<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/5651 E.  ,  2025/691 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2021/5651<br>Karar No : 2025/691 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ...<br> 3- ... 4- ...<br> 5- ... 6-...<br>VEKİLİ : Av. ....<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Sanayi Bölge Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br> 2- ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br> 3- ... Valiliği- ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Bursa ili, Gürsu ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca 30.03.2017 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli Uludağ Organize Sanayi Bölgesi İlave Revizyon İmar Planı ile anılan plana dayalı olarak 23.11.2017 tarihinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca onaylanan parselasyon işleminin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgelerin incelemesinden, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 02.05.2019 tarihli plan değişikliği ile dava konusu taşınmazın hizmet destek alanı olan kullanımı sanayi alanı olarak değiştirildiğinden 1/1000 ölçekli Uludağ Organize Sanayi Bölgesi İlave Revizyon İmar Planı bakımından davanın konusuz kaldığı, parselasyon işlemi yönünden inceleme yapıldığında, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu parselasyon işleminde düzenleme sınırının; genel olarak imar yollarından geçirildiği, artık parsel bırakılmadığı, parseller için mevzuatta öngörüldüğü şekilde ayırma çapı düzenlendiği, her parsel için ayrı ayrı ayırma çaplarının alansal olarak belirtilerek düzenlemeye giren kısımları üzerinden düzenleme ortaklık payı hesaplandığı, bu durumun ise Yönetmeliğin 28. maddesine uygun olduğu, düzenleme işlemine dahil edilen bazı parsellerin daha önceden yola terk / ifraz işlemi ile oluşmuş oldukları, daha önceden yaptıkları terk oranlarının dava konusu düzenleme işlemindeki düzenleme ortaklık payı oranından az olanlardan fark düzenleme ortaklık payı alındığı, daha önceden yaptıkları terk oranlarının dava konusu düzenleme işlemindeki düzenleme ortaklık payı oranından fazla olanlardan ise herhangi bir düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmadığı, düzenleme ortaklık payı oranının 0,2760764 olarak hesaplandığı, bu oranın yasanın öngördüğü %35’lik (% 40) sınırın altında kaldığı, düzenleme işlemi sonucu oluşturulan; ... ada ..., ... ada ..., ..., ... ada ..., ... ada ..., ... ada ..., ... ada ... sayılı parsellerin kamu ortaklık payından karşılanması gereken taşınmaz niteliğinde oldukları, dava konusu düzenleme işleminde herhangi bir kamu ortaklık payı oranı(KOPO) hesaplanmadığı, ancak anılan parsellerin büyük bir kısmının ilgili kurumlar adına tescil edildiği, bu durumun ise düzenlemeye dâhil edilen parsel maliklerinin lehine bir durum olduğu anlaşıldığından parselasyon işleminde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yönünden konusu kalmadığından dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, parselasyon işlemi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Davacı tarafından idare mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusu sonucu, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının parselasyona ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>SAVUNMALARIN ÖZETİ:<br> Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Uludağ Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü tarafından, temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.<br>Bursa Valiliği tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br> MADDİ OLAY : Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca 30.03.2017 tarihinde onaylanan Bursa İl İdare Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile yürürlüğe giren 1/1000 ölçekli Uludağ Organize Sanayi Bölgesi İlave Revizyon İmar Planı ile anılan plan uyarınca Uludağ Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararı ile hazırlanan 23.11.2017 tarihinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından İmar Kanunu 18.madde uyarınca onaylanan parselasyon işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "İstisnalar" başlıklı 4.maddesinin 1.fıkrasında "2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır." hükmü yer almaktadır.