<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2625 E. , 2025/257 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/2625<br>Karar No : 2025/257 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Ticaret AŞ<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı ve Onüçüncü Daireleri Müşterek Kurulunca verilen 07/06/2023 tarih ve E:2023/1647, K:2023/5634 sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmiştir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada,... parsel sayılı taşınmaza ilişkin Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanan 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin yargı kararı ile iptaline karar verilmesinden dolayı uğranıldığı ileri sürülen 888.091,31-TL (ıslahtan önce 550.000,00-TL) zararın, varlık satış sözleşmesinin imzalandığı 11/04/2013 tarihinden itibaren işletilecek banka mevduatına uygulanan en yüksek faizle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/11/2022 tarih ve E:2022/1403, K:2022/3438 sayılı usule ilişkin bozma kararına uyularak verilen Danıştay Altıncı ve Onüçüncü Daireleri Müşterek Kurulunun 07/06/2023 tarih ve E:2023/1647, K:2023/5634 sayılı kararıyla;<br>Usule ilişkin olarak,<br>Davada süre aşımı bulunmadığı,<br>Esasa ilişkin olarak,<br>Dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunun ve ek raporun birlikte değerlendirilmesinden; Özelleştirme Yüksek Kurulunun 30/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınan mülkiyeti Hazineye ait ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ve ... sayılı parsellere ilişkin 1/25000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin, Özelleştirme Yüksek Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararı ile onaylandığı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında taşınmazlara E:0,30, Hmaks:6.50 yapılaşma koşulu öngörüldüğü, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği uyarınca yapılan imar uygulaması sonucu dava konusu ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın oluştuğu, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın "satış" yöntemiyle özelleştirilmesi amacıyla 28/06/2012 tarihinden itibaren ihale ilanına çıkıldığı, 19/02/2013 tarih ve 2012/ÖİB-K-24 sayılı kararı uyarınca davacı ile 11/04/2013 tarihinde varlık satış sözleşmesi imzalandığı, anılan 1/25000 ölçekli çevre düzeni planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 20/01/2014 tarih ve E:2012/3025 sayılı kararıyla çevre düzeni planı ve nazım imar planı değişikliklerinin yürütmesinin durdurulmasına, 13/10/2015 tarih ve K:2015/5967 sayılı kararıyla da çevre düzeni planı ve nazım imar planı değişikliğinin iptaline karar verildiği, <br>Yürütmenin durdurulmasına ilişkin yargı kararı sonrasında, Özelleştirme Yüksek Kurulunca uyuşmazlığa konu taşınmazı da kapsayan alana ilişkin 1/25000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının yapıldığı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında taşınmaza E:0,30, Hmaks:6.50 yapılaşma koşulu öngörüldüğü, söz konusu çevre düzeni planı ve imar planlarının Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun...tarih ve... sayılı kararı ile onaylandığı, anılan çevre düzeni planı ve imar planlarının da Danıştay Altıncı Dairesinin 13/10/2015 tarih ve E:2015/2515, K:2015/5968 sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, <br>Plansız kalan alana yönelik üçüncü kez yapılan 1/25000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının Özelleştirme Yüksek Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylandığı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında taşınmaza E:0,20, Hmaks:6.50 yapılaşma koşulu öngörüldüğü, varlık satış sözleşmesinin imzalandığı tarihte 0,30 olan emsalin, daha sonra 0,20'ye düşmesi nedeniyle 825.469,49 TL değer kaybının meydana