<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2023/9302 E.  ,  2025/491 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2023/9302<br>Karar No : 2025/491 <br><br>DAVACI : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALILAR : 1- ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>2- ... Başkanlığı/...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Kayseri ilinde kurulacak Ovacık RES üretim tesisi için gerekli olan ve ekli listede bulundukları yer ile ada ve parsel numaraları belirtilen taşınmazların tapuda hazine adına tescil edilmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi gereğince acele kamulaştırılmasına ilişkin 02/11/2023 tarih ve 32357 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 01/11/2023 tarih ve 7749 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının Kayseri ili, Yahyalı ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI : Ovacık RES projesi kapsamında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı kararı ile kamu yararı ve kamulaştırma kararı alındığı halde iki yıl boyunca buna ilişkin bir işlem yapılmadığı, sonrasında davaya konu acele kamulaştırma kararının alındığı, ancak acele kamulaştırma kararından önce yetkili organ tarafından alınmış bir kamu yararı ve kamulaştırma kararı bulunmadığı, daha önce alınan bir kamu yararı kararı var ise de bu kararın olağan kamulaştırmaya yönelik olduğu gibi yetkili organ tarafından da alınmadığı, dolayısıyla dava konusu işlemin yetki yönünden sakat bir işlem olduğu; dava konusu işlemde, bu işlemden etkilenenlerin başvurabilecekleri kanun yolu ve süresinin gösterilmemesi sebebiyle şekil yönünden de hukuka aykırı olduğu, acele kamulaştırma kararı taşınmazın tapu kaydına şerh düşülmeden acele el koyma davaları açılarak mülkiyet hakkının ihlal edildiği, acele kamulaştırmayı gerektirecek herhangi bir acelelik halinin söz konusu olmadığı, projeyi gerçekleştirecek olan şirketin önlisans süresinin bitmesine az süre kalmasının bu durumun gerekçesini oluşturmayacağı, olağan kamulaştırma kararının iki yıl boyunca uygulanmadığı, dava konusu acele kamulaştırma kararının acelecilik haline ilişkin olarak da olağanüstü sebeplerin ve kamu yararının açıkça ortaya konulamadığı, acele kamulaştırma kararı alınmadan önce ÇED sürecinin de usulüne uygun olarak yürütülmediği, uyuşmazlığa konu taşınmazların yol olarak kullanılmak üzere kamulaştırıldığı, ancak uygulanmak istenen projede dava dışı şirketin idari binası olarak belirlendiği, dolayısıyla kamulaştırma kararının amacına aykırı olarak kullanılacağı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. <br><br>DAVALI ...NIN SAVUNMASI : Davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun resen incelenerek süresinde açılmadıysa davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, davacı tarafından ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında aynı idari işlemin iptali istemiyle açılan dava reddedildiğinden kesin hüküm nedeniyle işbu davanın reddi gerektiği, davalı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığının acele kamulaştırmaya konu projeye ilişkin hususlarda yetkili organ olduğu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığının 05/10/2021 tarihli yazısıyla, kurulacak Ovacık RES üretim tesisinde 16/11/2017 tarihinden itibaren 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca dava dışı ... Yatırım Anonim Şirketine verilen ön lisans hakkı kapsamında taşınmaz malların kamulaştırılmasında kamu yararı bulunduğuna ve buna bağlı kamulaştırma işlemlerinin yürütülmesine ilgili mevzuatlar çerçevesinde karar ve izin verildiği, ... tarih ve ... sayılı karar gereğince gerekli olan kamulaştırma kararı ile söz konusu şirkete irtifak hakkı verildiği, tüm bu aşamalarda Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun yetkili olduğu, uzlaştırma görüşmelerine ilişkin çağrı tebligatlarının tüm maliklere gönderildiği, davacıya da usulüne uygun tebligat yapıldığı, Yargıtay içtihatlarına göre uzlaşmanın yapılamamasının usuli bir eksiklik olarak değerlendirilmediği ve dava ikame edildiği takdirde taşınmaza ait bedel ve tescilinin yapılmasının zorunlu olduğu, taşınmazın uzlaşma yolu ile kamulaştırılabilmesini