<br>4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun 4.maddesinde "OSB, Yer Seçimi Yönetmeliğine göre uygun görülen yerlerde Bakanlığın onayı ile kurulur. OSB’lere ait yer seçimi Bakanlığın koordinatörlüğünde ilgili kurum ve kuruluşların temsilcilerinin katılımıyla oluşan Yer Seçimi Komisyonunun yerinde yaptığı inceleme sonucunda, varsa 1/25000 ölçekli çevre düzeni planı kararları dikkate alınarak oybirliği ile yapılır ve OSB ilan edilir. Mer’i mevzuat gereğince korunması gereken ve sanayi tesislerinin kurulmasına izin verilmeyen alanlar OSB yeri olarak incelemeye alınmaz. Mülkiyet sınırları içinde Sağlık Bakanlığınca öngörülen sağlık koruma bandı bırakılır. Yer seçiminin kesinleşmesinden sonra OSB sınırları dışında kalan alanların planlanması Bayındırlık ve İskân Bakanlığı veya ilgili belediye tarafından en geç bir yıl içinde yapılır. Bununla ilgili usul ve esaslar Bakanlık ve Bayındırlık ve İskân Bakanlığınca müştereken belirlenir.OSB sınırları içerisinde yapılacak imar ve parselasyon planları ve değişiklikleri, OSB tarafından yönetmeliğe uygun olarak hazırlanır ve Bakanlığın onayına sunularak, İl İdare Kurulu kararı ile yürürlüğe girer. Onaylı OSB imar planları ilgili kurumlara bilgi için gönderilir." hükmüne yer verilmiştir.<br> Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği'nin "imar planı yapımı" başlıklı 70.maddesinde "(1) İmar planında, OSB’nin özelliği ve ihtiyaçları göz önüne alınarak Bakanlık tarafından çıkarılan OSB İmar Planı Şartnamesine göre sanayi parselleri, ortak kullanım alanları, hizmet ve destek alanları, Sağlık Bakanlığınca belirlenen sağlık koruma bandı ve benzerleri ile birlikte arazi kullanım kararları yer alır.<br>(2) (Değişik:RG-12/8/2010-27670) OSB mülkiyetinde kalan ve ortak kullanım alanlarından sayılan zorunlu idari, sosyal ve teknik altyapı alanları ile arıtma tesisi alanı ve <br>aktif yeşil alanlar için, toplam bölge büyüklüğünün en az %8’i kadar alan ayrılır. Ancak onaylı bir plan kapsamında yapılaşmasını tamamlamış olan ve ortak kullanım alanları bu oranın altında kalan OSB’lerde, mevcut oranlar müktesep hak kabul edilir. Bu OSB’lere, ilave alan amacıyla yer seçimi olması halinde, ortak kullanım alanları öncelikli olarak toplam OSB büyüklüğünün en az % 8’ine tamamlanır.<br>(3) Onaylı imar planlarında, OSB mülkiyetinde bulunan ortak kullanım alanlarının, toplam bölge büyüklüğünün %8 inin üstünde olması ve OSB tarafından ihtiyaç olmadığının belirtilmesi ve gerekli durumlarda ilgili kurumlar nezdinde belgelenmesi halinde; park ve otopark alanları hariç %8 in üstünde kalan donatı alanları OSB’nin ihtiyacı doğrultusunda değerlendirilebilir.<br>(4) OSB’nin imar planlarında, bölge büyüklüğünün %10 unu geçmemek üzere, katılımcı veya kiracılara yönelik küçük imalat ve tamirat, ticaret, eğitim ve sağlık hizmetleri için hizmet ve destek alanları ayrılabilir. Ancak, bu alanlar, ortak kullanım alanı olarak değerlendirilmez, imar tadilatına konu edilmesi halinde karşılığı aranmaz, 3000 m2 den küçük parsel oluşturulamaz. Hizmet ve destek alanı olarak ayrılmış küçük imalat ve tamirat alanları hariç bu alanlarda KAKS=1.00 olup aksi bir hüküm olmadıkça, h=yükseklik, serbest, minimum yapı yaklaşma mesafesi 10 m, olarak bırakılır. Küçük imalat ve tamirat alanlarında, minimum 10 m. açık çalışma alanı ayrılması, bodrum kat hariç 2 kat yüksekliği geçmemesi koşulu ile bölge müdürlüğünce onaylanacak genel yerleşim planına göre uygulama yapılır. <br>(5) (Değişik:RG-27/12/2014-29218) OSB’lerde, sanayi parsellerinde yapılaşma koşulları, Emsal: Kat Alanı Katsayısı = 0.70; yükseklik: h = serbest, üretim teknolojisinin gerektirdiği yükseklik olarak belirlenir. İmar planı yapımı aşamasında; genel doğal yapısı veya yapılaşmaya açılamayacak yapı yasaklı alanlardan oluşan eşikler nedeniyle bölgenin en fazla %40 ının sanayi parsellerine ve hizmet ve destek alanlarına ayrılabildiği durumlarda, Emsal = 0.75 ve h = serbest olarak koşullandırılır. <br>(6) Mevcut imar planı bulunan OSB’lerde en az ortak kullanım alanlarının plan içerisinde sağlanması halinde yapılaşma koşulları, yukarıdaki oranlarla değiştirilebilir." hükmüne yer verilmiştir.<br> İşlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinde: “İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.    Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkını geçemez.” hükmüne yer verilmiştir.<br> İşlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18.Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlenmesi İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "İmar Parsellerinin Oluşturulması ve Dağıtımındaki Esaslar" başlıklı 10.maddesinde "İmar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımında aşağıdaki esaslar dikkate alınır: a) Düzenlemeyle oluşacak imar parsellerinin mümkün mertebe aynı yerdeki veya yakınındaki eski parsellere tahsisi sağlanır, b) Plân ve mevzuata göre korunması mümkün olan yapıların tam ve hissesiz bir imar parseline intibak ettirilmesi sağlanır, c) Mal sahibine tahsis edilen miktarın bir imar parselinden küçük olması veya diğer teknik ve hukuki nedenlerle müstakil imar parseli verilmemesi halinde, İmar parselasyon plânları ve imar durumu belirlenmiş düzenleme alanlarında yapılacak binaların toplam inşaat alanı veya bağımsız bölüm adetleri belirtilen imar adaları veya parselleri, kat mülkiyetine esas olmak üzere hisselendirilebilir. Hisselendirme, imar ada veya parselin yüzölçümü payda kabul edilerek, hisse sahiplerine ait düzenleme ortaklık payları çıkarıldıktan sonra kalan yüzölçümü miktarı hisse kabul edilerek kat mülkiyeti uygulanmak üzere yapılır. Hisselendirme, ana yapı veya yapıların toplam inşaat alanları veya bağımsız bölüm adetleri ile orantılı olarak hesaplanır. Hisselendirme, ana yapı veya yapıların toplam inşaat alanları veya bağımsız bölüm adetleri ile orantılı olarak hesaplanır. Hisselendirilmiş parselin tapu kütüğündeki beyanlar hanesine "İmar Kanununun 18 inci maddesindeki kat mülkiyeti esası uygulanmıştır" ibaresi yazılır. Ana yapının veya yapıların inşaatı ve kullanılması gibi hususlarda 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri uygulanır. Düzenlemeye tabi tutulan parselin zemin durumu ve üzerindeki yapının özelliği itibariyle düzenleme ortaklık payının alınamadığı hallerde, ilgilisinin muvafakatı ile düzenleme ortaklık payı miktarı bedele dönüştürülebilir. Düzenlemeye tâbi tutulması gerektiği halde İmar Kanununun 18 inci maddesi hükmünün tatbiki mümkün olmayan hallerde, müstakil inşaata elverişli olan kadastro parsellerine plâna göre inşaat ruhsatı verilirken de yukarıdaki hüküm uygulanır. Bu maddeye göre yapılacak bedel takdirleri ve bu bedellere itiraz şekilleri 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine tâbidir. Bu bedel, düzenlemenin gerçekleştirilmesi için yapılacak kamulaştırmalar dışında kullanılamaz." hükmüne yer verilmiştir.<br> İşlem tarihinde yürürlükte olan haliyle Aynı yönetmeliğin"Kamu Tesisleri Arsalarına Tahsis" başlıklı 12.maddesinde "Düzenleme sahasında bulunan okul, hastane, kreş, belediye hizmet veya diğer resmi tesis alanı gibi umumi tesislere ayrılan alanların parselleri, düzenlemeye giren parsellerin alanları oranında pay verilmek suretiyle hisselendirilir." hükmüne, "Düzenleme Ortaklık Payı Oranına Ait Esaslar" başlıklı 11. maddesinde, "Düzenleme ortaklık payı oranı: Bir düzenleme sahasında tesbit edilen düzenleme ortaklık payı miktarının, bu saha içindeki kadastro veya imar parsellerinin yüzölçümü miktarına oranı olduğu, evvelce yapılan düzenlemeler dolayısıyla düzenleme ortaklık payı veya bu maksatla başka isimlerle bir pay alınmış olan arazi veya arsalar bu ortaklık payı hesabına katılmayacağı, ancak, taşınmaz sahiplerinin talepleri üzerine, mülga 6785-1605 sayılı İmar Kanununun 39 uncu maddesine göre daha önce ifraz edilerek tescil edilen parsellerden düzenlemeye dahil edilenlerin, ilk parselin ifrazında alınan terk oranını % 35`e (yüzde otuzbeş ifadesi 03.12.2003 tarihli, 5006 sayılı Kanunla %40 olarak değiştirilmiştir) tamamlayan fark kadar düzenleme ortaklık payı alınabilir." düzenlemesine, yer verilmiştir. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>İmar Kanununda, imar planlarının yürürlüğe girmesi üzerine, bu planların tatbik edilmesine/uygulanmasına ilişkin düzenlemeler getirilmiştir. Bu düzenlemelerden birisi de parselasyondur.<br> 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinin başlıca amacı, imar planı ve mevzuat hükümlerine uygun olarak yapılaşmaya elverişli imar parselleri elde edilmesini ve düzenlemeye tabi tutulan yerlerin ihtiyacı olan, imar planında umumi hizmetlere ayrılan alanların bedelsiz olarak kamu eline geçmesini sağlamak suretiyle, düzenli ve sağlıklı bir kentleşmeyi gerçekleştirmektir.<br>3194 sayılı İmar Kanununun 18. Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlenmesi İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmelik kapsamında parselasyon yapılırken asıl olan, düzenleme sahasında bulunan parsellerin parselasyon sonrasında 10. maddedeki hükümler dikkate alınarak aynı yerde ve yakınındaki eski kadastral parsellere tahsisinin yapılması ile parsel maliklerine mümkün olduğunca müstakil parsel tahsisinin yapılmasıdır. <br>Ancak bunun teknik ya da hukuki zorunluluk nedeniyle mümkün olmaması halinde taşınmaz sahibine eski parsele uzaklığı ve ekonomik değeri göz önünde bulundurularak başka yerden ve hisseli tahsis de yapılabilir. <br>Dosyanın incelenmesinden, işlem tarihinde yürürlükte olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında hizmet destek alanında kalan uyuşmazlık konusu parselin bulunduğu alanda, parselasyon işleminin dayanağı imar planının davanın devamı sırasında 02.05.2019 tarihinde değişikliğe uğradığı ve parselin sanayi alanı içine alındığı, düzenleme sahası içerisinde düzenleme ortaklık payı (DOP) oranının %0,2760764 olarak hesaplandığı, düzenleme işlemi sonucu oluşturulan; ... ada ..., ... ada ..., ..., ... ada ..., ... ada ..., ... ada ..., ... ada ... sayıl parsellerin yukarıda anılan Yönetmelik kapsamında KOP’tan karşılanması gereken taşınmaz niteliğinde oldukları ancak dava konusu düzenleme işleminde herhangi bir Kamu Ortaklık Payı Oranı (KOPO) hesaplanmadığı, dava konusu düzenleme işlemi sonucu oluşturulan; ... ada ... parsel, ... ada ... parsel sayılı taşınmazların imar planında dini tesis alanı, ... ada ... sayılı parselin ise mesleki ve teknik orta öğretim alanı olarak belirlendiği, anılan taşınmazların düzenleme ortaklık payından (DOP) karşılanması gereken alanlar olmasına rağmen parselasyon dağıtım cetvelinde belirtilen maliklerin paydaş edildiği, davacıların maliki olduğu kök parsellerin tamamının ... ada ... sayılı parsel içinde kaldığı, davacılara kendi yerleri üzerinde oluşturulan 7106,53 m² alanlı ... ada ... sayılı parselde hak edişlerinin yetmemesi nedeniyle hisseli olarak pay verildiği görülmüştür.<br>Uyuşmazlık, parselasyon işlemi sonucu davacıya taşınmazının bulunduğu yerden hisseli olarak parsel tahsis edilmesi nedeniyle parselasyon işlemi ve dayanağı 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali isteminden kaynaklanmaktadır. <br> Bu kapsamda öncelikle parselasyon işleminin dayanağı planın iptal edilmesi halinde iptal gerekçesine bağlı olarak parselasyon işlemi de dayanaksız hale geleceğinden parselasyon işleminin de iptalinin gerekip gerekmediğinin dolayısıyla alanda yeniden parselasyon yapılması zaruretinin oluşup oluşmadığının incelenmesi gerekir. <br>Öte yandan davacı tarafından parselasyon işlemi ile birlikte dayanağı imar planına da dava açılmış olmasına karşılık, dosyada yer alan bilirkişi raporunda taşınmaza ilişkin tüm değerlendirmenin parselasyon işlemine yönelik olarak yapıldığı, parselasyonun dayanağı 1/1000 ölçekli imar planın üst ölçekli plana uygunluğu dışında yeterli değerlendirmenin yapılmadığı, dolayısıyla parselasyonun dayanağı 1/1000 ölçekli imar planının yürürlükte olup olmadığı, dava sırasında 02.05.2019 tarihli 1/1000 ölçekli imar planı değişikliğinin parselasyon işleminin geçerliliğini etkileyip etkilemediği hususunun araştırılmadığı görülmüştür. Şayet yeniden parselasyon yapılmasına gerek olmadığı sonucuna ulaşılırsa parselasyon işleminde düzenleme ortaklık payı oranı, kamu ortaklık payı oranının yukarıda anılan ve işlem tarihinde geçerli olan mevzuat uyarınca doğru hesaplanıp hesaplanmadığının, davacının kendi kadastral parselinin bulunduğu alanda başkaları ile birlikte hisselendirilmesinin neden kaynaklandığının incelenmesi gerekmekte olup belirtilen hususlar bakımından hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli veriyi içermediği görülmüştür.<br>Bu durumda yukarıda anılan hususlarda bilirkişilerden ek rapor alınarak, ya da yerinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak, elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir. <br>Bu itibarla idare mahkemesi kararının davanın reddine dair kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki kararda isabet görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle 1/1000 ölçekli uygulama imar planı hakkında karar verilmesine yer olmadığı, parselasyon işlemi hakkında davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 17/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

kamulaştırma