geldiği,<br> Uyuşmazlıkta, davalı idare tarafından yapılan çevre düzeni planı ve imar planlarının yargı kararıyla iptaline karar verilmesinden sonra taşınmazın emsalinin 0.20'ye düşürülmesine ilişkin yapılan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının yargı kararının gereğinin yerine getirilmesi amacıyla yapıldığı, bununla birlikte, davacının zararının, yargı kararının yerine getirilmesine yönelik yapılan söz konusu imar planından değil, taşınmaz değerinin idarece 0,30 emsal değere göre tespit ve beyan edilmesi ve bu değer üzerinden davacı tarafından satın alınmasından sonra, imar planının yargı kararıyla iptaline karar verilmesi nedeniyle yeniden yapılan imar planı ile getirilen yapılaşma koşulları arasındaki değer farkından kaynaklandığı,<br>Bu durumda, Özelleştirme Yüksek Kurulunca özelleştirme kapsam ve programına alınan ve ardından 0,30 emsal üzerinden davacıya satışı gerçekleşen taşınmazın emsalinin satış işleminden sonra 0,20'ye düşürülmesi nedeniyle, taşınmazın satış işleminden doğan ve bilirkişi raporunda tespit edilen 825.469,49-TL taşınmaz değer kaybının davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşılarak, maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, alıcının İhale Şartnamesi hükümlerini kabul ederek teklif verdiği, varlık satış sözleşmesini imzalayarak ihaleye konu taşınmazı, şartname ve sözleşme hükümleri dolayısıyla idareye ya da Hazineye karşı herhangi bir talepte bulunmayacağını kabul ve beyan ederek teslim aldığı, davacının herhangi bir talep hakkının bulunmadığı, kabul anlamına gelmemek şartıyla davacının faiz talebine ve faiz başlangıç tarihine itiraz edildiği, zira idarenin kanun ile verilen görevleri yerine getirmekte olup tacir olmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Özelleştirme programının başarısı için kaçınılmaz koşullardan biri olan "aleniyet ilkesi", özelleştirme uygulamalarının temel ilkelerinden biri olarak 4046 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 1. bendinde, "Özelleştirme işlemlerinin değer saptaması da dahil aleniyet içinde yürütülmesi" hükmü ile ifade edilmiştir. <br>Söz konusu hüküm, özelleştirme uygulamaları sürecinin başlangıcından tamamlanmasına kadar geçecek süre içinde kamuoyunca bilinmesi gereken konularla ilgili bilgilerin çeşitli araçlarla duyurulması gereğini işaret etmektedir. Anılan hüküm ile, her ne kadar kamuoyunun bilgilendirilmesi amaçlanmakta ise de, düzenlemenin özelleştirme ihalesine katılacak olanlar açısından da önemi açıktır.<br>Özelleştirme Uygulamalarında Değer Tespiti ve İhale Yönetmeliği'nin "İhale işlem dosyası" başlıklı 12. maddesinde, "Başkanlık Makamından alınan ihale Oluru ile ekleri, ihale işlem dosyasının düzenlenmesi ve ihale komisyonuna sunulması için ilgili proje grup başkanlığınca İhale Hizmetleri Daire Başkanlığına gönderilir. Bu Daire Başkanlığınca hazırlanan 'İhale işlem dosyasında' Kurul kararı, ilan metni, ihale şartnamesi ve ekleri ile değer tespit komisyon kararı ve diğer belgeler yer alır." düzenlemesi bulunmaktadır.<br>Maddede yer alan "diğer belgeler" ile kastedilenlerden birisi de, özelleştirme sürecinin ihale işlemleri aşamasında ihaleye katılmak isteyenlere ihale şartnamesi ile birlikte özelleştirilecek kuruluş ile bulunduğu sektör hakkında tanıtıcı çeşitli bilgileri içeren ve "tanıtım dokümanı" olarak adlandırılan broşürdür.