teminen Kamulaştırma Kanununun 7. ve 8. maddelerine istinaden yapılan işlemlerden sonuç alınmaması nedeniyle anılan Kanunun 10. maddesi gereğince Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından başvuruda bulunulduğu, uzlaştırma toplantısından önce mesleğinde uzman kişiler tarafından bir heyet oluşturularak RES projesinin gerçekleştirileceği alanda keşif yapılarak her bir parselin zemin yapısının elverişli olup olmadığı ve kamulaştırma işleminde hangi nitelikte kullanılacağına istinaden bilirkişi raporu düzenlendiği, bilirkişi raporunda belirlenen taşınmaz değerleri doğrultusunda uzlaştırma toplantılarının yürütüldüğü, davacı tarafından her ne kadar bu bedele itiraz edilmişse de Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davalarda düzenlenen bilirkişi raporlarında taşınmazların değerinin daha düşük belirlendiği, bunun da yetkili kurum tarafından adaletli bir yaklaşımın sergilendiğinin bir göstergesi olduğu, gerçekleştirilecek olan Rüzgar Enerjisi Santrallerinin kurulumu ve faaliyete geçirilmesiyle birlikte yerel ve uluslararası birçok alanda ülke kalkınmasına fayda sağlanmasının amaçlandığı, nihai olarak kamu yararının ön planda olduğu ve devletin ulusal ve uluslararası alanda temiz enerji üreterek güçlü sanayileşme sürecinin başlatılmasına yönelik olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır. <br><br>DAVALI ... BAŞKANLIĞININ SAVUNMASI : Davanın süresinde açılmadığı hususunun resen incelenerek süresinde açılmadıysa süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, davanın üretim lisansı sahibi ... Yatırım Anonim Şirketine ihbar edilmesi gerektiği, davacı tarafından ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında aynı idari işlemin iptali istemiyle açılan dava reddedildiğinden kesin hüküm nedeniyle işbu davanın reddi gerektiği, davacının yetkiye ilişkin itirazının yerinde olmadığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun ülkenin iç ve dış piyasasına katkı sağlayan enerji projelerinin hayata geçirilmesinde hak ve yükümlülüklerin tanımlanmasını sağlayan lisansların verilmesi ve lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin denetlenmesi, tarifelerin uygulanması ve bu hususlara ilişin mevzuatların hazırlanmasında asli ve tali yetkilere sahip olduğu, gerçekleştirilecek olan rüzgar enerjisi santrallerinin kurulumu ve faaliyete geçirilmesiyle birlikte yerel ve uluslararası birçok alanda ülke kalkınmasına fayda sağlanmasının amaçlandığı, ... tarih ve ... sayılı karar gereğince gerekli olan kamulaştırma kararı ve söz konusu şirkete irtifak hakkı verildiği, tüm bu aşamalarda Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun yetkili olduğu, uzlaşma görüşmelerine ilişkin çağrı tebligatlarının tüm maliklere gönderildiği, davacıya da usulüne uygun tebligat yapıldığı, Yargıtay içtihatlarına göre uzlaşmanın yapılamamasının usuli bir eksiklik olarak değerlendirilmediği, taşınmazın uzlaşma yolu ile kamulaştırılabilmesini teminen Kamulaştırma Kanununun 7. ve 8. maddelerine istinaden yapılan işlemlerden sonuç alınmaması nedeniyle anılan Kanunun 10. maddesi gereğince ilgili şirket tarafından başvuruda bulunulduğu, uzlaştırma toplantısından önce mesleğinde uzman kişiler tarafından bir heyet oluşturularak RES projesinin gerçekleştirileceği alanda keşif yapılarak her bir parselin zemin yapısının elverişli olup olmadığı ve kamulaştırma işleminde hangi nitelikte kullanılacağına istinaden bilirkişi raporu düzenlendiği, bilirkişi raporunda belirlenen taşınmaz değerleri doğrultusunda uzlaştırma toplantılarının yürütüldüğü, dava konusu işlemin, devletin yenilenebilir enerji kaynaklarına olan yatırımına olan desteği ve bu yatırımların hızlanması için yaptığı yasal düzenlemeler çerçevesinde alınan kamu yararı kararı üzerine tesis edildiği, işin aciliyeti nedeniyle alınan acele kamulaştırma kararının usul ve yasaya uygun olduğu savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Ovacık Res Projesi alanına isabet eden taşınmazların kamulaştırılmasında kamu yararı ve acelelik halinin bulunması ve proje güzergahına isabet eden taşınmazların acele kamulaştırılmasına ilişkin dava konusu işlemin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine uygun olarak tesis edilmesi sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI ... DÜŞÜNCESİ : Dava; Kayseri ili, Yahyalı ilçesi, ... ve ... Mahalleleri sınırları içerisinde bulunan ve ada ve parsel numaraları belirtilen taşınmazların Ovacık RES üretim tesisi projesi kapsamında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi gereğince acele kamulaştırılmasına ilişkin 02/11/2023 tarih ve 32357 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 01/11/2023 tarih ve 7749 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının Kayseri ili, Yahyalı ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptali istemiyle açılmıştır.<br>Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.<br>Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrasında, idarelerin kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilecekleri düzenlenmiş; aynı Kanunun 6. maddesinin son fıkrasında da onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için kamu yararı kararı alınmasına gerek olmaksızın yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir kararın alınması yeterli görülmüştür.<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde ise, 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, mahkemece verilen taşınmaz mala el koyma kararının tapu müdürlüğüne bildirileceği, taşınmaz malın başkasına devir, ferağ veya temlikinin yapılamayacağı hükmünün tapu kütüğüne şerh edilleceği, el koyma kararından sonra taşınmaz malın 20. madde uyarınca boşaltılacağı, bu Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin Kanunda öngörülmesi gerektiği; 2942 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için kamu yararı kararı alınmasına gerek bulunmamakla birlikte, yetkili icra organı tarafından kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir kararın alınmasının yeterli görüldüğü; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun 27. maddesinde ise, acele kamulaştırma usulünün olağanüstü bir kamulaştırma usulü olarak öngörüldüğü ve ancak istisnai durumlarda uygulanacak bir yöntem olduğu, bu yöntemin uygulanmasının gerekçesi olarak olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına işaret eden kamulaştırma şartlarının ortaya konulmasının gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. <br> Dosyanın incelenmesinden, Kayseri ilinde kurulması planlanan Ovacık RES üretim tesisinin yatırımına başlanabilmesi ve gerekli onay, izin, ruhsat ve benzerlerinin alınabilmesi amacıyla 16/11/2017 tarihinde ... Enerji Yatırım A.Ş. adına önlisans verildiği, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunca ... günlü, ... sayılı kararla ön lisans kapsamında üretim tesisi için gerekli olan taşınmazların 6446 sayılı Kanunun 19. Maddesinin 1 nci fıkrası ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 7 nci maddesi uyarınca kamulaştırılmasında kamu yararı bulunduğuna ve kamulaştırma kararı alınmasına karar verildiği, daha sonra taşınmazın uzlaşma yolu ile kamulaştırılabilmesini teminen Kamulaştırma Kanununun 7. ve 8. maddelerine istinaden yapılan işlemlerden sonuç alınmaması nedeniyle anılan Kanunun 10. maddesi gereğince ilgili şirket tarafından başvuruda bulunulması üzerine Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun ... tarihli ve ... sayılı yazısı ile ... Enerji Yatırım A.Ş.nin önlisansı kapsamında; Kayseri ilinde kurulacak Ovacık RES üretim tesisi için gerekli olan taşınmazların kamulaştırılmasının acele kamulaştırma yöntemiyle yapılmasını teminen acele kamulaştırma kararı alınması amacıyla yapılan başvuru üzerine dava konusu Cumhurbaşkanı kararının alındığı, anlaşılmaktadır.