<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2024/1093 E.  ,  2025/190 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2024/1093<br>Karar No : 2025/190 <br><br>DAVACILAR : 1- ... 2-...<br>VEKİLLERİ : Av. ... <br><br>DAVALILAR : 1- .../...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2-...Kurumu Başkanlığı/...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALILAR YANINDA MÜDAHİL : ... Gayrimenkul İnşaat A.Ş. <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Ankara ili, Gölbaşı ilçesinde kurulacak Özbek Gölbaşı Depolamalı GES elektrik üretim tesisinin yapımı amacıyla, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın, tapuda hazine adına tescil edilmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 12/01/2024 tarih ve 32427 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11/01/2024 tarih ve 8072 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACILARIN İDDİALARI: Kamulaştırma Kanunun 27. maddesinde öngörülen acele kamulaştırmayı gerektiren hallerden herhangi birisinin gerçekleşmediği, kamulaştırma kararı için gerekli kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasını gerektiren hallerin açıklanmadığı ve acelelik halinin ortaya konulmadığı ileri sürülerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir. <br><br><br>DAVALILARIN SAVUNMALARI : Ülkemizin ekonomik büyümesi ile doğru orantılı olarak artan enerji ihtiyacının karşılanmasına ve dışa bağımlılığın azaltılmasına katkı sağlayacağı, yenilenebilir enerji kaynağı olması sebebiyle ülke ekonomisine doğrudan katkı sağlayacağı, proje alanının verimli güneş enerjisi potansiyeli taşıyan nadir yerlerden olduğu, yatırımın gecikmesinin Ülkemiz için gerekli olan yerli-yenilenebilir enerji kaynağı olan güneş enerjisi potansiyelinin atıl kalmasına yol açacağı, dışa bağımlılığın azaltılması için tesisin bir an evvel işletmeye açılması gerektiği, ülke ekonomisine katkısı dikkate alındığında tesislerin bir an önce işletmeye açılarak yenilenebilir kaynaklı enerji üretimine başlanabilmesi için acele kamulaştırma kararının alındığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : <br>Dava, Ankara ili, Gölbaşı ilçesinde kurulacak Özbek Gölbaşı Depolamalı GES elektrik üretim tesisinin yapımı amacıyla, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi gereğince acele kamulaştırılmasına ilişkin 12 Ocak 2024 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 11/01/2024 tarih ve 8072 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının; davacılara ait Ankara İli, Gölbaşı İlçesi, ... Mahallesi sınırları içerisindeki ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali iptali istemiyle açılmıştır.<br>6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinde: "(1) Elektrik piyasasında üretim veya dağıtım faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin, önlisans ve lisansa konu faaliyetleri için gerekli olan kişilerin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlara ilişkin kamulaştırma talepleri Kurum tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi hâlinde Kurul tarafından kamu yararı kararı verilir. Söz konusu karar çerçevesinde gerekli kamulaştırma işlemleri 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda belirtilen esaslar dâhilinde üretim faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişileri için Maliye Bakanlığı, dağıtım faaliyetlerinde bulunan lisans sahipleri için TEDAŞ tarafından yapılır. Bu durumda kamulaştırma bedelleri ile kamulaştırma işlemlerinin gerektirdiği diğer giderler kamulaştırma talebinde bulunan önlisans veya lisans sahibi tüzel kişi tarafından ödenir..." kuralı yer almış; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun "Acele kamulaştırma" başlıklı 27. maddesinde ise; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği hükmüne yer verilmiştir.<br>Anayasanın 13. ve 35. maddesı hükümleri uyarınca mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla Anayasaya uygun olarak yasayla sınırlandırılması mümkündür. Ancak buna ilişkin düzenlemeler öncelikle kamu yararına dayanmalıdır. Buna göre, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması (mülkiyetin el değiştirmesi) kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır. Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem şeklinde düzenlendiğinden, madde hükmü ile üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Bu koşullardan ikisinde Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olması halleri şeklinde açıkça sayılmak suretiyle üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasının gerçekleştirilmesi amacıyla acele kamulaştırma yoluna gidilebileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda, üçüncü koşul olan aceleliğine karar verilebilmesi için de kamu yararı ve kamu düzenine ilişkin olma halinin maddede yer alan diğer iki koşula paralel nitelik taşıması gerekmektedir.