<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/13393 E.  ,  2025/402 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/13393<br>Karar No : 2025/402 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) :... Genel Müdürlüğü<br>VEKİLİ: Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde yer alan ve davacının hissedarı olduğu 36 adet parselin (... parsel) bulunduğu alanda "... Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi" kapsamında, 5. askı işlemi ile oluşturulan "yeni parselasyon planı ve mülkiyet listesi"ne yapılan 12/04/2018 tarihli itirazın zımnen reddine dair işlemin iptali istenilmiştir. <br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu ... ... ... sayılı parseller yönünden; davacıya ait olan eski parseller ile planlanan parsellerin derecelendirmelerinin benzer olduğu, eski ve yeni parsellerin toprak özelliklerinin ve sınıflarının birbirine yakın değerde olduğu, parsellerin yola ve su şebekesine uygun olarak verildiği, toplulaştırma öncesi dava konusu yirmi dört parselde davacı hissedar iken, toplulaştırma neticesinde hisselerinin parselde birleştirildiği ve bu parsellerin tamamında tam hisseli olacak şekilde dağıtım yapıldığı, eşdeğerlilik kriterine uygun işlem tesis edildiği, dava konusu toplulaştırma işleminin, arazi toplulaştırmasının dağıtım ve tahsis tekniklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, toplulaştırma işleminde ve bu işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, her ne kadar, bilirkişi raporunda, toplulaştırma öncesi davacıya ait ...... ... ve ... sayılı parsellerin tamamında dikili ağaçların olduğu, bu nedenle anılan parsellerin davacıya bırakılması ya da bedellerinin ilgili kurum tarafından hesaplanarak davacıya ödenmesi gerektiği belirtilerek, dava konusu toplulaştırma işleminin bu yönden mevzuata uygun olmadığı ileri sürülmüş ise de, bu hususun doğrudan toplulaştırma işleminin iptalini gerektirmeyeceği, davacı tarafından sabit tesis ücretinin tarafına ödenmesinin istenebileceği, ayrıca, davacının, toplulaştırmanın ..., ... ve ... sayılı parseller etrafında yapılması yönünde isteğinin de bulunmadığı dikkate alındığında, tesis edilen işlemde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmadığı, uyuşmazlık konusu ...sayılı parseller yönünden ise; anılan parsellerin toplulaştırma işleminin dışında kaldığı, dolayısıyla davanın bu kısmı yönünden esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle ... ... ... sayılı parseller yönünden davanın reddine, ... ... ... ... sayılı parseller yönünden ise davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bilirkişilerin toplulaştırma işlemine ilişkin 2013 yılında yapılan 3. askı işleminin sonucu için oluşan durumu, 2018 yılında yapılan 5. askıda yapılmış gibi rapor hazırladığı, tüm itirazlarıma rağmen rapora itibar edilerek hüküm kurulduğu, raporda belirtilen parsellerin kendisine tahsis edilmediği, aksine 15/11/2019 tarihinde 59 adet hisseli parsel olarak tescil yapıldığı, hissedar yapıldığı parsellerin 5 tanesinin 5 dekarın altında, 3 tanesinin 10 dekarın altında, 6 tanesinin ise 20 dekarın altında olmak üzere dağınık bir şekilde planlandığı, bu şekilde büyük hak kaybına uğradığı, taşınmazların başka bir hissedarı olan ... isimli şahısın açtığı dava sonucunda, .... İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu şekilde birbiriyle çelişen iki karar verildiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.<br><br>TETKİK HÂKİMİ:...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini ... sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.<br>Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.<br>Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.<br>Yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca, arazi toplulaştırması; toprağın verimli şekilde işletilmesini sağlama, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi, tarım arazilerinin parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesi amacına yönelik olup, bu amaç çerçevesinde yapılacak uygulamaların ne şekilde olacağı da belirlenmiştir. Buna göre, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılacak, bu mümkün olmadığı takdirde, verimliliğin artırılması, optimum büyüklüğün sağlanması, işletme bütünlüğünün tesis edilmesi amacıyla, teknik gereklilikler ortaya konularak, kişilere farklı alanlarda taşınmaz tahsisleri yapılabilecektir. Bununla birlikte, idarece farklı alanlardan yapılan tahsislerin hukuki ya da teknik gerekliliğinin belirtilmesi gerekmektedir. Hukuki ya da teknik bir gerekçesi olmadan, sadece tahsis edilen taşınmazın aynı verimliliğe sahip olduğu belirtilerek, eski kadastral taşınmazın bulunduğu yerden tahsis yapılmaması, mülkiyetlerin farklı kişilere devrine imkan vereceği gibi kişilerin mülkiyet haklarının göz ardı edilmesine de sebebiyet verecektir.