<br> Olayda, kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaz malikleriyle yapılan uzlaşma görüşmelerinde uzlaşma sağlanamadığı belirtilerek, uzlaşma sağlanamayan taşınmazların kamulaştırma çalışmalarının uzun sürmesi, taşınmazların birden fazla maliki olması nedeniyle anlaşma sağlanamaması ve veraseten iştiraklerin tamamlanamaması nedeniyle acele el koyma kararına ihtiyaç duyulduğu, ayrıca tesis edilmesi planlanan projenin teknik ekipmanlarının ön lisans sahibi şirketçe sahaya getirildiği ve projenin bir an önce tesis edilebilmesi amacıyla söz konusu taşınmazların temininde acele el koyma kararına ihtiyaç duyulduğundan bahisle yapılan başvuru üzerine dava konusu işlem tesis edilmişse de, acele kamulaştırma yoluna gidilmezse kamunun uğraması muhtemel zararlarının neler olduğunun ortaya konulmadığı, acelelik halinin, kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasını gerektiren hallerin somut olarak açıklanmadığı anlaşılmakla, acele kamulaştırmaya ilişkin olarak 2942 sayılı Kanunda aranan özel ve istisnai koşullar bulunmadan tesis edilen dava konusu Cumhurbaşkanı kararında 2942 sayılı Yasa'nın 27. maddesinin amacına ve uygulanma koşullarına uyarlık görülmemiştir.<br> Açıklanan nedenlerle, dava konusu Cumhurbaşkanı kararının uyuşmazlığa konu taşınmazlara ilişkin olarak iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Daire since, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY: <br> Dava; Kayseri ilinde kurulacak Ovacık RES üretim tesisi için gerekli olan ve ekli listede bulundukları yer ile ada ve parsel numaraları belirtilen taşınmazların tapuda hazine adına tescil edilmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi gereğince acele kamulaştırılmasına ilişkin 02/11/2023 tarih ve 32357 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 01/11/2023 tarih ve 7749 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının Kayseri ili, Yahyalı ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptali istemiyle açılmıştır.<br> <br>İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.<br>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinde "İdareler, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler." hükmüne, aynı Kanunun 5. maddesinde, il özel idaresi yararına kamulaştırmalarda kamulaştırmalarda il daimi encümenince kamu yararı kararı alınacağı düzenlenmiş, 6. maddesinde ise il daimi encümeni tarafından alınmış olan kamu yararı kararının Valinin onayı ile tamamlanacağı kurala bağlanmıştır.<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Usule ilişkin olarak;<br>Davanın süresinde açılıp açılmadığının incelenmesi gerektiği iddiası bakımından İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel yasalarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.<br>Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde olmadığından acele kamulaştırmaya ilişkin işlemlerin Anayasada yer alan bir temel hak ve özgürlük olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte bireysel işlem olması karşısında otuz gün içinde dava açılacak idarenin gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesi, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereğidir. <br>Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, bu durumda 2577 sayılı kanunun 20/A maddesinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.<br>Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2015 tarihli, E:2014/5590, K:2015/891 sayılı kararı ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararları da bu yöndedir. <br>Uyuşmazlıkta, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının davacılara tebliğ edildiğine dair belgenin dosyaya sunulmadığı için davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.<br>Esasa ilişkin olarak; <br>Anayasa’nın 35. maddesinde mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gerektiği ifade edilmiştir.<br>Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verilmiş ve mülkiyet hakkı korunması gereken temel insan hakları arasında sayılmıştır. Mülkiyet hakkına müdahalelerin de olabileceği hükme bağlanarak, bu müdahalelerde kamu yararı, kanuni düzenleme ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkının ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.<br>Bu bağlamda idarelerin, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını kamulaştırabileceği 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinde hükme bağlanmış ve devam eden maddelerinde kamulaştırmanın usul ve şartları düzenlenmiştir.<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usul düzenlenmiştir.