<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/7606 E.  ,  2025/579 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2022/7606<br>Karar No : 2025/579 <br><br>DAVACI : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>DAVALILAR : 1) .../...<br> 2) ... Bakanlığı (... Başkanlığı) - ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : İstanbul İli, Kartal İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 03.08.2022 tarihli, 5922 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliklerinin iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI : Davaya konu imar planlarının, önceki imar planları yönünden kesinleşen mahkeme kararlarına uygun hazırlanmadığı, trafik, nüfus ve yapı yoğunluklarının artırıldığı, sosyal donatı ve teknik altyapı dengesinin bozulduğu, bu nedenle dava konusu nazım ve uygulama imar planı değişikliklerinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istenilmektedir. <br><br>DAVALILARIN SAVUNMASI : Plan yapım yetkisinin özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazla sınırlı olduğu dolayısıyla yeni donatı alanı ayrılamayacağı, kaldı ki, mevcut donatı alanlarının ihtiyacı karşılayacak nitelikte olduğu, taşınmaza getirilen kullanım kararlarının ve yapılaşma koşullarının çevre ve imar bütünlüğü ile uyumlu olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerde, ilgili kuruluşlardan gerekli görüş alınmak suretiyle her ölçekteki imar planı değişiklikleri yapmak Özelleştirme İdaresi Başkanlığının yetkisi dahilinde olmakla beraber; bu plan ve plan değişikliklerinin üst ölçekli planlara uygun, çevre ve imar bütünlüğünü bozmayacak şekilde yapılması gerektiği kuşkusuz olup bu nedenle plan değişikliklerinin sadece, parçacıl olarak özelleştirme programına alınan taşınmaz dikkate alınarak yapılmaması, üst ölçekli planlar ve bölgenin imar planları kapsamında planlama bütünlüğünü ve sosyal donatı dengesini bozmayacak planlama kararlarının üretilmesi gerekmektedir.<br>Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun ve yargı kararlarının birlikte değerlendirilmesinden, davaya konu imar planı değişikliği öncesindeki imar planı değişiklikleri yönünden kesinleşen mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmediği, ilave nüfus ve yapı yoğunluğu getirildiği buna karşılık bu nüfusun ihtiyaç duyacağı nitelikte yeni sosyal donatı, teknik altyapı alanları ayrılmadığı, ulaşım taleplerinin olumsuz yönde etkilendiği, nüfus-donatı dengesinin, çevre-imar bütünlüğünün bozulduğu görüldüğünden dava konusu nazım ve uygulama imar planı değişikliklerinin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, imar mevzuatına ve kamu yararına aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 03.08.2022 tarihli, 5922 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararıyla onaylanan dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliklerinin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Dava, İstanbul İli, Kartal İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 03.08.2022 tarihli, 5922 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle açılmıştır. <br> Davalı idarelerin usule yönelik iddialarına itibar edilmemiştir.<br> Anayasanın 138. maddesinin son fıkrasında, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." hükmüne yer verilmiştir.<br> İdari Yargılama Usulü Kanununun 28. maddesinde, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." hükmü yer almaktadır. <br> 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun amacı ilgili maddelerinde sayılan kurum, kuruluş ve idarelere ait mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları ile mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi haklarının, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir.<br> Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerde ilgili kuruluşlardan gerekli görüşler alınmak suretiyle her ölçekteki imar planı değişikliklerini yapmak Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığının yetkisinde olmakla beraber; bu planların çevre ve imar bütünlüğünü bozmayacak şekilde yapılması gerektiği kuşkusuzdur.<br> 3194 sayılı İmar Kanununun "İmar Planlarında Bakanlığın Yetkisi"ni düzenleyen 9. maddesine 4046 sayılı Kanunun 41. maddesiyle eklenen 2. fıkrada: "Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan (Belediye) gerekli görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak (Ek ibare: 03/04/1997 - 4232/4 maddesi) imar tadilatları ve mevzi imar planlarının ve buna uygun imar durumları; Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler. (Ek ibare: 03/04/1997 - 4232/4 maddesi) ilgili belediyeler görüşlerini onbeş gün içinde bildirir." hükmüne yer verilmiştir.<br> Anılan Kanunun Ek-3. maddesinde: "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi'nin 09/06/2011 tarih ve E:2008/87, K:2011/95 sayılı kararı ile.) yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi'nin 09/06/2011 tarih ve E:2008/87, K:2011/95 sayılı kararı ile.) Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir." kuralı bulunmaktadır.