<br>Eğer özelleştirilecek olan taşınmaz mal ise, tanıtım dokümanında genellikle,<br>- Tapu kayıtları, takyidat (taşınmazlar üzerindeki sınırlamalar) durumları, yıllık sigorta tutarları ve sigorta süreleri, son tarih itibarıyla ödenecek sigorta borçları, vasıfları ve hali hazır durumları, ifraz ve/veya imar durumu, devam eden hukuki ihtilaflar gibi bilgiler yer almaktadır. <br>Dava dosyasının incelenmesinden; Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun (ÖYK) ... tarih ve ... sayılı kararıyla, Maliye Hazinesi adına kayıtlı ... ili, ... ilçesi, ... Köyü ... ve ... parsel sayılı (toplam 1.166.664 m²) taşınmazların satış yöntemiyle özelleştirilmek üzere kapsam ve programa alındığı, ÖYK'nın ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine göre imar uygulaması sonucunda oluşturulan dava konusu taşınmazın imar planında "gelişme konut alanı" olarak belirlendiği, söz konusu taşınmazın "satış" yöntemiyle özelleştirilmesi için 28/06/2012 tarihinden itibaren ihale ilanına çıkıldığı, ihaleye son teklif verme tarihinin 05/09/2012 olarak belirlendiği, ihaleye katılan teklif sahipleriyle 12/09/2012 tarihinde yapılan pazarlık ve bilgilendirme görüşmelerinin devamında 13/09/2012 tarihinde tüm teklif sahiplerinin katılımıyla gerçekleştirilen nihai pazarlık görüşmeleri sonucunda açık artırma üzerine taşınmazın ihalede en yüksek teklifi veren davacıya satıldığı ve 11/04/2013 tarihinde varlık satış sözleşmesinin imzalandığı görülmektedir.<br>Yukarıda belirtildiği üzere, 4046 sayılı Kanun'un 2. maddesinde ifadesini bulan aleniyet ilkesi, özelleştirme konusunda yalnızca kamuoyunun bilgilendirilmesini amaçlamamakta, aynı zamanda, özelleştirmeye katılacaklar açısından da önem ifade etmektedir.<br>Aleniyet ilkesi, özelleştirme uygulamaları sürecinin başlangıcından tamamlanmasına kadar geçecek süre içinde kamuoyu tarafından bilinmesi gereken hususların çeşitli araçlarla ilgililere duyurulması gerektiğini ifade ettiği gibi, ihaleye katılacakların da, özelleştirilecek olan kuruluş ya da taşınmaz hakkında her yönüyle bilgilendirilmesi gerektiğinde kuşku bulunmamakta olup, bu bilgilendirmenin araçlarından birinin ihale şartnamesi, diğerinin ise taşınmaz ile ilgili bilgi ve belgeleri içeren ve yukarıda ayrıntısına değinilen tanıtım dokümanı olduğu açıktır.<br>Dava konusu taşınmazın özelleştirilmesine ilişkin İhale Şartnamesinin 2. maddesinde, "...Tanıtı Dokümanı TAŞINMAZ ile ilgili ilgili bilgi ve belgeleri içermekte olup, İDARE ve HAZİNE Tanıtım Dokümanında yer alan bilgi ve belgeler ile açıklamaların doğruluğundan, tamlığından ve maddi hatalardan sorumlu değildir. Tanıtım Dokümanı hiç bir surette İDARE ve HAZİNE'yi ilzam etmez. İDARE ve HAZİNE'nin hukuki sorumluluğu SÖZLEŞMEDE belirtilecek hususlar ile sınırlı olacaktır." denildikten sonra 3. maddesinde, tekliflerin, 05/09/2012 Çarşamba günü saat 17:00'ye kadar verileceği kuralı getirilmiştir.<br>Şartname ile birlikte hazırlanan ve taşınmaz ile ilgili bilgi ve ve belgelerin yer aldığı Tanıtım Dokümanında ise, "... Tapu Sicil Müdürlüğü'nde 03.07.2012'de yapılan araştırmada konu taşınmaz üzerinde; Beyan:... tarih ... yevmiye numarası ile KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ lehine "2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 7. maddesine göre belirtrme bulunmaktadır." ifadesine yer verilmiş, bu takyidatın taşınmazın teminat olarak alınmasına, alım-satımına engel teşkil etmeyeceği belirtilmiş, "Taşınmazın İmar Durumu" başlıklı kısmında da, taşınmaza ilişkin plan değişikliklerinin 24/01/2012 tarihinde onaylandığı, 27/01/2012 tarih ve 28186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile taşınmazın; E:0,30 ve Hmaks:6,50 metre yapılaşma koşullarında gelişme konut alanı olarak planlandığı belirtilmiştir. <br> Özelleştirmeye konu taşınmazın değerinin tespitinde, imar durumunun önemli ölçütlerden biri olduğu tartışmasız olup, davacı da söz konusu Tanıtım Dokümanında yer verilen Emsal 0,30 ve hmaks: 6,50 m. olarak belirlenen imar durumuna göre anılan ihaleye teklif vermiş ve sonucunda da ihaleyi kazanmak suretiyle idare ile varlık satış sözleşmesi imzalamıştır.