<br>Olağan kamulaştırma usulünde; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar kamulaştırılırken, öncelikle yeterli ödenek ayrıldıktan sonra, aynı Kanunun 5. ve 6. maddelerinde belirlenen mercilerce kamu yararı kararı alınır. Kamulaştırmayı gerçekleştirecek idarece, sırasıyla, aynı Kanunun 7. maddesinde ayrıntısı belirlendiği üzere taşınmaza ilişkin ölçekli plan yapılır, taşınmazın maliki belirlenir, vergi beyan ve değeri tespit edilir ve tapuya kamulaştırma şerhi verilmesinin ardından aynı Kanunun 8. maddesine göre idarenin uzlaşma yoluyla satın alma usulünün denenmesi gerekir. Bu yolla anlaşmaya varılamaması halinde, aynı Kanunun 10. maddesine göre idarenin ilgili belgelerle birlikte taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescilini sağlamak amacıyla dava açması gerekir ve ancak mahkemece tescil kararı verildikten sonra idare, kamulaştırmaya konu taşınmaz üzerinde tasarruf edebilir hale gelir. Diğer bir deyişle, olağan kamulaştırma usulünde, asliye hukuk mahkemesi, idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece, idarenin taşınmaza el atma ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmamaktadır.<br>Acele kamulaştırma usulü ise, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesinde belirlenen “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacında” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” başvurulabilen, olağan kamulaştırma usulünden farklı olarak, idareye kamulaştırma işlemlerine ilişkin prosedürün sonuçlanmasını beklemeden, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, ilgili idarenin başvurusu üzerine, mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın Kanun'da belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılması şartıyla, taşınmaz mala el koyma imkanı tanıyan ayrı bir istisnai usul olarak öngörülmüştür. Diğer bir deyişle, Cumhurbaşkanınca acele kamulaştırma kararı alındıktan sonra makul süre içerisinde taşınmaza el konulması amacıyla Asliye Hukuk Mahkemesince ilgili idarenin başvurusu üzerine verilecek el koyma kararı, el konulan taşınmazdan yararlanma imkanı sağlamakta, tescile ilişkin karar verilmediğinden tapuda mülkiyetin el değiştirmesi sonucunu doğurmamaktadır.<br>Dolayısıyla, el koyma kararından sonra, idarenin taşınmazın mülkiyetinin devrini sağlayabilmesi için, kamulaştırma sürecinin diğer aşamalarını, yani olağan kamulaştırma prosedürünün gereklerini yerine getirme zorunluluğu bulunmaktadır. Bu kapsamda; idare tarafından, taşınmazın uzlaşma yoluyla satın alınmasının denenmesi, uzlaşma sağlanamazsa, 2942 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca “kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil” davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında, Mahkemece taşınmaz malikine gönderilen ve 30 gün içerisinde idari yargıda dava açılabileceği ihtarını içeren meşruhatlı tebligat üzerine, malik tarafından kamulaştırma ve/veya kamu yararı kararının iptali istemiyle görevli ve yetkili İdare Mahkemesinde dava açılabileceği; bu davada, kamulaştırma ve/veya kamu yararı kararının hukuka uygunluk denetiminin yapılacağı ve taşınmaz malikinin iddialarının incelenebileceği açıktır. <br>Bu anlamda, acele kamulaştırma ile olağan kamulaştırma usulü arasındaki temel fark, olağan kamulaştırmada, ancak süreç sonunda mahkemece tescil hükmünün kurulmasıyla idarece kullanılabilir hale gelen taşınmazın, acele kamulaştırma usulünde, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, sürecin en başında idarece kullanılabilir hale gelmesidir.<br>Görüldüğü üzere, acele kamulaştırma usulü, idareye taşınmazlara olağan kamulaştırma usulüne göre daha hızlı ve kolay biçimde el konulmasını sağladığından, bireyin mülkiyet hakkının korunması bakımından da temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasına ilişkin anayasal ilkelere uygun işlem tesis edilmesi gerekmektedir. İdarelerin kamusal bir hizmetin görülmesinde gecikme yaşanması halinde daha fazla kayba uğramasının önüne geçilebilmesi amacıyla bu istisnai yola başvurması sonucunda, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkından yoksun kalmasına yol açılacağından, hizmetin gerçekleştirilmesinde amaçlanan kamu yararı ile bireyin hakları arasında adil dengenin bozulmamasına özen gösterilmesi gerekmektedir.