<br> Aynı Kanunun 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekana ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. <br>14.06.2014 tarihli ve 29030 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "Mekânsal kullanım tanımları ve esasları" başlıklı 5. maddesinin 1.fıkrasının (h) bendinde, "resmi kurum alanı; Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçeli idarelerle, il özel idaresi ve belediyeye veya bu kurumlarca sermayesinin yarısından fazlası karşılanan kuruluşlara, kanunla veya kanunun verdiği yetki ile kurulmuş kamu tüzel kişilerine ait bina ve tesislerin yapıldığı alanlar" olarak tanımlanmış, <br>Söz konusu Yönetmeliğin 26.maddesinde, İmar planı değişikliklerinin plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılacağı, yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamayacağı, bu alanların kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişikliklerinin zorunluluk olmadıkça yapılamayacağı, zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için ise imar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabileceği, eşdeğer alanın ayrılmasında yüzölçümü ve konum özelliklerinin korunacağı nüfus yoğunluğunun artırılmasına dair imar planı değişikliklerinde, artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanları standartlara uygun olarak plan değişikliğine konu alana hizmet vermek üzere ayrılacağı, yoğunluk artıran veya kentsel ulaşım sistemini etkileyen imar plan değişikliklerinde, kentsel teknik altyapıya yönelik etkilerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması amacıyla ayrıca kentsel teknik altyapıetki değerlendirmesi raporu, analizi hazırlanacağı kurallarına yer verilmiştir.<br>Arsa vasfındaki mülkiyeti Maliye Hazinesi ile Kartal Belediye Başkanlığı'na ait 29.625,53 m² büyüklüğündeki dava konusu taşınmazın ilk olarak 15.12.1981 onay tarihli 1/1000 ölçekli Soğanlık Uygulama İmar Planı ile 07.09.2000 tarihli uygulama imar planında park alanı olarak planlandığı, 20.04.2023 tarihli ifraz işlemiyle ... ada, ... ve ... sayılı parsele dönüştüğü, 23.06.2005 onay tarihli 1/5000 ölçekli Kartal Güneyi Nazım İmar Planında ve nazım imar planı uyarınca hazırlanan 19.09.2006 onay tarihli 1/1000 ölçekli Kartal Güneyi Uygulama İmar Planında davaya konu taşınmaz komşuluğunda bulunan taşınmazlarla beraber kısmen askeri alan, kısmen şehir parkına ayrıldığı, 04.07.2007 onay tarihli 1/5000 ölçekli Kartal Güneyi Revizyon Nazım İmar Planında ve 19.04.2013 onay tarihli 1/1000 ölçekli Kartal Güneyi Revizyon Uygulama İmar Planında kısmen askeri alan, kısmen şehir parkı, kısmen metro koruma hattı kullanım kararı getirildiği, söz konusu imar planlarının askeri alana ilişkin hükümlerinde, "Şehir parkı içerisinde bulunan Askeri Alan, askeriye terk ettikten sonra şehir parkına dönüşecek alandır." düzenlemesine yer verilmiştir.<br> (Mülga) Bakanlar Kurulunun 26.09.2011 tarihli, 2011/2266 sayılı kararında, İstanbul İli, Sultanbeyli İlçesi sınırları içinde kentsel dönüşüm uygulamaları yapılması, bu alanda kalan taşınmazların 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerince kamulaştırılması, gerektiğinde bu işlemlerin 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu hükümlerine göre Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’na yaptırılması, belirtilen işlemler ile uygulama sırasında üçüncü kişilere devir ve temliki gereken taşınmazlarla ilgili işlemlerin yürütülmesi amacıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yetkilendirildiği, bu kapsamda Bakanlık tarafından yaklaşık 4.000.000 m²’lik taşınmazın trampa yoluyla kamulaştırılıp bedeli karşılığında hak sahiplerine dağıtılmasının kararlaştırıldığı, söz konusu taşınmazların takasında kullanılmak üzere İstanbul’un çeşitli semtlerinde bulunan Hazinenin özel mülkiyetindeki veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlarda imar planı değişikliği gerekliliği duyulduğu gerekçesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 13.10.2016 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğiyle davaya konu taşınmazı da kapsayan şehir parkı işlevi kaldırılarak anılan taşınmazın spor tesis alanına, her iki yanında bulunan taşınmazlara ise kaldırılan şehir parkı işlevi yerine kısmen askeri alan, kısmen ticaret+konut alanı (% 60 ticaret, %40 konut, E:2,00 Yençok:15 kat), kısmen raylı toplu taşıma istasyonu alanı, kısmen belediye hizmet alanı, kısmen park alanı kullanım kararı getirildiği, bu plan değişikliğinin mahkemece iptal edildiği, istinaf ve temyiz aşamalarından geçmek suretiyle iptal kararının kesinleşmesi üzerine 20.03.2017 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde davaya konu taşınmazın fonksiyonunda değişiklik yapılmamakla birlikte plan değişikliği onama sınırı içerisinde bulunan davaya konu taşınmazın komşuluğundaki taşınmazların askeri alandan çevrilen ticaret+konut alanında %40 olan konut oranı %95, %60 olan ticaret oranı %5 olarak belirlendiği, askeri alanın yapılaşmaya açılmayan kısmına (E:1,50 Yençok:10 kat) yapılanma koşulu getirilerek askeri alanın tamamının yapılaşmaya açıldığı, söz konusu imar planı değişikliğinin açılan dava üzerine iptaline karar verilerek, istinaf ve temyiz aşamalarından geçmek suretiyle bu iptal kararının da kesinleştiği, 23.08.2017 tarihinde Bakanlık tarafından onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile ... ada, ... ve ... sayılı parsel ile ... ada, ... sayılı parsel ve tescil harici alana yönelik Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 15.10.2020 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişiklikleri de aynı şekilde kesinleşen mahkeme ve Danıştay kararlarıyla iptal edildiği görülmüştür,<br>Uyuşmazlık konusu taşınmazın 21.05.2021 tarih ve 4011 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmasından sonra Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanarak 03.08.2022 tarihli, 5922 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile taşınmaza kısmen ticaret + konut alanı, kısmen kamu hizmet alanı işlevi getirilmiş aynı tarihte yapılan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile kısmen ticaret + konut alanı (E:2,00, yençok:17 kat), kısmen resmi kurum alanı (E:2,00, yençok:17 kat), kısmen karayolları yol kenarı koruma kuşağı kullanım kararı getirilmesi üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.