<br>Temyize konu kararın ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede;<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, uyuşmazlık konusu ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmında 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.<br>Temyize konu kararın ..., ..., ..., ..., ..., ..., parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede;<br>Dava dosyasının Dairemizin E:2024/2711 ve Danıştay Onuncu Dairesinin E:2016/11342 esas numarasına kayıtlı dava dosyalarıyla birlikte incelenmesinden, uyuşmazlık konusu parsellerin başka bir hissedarı olan ... isimli şahıs tarafından dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, uyuşmazlık konusu taşınmazlara yönelik mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor esas alınarak, toplulaştırma işlemi öncesinde davacının hissedarı olduğu ..., ... ve ... sayılı parsellerin işlemeli tarıma uygun durumda 1. ve 2. sınıf arazi olduğu, buna karşın toplulaştırma işlemi sonucunda davacıya tahsis edilen parsellerden ... ve ... numaralı parsellerin 3. sınıf tarım arazisi olduğu, ... numaralı parselin ise doğal yapısının insan faaliyetleri sonucu bozulduğu ve tarımsal kullanıma uygun olmadığı, davacıya tahsis edilen parsellerin büyük çoğunluğunun hissedarı olduğu parseller üzerinde oluşturulduğu, davacıya müstakil olarak tahsis edilen ... numaralı parselin davacının hissedarı olduğu parsellerin dışında ve yaklaşık 2-3 km uzaklıkta oluşturulduğu, davacıya toplulaştırma sonucunda 1. ve 2. sınıf tarım arazisi niteliğinde olan ..., ... ve ... numaralı parsellerden hiç birisinin üzerinde planlama yapılmadığı, genellikle 2. ve 3. sınıf arazilerin planlandığı, davacıya ait ve işlemeli tarım kültürüne daha uygun olan ..., ... ve ... sayılı parsellerden herhangi bir yer verilmemesinin, buna karşın tarıma elverişli olmayan ... numaralı parsel ve davacının diğer parsellerinden tamamen bağımsız ve 2-3 km mesafede bulunan ... numaralı parselin davacıya müstakil olarak tahsis edilmesinin toplulaştırma mevzuatına ve amacına uygun olmadığı, mevzuata aykırı olan bu durumun ancak toplulaştırma öncesinde davacıya ait olan kök parsellere dönülerek toplulaştırmanın amacına uygun olarak ve kararda belirtilen gerekçeler doğrultusunda yeniden değerlendirme yapılmak suretiyle çözülebileceğinden, davacının taşınmazının da bulunduğu alanda yapılan toplulaştırma işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği ve söz konusu kararın Danıştay Onuncu Dairesince onanarak kesinleştiği, anılan kararın uygulanması amacıyla yeniden toplulaştırma işlemi yapıldığı, yapılan yeni toplulaştırma işleminde, davacının hissedarı olduğu uyuşmazlık konusu taşınmazlara karşılık, davacı ve diğer hissedarlar adına ... parselden hisseli tahsis yapıldığı, adı geçen hissedarın bu işleme karşı da dava açtığı, yapılan yargılama sonucunda,... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, bu işlemin de iptaline karar verildiği ve söz konusu kararın Dairemiz tarafından onanarak kesinleştiği görülmektedir.<br> Bu durumda, bakılan uyuşmazlık ile anılan davalarda verilen kararlar birlikte incelendiğinde, adı geçen hissedar ile davacının uyuşmazlık konusu taşınmazlarda hissedar olduğu, anılan iptal kararlarında tespit edilen hususların davacı açısından da geçerli olduğu, dolayısıyla dava konusu toplulaştırma işleminin davacının hissedarı olduğu taşınmazlar yönünden toplulaştırmanın ilke ve esaslarına aykırı bir şekilde tesis edildiği sonucuna varılmıştır.<br>Bu itibarla, temyiz konusu kararın redde ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,<br>2.... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K... sayılı kararının, ..., ..., ..., ..., ..., ..., parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının ONANMASINA,<br>3.Anılan İdare Dava Dairesi kararının ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının BOZULMASINA, <br>4.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 15/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>

kamulaştırma