<br>Acele kamulaştırma işleminin mülkiyet hakkından yoksun bırakma sonucunu doğuracak olması nedeniyle kesin, açık, öngörülebilir, belirli koşullar altında usulüne uygun olarak tesis edilmesi gerekmekte olup, olağan kamulaştırma usulünün malike sağladığı tüm güvenceleri ortadan kaldırmadığı da gözden uzak tutulmamalıdır. (AYM; Ali Ekber Akyol ve diğerleri, 16/2/2017 tarihli, başvuru no: 2015/17451 kararı) <br>Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararının kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığına yönelik hukuki denetiminin diğer idari işlemler gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenerek yapılması gerektiği de açıktır. <br>Bu kapsamda, acele kamulaştırma kararına yönelik yapılacak incelemede, nihai olarak taşınmazın kamuya devrinin gerçekleşmesi planlandığından, öncelikle acele kamulaştırma yoluyla el konulmak istenilen taşınmazın kamusal bir amaca -plan, proje ve bu konuda yetkili makamlarca alınan kamu yararı kararı gibi- özgülendiğinin ortaya konulması gerekmektedir. Burada acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının bulunup bulunmadığı hususu ile sınırlı olarak inceleme yapılacak olup, kamu yararının hukuka uygun olup olmadığına ilişkin incelemenin ise, olağan kamulaştırma sürecine ilişkin işlemlere -kamu yararı/kamulaştırma kararı, proje vb.- karşı ilk derece yargı yeri olarak İdare Mahkemesinde açılacak davalarda yapılacağı tabiidir.<br>Diğer taraftan, acelilik halinin varlığının ortaya konulması, işlemin temel dayanağını teşkil etmektedir. Acelelik halinin varlığından söz edilebilmesi için, idarenin acele kamulaştırmaya konu taşınmaza bir an önce fiilen müdahalede bulunması için olağan usulden ayrılmasının bir zorunluluktan kaynaklandığının, diğer bir ifadeyle gecikmesinde sakınca bulunan bir faaliyetin gerçekleştirilmesinde üstün kamu yararı bulunduğunun ortaya konulması gerekmektedir. <br>Acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirileceği açıktır. <br>Dosyanın incelenmesinden; Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararıyla; Kayseri ilinde kurulacak olan Ovacık Res üretim tesisi için projenin isabet ettiği, davacının söz konusu taşınmazlarının da aralarında bulunduğu Yahyalı ilçesi, ... ve ... Mahallelerinde bulunan özel mülkiyete konu parseller hakkında kamu yararı ve kamulaştırma kararı alındığı, ... tarihli, ... sayılı kararıyla 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi gereğince karar alınmak üzere Cumhurbaşkanlığına başvurulmasına karar verildiği, bunu üzerine dava konusu 01/11/2023 tarih ve 7749 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla söz konusu taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verildiği, Dairemizin 21/11/2024 tarihli, E:2023/9302 sayılı ara kararıyla uyuşmazlığa konu taşınmazların tarım dışı kullanım izni alınması gereken taşınmaz niteliğinde olup olmadığının ve tarım dışı kullanım izni alınması gereken taşınmaz niteliğinde olması durumunda, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu uyarınca tarım dışı kullanım izni alınıp alınmadığının sorulması üzerine Kayseri İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce verilen cevapta; taşınmazların söz konusu proje kapsamında ... tarihli, ... sayılı Toprak Koruma Kurulu kararı ile tarım dışı amaçla kullanılmasına izin verildiğinin belirtildiği anlaşılmıştır. <br>Enerji ihtiyacının hızla artış gösterdiği ülkemizde bu ihtiyacın karşılanması amacıyla ve yüksek maliyetlerle inşa edilen tesislerde üretilen enerjinin tüketim noktalarına kaliteli, hızlı, kesintisiz ve güvenli bir şekilde ulaştırılmasında kamu yararının bulunduğu açıktır.<br>Bu durumda, RES projesi alanına isabet eden taşınmazların kamulaştırılmasında kamu yararı ve acelelik halinin bulunduğu; proje güzergahına isabet eden taşınmazların acele kamulaştırılmasına ilişkin dava konusu işlemin, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun yukarıda yer verilen hükümlerine uygun olarak tesis edildiği sonucuna varıldığından anılan işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVANIN REDDİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,<br>4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 10/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br></font></p></body></html>

kamulaştırma