<br>Danıştay 6. Dairesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda; "Dava konusu parselin; İstanbul ili, Kartal ilçesi, Soğanlık Mahallesi’nde D-100 Yan Yolu’na cepheli olduğu, yerinde tespit edildiği üzere, dava konusu parselin kısmen boş, kısmen spor alanı, kısmen idari yapılar, kısmen otopark ve kısmen de depolama bölgesi olarak kullanıldığı, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlardaki fonksiyonlardan da görüldüğü gibi, davaya konu planlama alanına ticaret, turizm, konut gibi yoğunluk arttırıcı fonksiyonlar eklendiği, spor alanının tamamen kaldırıldığı,<br>Bir plan değişikliğin yapılabilmesi için gerekli olan koşulların oluşup oluşmadığının ve yapılan değişikliğin plan bütününü nasıl etkilediğinin değerlendirmesi ancak plan raporunda yapılan açıklamalara göre yapılabileceği, ancak sunulan plan raporunda belirtilen fonksiyon ve yapılaşma değerlerindeki değişikliğin, meriyetteki plan bölgesi içinde nüfus-donatı dengesizliği yaratıp yaratmadığına yönelik bir değerlendirme bulunmadığı, zaten plan değişikliklerinde kaldırılan bir donatı alanı için uygun yerde, eşdeğer bir alan ayrılmasına dair esasın da karşılanmamasından plan bütününün değerlendirilmediğinin anlaşıldığı, buna ilaveten yoğunluk arttıran bir plan değişikliği yapıldığından teknik ve sosyal altyapı etki değerlendirme raporunun hazırlandığı,<br>Plan müellifi firmanın hazırladığı sosyal ve teknik altyapı ve etki değerlendirme raporunda; "Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği Ek-2'de belirtilen standartlara göre kişi başına düşmesi gereken donatı alanları bazında bakıldığında, plan kararları sonucu alana getirilen nüfus için yeterli olacak açık alana plan değişikliğinde yer verildiği görülmektedir. Planlama alanının merkeze alındığı 400 metre yarıçaplı bölge çevresinde birer adet ilkokul, lise ve cami alanı bulunmakta olup, planlama alanının hemen batısında bulunan Şehir Hastanesi'nin hem bölgesel hem de kent bütününde gereksinimi karşılayacağı öngörülmektedir. Alanın merkezinden itibaren 800 metrelik yarıçap içinde birer adet ilkokul, lise ve cami daha mevcuttur. Söz konusu donatı alanlarının planlama alanı ve bölge bütününde gereksinimi karşılayacağı değerlendirilmektedir."<br> denilmekte ise de, sosyal ve teknik altyapı ve etki değerlendirme raporu dava konusu planlarda mevzuatın öngördüğü kentsel sosyal ve teknik altyapı alanlarının eksikliğini görmezden gelip İstanbul’da (hatta ülkemiz genelinde) zaten yetersiz olmasına rağmen çevredeki mevcut donatı alanlarından yararlanmayı kabul edilebilir gördüğü, kentin eskiden beri yapılaşmış alanlarında değil de görece yeni yapılaşmış / yapılaşmakta olan alanlarında yer alıyor olmaları nedeniyle dava konusu planlarda donatı standartlarının daha kolay sağlanmasının bekleneceği, plan ile ... ada, ... parselde yaklaşık 940 kişinin yaşayacağı konut alanı kararı öngörülmesine karşın İmar Kanunu ve Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği hükümlerine göre dava konusu planların 940 kişi için zorunlu kıldığı kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarının her birine ayrı ayrı yer verilmesi mümkün değil ise de 29625,53 m² büyüklüğündeki dava konusu parsel için kentsel hizmet alanları (kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanları) toplamının belirlenerek yeşil alan, kreş vb uygun işlevlerle planlanmasının uygun olacağı, buna göre yaklaşık 16,5 ha kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanı ayrılmasının zorunlul olduğu, dava konusu planlar ile sadece Resmi Kurum Alanı olmak üzere toplam 10205,73 m² alan ayrıldığı, 1000 kişiye yakın bir nüfusun yaşayacağı dava konusu Ticaret-Konut Alanında açık ve yeşil alan, anaokulu gibi en temel hizmetlere bile yer verilmediği, dava konusu planların, bu planlarla öngörülen Konut Nüfusu için gerekli kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanının İmar Kanunu ve Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin zorunlu kıldığı sınırları karşılamadığı, İmar Mevzuatına, şehircilik ilkelerine ve planlama tekniklerine aykırı olduğu, dava konusu planlar ile daha önceden donatı alanı olarak planlanmış ve üst planda da donatım işlevi getirilmiş bir aland olduğundan dava konusu bu alanın % 65.55’inin yerleşim alanı olarak planlanmış olmasının üst ölçekli plana ve planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı olduğu, karma işlev getirilen bu alanlarda ana fonksiyonun Konut olduğu ve 17 kat yüksekliğe izin verildiği, 15.09.2009 onay tarihli çevre düzeni planında ana kararlarının ve her ne kadar yargı kararlarıyla iptal edilmiş olsalar da önceki nazım imar planı ve uygulama imar planı kararlarının göz ardı edilmesi durumunda bu işlevin çevresinden kopuk olmadığı, dava konusu parselin konut olarak işlevlendirilmesine engel oluşturacak bir özelliğinin olmadığı değerlendirilmekle birlikte dava konusu planlarla getirilen kararların imar bütünlüğünü ve sosyal donatı dengesini bozucu olduğu, E-5 üzerinde yan yola cepheli yer alan dava konusu parsel ticaret kullanımı için de, kendi içerisinde otopark, yeşil alan, dolaşım vb ihtiyaçlarını karşılamak koşuluyla konut için de uygun yer seçimi sayılabilir ise de; E-5 açısından değerlendirildiğinde, zaten yüklü olan trafik yoğunluğunu daha da arttırmasının kaçınılmaz olduğu, dava konusu parselin resmi kurum alanı olarak işlevlendirilmesine engel oluşturacak bir özelliğinin olmadığı değerlendirilmekte; öngörülen işlev uygun olduğu, E-5 üzerinde yan yola cepheli yer alan dava konusu parselde resmi kurum işlevi kendi içerisinde otopark, sosyal alan, dolaşım vb ihtiyaçlarını karşılamak koşuluyla uygun yer seçimi sayılabileceği, ancak E-5 açısından değerlendirildiğinde, zaten yüklü olan trafik yoğunluğunu daha da arttırmasının kaçınılmaz olduğu, erişim yollarına