<br> Her ne kadar İhale Şartnamesinin 2. maddesinde, idare ve Hazinenin Tanıtım Dokümanında yer alan bilgi ve belgeler ile açıklamaların doğruluğundan, tamlığından ve maddi hatalardan sorumlu olmadığı, Tanıtım Dokümanının hiç bir surette idare ve Hazine'yi ilzam etmeyeceği, idare ve Hazine'nin hukuki sorumluluğunun Sözleşmede belirtilecek hususlar ile sınırlı olacağı kuralı bulunmakta ise de, düzenlemenin bu şekilde yapılmasındaki amaç, Tanıtım Dokümanında yer alan bilgilerin doğruluğunun ihaleye katılanlarca ilgili resmi makamlardan teyidinin yapılmasının mümkün olmasıdır. <br> Dosyanın incelenmesinden; dava konusu taşınmazın özelleştirilmesine ilişkin olarak hazırlanan Tanıtım Dokümanında yer alan taşınmazın imar durumuna ilişkin bilgilerde o tarih itibarıyla bir hata bulunmadığı, nitekim Tanıtım Dokümanın yayımlanmaya başlandığı 28/06/2012 tarihinde davalının planın iptaline ilişkin davadan haberdar olmadığı, buna göre, Tanıtım Dokümanında söz konusu dava ile ilgili herhangi bir bilgiye yer verilmesinden bahsedilmesinin mümkün olmadığı, öte yandan, anılan tarih itibarıyla, resmi makamlarda davacı tarafından araştırma yapılmış olsaydı dahi dava ile ilgili henüz bir karar verilmediğinden, davacının bu durumdan haberdar olamayacağı açık olmakla birlikte; imar planları değişikliğinin onayına ilişkin 24/01/2012 tarihli plan değişikliklerinin iptali istemiyle açılan davada, dava dilekçesinin, davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığına 23/07/2012 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış olup, ihaleye son teklif verme tarihi (05/09/2012) ile teklif sahipleriyle pazarlık ve bilgilendirme görüşmelerinin (12/09/2012) ve nihai pazarlık görüşmelerinin yapıldığı (13/09/2012) tarihlerde, ayrıca özelleştirmeye onay verilen (05/10/2012) ve bu karar uyarınca varlık satış sözleşmesinin imzalandığı 11/04/2013 tarihlerinde davalı idarenin söz konusu davadan haberdar olduğu görülmektedir.<br> Bu durumda, Tanıtım Dokümanında yer almasına olanak bulunmayan imar planlarına ilişkin hukuki ihtilafın, en erken ihaleye son teklif verme tarihi olan 05/09/2012 tarihinde davalı idarece öğrenildiği ve bu bilginin pazarlık ve bilgilendirme görüşmelerinin yapıldığı 12/09/2012 tarihinde teklif sahipleriyle paylaşılma olanağı varken, bunun yapılmadığı dikkate alındığında, teklif verenlerin ihaleye katılıp katılmama iradeleri ile değer tespit sonucunu etkileyecek olan bu tür bir bilginin, ihaleye teklif verenlerle paylaşılmamasının aleniyet ilkesine aykırılık oluşturduğu ve idarenin hizmet kusurunu doğurduğu sonucuna varılmaktadır.<br>Açıklanan nedenle, temyiz isteminin reddi ile davanın kabulüne ilişkin temyize konu kararın belirtilen gerekçe ile onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY :<br> 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) kararıyla, Maliye Hazinesi adına kayıtlı ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... ve ... parsellerde kayıtlı bulunan toplam 1.166.664 m2 yüzölçümlü taşınmaz satış yöntemiyle özelleştirilmek üzere özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır.<br> Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca taşınmazlara ilişkin hazırlanan 1/25.000 ölçekli ... Özel Çevre Koruma Bölgesi Çevre Düzeni Planı Değişikliği, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği, ... tarih ve... sayılı ÖYK kararıyla onaylanmıştır. <br> ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... ada, ... parselde kayıtlı bulunan taşınmaz, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğine göre yapılan imar uygulaması sonucunda ... no'lu parselden oluşmuş ve imar planında "konut alanı, E:0,30 ve hmax:6,50 m" olarak belirlenmiştir. <br> Taşınmazın özelleştirilmesi amacıyla 27/06/2012 tarih ve 641 sayılı Olur ile 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında 28/06/2012 tarihinden itibaren ihale ilanına çıkılmış, 13/09/2012 tarihinde tüm teklif sahiplerinin katılımıyla gerçekleştirilen nihai pazarlık görüşmeleri sonucunda yapılan açık artırma üzerine, ihale, en yüksek teklifi veren davacı üzerinde bırakılmıştır. <br> Taşınmazın 1.650,000-TL bedelle en yüksek teklifi veren davacıya İhale Şartnamesi çerçevesinde satılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı ÖYK kararının onaylanması üzerine, davacı ile davalı idare arasında 11/04/2013 tarihinde varlık satış sözleşmesi imzalanmış, taşınmaz tapuda davacı adına tescil edilmiştir.