m su kotu esas alınarak geçirilen kıyı kenar çizgileri içerisinde kaldığı); sahip olduğu konumsal/mekânsal değerleri ve kayıtlı/yürürlükteki haritalar-belgeler-mevzuatlar ilişkisinde “kıyı kenar çizgisi içerisinde, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanda” yer aldığı; böylesi durumda “tapu siciline güven ve nedensellik ilkeleri gerekçesinde mülkiyet hakkının geçerli olduğu” kabul edilerek, ilgili idarelerin önce “...Gölü Kıyı Kenar Çizgisini belirleyip, kıyı kenar çizgisi dışında kalan ve kadastrosu yapılmayan taşınmazların kayıt altına alınarak tescil edilmesi” işlemini yapması, sonrasında da “kıyı kenar çizgisi (göl havzası) içerisinde kalan tapulu parsellerin kamulaştırma, hazine parselleriyle takas vb. yöntemler içerisinde değerlendirilmesi gerektiği”, bu bağlamda, dava konusu yerin, maliklerin/davacının kendi tapulu mülklerinden bir yer olup “göl arazisini dolayısıyla Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altındaki bir yeri işgal eden (şagil)” konumunda olmadıkları, Nitekim ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...... tarih ve E:... K... sayılı kararında da anılan taşınmazın mülkiyetinin davacıya ait olduğu ancak kıyı kenar çizgisinin göl kısmında kaldığı için tescil edilemediğinden davacıya tazminat ödenmesine hükmedildiği görüldüğünden, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan taşınmazın tarımsal faaliyet nedeniyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 194.342,09 TL ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin dava konusu ecrimisil ihbarnamesinde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Mahkemenin yerindelik denetimi yaptığı, ...İlçesi sınırları içerisinde bulunan ...Gölünün mülga Konya Kültür Varlıkları Korumu Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 1.Derece Doğal Sit alanı olarak tescil edildiği, bu alanda yapılacak her türlü fiziki müdahale için kuruldan izin alınması gerektiği, dava konusu alanın devletin hüküm ve tasarrufunda olduğunun tespiti üzerine ecrimisil alınmasının hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>TETKİK HÂKİMİ: ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Temyiz isteminin reddine,<br>2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 27/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>

kamulaştırma