yer verilmeyerek 1,94 hektar büyüklüğündeki ticaret-konut alanının tek parça olarak planlanmış olması nedeniyle dava konusu planın şehircilik ilkelerine ve planlama tekniklerine uygun olmadığı, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğine göre imar planları hazırlanırken yapılması gereken analiz, etüt ve araştırmaların önemli ölçüde eksik olduğu ve yine aynı Yönetmeliğin 22.maddesinin 3.fıkrasında zorunlu kılınan eşik analizine yer verilmediği, dava konusu planların hazırlanma sürecinde yeterli ve gerekli analizlerin yapılmamış olmasının şehircilik ilkelerine, planlama tekniklerine ve imar mevzuatına aykırı olduğu, sonuç olarak, dava konusu nazım ve uygulama imar planı değişikliklerinin donatı alanı (spor alanı) işlevli parsele konut+ticaret alanı işlevi getirilirken plan sınırları içinde başka bir alanda donatı alanı ayrılmamış olması, teknik altyapı etki değerlendirme raporunda bu donatı alanının eksikliğine ilişkin yeterli analizin bulunmaması, dava konusu plan onaylanırken yürürlükte olan çevre düzeni planı ana kararlarına aykırı olması, bu planlarla öngörülen konut nüfusu için gerekli kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanının planlanmamış olması ve hazırlanma sürecinde yeterli ve gerekli analizlerin yapılmamış olması nedenleriyle şehircilik ilkelerine, planlama tekniklerine, imar mevzuatına ve kamu yararına uygun olmadığı kanaatindedir." tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.<br>Anılan rapor ve dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; davaya konu imar planı değişiklikleriyle öngörülen yaklaşık 940 kişilik ilave nüfusun ihtiyacı için dava konusu ticaret-konut alanında açık ve yeşil alan, anaokulu gibi en temel hizmetlere bile yer verilmediği, davalı idarenin hazırladığı sosyal ve teknik altyapı ve etki değerlendirme raporunda da planlama alanının çevresinde yüksek katlı rezidans tipi yoğun konut alanlarından oluşan bir yapılaşmanın söz konusu olduğu mevcut teknik altyapı hat ve tesislerinin kapasitesinin davaya konu imar planı değişiklikleri ile gelen kullanımlar için yeterli olmayacağının değerlendirildiği, çevre düzeni planının onaylandığı tarihte yürürlükte olan imar planlarına göre davaya konu parselin de kısmen çevresindeki parsellerle birlikte yaklaşık 17 hektar büyüklüğündeki şehir parkı içinde kaldığı ve ayrıca parselin şehir parkı haricinde kalan kısmının komşu parsellerle birlikte ve taşınmazın karşı tarafının yaklaşık 35 hektar büyüklüğünde ileride sosyal donatı alanına ayrılmak üzere askeri alan olarak planlandığı, iptaline hükmedilen önceki imar planı değişiklikleri sonrasında yargı kararlarını işlevsiz hale getirmeye yönelik kullanım kararları getirildiği anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda; uyuşmazlığa konu plan değişikliklerinin donatı alanı (spor alanı) işlevli parsele konut+ticaret alanı işlevi getirilirken plan sınırları içinde başka bir alanda donatı alanı ayrılmamış olması, teknik altyapı etki değerlendirme raporunda bu donatı alanının eksikliğine ilişkin yeterli analizin bulunmaması, dava konusu plan onaylanırken yürürlükte olan çevre düzeni planı ana kararlarına aykırı olması, bu planlarla öngörülen konut nüfusu için gerekli kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanının planlanmamış olması, yüksek emsal oranına sahip resmi kurum alanının da yapı yoğunluğu getirerek ve planlama alanında fazla olan trafik yoğunluğunu daha fazla arttırması, plan hazırlanma sürecinde yeterli ve gerekli analizlerin yapılmamış olması, kesinleşen yargı kararlarının gereklerinin yerine getirilmemesi nedenleriyle şehircilik ilkelerine, planlama tekniklerine, imar mevzuatına ve kamu yararına aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.<br> Açıklanan nedenlerle, 03.08.2022 tarihli, 5922 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliklerinin davaya konu parsel yönünden iptali gerektiği düşünülmüştür. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen 12/02/2025 tarihinde, davacı vekili Av. ...'ın ve davalı idareler vekili Av. ...'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A maddesi uyarınca dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY :<br> Uyuşmazlığa konu İstanbul İli, Kartal İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel (dava devam ederken 20.04.2023 tarihli ifraz işlemiyle dönüşen ... ada, ... ve ... sayılı parsel) sayılı arsa vasfındaki mülkiyeti Maliye Hazinesi ile Kartal Belediye Başkanlığı'na ait 29.625,53 m² büyüklüğündeki taşınmaz ilk olarak 15.12.1981 onay tarihli 1/1000 ölçekli Soğanlık Uygulama İmar Planında park alanı olarak planlanmıştır. 07.09.2000 tarihli uygulama imar planında da anılan taşınmazın kullanım kararında değişiklik yapılmadığından park alanı fonksiyonu devam etmiştir.<br>Bu tarihten sonra davaya konu taşınmaz, her iki tarafında bulunan komşu taşınmazlarla (... ada, ... ve ... sayılı parsel ile ... ada, ..., ... ve ... sayılı parsel ve bir kısım tescil harici alan) birlikte yaklaşık 284.958,00 m2 büyüklüğünde bir alan plan değişikliklerine konu edildiği ve taşınmazlara aynı kullanım kararları getirildiği ve bu plan değişikliklerine açılan davalarda mahkemelerce plan bütünlüğü kapsamında birlikte değerlendirme yapıldığı görüldüğünden Dairemizce de dosyanın safahati göz önüne alınarak anılan taşınmazın komşuluğunda bulunan taşınmazlarla beraber yargısal incelenmesinin yapılması uygun görülmüştür. <br>Bu doğrultuda kabul edilen 23.06.2005 onay tarihli 1/5000 ölçekli Kartal Güneyi Nazım İmar Planında davaya konu taşınmaz komşuluğunda bulunan taşınmazlarla beraber kısmen askeri alan, kısmen şehir parkına ayrılmıştır. Söz konusu nazım imar planı uyarınca hazırlanan 19.09.2006 onay tarihli 1/1000 ölçekli Kartal Güneyi Uygulama İmar Planında da mezkur taşınmaz aynı işlevde kalmakta olup 04.07.2007 onay tarihli 1/5000 ölçekli Kartal Güneyi Revizyon Nazım İmar Planında ve 19.04.2013 onay tarihli 1/1000 ölçekli Kartal Güneyi Revizyon Uygulama İmar Planında kısmen askeri alan, kısmen şehir parkı, kısmen metro koruma hattı kullanım kararı getirilmiştir. Söz konusu imar planlarının askeri alana ilişkin hükümlerinde, "Şehir parkı içerisinde bulunan Askeri Alan, askeriye terk ettikten sonra şehir parkına dönüşecek alandır." düzenlemesine yer verilmiştir.