<br>Dosyanın incelenmesinden, Özbek Gölbaşı Depolamalı GES elektrik üretim tesisi projesi kapsamında, 06/07/2023 tarihinden itibaren 2 yıl 6 ay süreyle üretim faaliyeti göstermek amacıyla 6446 sayılı Yasa kapsamında ... sayılı elektrik üretim önlisansı verildiği, Özbek Gölbaşı Depolamalı GES elektrik üretim tesisinin kurulabilmesi için gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılabilmesi amacıyla Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunca ...tarihli, ... sayılı kamu yararı kararı alındığı, olağan kamulaştırma sürecinin 2-3 yılda tamamlanabildiği, bu durumun enerji projelerinin hayata geçirilmesinde gecikmelere yol açtığı ve hızla artan enerji talebinin karşılanması sürecinde enerji arz güvenliğinin sağlanmasını olumsuz etkilediği gerekçesiyle dava konusu 11/01/2024 tarih ve 8072 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, Ankara ili, Gölbaşı ilçesinde kurulacak Özbek Gölbaşı Depolamalı GES elektrik üretim tesisinin yapımı amacıyla, ... Mahallesi sınırları içerisindeki ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın, tapuda Hazine adına tescil edilmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.<br> Uyuşmazlıkta, her ne kadar kamu yararının varlığından bahsedilebilir ise de, acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını zorunlu kılan nedenlerin açıkça ve acele kamulaştırmaya başvurmayı haklı kılacak objektif kriterler gözetilerek ortaya konulmadığı görüldüğünden acelelik halinden söz edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.<br> Bu durumda, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırma yapılabilmesi için gerekli olan "acelelik hali" gerçekleşmediğinden, acele kamulaştırmaya yönelik Cumhurbaşkanlığı kararının uyuşmazlığa konusu taşınmaza yönelik kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir. <br> Açıklanan nedenlerle, dava konusu 11/01/2024 tarih ve 8072 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının davacı parseli yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.<br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 20/11/2024 tarihinde, davacı ...ile davacılar vekili Av. ...'in, davalı Cumhurbaşkanlığını temsilen Av. ... ile Av. ...'ın, davalı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığı vekili Av. ...'ın, davalı yanında müdahil vekili Av. ...'in geldiği görülerek, Danıştay Savcısı ...'ın katılımıyla açık duruşmaya başlanarak, taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Aynı gün verilen Dairemizin E:2024/1093 sayılı ara kararı cevaplarının alınması üzerine, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyada verilen yanıtlar, bilgi ve belgeler ile diğer belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY:<br>Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun... tarih ve ...sayılı kararı ile; ... Gayrimenkul İnşaat A.Ş. adına, Ankara İlinde kurulacak olan Özbek Gölbeşı Depolamalı GES üretim tesisi için 06/07/2023 tarihinden itibaren iki yıl altı ay süreyle üretim faaliyeti göstermek üzere ... sayılı elektrik üretim önlisansı verilmiştir.<br>Özbek Gölbaşı Depolamalı GES elektrik üretim tesisinin kurulabilmesi için gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılabilmesi amacıyla Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunca... tarihli, ... sayılı kamu yararı kararı alınmıştır. <br>Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararı ile; ... Gayrimenkul İnşaat A.Ş. adına verilen ... sayılı önlisans kapsamında, Ankara İlinde kurulacak olan Özbek Gölbeşı Depolamalı GES üretim tesisi gerekli olan özel mülkiyete tabi taşınmaz hakkında acele kamulaştırma uygulanabilmesi amacıyla, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi gereğince karar alınmak üzere Cumhurbaşkanlığına başvurulmasına 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinin 1. fıkrası uyarınca karar verilmiştir.<br>Dava konusu 11/01/2024 tarih ve 8072 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile, Ankara ili, Gölbaşı ilçesinde kurulacak Özbek Gölbaşı Depolamalı GES elektrik üretim tesisinin yapımı amacıyla, Emirler Mahallesi sınırları içerisindeki 123926 ada, 2 parsel sayılı taşınmazın, tapuda Hazine adına tescil edilmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir.<br>Bakılan dava, dava konusu acele kamulaştırma kararının iptali istemiyle açılmıştır.