<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/4934 E. , 2024/6417 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE <br>Esas No : 2020/4934<br>Karar No : 2024/6417 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Huk. Müş. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Pazarlama A.Ş. <br>VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ..., Av. ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı şirketin Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının %6,66 oranındaki sermayesine karşılık gelen hisse senetlerinin davalı idarece satın alınması veya bu hisselerine kar payı ödenmesi ile hisselerinin ortaklık haklarından yararlandırılması istemiyle Hazine Müsteşarlığına yapılan 05/04/2011 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, bakılan olayda, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının 18/06/1984 tarihli ve 18435 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca iktisadi devlet teşekkülü statüsüne alındığı, davacı şirketin Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığında %6,66 oranında hisseye (mülkiyet hakkına) sahip olduğu ve iktisadi devlet teşekküllerinin sermayesinin tamamının Devlete ait olması gerektiği, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı iktisadi devlet teşekkülünün sermayesinin tamamının Devlete aidiyetinin Anayasa'nın 13. ve 35. maddeleri ile İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşme'ye ek 1 No'lu Protokol uyarınca kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğinin açık olduğu, bu duruma göre, davacı şirketin %6,66 oranındaki sermayesine tekabül eden hisse senetlerinin satın alınması ve bu hisselerine kar payı ödenmesi ile hisselerinin ortaklık haklarından yararlandırılması istemiyle 05/04/2011 tarihinde yaptığı başvurusu hakkında davalı idarece, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde öngörülen düzenlemeler ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları da gözetilmek suretiyle anılan yasal düzenlemeler ve Ana Statüde yer alan düzenlemeler kapsamında değerlendirilerek bir karar alınması gerekirken, bu hususlar göz ardı edilerek gerek mülkiyet hakkının dokunulmazlığı, gerekse mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla ve ancak kanunla sınırlanabilir olması ilkelerine aykırı davranılmak suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı, davacı ile ... Bankası A.Ş. arasında gerçekleşen hisse devrinin muvazaalı ve dava açma süresini canlandırmaya yönelik olduğu, 233 sayılı KHK öncesinde TPAO’da Hazine dışında gerçek ve tüzel kişilerin hisseleri bulunduğu, anılan KHK uyarınca şirketin bir iktisadi devlet teşekkülü olarak teşkilatlandırıldığı ve hisselerin tamamının Hazine ile ilişkilendirildiği, Kanun ile Devlete ait olan hisselerin tekrar satın alınmasının mümkün olmadığı, kesin ve icrai bir işlem bulunmadığı, dava açma hakkını kaybeden İş Bankası A.Ş.’nin hisselerini davacı şirkete devrettiği, anılan şirketçe çeşitli tarihlerde başvurular yapıldığı, TPAO’nun tüm hisselerinin kamuya aidiyeti 233 sayılı KHK ve bu KHK’ya uygun olarak Yüksek Koordinasyon Kurulu kararı ile düzenlenen ana statü aracılığıyla, yani yasama işlemi ve bu yasama işlemine uygun olarak düzenlenen bir düzenleyici işlem ile gerçekleştirildiği, idarelerinin herhangi bir yetki ve sorumluluğunun bulunmadığı, başka bir pay sahibince açılan davada da Yargıtayca, kanuni düzenleme üzerine mahkemelerce bir karar verilmesinin mümkün olmadığının vurgulandığı, tüm bu değerlendirmelere rağmen İdare Mahkemesince işlemin iptal edildiği, İdare Mahkemesi kararında hangi nedenle 3082 sayılı Kanun’un 1. ve 3. maddesine yer verildiğinin anlaşılamadığı, olayın bu Kanun ile bir ilgisinin bulunmadığı, ayrıca anılan Kanun’un, 18/06/1984 tarihinde yürürlüğe giren 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’den sonraki bir tarihte, 01/12/1984 tarihinde yürürlüğe girdiği, bu nedenle, uyuşmazlıkta sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin dikkate alınamayacağı, öte yandan ... Bankası A.