<br> (Mülga) Bakanlar Kurulunun 26.09.2011 tarihli, 2011/2266 sayılı kararında, İstanbul İli, Sultanbeyli İlçesi sınırları içinde kentsel dönüşüm uygulamaları yapılması, bu alanda kalan taşınmazların 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerince kamulaştırılması, gerektiğinde bu işlemlerin 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu hükümlerine göre Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’na yaptırılması, belirtilen işlemler ile uygulama sırasında üçüncü kişilere devir ve temliki gereken taşınmazlarla ilgili işlemlerin yürütülmesi amacıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yetkilendirildiği, bu kapsamda Bakanlık tarafından yaklaşık 4.000.000 m²’lik taşınmazın trampa yoluyla kamulaştırılıp bedeli karşılığında hak sahiplerine dağıtılmasının kararlaştırıldığı, söz konusu taşınmazların takasında kullanılmak üzere İstanbul’un çeşitli semtlerinde bulunan Hazinenin özel mülkiyetindeki veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlarda imar planı değişikliği gerekliliği duyulduğu gerekçesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 13.10.2016 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği gerçekleştirilmiştir.<br>Anılan imar planı değişikliğiyle ise davaya konu taşınmazı da kapsayan şehir parkı işlevi kaldırılmış ve anılan taşınmaz spor tesis alanına ayrılmış, her iki yanında bulunan taşınmazlara ise kaldırılan şehir parkı işlevi yerine kısmen askeri alan, kısmen ticaret+konut alanı (% 60 ticaret, %40 konut, E:2,00 Yençok:15 kat), kısmen raylı toplu taşıma istasyonu alanı, kısmen belediye hizmet alanı, kısmen park alanı kullanım kararı getirilmiştir. Bu plan değişikliğine karşı TMMOB Mimarlar Odası, TMMOB Şehir Plancıları Odası, ... ve ... tarafından açılan davalarda sırasıyla ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ve ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararlarıyla, plan değişikliğinin gerekçesi olarak Sultanbeyli İlçesindeki trampaya konu çok hisseli parseller üzerinde yaşayan ailelerin taşınmaz sorunlarını çözmek olduğu belirtilse de (mülga) Bakanlar Kurulu'nun 26.09.2011 tarih ve 2011/2266 sayılı kararında Sultanbeyli sınırları içerisinde yer alan Hazineye ait taşınmazların bu sorunu çözmede kullanılacağı belirtilmiş olup planlama alanın Sultanbeyli ilçesinden farklı olan Kartal ilçesi sınırları içinde yer aldığı görüldüğünden anılan kararda belirtilen sınırların dışına çıkmak suretiyle planlama alanı belirlendiği ve ayrıca idarenin trampa işlemini dava konusu edilen Kartal’daki taşınmazlar yoluyla yapmasını zorunlu kılan teknik nedenlerin dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler içinde yer almadığı görüldüğünden plan değişikliğini zorunlu kılan bilimsel, teknik ve nesnel bir gerekçe bulunmadığı, fonksiyon değişikliğini zorunlu kılan sebebin gelişen kentsel ihtiyaçlar olduğunun belirtildiği ancak bu kentsel ihtiyaçların neler olduğunun tanımlanmadığı, dava konusu planlara ait raporda plan yapım gerekçesi ve Kentsel Teknik Altyapı Etki Analizi ve Nüfus Projeksiyonu Raporu dışında herhangi bir analiz bulunmadığı, kent ve bölge ölçeğinde tüm kamuya hizmet vermesi planlanan şehir parkının kaldırılması ve oluşturulan yeni donatı alanlarının (spor tesis alanı ve park alanı) yalnızca burada yaşayacak olan kısıtlı bir nüfusa hizmet etmesinin planlanmasının donatı alanlarında azalmaya yol açacağı, zira şehir parklarının mahalle ya da semt parklarından farklı olarak tüm kentlilere hitap eden, kentlilerin rekreasyon amacını karşılamak amacıyla kentlerin odak noktalarında bulunması gereken kent içi yeşil alanlar olduğu, bu nedenle dava konusu plan değişikliklerinde önerilen park ve spor tesis alanı fonksiyonlarından donatı türü ve hizmet alanı olarak farklılık gösterdiği, önceki plan hükümleri gereği tamamı ileride şehir parkına dönüşecek olan ve içerisinde bulunduğu bölge ve hatta tüm İstanbul’a hizmet etmesi beklenen yaklaşık 17 hektar büyüklüğündeki askeri alanın bir kısmının kamusal kullanımdan çıkartılması ve konut+ticaret işlevi getirilmesi suretiyle yapılaşmaya açılmasının donatı alanlarını -özellikle yeşil alanları- azaltıcı bir karar olduğu, ilave nüfus ve yapı yoğunluğu getirildiği buna karşılık bu nüfusun ihtiyaç duyacağı nitelikte yeni sosyal donatı, teknik altyapı alanları ayrılmadığı, ulaşım taleplerinin olumsuz yönde etkilendiği, nüfus-donatı dengesinin, çevre-imar bütünlüğünün ve plan ana kararlarının bozulduğu gerekçesiyle anılan imar planı değişikliklerinin iptaline karar verilmiş, söz konusu kararlara karşı yapılan istinaf başvurularının reddi yolunda sırasıyla verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... ve ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararların Danıştay Altıncı Dairesinin 01/10/2021 tarih ve E:2019/15989, K:2021/10477 ve E:2019/13118, K:2021/10480 sayılı kararlarıyla onanması üzerine söz konusu iptal kararları kesinleşmiştir.