<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/12720 E. , 2025/407 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/12720<br>Karar No : 2025/407 <br><br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ... <br> 2- ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Osmaniye ili, Kadirli ilçesi, ... Köyünde yer alan ... ada, ... ve ... parsel, ... ada, ... ve ... parsel, ... ada ..., ..., ... parsel, ... ada, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda, "Osmaniye Kadirli Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi" kapsamında yapılan arazi toplulaştırması işlemine karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 6. Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu toplulaştırma işleminde hesaplanan kamu ortak kullanım payı oranının mevzuat açısından uygun olduğu, davacıların toplulaştırma öncesinde hissedar olduğu birden fazla parselin toplulaştırma sonrası tek parselde, mülkiyet sıkıntısı olmayacak şekilde birleştirildiği, kanal vasfında olan diğer parsellerin de yine kanal vasfında olacak şekilde tahsis edildiği, gerçekleştirilen toplulaştırma işleminin ilgili mevzuatın amacına ve ilkelerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu toplulaştırma işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hissedarı oldukları parsellerdeki paylarının dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda ... parsel, ... parsel ve ... parsellerde toplandığı (kanala olan parsellerin ise ..., ..., ... olarak planlandığı), ... parselde sadece kendileri hissedar kılınmış iken ... parsel ve ... parselde çok fazla kişi ile birlikte hissedar kılındıklarından askı süresi içerisinde 20/6/2019 tarihli dilekçe ile itiraz ettikleri, itirazlarının reddedilmesi üzerine dava açtıkları, dava açıldıktan sonra söz konusu parsellerdeki hisselerinin ... ada, ... sayılı parselde birleştirildiği, yapılan bu düzenleme sonucunda taleplerinin karşılandığı, yeni parsellere ilişkin olarak da herhangi bir itirazlarının bulunmadığı, yeniden düzenleme yapılması nedeniyle davanın konusuz kaldığı, bilirkişilerin ise davanın açıldığı tarihten sonra ortaya çıkan maddi duruma göre değerlendirme yaparak rapor hazırladığı, eksik incelemeye dayalı bu rapor esas alınarak verilen kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemi kabul edilerek Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini ... sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.<br>Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.<br>Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.<br>Dosyanın incelenmesinden, dava açılmadan önce davacıların hissedarı oldukları ve kanal vasfında olmayan parsellerdeki paylarının ... ada ..., ... ada, ... ve ... parsellerde toplandığı, davacıların 20/6/2019 tarihli dilekçe ile başkalarıyla hisseli parseller verilmesine itiraz ederek, söz konusu hisselerinin tek parselde birleştirilmesi yönünde talepte bulunduğu, söz konusu talebin dava konusu ... tarih ve ... sayılı işlem ile reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı, ancak dava devam ederken parselasyon haritasında değişiklik yapılarak, davacılara ait hisselerin (keşif tarihinde) ... ada, ... parselde birleştirildiği, davacılar tarafından, yapılan bu düzenleme sonucunda taleplerinin karşılandığı, yeni parsellere ilişkin olarak herhangi bir itirazlarının bulunmadığı, yeniden düzenleme yapılması nedeniyle davanın konusuz kaldığının beyan edildiği görülmektedir.<br>Bu durumda, dava devam ederken parselasyon haritasında değişiklik yapılarak, davacılara ait hisselerin (keşif tarihinde) ... ada, ... parselde birleştirilmesi suretiyle, taleplerinin karşılandığı, dolayısyla davanın konusuz kaldığı anlaşılmaktadır.<br>Öte yandan, davacıların davanın konusuz kaldığı hususunun araştırılmasına yönelik İdare Mahkemesinin 05/11/2021 tarihli ara kararına verilen cevapta, davalı idare tarafından davacılara ... ada, ... parselin tahsis edildiği, aynı duruma ilişkin olarak İdare Dava Dairesince yapılan 05/07/2022 tarihli ara kararına verilen cevapta ise, davacılara ... ada, ... parselin tahsis edildiği belirtilmiş ise de, UYAP üzerinden yapılan sorguda, ... ada, ... parselin davacılar adına tescil edildiği, dolayısıyla dava devam ederken davacılara müstakil bir parsel tahsis edildiği, ancak parsel numarasının değiştiği görülmektedir.<br>Bu itibarla, davanın konusuz kaldığı dikkate alınarak karar verilmesi gerekir iken, işin esası incelenmek suretiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 15/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
kamulaştırma