Ş. hisselerini ...’a devrettiğinden davacı şirketin dava açma ehliyetinin sona erdiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, TPAO’nun özel hukuk hükümlerin tabi olduğu, Hazine tarafından, bugüne kadar hisselerin kendilerine geçtiğine yönelik hiçbir bildirimde bulunulmadığı, Anayasa’nın 35. maddesi uyarınca mülkiyet hakkının istisnai durumlarda; ancak kanun ile sınırlanabileceğinin düzenlendiği, Ana Statü ile bu yönde bir düzenleme yapılamayacağı, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 38. maddesinde hissedarların ortaklık haklarının saklı olduğunun belirtildiği, sermayenin Devlete ait olmasının KHK ile değil Ana Statü ile gerçekleştiği, bir nevi devletleştirmenin Ana Statü ile yapıldığı, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 36. maddesinde 17/09/2004 tarihinde 5234 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle yapılan değişiklikler dikkate alındığında Hazinenin %6,66 oranındaki hisseyi satın alması ve 3082 sayılı Kanun kapsamında bedelini ödemesi gerektiği, Anayasa, AİHS Ek Protokol dikkate alındığında uygulamanın mülkiyet hakkına açıkça müdahale niteliğinde olduğu, mülkiyet hakkının bedel ödenmeden ellerinden alınmasının hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu, Anayasa’nın 46. ve 47. maddelerine göre devletleştirme ve kamulaştırma bedeli peşin ödenmedikçe mülkiyetin Devlete geçemeyeceği, mülkiyetin hâlen kendilerine ait olduğu, hisse senedi üzerindeki mülkiyet hakkının bir başkasına geçişinin Türk Medeni Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre olduğundan, Devlet ile aralarında böyle bir hukuki tasarruf gerçekleşmediği sürece hisselerin Hazineye geçemeyeceği, Kanun Hükmünde Kararname’de özel hukuk kişilerine ait TPAO hisseleri üzerindeki mülkiyet hakkının sona erdiğine veya Hazineye intikal ettiğine ilişkin hüküm olmadığı, 36. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendinin hisseleri satın alınmasını zorunlu kıldığı, temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>MADDİ OLAY VE YARGISAL SÜREÇ:<br>Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı 07/03/1954 tarihinde, 6327 sayılı Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Kanunu ile özel hukuk hükümlerine tabi olarak kurulmuştur.<br>TPAO’nun 10 kurucu üyesi tarafından düzenlenen ve imzalanan Ana Sözleşmesi, 10/12/1954 tarihli ve 8875 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Ana Sözleşme’nin 6. maddesine göre toplam sermaye 150.000.000,00 TL olarak belirlenmiş; bunun 10.000.000,00 TL’si kurucu ortak ... Bankası A.Ş. tarafından ödenmiştir. Bu sermaye %6,66 oranındadır.<br>18/06/1984 tarihli ve 18435 (1. mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile TPAO’nun sermayesinin tamamının Devlete ait, iktisadi alanda ticari esaslara göre faaliyet göstermek üzere kurulan bir kamu iktisadi teşebbüsü olduğu kural altına alınmıştır.<br>Yine anılan KHK uyarınca 09/11/1984 tarihli ve 18570 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ana Statü ile TPAO’nun Ana Sözleşmesi feshedilmiştir.<br>3082 sayılı Kamu Yararının Zorunlu Kıldığı Hallerde, Kamu Hizmeti Niteliği Taşıyan Özel Teşebbüslerin Devletleştirilebilmesi Usul ve Esasları Hakkında Kanun, 01/12/1984 tarihli ve 18592 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.<br>... Bankası A.Ş. tarafından, hisselerin devralınması ve kar paylarının ödenmesi istemiyle 09/04/1986, 03/07/1998 ve 06/10/2006 tarihlerinde idareye başvurulmuşsa da bir sonuç alınamamış, herhangi bir dava da açılmamıştır.<br>... Bankası A.Ş., TPAO hisselerinin tamamını 15/12/2006 tarihinde davacı ... İhracat ve Pazarlama A.Ş.’ye devir ve ferağ etmiştir.<br>Davacı şirketin, maliki olduğu TPAO hisselerinin idarece satın alınarak bedelinin ödenmesi talebiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine yönelik işlem ile maliki olduğu hisse senetlerinin ortaklık haklarından yararlanmasının idare tarafından engellenmesi işleminin ve bu işlemlere bağlı işlem niteliğinde olduğu ileri sürülen 09/11/1984 tarihli ve 18750 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan TPAO Ana Statüsünün iptali istemiyle açılan dava sonucunda ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile görev yönünden davanın reddine dava dosyasının Danıştay’a gönderilmesine karar verilmiştir.