<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/4609 E. , 2025/145 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2024/4609<br>Karar No : 2025/145 <br><br>DAVACI : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALILAR : 1- ... /...<br> 2- ...Bakanlığı/ANKARA<br>VEKİLLERİ: : Av. ...<br> 3- ... Kurumu Başkanlığı/... <br>VEKİLİ : Av. ...<br> 4- ...Anonim Şirketi<br>VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... <br><br>DAVANIN KONUSU : Edirne İli, Keşan İlçesi, ... Köyü, ... Mevkii, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazların Saros Körfezi FSRU ve Kara Boru Hattı Projesi kapsamında yapılacak olan sabit tesisler, ulaşım yolları, enerji nakil hatları, katodik koruma hatları ve anot yataklarının yapımı amacıyla, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılması için alınan 04/08/2018 tarihli, 30499 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 02/08/2018 tarih ve 15 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının iptali istenilmektedir. <br><br>DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, 2942 sayılı Kamuşlaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca ancak olağanüstü koşulların varlığı halinde istisnai olarak acele kamulaştırma yoluna başvurulabileceği, dava konusu işlemin tesisinde ise anılan istisnai şartların gerçekleşmediği, Cumhurbaşkanlığı kararında kamulaştırılacak taşınmazların açıkça belirtilmediği, tarım arazisi niteliğinde olan taşınmazların tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı, mülkiyet hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALILARIN SAVUNMALARI :<br> Cumhurbaşkanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından, ülkemizin enerji açığının giderilmesine yönelik çalışmalar doğrultusunda yurt dışından yüksek miktarla ve bedelle ithal edilen doğal gazın tüketim noktalarına ulaştırılmasında gecikmelere neden olunmaması gerektiğinden normal kamulaştırma yönteminin uzun zaman alacak olması nedeniyle ve güzergahın isabet ettiği parsellerde arazi edinimlerinin bir an önce tamamlanması gerektiğinden acelelik halinin bulunduğu ve 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca işlem tesis edildiğinden davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.<br> Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. (BOTAŞ) tarafından, davanın süresinde açılmadığı, dava konusu taşınmazların bulunduğu alanda Saros Körfezi FSRU ve Kara Boru Hattı Projesi kapsamında kalan taşınmazların kamulaştırılması işlemlerinde, ülkemizin enerji açığının giderilmesine yönelik çalışmalar doğrultusunda yurt dışından yüksek miktarla ve bedelle ithal edilen doğal gazın tüketim noktalarına ulaştırılmasında gecikmelere neden olunmaması ve kamulaştırmanın uzun zaman alacak olması nedeniyle güzergahın isabet ettiği parsellerde arazi edinimlerinin bir an önce tamamlanması gerektiğinden, acelelik halinin bulunduğu ve 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca tesis edilen işleme karşı açılan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.<br> Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından, kamulaştırma işlemlerinin yürütülmesinin sorumluluğunun ve yetkisinin bir kamu kurumu olan BOTAŞ'ta bulunduğu dolayısıyla husumetlerinin bulunmaması nedeniyle davanın öncelikle bu yönden reddi gerektiği, esas yönünden ise; yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : BOTAŞ tarafından yapılacak doğalgaz boru hattı güzergahında kalan uyuşmazlık konusu taşınmazın acele kamulaştırılmasının, üretilen/satın alınan doğal gazın tüketim noktalarına kesintisiz ve gecikmeksizin ulaştırılmasına yönelik olması, ülkemizin enerji ihtiyacının hızla arttığı göz önünde bulundurulduğunda, 2942 sayılı Yasanın 27. maddesinin uygulanabilmesi için gerekli olan olağanüstü durumun, acelelik halinin ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının bulunduğu açık olduğundan ve dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, Edirne İli, Keşan İlçesi, ... Köyü, ... Mevkii, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazların, Saros Körfezi FSRU ve Kara Boru Hattı Projesi kapsamında yapılacak olan sabit tesisler, ulaşım yolları, enerji nakil hatları, katodik koruma hatları ve anot yataklarının yapımı amacıyla, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılması için alınan 04/08/2018 tarihli, 30499 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 15 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.