<br> Duruşmanın yapılmasından sonra, aynı gün verilen "1-Uyuşmazlığa konu taşınmaz üzerinde Güneş Enerji Santrali Elektrik Üretim Tesisi için verilecek önlisansın ilan edilip edilmediğinin, şayet ilan edilmiş ise ilana ilişkin bilgi ve belgelerin,<br>2- Davacılar tarafından, uyuşmazlığa konu taşınmaz üzerinde Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak Güneş Enerji Santrali Elektrik Üretim Tesisi yapılması amacıyla önlisans başvurusu yapılıp yapılmadığının sorulmasına; şayet önlisans başvurusu yapılmış ise sonucuna ilişkin bilgi ve belgelerin bir örneğinin,<br> gönderilmesinin istenilmesine" yönelik Dairemizin E:2024/1093 sayılı ara kararına davalı idareler tarafından, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 9. fıkrasının (c) bendi uyarınca üçüncü şahıslar tarafından kişisel hak ihlali açısından yazılı olarak itirazda bulunulabilmeleri amacıyla ... Gayrimenkul İnş. A.Ş.'nin başvurusuna ilişkin bilgilerin 14/04/2023 ve 28/04/2023 tarihleri arasında 10 (on) iş günü Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığı'nın internet sitesinde yayımlandığı, önlisans başvurusu hakkında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığı'na herhangi bir itirazda bulunulmadığı, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 3.fıkrası uyarınca, elektrik piyasasında faaliyet göstermek üzere önlisans başvurusunda bulunacak kişilerin anonim veya limited şirket olmalarının zorunlu olduğu, gerçek kişiler tarafından önlisans başvurusu yapılabilmesinin mümkün olmadığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığı veri tabanında davacıların muhatap olarak tanımlandığı herhangi bir tüzel kişinin bulunmadığı, davacılar tarafından Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığı'na yapılan bir önlisans başvurusu bulunmadığı yönünde cevap verilmiştir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.<br>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasında, idarelerin kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırabileceği düzenlenmiş; 5. maddesi ile kamulaştırma yapılabilmesi kamu yararı kararı alınması şartına bağlanmış; 5. maddede düzenlenen mercilerce verilen kamu yararı kararlarının onay mercilerinin düzenlendiği 6. maddesinin son fıkrasında da, onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için kamu yararı kararı alınmasına gerek olmaksızın, yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir kararın alınması yeterli görülmüştür.<br>Aynı Kanun'un 27. maddesinde ise, "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir." hükmüne yer verilmiştir.<br> 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinin 1/a fıkrasında; "(1) Elektrik piyasasında üretim faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini işlemleri ile ilgili olarak;<br> a) Üretim faaliyetinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin önlisans veya lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine göre Kurum tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri Kurum tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde Kurul tarafından karar alınır. Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir.<br>" hükmüne, aynı maddenin 2/a fıkrasında "(2) Elektrik piyasasında dağıtım faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini işlemleri ile ilgili olarak;<br> a) Dağıtım faaliyetinde bulunan lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 2942 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre TEDAŞ tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri TEDAŞ tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde TEDAŞ tarafından karar alınır. Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir" hükmüne, 20/1 maddesinde ise, "Bakanlık, elektrik enerjisi arz güvenliğinin izlenmesinden ve arz güvenliğine ilişkin tedbirlerin alınmasından sorumludur..." hükmüne yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir.<br> Özel mülkiyet hakkı korunması gereken temel insan hakları arasında sayılmış, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahaleler olabileceği öngörülmüş ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.<br> Anayasa ve 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, idarelerin, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı çerçevesinde ya da onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine dayanılarak, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırmaları; hatta 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde, anılan Kanun'da ayrı bir usul olarak öngörülen acele kamulaştırma yöntemine de başvurulabilmeleri mümkündür. <br> Anayasa'nın 35. maddesinin mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğine ilişkin hükmü çerçevesinde, 2942 sayılı Kanun'la, kamulaştırma ve aynı zamanda acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı ile ya da onaylı imar planı veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve proje ile ortaya konulması gerekliliği düzenlenmiştir.