<br> 13.10.2016 tarihinde onaylanan plan değişikliklerine Milli Savunma Bakanlığınca yapılan itirazın kabulü üzerine 20.03.2017 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde davaya konu taşınmazın fonksiyonunda değişiklik yapılmamakla birlikte plan değikliği onama sınırı içerisinde bulunan davaya konu taşınmazın komşuluğundaki taşınmazların askeri alandan çevrilen ticaret+konut alanında %40 olan konut oranı %95'e çıkartılmış %60 olan ticaret oranı %5'e düşürülmüş ve askeri alanın yapılaşmaya açılmayan kısmına (E:1,50 Yençok:10 kat) yapılanma koşulu getirilerek askeri alanın tamamı yapılaşmaya açılmıştır. Bu işleme karşı TMMOB Mimarlar Odası ve TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından açılan davada ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, gelecekte kent ve bölge ölçeğinde tüm kamuya hizmet vermesi ve şehir parkına dönüşmesi planlanan askeri alanın yapılaşmaya açıldığı, her değişiklikte yapılaşma koşullarını arttırıcı çeşitli düzenlemeler yapıldığı, önceki planlarda şehir parkı olarak belirlenmiş olan alanın 15 kat maksimum yükseklik ile yapılaşmaya açıldığı, buna karşılık donatı alanlarının azaltıldığı gerekçesiyle söz konusu imar planı değişikliğinin iptaline karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar Danıştay Altıncı Dairesinin 01/10/2021 tarih ve E:2019/13358, K:2021/10481 sayılı kararıyla onanmıştır.<br> Bahse konu imar planlarının bazı plan notlarında değişikliğe gidilmesi suretiyle 23.08.2017 tarihinde Bakanlık tarafından onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile yine uyuşmazlığa konu taşınmazın kullanım kararında değişikliğe gidilmemiş ancak ticaret+konut alanında (yençok:15 kat) olan yükseklik sınırlaması (yençok:17 kat) olarak yükseltilmiş ayrıca %95 olan konut kullanım oranı yerine zemin katlar ticaret alanı olarak belirlenmiş ve üst katlarda toplam inşaat alanının maksimum %10'u kadar ofis kullanımı yer alabileceği düzenlenmiştir. <br>Bu plan değişikliğine karşı TMMOB Mimarlar Odası, TMMOB Şehir Plancıları Odası, ..., ... ve ... tarafından açılan davalarda sırasıyla ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı, aynı Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ve E:..., K:... sayılı kararlarıyla, yukarıda yer verilen diğer yargı kararlarındaki gerekçelerine yer verildiği bunun yanı sıra her değişiklikte yapılaşma koşullarını arttırıcı çeşitli düzenlemeler yapıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş, söz konusu kararlara karşı yapılan istinaf başvurularının reddi yolunda sırasıyla verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... ve .... tarih ve E:..., K:..., ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararların Danıştay Altıncı Dairesinin 01/10/2021 tarih ve E:2019/12882 K:2021/10478, E:2019/18481, K:2021/10489 ve E:2019/13359, K:2021/10482 sayılı kararlarıyla onanması üzerine söz konusu iptal kararları kesinleşmiştir.<br>Bu iptal kararları üzerine ... ada, ... ve ... sayılı parsel ile ... ada, ... sayılı parsel ve tescil harici alana yönelik Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 15.10.2020 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişiklikleri yapılmış söz konusu taşınmazlara kısmen askeri alan (E:1.50, yençok:10 kat) kısmen ticaret+konut alanı (E:2.00, yençok:17 kat), kısmen park alanı kullanım kararı getirilmiştir. Davaya konu ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz plan değişikliği onama sınırı dışında bırakılmıştır. Söz konusu plan değişikliği de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından açılan dava sonucunda ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, fonksiyon değişikliğini zorunlu kılan sebebin gelişen kentsel ihtiyaçlar olduğunun belirtildiği ancak bu kentsel ihtiyaçların neler olduğunun tanımlanmadığı, her değişiklikte yapılaşma koşullarını arttırıcı çeşitli düzenlemeler yapıldığı, önceki planlarda şehir parkı olarak belirlenmiş olan alanın önce 15 kat, ardından 17 kat maksimum yükseklik ile yapılaşmaya açıldığı, plan değişikliğini zorunlu kılan teknik nedenlerin anlaşılamadığı, dava konusu planlara ait raporda plan yapım gerekçesi ve Kentsel Teknik Altyapı Etki Analizi ve Nüfus Projeksiyonu Raporu dışında herhangi bir analiz bulunmadığı, donatı alanlarının yeni bir alan ayrılmadan azaltıldığı, imar planı değişikliklerinin donatı alanlarında azalmaya yol açan, yeşil alanları azaltıcı, ilave inşaat alanı ve nüfus getirerek ulaşım taleplerini olumsuz yönde etkileyecek, nüfus-donatı dengesini, çevre ve imar bütünlüğünü ve önceki plan ana kararlarını bozucu nitelikte ve mevzuata, planlama teknikleri ve şehircilik ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar verilmiştir. <br> Uyuşmazlık konusu İstanbul İli, Kartal İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz 21.05.2021 tarih ve 4011 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır.<br>Daha sonra, Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanarak 03.08.2022 tarihli, 5922 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile mezkur taşınmaza kısmen ticaret + konut alanı, kısmen kamu hizmet alanı işlevi getirilmiş aynı tarihte yapılan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile kısmen ticaret + konut alanı (E:2,00, yençok:17 kat), kısmen resmi kurum alanı (E:2,00, yençok:17 kat), kısmen karayolları yol kenarı koruma kuşağı kullanım kararı getirilmiştir. Söz konusu plan değişiklikleri 22.08.2022-20.09.2022 tarihleri arasında Kartal Belediye Başkanlığında askıya çıkarılmış, askıda davacı idare tarafından, davaya konu planlama bölgesinde daha önce yürürlükte olan imar planlarında donatı alanı olarak planlanan alana imar kullanımı getirerek bölgeye ilave yapı, nüfus ve trafik yükü getirdiği, planlama bölgesine getirilen ek nüfusun ihtiyacı olan donatı alanlarına yer verilmediği, plan hazırlama sürecinde gerekli tüm kurumlardan görüş alınmadığı, imar planlarının plan notlarında mahkeme kararı ile iptal edilen bir imar planının plan hükümlerini dayanak olarak gösterildiği, önceki planların mahkeme iptal gerekçelerinin sağlanmadığı ve yürürlükteki ilgili mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil ettiği ileri sürülerek itiraz edilmiş, sonrasında da söz konusu nazım ve uygulama imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle 27.09.2022 tarihinde bakılmakta olan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasanın 138. maddesinin son fıkrasında, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." hükmüne yer verilmiştir.