<br> Diğer taraftan, söz konusu taşınmazı da kapsayan eski ... ve ... parsellere ilişkin 1/25.000 ölçekli ... Özel Çevre Koruma Bölgesi Çevre Düzeni Planı Değişikliği ile 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliğinin onaylanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı ÖYK kararının iptali istemiyle TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından Danıştay Altıncı Dairesinin 2012/3025 sayılı esasına kayden açılan davada; Dairenin 20/01/2014 tarihli kararı ile yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne, 13/10/2015 tarih ve E:2012/3025, K:2015/5967 sayılı kararı ile de planların iptaline karar verilmiş, bu karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 03/03/2016 tarih ve E:2015/4921, K:2016/642 sayılı kararıyla onanmıştır.<br> 20/01/2014 tarihli yürütmenin durdurulmasına ilişkin karar üzerine hazırlanan 1/25.000 ölçekli ... Özel Çevre Koruma Bölgesi Çevre Düzeni Planı Değişikliği, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ... tarih ve... sayılı ÖYK kararıyla onaylanmış ve anılan karara karşı TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından Danıştay Altıncı Dairesinin 2015/2515 sayılı esasına kayden açılan davada; Dairenin 04/06/2015 tarihli kararı ile yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne, 13/10/2015 tarih ve E:2015/2515, K:2015/5968 sayılı kararı ile işlemin iptaline karar verilmiş, bu karar da, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 03/03/2016 tarih ve E:2015/4940, K:2016/643 sayılı kararıyla onanmıştır. <br> Daha sonra, taşınmazı kapsayan alanda...tarih ve... sayılı ÖYK kararıyla onaylanan 1/25000 ölçekli ... Özel Çevre Koruma Bölgesi Çevre Düzeni Planı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı, 09/02/2017 tarih ve 29974 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş, anılan planlarda taşınmaz, E:0;20, Yençok:6,50 metre yapılaşma koşullarında gelişme konut alanı kullanımına isabet etmiştir.<br> Bu arada; davalı idarenin 16/12/2015 tarihli yazısı ile, alanda onaylanan plan değişikliklerinin iptaline dair yargı kararının davacıya gönderildiği, daha sonra davacı tarafından 21/11/2016 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunularak taşınmazın hukuki durumunun sorulması üzerine, 24/11/2016 tarihli cevabi yazının verildiği, buna dayalı olarak 21/02/2017 tarihinde davalı idareden fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla 650.000-TL'nin taraflarına ödenmesi ve 12/04/2017 tarihli teminat mektubunun nakde çevrilmesi yoluna gidilmemesinin davacı tarafça talep edildiği görülmektedir.<br> Bunun üzerine, imar planı değişikliği kapsamında taşınmazın E:0,30 olan yapılaşma koşulunun E:0,20'ye düşürülmesi üzerine, aradaki değer farkından kaynaklı olarak uğranıldığı ileri sürülen zararın başlangıçta 550.000-TL'lik kısmının varlık satış sözleşmesinin imzalandığı 11/04/2013 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br>Anayasa'nın 125. maddesinin 1. fıkrasında, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmiş, son fıkrasında ise, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu hükmüne yer verilmiştir. <br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.<br>4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "İlkeler" başlıklı 2. maddesinde, "Özelleştirme uygulamalarında; ...