<br>4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununda, bu kanunda öngörülen faaliyetlerin gerektirmesi halinde kamulaştırma yapılacağı öngörülmüş olduğundan, anılan Yasa uyarınca yapılacak olan kamulaştırmalarda 2942 sayılı Yasanın acele kamulaştırmayı düzenleyen 27. maddesi hükmünün de uygulanabileceği açıktır.<br> Anayasa'nın 13. ve 35. madde hükümleri çerçevesinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun "Acele kamulaştırma" başlıklı 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolunun istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiği, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığının arandığı ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanındığı anlaşılmaktadır. Bu koşullardan ikisinin Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olması halleri şeklinde açıkça sayılmak suretiyle üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasının gerçekleştirilmesi amacıyla acele kamulaştırma yoluna gidilebileceğinin belirtildiği gözönünde bulundurulduğunda, üçüncü koşul olan aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar verilebilmesi için de kamu yararı ve kamu düzenine ilişkin olma halinin maddede yer alan diğer iki koşula paralel nitelik taşıması gerektiği sonucuna varılmıştır. <br> Dosyanın incelenmesinden, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararıyla dava konusu taşınmazların bulunduğu Edirne İli hudutlarından geçen doğal gaz boru hatları projelerinin güzergahlarına isabet eden ve bu hatların gerçekleştirilebilmesi için ihtiyaç duyulan enerji, yol, su isale hattı ile RMS istasyonu gibi tesisler için gerekli olabilecek taşınmaz malların mülkiyet veya irtifak haklarının kamulaştırılabilmesi amacıyla kamu yararı yerine geçmek üzere lüzum kararı verildiği ayrıca kamulaştırma kararı alınması ile diğer kamulaştırma işlemlerinin yürütülmesi konusunda BOTAŞ'a 4646 sayılı Kanunun 12. maddesi uyarınca yetki verildiği, Enerji Tabi Kaynaklar Bakanlığının ...tarihli, ... sayılı yazısı üzerine, bahse konu proje güzergahına isabet eden taşınmazların 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılmasına yönelik 04/08/2018 tarihli, 30499 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 15 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının alındığı, daha sonra BOTAŞ Genel Müdürlüğünün 08/10/2018 tarihli, 549 sayılı oluru ile dava konusu taşınmazın da arasında bulunduğu 78 adet taşınmazın kamulaştırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.<br> Bu durumda, BOTAŞ tarafından yapılacak doğalgaz boru hattı güzergahında kalan uyuşmazlık konusu taşınmazların acele kamulaştırılmasının, üretilen/satın alınan doğal gazın tüketim noktalarına kesintisiz ve gecikmeksizin ulaştırılmasına yönelik olması, ülkemizin enerji ihtiyacının hızla arttığı göz önünde bulundurulduğunda, 2942 sayılı Yasanın 27. maddesinin uygulanabilmesi için gerekli olan olağanüstü durumun, acelelik halinin ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının bulunduğu sonucuna varılmakla, dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık görülmemiştir. <br> Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:<br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY:<br> Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun... tarihli, ...sayılı ve... tarihli ve ... sayılı kararları ile dava konusu taşınmazların bulunduğu Edirne İli hudutlarından geçen doğal gaz boru hatları projelerinin güzergahlarına isabet eden ve bu hatların gerçekleştirilebilmesi için ihtiyaç duyulan enerji, yol, su isale hattı ile RMS istasyonu gibi tesisler için gerekli olabilecek taşınmaz malların mülkiyet veya irtifak haklarının kamulaştırılabilmesi amacıyla kamu yararı yerine geçmek üzere lüzum kararı alınmış ve diğer kamulaştırma işlemlerinin yürütülmesi konusunda BOTAŞ'a 4646 sayılı Kanunun 12. maddesi uyarınca yetki verilmiştir.<br>Dava konusu 02/08/2018 tarih ve 15 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile, Saros Körfezi FSRU ve Kara Boru Hattı Projesi kapsamında yapılacak olan sabit tesisler, ulaşım yolları, enerji nakil hatları, katodik koruma hatları ve anot yataklarının yapımı amacıyla, bahse konu proje güzergahına isabet eden taşınmazların Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılmasına, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca karar verilmiştir.