<br> İdari Yargılama Usulü Kanununun 28. maddesinde, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." hükmü yer almaktadır. <br>4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanununun 1. maddesinde:" Bu Kanunun amacı; A) Bu maddede belirtilen ve Kanunun uygulanmasında "kuruluş" adı ile anılacak olan;<br>a) İktisadi devlet teşekküllerinin, bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ile varlıklarının ve iştiraklerindeki kamu paylarının,<br>b) Kamu iktisadi teşebbüsleri statüsü dışında kalmakla beraber sermayesinin tamamı veya yarısından fazlası devlete ve/veya diğer kamu tüzelkişilerine ait olan ticari amaçlı kuruluşlardaki kamu payları ile bu kuruluşlara ait müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ve varlıklarının, iştiraklerindeki kamu paylarının,<br>c) Devletin diğer iştiraklerindeki kamu payları ile Hazineye ait payların,<br>d) Genel ve katma bütçeli idareler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların ve kamu iktisadi teşebbüslerinden kamu iktisadi kuruluşlarının gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının ve iştiraklerindeki paylarının,<br>e) Belediye ve il özel idarelerine ait ticari amaçlı kuruluşlar ile pay oranlarına bakılmaksızın her türlü iştiraklerindeki paylarının,<br>f) Genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanunun 35 inci maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi haklarının, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir. "kuralına yer verilmiştir.<br>3194 sayılı İmar Kanununun "İmar Planlarında Bakanlığın Yetkisi"ni düzenleyen 9. maddesine 4046 sayılı Kanunun 41. maddesiyle eklenen 2. fıkrada: "Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan (Belediye) gerekli görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak (Ek ibare: 03/04/1997 - 4232/4 maddesi) imar tadilatları ve mevzi imar planlarının ve buna uygun imar durumları; Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler. (Ek ibare: 03/04/1997 - 4232/4 maddesi) ilgili belediyeler görüşlerini onbeş gün içinde bildirir." hükmüne yer verilmiştir.<br>Anılan Kanunun Ek-3. maddesinde: "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi'nin 09/06/2011 tarih ve E:2008/87, K:2011/95 sayılı kararı ile.) yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi'nin 09/06/2011 tarih ve E:2008/87, K:2011/95 sayılı kararı ile.) Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir." kuralı bulunmaktadır.<br>Aynı Kanunun 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekana ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. <br>Anılan Kanunun 6. maddesinde, "Mekansal planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekansal Strateji Planlarına uygun olarak; "Çevre Düzeni Planları" ve "İmar Planları" kademelerinden oluşur. İmar planları ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanır. Her plan bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanır." hükmü yer almıştır.<br>14.06.2014 tarihli ve 29030 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "Mekânsal kullanım tanımları ve esasları" başlıklı 5. maddesinin 1.fıkrasının (h) bendinde, "resmi kurum alanı; Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçeli idarelerle, il özel idaresi ve belediyeye veya bu kurumlarca sermayesinin yarısından fazlası karşılanan kuruluşlara, kanunla veya kanunun verdiği yetki ile kurulmuş kamu tüzel kişilerine ait bina ve tesislerin yapıldığı alanlar" olarak tanımlanmış, lejant gösterimi yönünden ise EK-1ç nazım imar planı gösterimleri içerisinde "kentsel çalışma alanları" başlığı altında "kamu hizmet alanı" gösterimine yer verilirken, EK-1d Uygulama İmar Planı gösterimleri içerisinde "resmi kurum alanı" olmak üzere iki farklı gösterime yer verilmiştir.<br>Aynı Yönetmeliğin "Nazım imar planı" başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasında, nazım imar planında karar düzeyi ve içerikleri bakımından, uygulama imar planındaki detay kararlar alınmaması esas olup, uygulamaya dönük kararların uygulama imar planlarında belirleneceği belirtildikten sonra, "Uygulama imar planı" başlıklı 24. maddesinin 9. fıkrasında, nazım imar planlarında karma kullanım olarak belirlenen fonksiyonların, uygulama imar planlarında ayrıştırılmasının esas olduğu öngörülmüştür.<br>Söz konusu Yönetmeliğin 26.maddesinde, "(1) İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır.<br>(2) İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz.<br>(3) İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için:<br>a) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşların görüşü alınır.<br>b) İmar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. Eşdeğer alanın ayrılmasında yüzölçümü ve konum özellikleri korunur. Bu alanların yerinin değiştirilmesinde, mevcut plandaki hizmet etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içinde kalması, yaya erişim mesafelerinin dikkate alınması ve yeni tespit edilen alanın tesisin yapılmasına müsait olması zorunludur. <br>(5) İmar planında verilmiş olan inşaat emsalinin, kat adedinin, ifraz şartlarının değiştirilmesi sonucu nüfus yoğunluğunun artırılmasına dair imar planı değişikliklerinde:<br>a) Artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanları standartlara uygun olarak plan değişikliğine konu alana hizmet vermek üzere ayrılır.