<br>Danıştay Onüçüncü Dairesinin 24/10/2011 tarih ve E:2011/3909, K:2011/4652 sayılı kararı ile dosyanın Danıştay Onuncu Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>Danıştay Onuncu Dairesinin 20/01/2012 tarih ve E:2011/10710, K:2012/104 sayılı kararı ile 2577 sayılı Kanun’un 3. ve 5. maddesine aykırı olan dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.<br>Anılan dilekçe ret kararı üzerine yenilenen dilekçeler sonucunda zımni ret işlemine yönelik dosyanın Danıştay Onuncu Dairesinin 24/05/2012 tarih ve E:2012/2608, K:2012/2476 sayılı kararı ile Mahkemeye gönderilmesi üzerine ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile “Bakılan olayda, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın 18.06.1984 tarihli ve 18435 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca İktisadi Devlet Teşekkülü statüsüne alındığı, davacı şirketin Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nda %6,66 oranında hisseye (mülkiyet hakkına) sahip olduğu ve İktisadi Devlet Teşekküllerinin sermayesinin tamamının Devlete ait olması gerektiği açık olduğundan, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı İktisadi Devlet Teşekkülünün sermayesinin tamamının Devlete aidiyetinin Anayasa'nın 13. ve 35. maddeleri ile İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunması'na ilişkin Sözleşmeye Ek 1 No lu Protokol uyarınca kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceği açıktır. Bu duruma göre, davacı şirketin %6,66 oranındaki sermayesine tekabül eden hisse senetlerinin satın alınması ve bu hisselerine kar payı ödenmesi ile hisselerinin ortaklık haklarından yararlandırılması istemiyle 05.04.2011 tarihinde yaptığı başvurusu hakkında davalı idarece, yukarıda açık metinlerine yer verilen Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde öngörülen düzenlemeler ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları da gözetilmek suretiyle anılan yasal düzenlemeler ve ana statüde yer alan düzenlemeler kapsamında değerlendirilerek bir karar alınması gerekirken, bu hususlar gözardı edilerek gerek mülkiyet hakkının dokunulmazlığı, gerekse mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla ve ancak kanunla sınırlanabilir olması ilkelerine aykırı davranılmak suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık görülmemiştir.” denilmek suretiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Danıştay Onuncu Dairesinin 09/04/2014 tarih ve E:2013/6260, K:2014/2222 sayılı kararı ile “olayda, Bankanın, TPAO'daki % 6,66 oranındaki hissesinin satış yoluyla (devir ve ferağ beyanıyla) 15/12/2006 tarihinde davacı şirkete devredildiği; davacı şirket tarafından devralınan hisse senetlerinin davalı idarece satın alınması ve bu hisselere kar payı ödenmesi ile ortaklık haklarından yararlandırılması istemiyle 05/04/2011 tarihinde yaptığı başvurusunun cevap verilmemek suretiyle reddi üzerine bakılan davanın açıldığı; davacı tarafından 09/11/1984 günlü, 18750 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan TPAO Ana Statüsü'nün iptali istemiyle açılan dava sonucunda Dairelerinin, ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla ‘09/11/1984 gününde Resmî Gazete'de yayımlanan Statü'nün iptali istemiyle bu tarihi izleyen günden itibaren başlayan altmış günlük dava açma süresi geçirildikten sonra 20/07/2011 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı’ gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verildiği; bu durumda, TPAO'nun hisselerinin tamamının Hazineye ait olduğunun 233 sayılı KHK hükümleri ile gerçekleştirilmesi ve böylece İDT statüsüne alınan TPAO Ana Statüsünün 09/11/1984 günlü, 18750 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanması karşısında, bu tarihten itibaren süresinde açılmayan davanın esasının incelenmesine hukuki olanak bulunmadığı; her ne kadar davacı şirket tarafından, TPAO'daki % 6,66 oranındaki hissesinin satış yoluyla (devir ve ferağ beyanıyla) 15/12/2006 tarihinde davacı şirkete devredildiği ileri sürülmekte ise de; Banka tarafından 09/04/1986, 03/07/1998, 06/10/2006 tarihlerinde davalı idareye başvurularak hisselerin devralınmasının ve kâr paylarının talep edildiği, ancak bu istemlerin reddi üzerine dava açılmadığının görüldüğü, bu itibarla hisselerin davacı şirket tarafından 15/12/2006 tarihinde devralınmış olmasının, sona eren dava açma süresini canlandırmayacağının da tabii olduğu” denilmek suretiyle İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.