<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3475 E. , 2025/477 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/3475<br>Karar No : 2025/477 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, hissedarı olduğu Afyonkarahisar ili, Çay ilçesi, ... Köyü, ... pafta, ... parselde kayıtlı taşınmaza yönelik olarak Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından Afyonkarahisar 2. Kısım A.T. ve T.İ.G.H. Projesi kapsamında yapılan toplulaştırma işleminin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, ... pafta, ... parsele karşılık bu parselin tamamı ve eski ... parsel nolu taşınmazın küçük bir kısmı birleştirilerek oluşturulan ve tahsis edilen ... ada, ... nolu parselin eski parsellere eşdeğer ve benzer özelliklere sahip olduğu, davacının eski taşınmazı üzerinde herhangi bir yapı veya sabit tesisinin bulunmadığı, yapılan %4,199 oranındaki kesintinin yasal sınırlarda kaldığı ve projeye dahil tüm taşınmazlardan eşit olarak alındığı, tahsis işlemlerinin toplulaştırma ilke ve kurallarına uygun olduğu dolayısıyla dava konusu toplulaştırma işleminde hukuka ve toplulaştırma ilkelerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, toplulaştırma amaç ve ilkelerine aykırı olarak yapılan toplulaştırma işleminin hukuka uygun olmadığı, ayrıca eksik inceleme ve yetersiz tespitlere dayalı olarak, yalnızca davalı idarenin savunmalarının bilirkişi tespitiymiş gibi düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılarak hatalı değerlendirme ile verilen davanın reddine ilişkin temyiz konusu kararda hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini ... sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.<br>Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.<br>Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.<br>İdare Mahkemesi'nce mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen 12/09/2023 tarihinde Mahkeme kaydına giren Bilirkişi Raporu'nda özetle; yapılan arazi toplulaştırma işlemlerinin, davacıya ait eski ... nolu parselde, 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanun ve uygulama yönetmeliğinde öngörüldüğü şekilde yapıldığı ve sonuçlandırıldığı, %4,199 oranında yapılan DOP kesinti miktarının yasal sınırlar içinde kaldığı ve projeye dâhil edilen tüm taşınmaz maliklerinden eşit olarak alındığı, uygulama sonucu eski parselden 300 m uzak yerde oluşturulan yeni ... ada ... nolu parsele dağıtım ve tahsis yapıldığı, yeni ... ada ... nolu parselin alanı 4.719,04 metrekare olması sebebiyle yeterli gelmediğinden davacının ... nolu parselinden 1003,16m2 taşınarak alanın tamamlandığı, davacının eski parselinde herhangi bir yapı ve sabit tesisin bulunmadığı, davacıya tahsis edilen yeni parselin eş değer özelliklerdeki alandan ve teknik kriterlere uygun verildiği; toprak derecelendirmesi, ürün çeşidi, verimlilik, yerleşim yerine ve sulama alanına uzaklığı ve konumu gibi hususlar gözetilerek yapılan tahsis işlemlerinin toplulaştırma ilke ve kurallarına uygun olduğu, ayrıca davacıya dosyada mevcut olan 14/09/2021 tarihli yer teslim tutanağı ile ilk olarak verilen ... ada, ... sayılı parsel ile toplulaştırma sonucunda davacı adına tahsis edilen ... ada, ... sayılı parselin aynı taşınmaz olmadığı, zira ... ada ... parselin Hidranta başka deyişle su kaynağına yakınlığı sebebiyle daha değerli olduğu bu hususta yapılan değişikliğin tescil aşamasına kadar mümkün olduğu, bu itibarla; davalı idarece gerçekleştirilen toplulaştırma işleminin ilgili mevzuata ve toplulaştırma ilkelerine uygun olarak yapıldığı görüşlerine yer verilmiştir.<br> Uyuşmazlıkta, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda; 4.120,00 m²'lik eski ... parselin tamamı ve 10.800,00'm²'lik ... parselin ise 1.003,16²'lik kısmı taşınarak yapılan toplulaştırma ile 4.719,04'm² lik yeni tahsis edilen ... ada ... parsel yönünden yapılan incelemede, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılmasına dair "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 19. maddesi doğrultusunda uygulama yapmak yerine, davacının eski taşınmazlarından büyük olan veya elverişli olanın etrafı yerine, dava konusu edilen ... sayılı eski parselden 930 metre uzağa taşınmak suretiyle davacının her iki eski taşınmazının da uzağında bir yerde tahsis edilmesi sebebinin açıklanmadığı, davacının taşınmazlarının olduğu yer yerine başka yerden tahsisin hangi teknik, bilimsel ve hukuki zorunluluktan kaynaklandığına yönelik herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığı ve gerekçesinin açıklanmadığı, ayrıca yeni tahsis edilen taşınmazın yola, sulama kaynaklarına ve yerleşim yerine uzaklığının değerlendirilmediği, buna bağlı olarak Mahkeme kararında da bu hususun irdelenmediği dikkate alındığında, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu esas alınarak verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 16/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
kamulaştırma