<br> BOTAŞ Genel Müdürlüğünün 08/10/2018 tarihli, 549 sayılı oluru ile dava konusu taşınmazın da arasında bulunduğu 78 adet taşınmazın acele kamulaştırma işlemlerine başlanılmasına karar verilmiş, ... tarihli, ... sayılı BOTAŞ Genel Müdürlük oluru ile Edirne İli, Keşan İlçesi, ... Köyü hudutlarında kalan 10 adet taşınmaz için toplam 1.343,45 m2 kısmın daimi irtifak hakkı, 19.860,33 m2 kısmın mülkiyetinin Maliye Hazinesine devri şeklinde BOTAŞ lehine olmak üzere kamulaştırılması kararı alınmış akabinde ... tarihli ve ... sayılı BOTAŞ Genel Müdürlük oluru ile anılan yazı eki listede yer alan 10 adet taşınmaza ilişkin daimi irtifak hakkına ilişkin kısmın iptali ile Keşan ilçesi, ... ve ... Mahallelerinde 34 adet taşınmaz için toplam 3.695,83 m2 kısmın daimi irtifak hakkı, 167.244,89 m2 kısmın mülkiyeti Maliye Hazinesine devri şeklinde BOTAŞ lehine olmak üzere kamulaştırılması kararı alınmıştır.<br>Bu doğrultuda 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca davacı taşınmazlarını kapsayan proje güzergahı kapsamında boru hattına isabet eden kısımların mülkiyet haklarının kamulaştırılması kapsamında davalı BOTAŞ tarafından 23/01/2024 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve taşınmaza acele el konulması amacıyla dava açılmıştır. <br>... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı acele kamulaştırma nedeniyle el koyma davasında bilirkişi raporunun 20/04/2024 tarihinde davacıya tebliği üzerine acele kamulaştırma kararından haberdar olan davacı tarafından, davaya konu acele kamulaştırma kararının maliki olduğu taşınmazlar yönünden iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br>Öte yandan, Dairemizin E:2018/6895 sayılı dosyasında, Edirne Valiliği İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı yazısında idarelerinin anılan boru hattı güzergahı bakımından olumsuz görüşlerinin bulunmadığı belirtilmiştir.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.<br>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasında, idarelerin kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırabileceği düzenlenmiş; 5. maddesi ile kamulaştırma yapılabilmesi kamu yararı kararı alınması şartına bağlanmış; 5. maddede düzenlenen mercilerce verilen kamu yararı kararlarının onay mercilerinin düzenlendiği 6. maddesinin son fıkrasında da, onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için kamu yararı kararı alınmasına gerek olmaksızın, yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir kararın alınması yeterli görülmüştür.<br>Aynı Kanun'un 27. maddesinde ise, "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir." hükmüne yer verilmiştir.<br>4646 Sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununun (Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılması Ve Doğal Gaz Piyasası Hakkında Kanun)<br> "Diğer hükümler" başlıklı 12/a maddesinde: "Kamulaştırma; bu Kanunda öngörülen faaliyetlerin gerektirmesi halinde, 4.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda belirtilen esaslar dahilinde kamulaştırma yapılır. Bu konuda Kurulca verilecek lüzum kararı, kamu yararı kararı yerine geçer ve müteakip işlemler Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yürütülür.<br> Kamulaştırılan taşınmazın mülkiyeti Hazineye; kullanma hakkı kamulaştırma bedelini ödeyen tüzel kişiye ait olur. <br>Kullanma hakları, ilgili lisans veya sertifikanın bir cüz’ü olup geçerliliği bunların geçerlilik süresi ile sınırlıdır." hükmü yer almaktadır.<br>5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun "Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı" başlıklı 13. maddesinde;"Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla;<br> a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar, b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı, c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri, ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri, d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar, e) (Ek: 31/1/2007-5578/3 md.) Kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar, f) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımı ile ilgili yatırımları, g) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları, için bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir. (Ek cümle: 31/1/2007-5578/3 md.) Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir.<br> Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir...<br>..." hükmü yer almaktadır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>USUL YÖNÜNDEN:<br>Davanın süresinde açılmadığı iddiası bakımından;<br>İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel yasalarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.