<br>... İdare Mahkemesinin 19/02/2016 tarih ve E:2016/720, K:2016/525 sayılı kararı ile Dairemizce verilen bozma kararına uyulmayarak ısrar edilmiş, süre hususu geçilmiş ve yine dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/06/2018 tarih ve E:2016/3157, K:2018/3017 sayılı kararı ile “Söz konusu ısrar kararı dava açma süresine ilişkin olduğundan dava dosyası bu hususla sınırlı olarak incelendi. Anayasal güvence altındaki temel hak ve özgürlüklerden olan mülkiyet hakkının kullanılabilmesi için, ilgililerin idareden gerekli işlemin yapılmasını her zaman isteyebilmesi mümkündür. Diğer bir ifadeyle, mülkiyet hakkının kullanımı konusunda gerekli işlemin gerçekleştirilmesi için yapılan her yeni başvuru üzerine idarece tesis edilecek işlemler hakkında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde öngörülen süre içerisinde dava açılabilecektir. Uyuşmazlık, davacının 15/12/2006 tarihli devir ve ferağ beyanı ile devraldığı TPAO'da bulunduğu belirtilen %6,66 oranındaki hisse senedine dayalı mülkiyet hakkının kullanımına ilişkin olduğundan davacının 05/04/2011 tarihli başvurunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle 20/07/2011 tarihinde açılan davanın süresinde olduğunun kabulü gerekmektedir.” denilmek suretiyle İdare Mahkemesi kararının ısrara ilişkin kısmının onanmasına, işin esası incelenmek suretiyle bir karar verilmek üzere dosyanın, Danıştay Onuncu Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>Sonuç olarak, ... İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenmesi amacıyla işbu temyiz dosyası oluşturulmuştur.<br>Öte yandan, Ana Statü’ye yönelik iptal davasında Danıştay Onuncu Dairesince, süre aşımı nedeniyle davanın reddi yolunda verilen 24/05/2012 tarih ve E:2012/2609, K:2012/2488 sayılı karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/05/2014 tarih ve E:2012/2566, K:2014/2189 sayılı kararı ile onanmış ve karar düzeltme aşamasından geçerek kesinleşmiştir. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>18/06/1984 tarihli ve 18435 (1. mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin;<br>"Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 2. maddesinde,<br>"Bu KHK de geçen deyimler ve kısaltmalar aşağıda tanımlanmıştır.<br>1. Kamu iktisadi teşebbüsü 'Teşebbüs'; iktisadi devlet teşekkülü ile kamu iktisadi kuruluşunun ortak adıdır.<br>2. İktisadi devlet teşekkülü 'Teşekkül'; sermayesinin tamamı devlete ait, iktisadi alanda ticari esaslara göre faaliyet göstermek üzere kurulan, kamu iktisadi teşebbüsüdür.<br>..." hükmüne;<br>"Teşekküllerde kar dağıtımı" başlıklı 36. maddesinin 17/09/2004 tarihli ve 5234 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile değişik 8. fıkrasında,<br>"8. Kamu ortaklıkları ve iştiraklerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin tedbirleri uygulamak, sermaye artırımlarına katılmak, kamu iktisadi teşebbüslerinin yatırım ve finansman programlarının gereklerini yerine getirmek ve bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerini uygulamak amacıyla;<br>a) Hazinece her türlü sermaye artırımlarına katılınması ve sermaye paylarının satın alınmasına,<br>b) Hazinenin ve kamu iktisadi teşebbüslerinin sermaye paylarını diğer kamu iktisadi teşebbüslerine, Özelleştirme İdaresine veya katma bütçeli idarelere devretmeye veya onlar tarafından devir alınmasını sağlamaya,<br>c) Kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarının Hazineye veya çeşitli fonlara olan borçlarını yıllık yatırım ve finansman programlarına uygun olarak Hazineden olan alacaklarına veya ödenmemiş sermayelerine mahsup etmeye veya teşebbüslerin borçlarının ödenme zamanı ve şartlarını belirlemeye,<br>Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan; bu işlemlerin gerektirdiği tutarları, anılan Müsteşarlığın teklifi üzerine bütçede açılacak özel tertiplere gelir ve ödenek kaydetmeye Maliye Bakanı yetkilidir." hükmüne;<br>"Teşebbüsler, müesseseler, bağlı ortaklıklar, işletmeler ve işletme birimlerinin ve iştiraklerin tasfiyesi veya satılması" başlıklı 38. maddesinde,<br>"Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamındaki teşebbüs, müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimlerinin ve iştiraklerinin tasfiye, devir, satış ve işletme haklarının verilme kararı Koordinasyon Kurulu tarafından alınır.