<br>ı) Özelleştirme işlemlerinin değer saptaması da dahil aleniyet içinde yürütülmesi ... ilkeleri esas alınır.<br>Yukarıda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tabi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usuller kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde hükme bağlanan tam yargı davaları, genel olarak idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, başka bir ifadeyle zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir. <br> İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br> Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas alındığından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.<br> Doktrine bakıldığında, "İdarenin bir eylem ve işlemi nedeniyle mağdur olan kişinin uğradığı her ziyan, her hasar, kısacası her mağduriyet bir zarar teşkil etmez. Mağduriyet kavramı zarar kavramından çok daha geniştir. Sorumluluğa yol açan şey mağduriyet değil zarardır. Diğer bir ifadeyle, her mağduriyet tazminatı mucip değildir. Sadece bazı tür mağduriyetler tazminatı gerektirir ki, biz bunlara zarar deriz. İşte idarenin sorumluluğuna ortada bir mağduriyetin bulunması değil, zararın bulunması yol açar. İdarenin bir eylem veya işlemi sonucu bir kişinin hoşuna hiç gitmeyen, o kişiyi fevkalade üzen bir sonuç ortaya çıkmış olabilir. Hatta bu sonuç o kişi üzerinde parasal olarak ölçülebilir yükler de getirmiş olabilir. Kısacası bu kişi mağduriyete uğramış olabilir. Ancak, tazminat hakkının doğabilmesi için, kişinin uğradığı bu mağduriyetin zarar olarak nitelendirilebilmesi gerekir. (GÖZLER Kemal, İdare Hukuku, Cilt II, Mayıs 2019, Bursa, s. 1321)" şeklinde değerlendirmeler mevcuttur. <br> Uyuşmazlıkta; ihale sonucunda edinilen dava konusu taşınmazın, 0,30 emsal değerinin iptaline karar verilmesinin mağduriyete neden olduğu, imar planı değişikliğine dair dava açılmış olan taşınmazın, hiçbir hukukî ihtilaf yokmuşcasına satıldığı, ne İhale Şartnamesi'nde ne de davacıya yapılan yazılı bildirimde bu yönde hiçbir hukukî bilgiye yer verilmediği, Danıştay Altıncı Dairesinde açılmış bulunan davadan ve bu davaya ilişkin olası menfi hususlardan bahsedilmediği, zararın idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığı, idarece sunulan resmî nitelikteki belgelere itibar edildiği ve tapu kayıtlarına inanılarak ihale bedelinin ödendiği, taşınmazın, imar planı değişikliği kapsamında E:0,30 olan yapılaşma koşulunun E:0,20'ye düşürülmesi üzerine, aradaki değer farkından kaynaklı uğranıldığı ileri sürülen zararın, varlık satış sözleşmesinin imzalandığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. <br> Özelleştirme uygulamalarında; ihale şartnameleri, ihalenin genel ve özel şartlarını belirleyen belgeler olup, ihaleler bu şartname hükümlerine göre yürütülmekte ve sonuçlandırılmaktadır. <br> Buna göre, şartnameyi hazırlayan ve kuralları belirleyen idare ile şartnameleri imzalayarak ihalelere katılanlar açısından şartname hükümlerinin bağlayıcı olduğu ve uyuşmazlıkların çözümünde esas alınacağı açıktır. Keza, 4046 sayılı Kanun, Yönetmelik ve ilgili diğer mevzuata aykırı olmayan hususlara ilişkin olarak Şartname hükümlerinin esas alınması gerekmektedir.<br> İhale Şartnamesi'nin 15. maddesinde, teklif sahibi ve/veya alıcının, taşınmazın yüzölçümünün tapu kaydında belirtilen miktardan eksik olduğu veya taşınmazın tecavüzlü bulunduğu veya başka bir gerekçeyle idareden ve/veya kuruluş/Hazine'den herhangi bir hak talebinde bulunmayacağını, ihaleye teklif verdiği ve sözleşme imzaladığı tarihler itibarıyla taşınmazın mevcut fiziki durumunu önceden görüp, ilgili mercilerden (ilgili belediyeler, tapu kadastro müdürlükleri, kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurulları, vb) her türlü bilgi ve belgeyi alarak, tapu kayıtları, imar