<br>Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde olmadığından acele kamulaştırmaya ilişkin işlemlerin Anayasada yer alan bir temel hak ve özgürlük olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte bireysel işlem olması karşısında otuz gün içinde dava açılacak idarenin gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesi, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereğidir. <br>Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, bu durumda 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.<br>Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2015 tarihli, E:2014/5590, K:2015/891 sayılı ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararları da bu yöndedir. <br>Uyuşmazlıkta, dava konusu Cumhurbaşkanlığı kararının davacıya tebliğ edildiğine dair belgenin dosyaya sunulmadığı ve Cumhurbaşkanlığı kararından sonra mülkiyet hakkının tamamının kamulaştırılması kapsamında taşınmaza acele el konulması amacıyla açılan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında bedel tespitine yönelik yapılan bilirkişi raporunun tebliği üzerine davacı tarafından acele kamulaştırma işleminin öğrenildiği ve süresi içinde davanın açıldığı anlaşılmış olduğundan davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir. <br>ESAS YÖNÜNDEN:<br>Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir.<br> Özel mülkiyet hakkı korunması gereken temel insan hakları arasında sayılmış, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahaleler olabileceği öngörülmüş ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.<br> Anayasa ve 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, idarelerin, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı çerçevesinde ya da onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine dayanılarak, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırmaları; hatta 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde, anılan Kanun'da ayrı bir usul olarak öngörülen acele kamulaştırma yöntemine de başvurulabilmeleri mümkündür. <br> Anayasa'nın 35. maddesinin mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğine ilişkin hükmü çerçevesinde, 2942 sayılı Kanun'la, kamulaştırma ve aynı zamanda acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı ile ya da onaylı imar planı veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve proje ile ortaya konulması gerekliliği düzenlenmiştir.<br> 2942 sayılı Kanunda, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usul düzenlenmiştir.<br> Olağan kamulaştırma sürecinde; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar kamulaştırılırken, öncelikle yeterli ödenek ayrıldıktan sonra, Kanun'un 5. ve 6. maddelerinde belirlenen mercilerce kamu yararı kararı alınır. Kamulaştırmayı gerçekleştirecek idarece, sırasıyla, aynı Kanun'un 7. maddesinde ayrıntısı belirlendiği üzere taşınmaza ilişkin ölçekli plan yapılır, taşınmazın maliki belirlenir, vergi beyan ve değeri tespit edilir ve tapuya kamulaştırma şerhi verilmesinin ardından Kanun'un 8. maddesine göre idarenin satın alma usulünü, karşılıklı anlaşmaya dayalı olarak denemesi gerekir. Bu yolla anlaşmaya varılamaması halinde, Kanun'un 10. maddesine göre idarenin ilgili belgelerle birlikte taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescilini sağlamak amacıyla dava açması gerekir ve ancak mahkemece tescil kararı verildikten sonra idare, kamulaştırmaya konu taşınmaz üzerinde tasarruf edebilir hale gelir.<br> Olağan kamulaştırma usulünde, asliye hukuk mahkemesi, idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece, idarenin taşınmaza el atma ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmamaktadır.<br> Acele kamulaştırma usulü ise 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde belirlenen “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacında” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” başvurulabilen, olağan kamulaştırma usulünden farklı olarak, idareye kamulaştırma işlemlerine ilişkin prosedürün sonuçlanmasını beklemeden, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, ilgili idarenin istemi ile mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın Kanun'da belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılması şartıyla, o taşınmaz mala el koyma imkanı tanıyan ayrı bir usul olarak öngörülmüştür.<br> Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelilik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir.<br> 2942 sayılı Kanunun 27. maddesinde, acele kamulaştırma işleminin dayandırılacağı üç sebep unsurundan, “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen haller” bakımından, Kanun'da açık bir acelelik haline yer verilmediğinden, maddede öngörülen diğer iki koşuldan bağımsız şekilde, işlem tesisine dayanak olan acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirilmesi gerekmektedir.<br> Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerekmektedir.<br> Diğer yandan, acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararlarının da kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığına yönelik hukuki denetiminin; diğer idari işlemler gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenerek yapılması gerektiği açıktır. <br> Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, dava konusu acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın "kamu yararı" ve "acelelik hali" ölçütleri yönünden ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir. <br>Dosyanın incelenmesinden; BOTAŞ'ın acele kamulaştırma talebi gerekçe raporunda, Edirne İli, Keşan İlçesi sınırları içerisinde LNG (sıvılaştırılmış doğal gaz) depolama ve gazlaştırma terminali kurulmak üzere çalışmalara başlanıldığı, ithal edilecek LNG'nin gazlaştırıldıktan sonra BOTAŞ'ın yüksek basınçlı ana iletim şebekesine entegre edilerek ülke piyasasına kazandırılacağı belirtilerek, Saros Körfezi FSRU ve Kara Boru Hattı Projesi hattının isabet ettiği taşınmazlarda tapu maliklerinin çok sayıda olduğu ve tapuda intikallerin yapılmamış olması nedeniyle, Kamulaştırma Kanununun 8. maddesi uyarınca taşınmaz maliklerinin tamamı ile uzlaşma ihtimalinin düşük olduğu ve aynı Kanunun 10. maddesi uyarınca açılacak davaların çok uzun süreceği bu nedenle zamanında yer teslimi yapılamayacağından projenin yapımına da başlanamayacağı, ülkemizin gaz arzı çeşitliliğine ihtiyacının olduğu ve bu proje ile birlikte yeni bir doğal gaz noktası kazandırıldığı, ülkenin arz güvenliğine katkıda bulunulduğu, doğal gaz alım kontratları çerçevesinde BOTAŞ tarafından alımı taahhüt edilen doğal gazın yeni pazarlara ulaştırılması ile etüt çalışmaları tamamlanmak üzere olan boru hattı güzergahının, inşaat işini yapacak olan firmaya tesliminin yapılarak bir an evvel inşaat çalışmalarına başlanılması gerektiğinden güzergahın isabet ettiği parsellerde arazi edinimlerinin bir an önce tamamlanması gerektiği hususları belirtilmiştir.<br>Uyuşmazlıkta, ülkemizin enerji koridoru haline getirilmesi ve enerji açığının giderilmesine yönelik çalışmalar doğrultusunda yurt dışından yüksek miktarla ve bedelle ithal edilen doğalgazda arz çesitlendirilmesinin ülkemizin arz güvenliğinin sağlanması açısından önemli olduğu ve temin edilen gazın bir an evvel tüketim noktalarına ulaştırılmasının önem arz ettiği, BOTAŞ'ın Saros Körfezi FSRU ve Kara Boru Hattı Projesi ile doğal gazın iletilmesi amacıyla inşa edilecek boru hatları için ihtiyaç duyulan arazilerin temininde, ülkemizin enerji ihtiyacının hızla artış göstermesi ve üretilen/satın alınan enerjinin tüketim noktalarına ulaştırılmasında gecikmeye yol açılmamasının hedeflenmiş olduğu, doğal gaz alım kontratları çerçevesinde BOTAŞ tarafından alımı taahhüt edilen doğal gazın yeni pazarlara ulaştırılması ile etüt çalışmaları tamamlanmak üzere olan boru hattı güzergahının, inşaat işini yapacak olan firmaya tesliminin yapılarak bir an evvel inşaat çalışmalarına başlanılması ve güzergahın isabet ettiği parsellerde arazi edinimlerinin bir an önce tamamlanması gerektiği hususuları bir arada değerlendirildiğinde, dava konusu edilen acele kamulaştırma kararının dayanağı olan ve stratejik bakımdan büyük önem taşıyan söz konusu projede kamu yararı bulunduğu açık olup, anılan projesinin bir an önce tamamlanması amacıyla yapılacak kamulaştırmada acelelik halinin de bulunduğu sonucuna varılmıştır.<br>Öte yandan, davacı tarafından tarım arazilerinin tarım dışı amaçla kullanılamayacağı ileri sürülmüş ise de Edirne Valiliği İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün ...tarihli, ... sayılı yazısında anılan boru hattı güzergahı bakımından olumsuz görüşlerinin bulunmadığı belirtilmiştir.<br>Bu durumda 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazların acele kamulaştırmasında acelelik halinin ve kamu yararının bulunması nedeniyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVANIN REDDİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,<br>5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 09/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br> <br><br></font></p></body></html>
kamulaştırma