<br>Tasfiye, devir, satış veya işletme hakkının verilmesi, 2983 sayılı Tasarrufların Teşviki ve Kamu Yatırımlarının Hızlandırılması Hakkındaki Kanun'un öngördüğü esaslara göre Kamu Ortaklığı Kurulu tarafından yürütülür.<br>Kamu Ortaklığı Kurulu bu işlemleri kolaylaştırıcı her türlü tedbiri alabilir, bu işlemlerden elde edilecek hasılanın fona yatırılması ve hesapların düzenlenmesine ait esaslar bir yönetmelikle tesbit edilir.<br>Tasfiye, devir, satış ve işletme haklarından elde edilerek fona aktarılan hasılaya karşılık, tasfiye, devir, satış veya işletme hakkının verilmesi işlemine tabi değerlerin teşebbüs hesaplarında kayıtlı değeri, teşebbüsün veya bağlı ortaklığın sermayesinden tenzil edilir.<br>Gerçek ve tüzel kişilerin Türk Ticaret Kanunundan doğan ortaklık hakları saklıdır." hükmüne;<br>"Geçiş dönemine ait hükümler" başlıklı geçici 5. maddesinde,<br>"1. Bu Kanun Hükmünde Kararname'ye ekli listede bulunan teşebbüslerin ana statülerine ait koordinasyon kurulu kararları ile buna göre teşkilatlanmaları, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yayım tarihinden itibaren en geç iki ay içinde tamamlanır.<br>2. Birinci fıkrada adıgeçen ana statülere ait koordinasyon kurulu kararlarıyla, bu Kanun Hükmünde Kararname'ye ekli listede yer alan teşebbüs ve bağlı ortaklıkların organları da teşkil edilir.<br>...<br>9. Bu Kanun Hükmünde Kararname gereğince bağlantıları değiştirilen, devredilen müessese, bağlı ortaklık, iştirak ve işletmelerin ünvan değişikliği Vergi Usul Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu ve diğer kanunlar yönünden eski müessese, bağlı ortaklık, iştirak ve işletmelerin devam addolunur.<br>..." hükmüne yer verilmiştir.<br>Anılan Kanun Hükmünde Kararname'nin ekinde "A- İktisadi Devlet Teşekkülleri (İDT)" başlığı altında Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına yer verilmiştir.<br>233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca hazırlanan Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Ana Statüsü, 09/11/1984 tarihli ve 18570 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış, Ana Statü'nün 3. maddesinin 5. fıkrasında TPAO'nun sermayesinin tamamının Devlete ait olduğu ifade edilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Kuruluş ortaklarından bir diğeri olan Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı sermayesindeki %5,47 oranındaki hissedarlığının 1984 yılından itibaren devamına ödenmemiş kar payları ile birlikte iadesi isteminin reddine ilişkin 12/04/2002 tarihli işlemin iptali ile tüm parasal hakların Merkez Bankasınca belirlenecek reeskont faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle açılan davada; uyuşmazlığın esasını davacı kuruluşun TPAO'daki %5,47 oranındaki hissesinin 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin 2. bendi uyarınca Hazineye devrinin mümkün olup, olmayacağının oluşturduğu, davalı idareye ait malların devlet malı niteliğinde olmaması bu konuya ilişkin olarak 5434 sayılı Kanun'da 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye göre daha özel düzenlemeler bulunması karşısında davacı kuruluşun Türkiye Petrolleri A.O.'daki hisselerini yasaya aykırı olarak Hazineye devredilmesine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali davacı kuruluşun işlem sebebi ile yoksun kaldığı kar paylarının dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı Dairemizin 30/06/2004 tarih ve E:2004/5962, K:2004/5890 sayılı kararı ile onanmış, onama kararının düzeltilmesi istemi Dairemizin 22/11/2006 tarih ve E:2005/1217, K:2006/6661 sayılı kararı ile reddedilmiş ve sonuç olarak anılan İdare Mahkemesi kararı kesinleşmiştir.<br>Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı 6327 sayılı Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Kanunu ile özel hukuk hükümlerine tabi olarak kurulmuş, sermayesi bakımından birden çok ortaklı bir yapıya sahipken 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Ana Statüsü belirlenerek sermayesinin tamamı Devlete ait bir iktisadi devlet teşekkülüne dönüştürülmüştür.