<br> 2942 sayılı Kanunda, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usul düzenlenmiştir.<br> Olağan kamulaştırma sürecinde; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar kamulaştırılırken, öncelikle yeterli ödenek ayrıldıktan sonra, Kanun'un 5. ve 6. maddelerinde belirlenen mercilerce kamu yararı kararı alınır. Kamulaştırmayı gerçekleştirecek idarece, sırasıyla, aynı Kanun'un 7. maddesinde ayrıntısı belirlendiği üzere taşınmaza ilişkin ölçekli plan yapılır, taşınmazın maliki belirlenir, vergi beyan ve değeri tespit edilir ve tapuya kamulaştırma şerhi verilmesinin ardından Kanun'un 8. maddesine göre idarenin satın alma usulünü, karşılıklı anlaşmaya dayalı olarak denemesi gerekir. Bu yolla anlaşmaya varılamaması halinde, Kanun'un 10. maddesine göre idarenin ilgili belgelerle birlikte taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescilini sağlamak amacıyla dava açması gerekir ve ancak mahkemece tescil kararı verildikten sonra idare, kamulaştırmaya konu taşınmaz üzerinde tasarruf edebilir hale gelir.<br> Olağan kamulaştırma usulünde, asliye hukuk mahkemesi, idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece, idarenin taşınmaza el atma ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmamaktadır.<br> Acele kamulaştırma usulü ise 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde belirlenen “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacında” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” başvurulabilen, olağan kamulaştırma usulünden farklı olarak, idareye kamulaştırma işlemlerine ilişkin prosedürün sonuçlanmasını beklemeden, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, ilgili idarenin istemi ile mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın Kanun'da belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılması şartıyla, o taşınmaz mala el koyma imkanı tanıyan ayrı bir usul olarak öngörülmüştür.<br> Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelilik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir.<br> 2942 sayılı Kanunun 27. maddesinde, acele kamulaştırma işleminin dayandırılacağı üç sebep unsurundan, “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen haller” bakımından, Kanun'da açık bir acelelik haline yer verilmediğinden, maddede öngörülen diğer iki koşuldan bağımsız şekilde, işlem tesisine dayanak olan acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirilmesi gerekmektedir.<br> Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerekmektedir.<br> Acelelik koşulunun kamu düzenine ilişkin olması gerektiği ve kamu yararının ise, olağan kamulaştırma usulü ile sağlanması amaçlanan kamu yararından farklı olarak, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren, aceleliği zorunlu kılan bir yarar olduğu açıktır.<br> Dolayısıyla, acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararlarının da kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığına yönelik hukuki denetiminin; diğer idari işlemler gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenerek yapılması gerektiği açıktır. <br> Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, dava konusu acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın "kamu yararı" ve "acelelik hali" ölçütleri yönünden ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir. <br>Dosyanın incelenmesinden, acele kamulaştırılması talep edilen taşınmazda birden fazla malik bulunması ve maliklerin yurt dışında bulunması nedeniyle malikler ile uzlaşma imkanının bulunmadığı olağan kamulaştırma sürecinde kamulaştırma işlemlerinin ortalama olarak 2,5-3 yıl içerisinde tamamlanabildiği, bu durumun enerjide dışa bağımlı olan Ülkemizde projelerin hayata geçirilmesinde gecikmelere sebebiyet verdiği ve Ülkemizde hızla artan enerji talebinin karşılanması sürecinde enerji arz güvenliğinin sağlanmasını olumsuz etkilediği, projede bir an evvel yatırıma başlanabilmesi için uyuşmazlığa konu taşınmazın acele kamulaştırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Öte yandan, Ülkemizin enerji ihtiyacının hızla artış gösterdiği dikkate alındığında enerji ihtiyacının karşılanması amacıyla inşa edilecek iletim sistemleri için ihtiyaç duyulan taşınmazların temininde, enerjinin tüketim noktalarına ulaştırılmasında gecikmeye yol açılmaması hususu dikkate alındığında kamu yararı ile acelelik halinin bulunduğu tartışmasızdır.