durumları, muhdesatlar, vb. inceleyerek, her türlü bilgi ve belgeyi bilerek teklif vermiş olduğunu ve sözleşmeyi imzalayacağını ve taşınmazı devir alacağını, bunlarla ilgili olarak daha sonra açık veya gizli ayıp iddiasıyla ayıba ve zapta karşı tekeffül hükümlerine dayanarak idare ve/veya kuruluş/Hazine'den herhangi bir maddi talepte bulunmayacağını ve bedel indirimi talep etmeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt edeceği kurala bağlanmış, davacı da bu şartlar dahilinde ihaleye katılmış ve Özelleştirme Yüksek Kurulunca gerçekleştirilen 13/09/2012 tarihli ihale sonucunda taşınmaz edinilmiştir.<br> Dolayısıyla, İhale Şartnamesi'nde taşınmaza ilişkin olarak her türlü incelemenin yapılması ve taşınmaza ilişkin bilgi ve belgelerin bilinerek ihaleye teklif verilmesi gerekliliği, ihaleye katılan teklif sahiplerine yüklenmektedir.<br>Bu çerçevede dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlık konusu taşınmazın E:0,30 yapılaşma koşullarında belirlenmesine dair imar planının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin ilk yargı kararının 20/01/2014 tarihli olduğu, diğer bir ifadeyle, Tanıtım Dokümanın yayımlanmaya başlandığı 28/06/2012 tarihinde, ihaleye son teklif verme tarihi (05/09/2012) ile teklif sahipleriyle pazarlık ve bilgilendirme (12/09/2012) ve nihai pazarlık görüşmelerinin yapıldığı (13/09/2012) tarihlerde, ayrıca özelleştirmeye onay verilen ve bu karar uyarınca varlık satış sözleşmesinin imzalandığı 11/04/2013 tarihinde verilmiş herhangi bir yargı kararı bulunmadığı, taşınmazı kapsayan alanda onaylanan imar planlarına yönelik açılmış bir dava bulunduğu husususun ihaleye katılanlar ile paylaşılmamış olmasının, idarenin sorumluluğundan bahsedilebilmesi için yeterli kabul edilemeyeceği, zira idari işlemlerin, yürütmesinin durdurulmasına veya iptaline karar verilinceye kadar hukuka uygunluk karinesinden yararlandıkları, ancak, yukarıda belirtilen tarihlerde, işlemin hukuka aykırı olduğu yönünde verilmiş bir yargı kararı olması ve bu durumun ihaleye katılanlar/ihale üzerinde kalanlar ile paylaşılmaması halinde, 4046 sayılı Kanun'un 2. maddesinde hükme bağlanan "aleniyet ilkesinin" ihlal edileceğinin açık olduğu, kaldı ki, düzenleyici işlem niteliğindeki imar planlarına duyulan güven çerçevesinde edinilen taşınmazlara ilişkin yapılaşma koşullarının, sonradan yargı kararı veya ilgili idarelerce iptaline karar verilmesi halinde, kazanılmış bir haktan söz edilebilmesine olanak bulunmadığından, plan değişikliğine dayalı bir değer farkından kaynaklı tazminat talebinde bulunulmasına hukuki imkan olmadığı, öte yandan, gelişme konut alanında kalan taşınmazın E:0,30 olan yapılaşma koşulunun, yargı kararlarının gereğini yerine getirmek amacıyla 0,20'ye düşürülerek hazırlanan planların 28/12/2016 tarihinde davalı idarece onaylandığı dikkate alındığında, idarenin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği yolundaki iddialara da itibar edilmesine olanak bulunmamakta olup, olayda herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.<br> Bu itibarla, davanın kabulü yolundaki Müşterek Kurul kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. <br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;<br>2.Davanın, yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Danıştay Altıncı ve Onüçüncü Daireleri Müşterek Kurulunun temyize konu 07/06/2023 tarih ve E:2023/1647, K:2023/5634 sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Danıştay Altıncı Dairesine gönderilmesine, <br>4.Kesin olarak, 06/02/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.<br><br>KARŞI OY <br>X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Altıncı ve Onüçüncü Daireleri Müşterek Kurulunca verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz. <br><br><br><br><br></font></p></body></html>
kamulaştırma