<br>Dava konusu uyuşmazlığın esasını da şirketin hukuki niteliğindeki bu dönüşümün ardından şirketin kuruluş aşamasındaki hisse sahiplerinin hisseleri üzerinde tasarruf edip edemeyeceği, tasarruf imkanı kalmadıysa hisselerine karşılık gelen bedellerin ödenip ödenemeyeceği oluşturmaktadır.<br>Davalı idarenin temel savunması, TPAO'nun yasama işlemi niteliğindeki 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile sermayesinin tamamının Devlete ait olduğu bir iktisadi devlet teşekkülü hâline geldiği, bu konuda idarelerinin yetki ve sorumluluğunun bulunmadığı üzerinedir.<br>TPAO'nun 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile iktisadi devlet teşekkülü niteliği kazandığı, bununla birlikte sermayesinin tamamının Devlete ait olduğu hususunda şüphe bulunmamaktadır. Anılan Kanun Hükmünde Kararname'de TPAO'nun önceki hukuki statüsüne göre belirlenmiş olan hisse sahiplerine ait hakların kullandırılmaması veya hisse bedellerinin ödenmemesi gerektiği yönünde bir hüküm icra edilmemiştir. Ana Statü'de ise ayrıntıları düzenlenen şirket yapısı bakımından önceki hisselerin akıbeti belirlenmemiştir.<br>Bu durumda, bir başka hisse sahibi olan Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce açılan davada verilen ve Dairemiz nezdinde temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçerek kesinleşen Mahkeme kararı da dikkate alındığında, anılan dava ile işbu davanın emsal niteliğinde olduğu, temyize konu İdare Mahkemesi kararında da ifade edildiği gibi mülkiyet hakkı gözetilerek davacı şirketin Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının %6,66 oranındaki sermayesine karşılık gelen hisse senetlerinin davalı idarece satın alınması veya bu hisselerine kar payı ödenmesi ile hisselerinin ortaklık haklarından yararlandırılması gerektiğine yönelik başvurusunun değerlendirilmesi gerektiği, bu gerekliliğin yasama işlemi niteliğindeki 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile konulan kurallara aykırı bir yönünün bulunmadığı, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile TPAO'nun yalnızca hukuki statüsünün değiştirildiği, önceki hisseler bakımından olumsuz bir kural konulmadığı, bu nedenle de davacı şirketin başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemi iptal eden İdare Mahkemesi kararında yasama işleminin yok sayılmasının söz konusu olmadığı sonucuna varılmaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,<br>2..Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,<br>3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, <br>4. 2577 sayılı Kanun'un (geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/12/2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.<br><br><br>(X)-KARŞI OY:<br>Dava, davacı şirketin Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının %6,66 oranındaki sermayesine karşılık gelen hisse senetlerinin davalı idarece satın alınması veya bu hisselerine kar payı ödenmesi ile hisselerinin ortaklık haklarından yararlandırılması istemiyle Hazine Müsteşarlığına yapılan 05/04/2011 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br>Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı 6327 sayılı Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Kanunu ile özel hukuk hükümlerine tabi olarak kurulmuştur. Sermayesi bakımından birden çok ortaklı bir yapıya sahipken 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Ana Statüsü belirlenerek sermayesinin tamamı Devlete ait bir iktisadi devlet teşekkülüne dönüştürülmüştür.<br>TPAO'nun sermayesinin tamamının Devlete ait olması yasama işlemi niteliğindeki 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin bir sonucudur. Önceki ortaklık yapısına göre belirlenen hisseler ve sahipleri bakımından yasama organı tarafından bir düzenleme yapılmadığı sürece, davalı idarenin davacı şirketin başvurusu hakkında herhangi bir olumlu işlem tesis edebilme yetkisi bulunmadığından davacı şirketin talebini karşılayabilmesi hukuken mümkün değildir. Bu nedenle, davacının başvurusunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenle, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyoruz.<br><br><br><br></font></p></body></html>
kamulaştırma