<br>Bu durumda; artan enerji ihtiyacının bir an önce karşılanabilmesi ve enerji arzının kesintisiz, sürekli biçimde sağlanabilmesi gerekliliği, enerji arz güvenliğinin sağlanmasının önemi ile Ülkemizin başta elektrik enerjisi olmak üzere, enerji arzına olan ihtiyaç durumu dikkate alındığında, somut olayda olduğu gibi Ülkemizin enerji ihtiyacının hızla artış göstermesi ve üretilen enerjinin tüketim noktalarına kaliteli, hızlı ve güvenli şekilde ulaştırılmasında gecikmeye yol açılmamasının amaçlandığı dikkate alındığında, dava konusu edilen acele kamulaştırma kararının dayanağı olan anılan enerji projesinde kamu yararı bulunduğu açık olup, enerji projesinin bir an önce tamamlanması amacıyla yapılacak kamulaştırmada acelelik halinin de bulunduğu sonucuna varıldığından, dava konusu Cumhurbaşkanlığı kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>Davacılar tarafından, uyuşmazlığa konu taşınmazın miras yoluyla kendilerine intikal ettiği patlayıcı madde üretimi yaptıkları taşınmazı GES yatırımı yapmak amacıyla ellerinde tuttukları iddia edilmiş ise de; Dairemizce verilen 20/11/2024 tarihli ara kararına Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 9. fıkrasının (c) bendi uyarınca üçüncü şahıslar tarafından kişisel hak ihlali açısından yazılı olarak itirazda bulunulabilmeleri amacıyla ASY Gayrimenkul İnş. A.Ş.'nin başvurusuna ilişkin bilgilerin 14/04/2023 ve 28/04/2023 tarihleri arasında 10 (on) iş günü Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığı'nın internet sitesinde yayımlandığı, önlisans başvurusu hakkında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığı'na herhangi bir itirazda bulunulmadığı, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, elektrik piyasasında faaliyet göstermek üzere önlisans başvurusunda bulunacak kişilerin anonim veya limited şirket olmalarının zorunlu olduğu, gerçek kişiler tarafından önlisans başvurusu yapılabilmesinin mümkün olmadığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığı veri tabanında davacıların muhatap olarak tanımlandığı herhangi bir tüzel kişinin bulunmadığı, davacılar tarafından Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığı'na yapılan bir önlisans başvurusu bulunmadığı yönünde verilen cevap dikkate alındığında, davacıların iddiasına itibar edilmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVANIN REDDİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, davalılar yanında müdahil tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalılar yanında müdahile verilmesine,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı davalar için belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine,<br>4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine,<br>5.2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 14/01/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY:<br><br>Uyuşmazlıkta; uyuşmazlığa konu taşınmaz üzerinde patlayıcı madde üretimi yapan tesis bulunduğu, Özbek Gölbaşı Depolamalı GES elektrik üretim tesisinin yapımı amacıyla sadece davacılara ait uyuşmazlığa konu taşınmazın acele kamulaştırılmasına karar verildiği, uyuşmazlığa konu taşınmazın bulunduğu bölgede bulunan taşınmazlar arasından özellikle uyuşmazlığa konu taşınmazın tercih edilmesinin sebebinin ortaya konulmadığı, ayrıca uyuşmazlığa konu taşınmaz tapu kaydında ham toprak olarak görüldüğünden tarım dışı kullanım izni alındığına dair bilgi ve belgenin sunulmadığı anlaşılmaktadır.<br>Kamulaştırma işleminde, kamulaştırma amacına uygun taşınmazın belirlenmesi gerekmektedir. Kamulaştırma yapılacak taşınmazın kamu hizmeti için gerekli olduğuna ve uygun taşınmaz olduğuna dair gerekçelerin ortaya konulması gerekmektedir.<br>Bu durumda; Özbek Gölbaşı Depolamalı GES elektrik üretim tesisinin yapımı amacıyla uyuşmazlığa konu taşınmazın seçilmesinin teknik olarak uygun olup olmadığı, daha uygun başka taşınmazın bulunup bulunmadığı, taşınmazın tamamımın kamulaştırılmamasının gerekip gerekmediği hususlarında mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak, ayrıca uyuşmazlığa konu taşınmaz hakkında tarım dışı kullanım izni alınıp alınmadığının araştırılması suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerektiği, uyuşmazlığa konu taşınmazın bulunduğu bölgede bulunan taşınmazlar arasından özellikle uyuşmazlığa konu taşınmazın tercih edilmesinin sebebinin ortaya konulmadığından dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi oyuyla karara katılmıyorum<br> <br><br><br><br><br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>

kamulaştırma