<br> (...)<br> Yönetmeliğin eki Ek-2 tabloda da farklı nüfus gruplarında asgari sosyal ve teknik altyapı alanlarına ilişkin standartlar belirlenmiştir.<br>(7) Yoğunluk artıran veya kentsel ulaşım sistemini etkileyen imar plan değişikliklerinde, kentsel teknik altyapıya yönelik etkilerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınmasıamacıyla ayrıca kentsel teknik altyapıetki değerlendirmesi raporu,analizi hazırlanır veya hazırlatılır.<br>" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>03.07.2017 tarihli ve 30113 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin "Parsel kullanım fonksiyonlarına göre yapılaşma koşulları" başlıklı 19.maddesinin "Ticaret+Konut, Turizm+Ticaret+Konut gibi konut da yapılabilen karma kullanım alanlarında konut veya yüksek nitelikli konut yapılabilmesi için, imar planında konutun ihtiyacı olan sosyal ve teknik alt yapı ve donatı alanlarının konut kullanımının getireceği nüfus yoğunluğu üzerinden hesap edilerek bu alana hizmet verecek şekilde ayrılmış olması şarttır." düzenlemesi yer almaktadır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Usul Yönünden;<br> Davalılar tarafından, davacının dava açma ehliyetinin olmadığı ve davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmüştür.<br> Süre itirazına ilişkin olarak, Cumhurbaşkanlığının 03.08.2022 tarihli, 5922 sayılı kararıyla onaylanan dava konusu imar planı değişikliklerinin 22.08.2022-20.09.2022 tarihleri arasında Kartal Belediye Başkanlığında askıya çıkarılması üzerine son askı tarihinden itibaren yasal dava açma süresi içinde, 27.09.2022 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmadığından, davalı idarelerin süre aşımı itirazı yerinde görülmemiştir.<br> Ehliyet itirazına ilişkin olarak, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin buna bağlı olarak olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir.<br> Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir. <br> İmar planlarına karşı açılan davalarda "ilgili" kavramından, taşınmazların bağlı bulunduğu idarî ve malî özerkliğe sahip kamu tüzel kişisi niteliğindeki büyükşehir belediyelerince de dava açabileceği sonucuna varıldığından, davalı idarenin ehliyet itirazı yerinde görülmemiştir.<br>Esas yönünden;<br>Uyuşmazlık konusu imar planı değişikliklerinin dava konusu taşınmazlar açısından geçmişten itibaren belirlenen fonksiyonların değerlendirilmesi suretiyle, uyuşmazlık konusu edilen çevre düzeni planı ile nazım ve uygulama imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararlarının ve yapılaşma koşullarının çevre-imar bütünlüğünü ve sosyal donatı dengesini bozucu nitelikte olup olmadığının, bozuyor ise sosyal donatı dengesini hangi yönlerden bozduğunun, üst ölçekli imar planları ile imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesine uygun olup olmadığının, taşınmaza verilen fonksiyonların yer seçiminin uygunluğunun, uyuşmazlık konusu alanda belirlenen fonksiyonlar açısından alanın kendi içerisinde ve çevresi ile birlikte ulaşım kademelenmesi yönünden incelenerek, belirlenen yol kullanımlarının planlama esasları ve şehircilik ilkeleri yönünden uygunluğunun tespiti amacıyla naip üye ... tarafından re'sen seçilen bilirkişiler Prof. Dr. ..., Doç. Dr. ... ve Dr. Öğr. Üyesi ...'nun katılımıyla yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 29.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda; <br>"1-Dava konusu taşınmazlar açısından geçmişten itibaren belirlenen fonksiyon/fonksiyonların değerlendirilmesi suretiyle, uyuşmazlık konusu edilen imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararlarının ve yapılaşma koşullarının çevre ve imar bütünlüğünü ve sosyal donatı dengesini bozucu nitelikte olup olmadığının, bozuyor ise sosyal donatı dengesini hangi yönlerden bozduğunun incelenmesi:<br>Dava konusu parselin; İstanbul ili, Kartal ilçesi, ... Mahallesi’nde ... Yan Yolu’na cepheli olduğu, yerinde tespit edildiği üzere, dava konusu parselin kısmen boş, kısmen spor alanı, kısmen idari yapılar, kısmen otopark ve kısmen de depolama bölgesi olarak kullanıldığı, <br>15.09.2009 onay tarihli 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı paftalarında ölçüm yapılamayacağı için dava konusu parseldeki işlevin ya da işlevlerin tam olarak belirlenmesi mümkün olmamakla beraber çevre düzeni planında dava konusu parsellerin bulunduğu bölgede hakim kullanımların kısmen Meskûn Alan, kısmen de Kentsel ve Bölgesel Donatı Alanı olarak belirlendiği, çevre düzen planı raporunun 7.7.8. sayılı Plan Kararları ve Gerekçeleri başlığı altında “Plan’da, askeri alanların, Milli Savunma Bakanlığı’nın programı dahilinde askeri alan dışına çıkarılması halinde, bu alanların öncelikle eksik olan sosyal ve teknik altyapı (eğitim, sağlık, kültürel tesis, mezarlık, yeşil alan vb.) alanları olarak kullanılması öngörülmüştür” hükmü getirilmiştir. Aynı karara 8.4.7.8. sayılı Plan Uygulama Hükümleri başlığında da yer verildiği,<br>Dava konusu uygulama imar planı açıklama raporunda yer alan alan dağılım tablosuna göre taşınmazın %65.55'i (19.419,80 m2) ticaret+konut alanı, %34.45'i (10.205,73 m2) resmi kurum alanı olarak belirlendiği, <br>Davaya konu nazım imar planı hükümlerinde;<br>“5. Ticaret+Konut Alanında;<br>5.1. İş merkezleri, yönetim binaları, banka, finans kurumları, ofis-büro, çarşı, çok katlı mağazalar, otoparklar, alışveriş merkezleri, konaklama tesisleri, sinema, tiyatro, müze, kütüphane, sergi salonu gibi sosyal ve kültürel tesisler ile lokanta, restoran, gazino, düğün salonu gibi eğlenceye yönelik birimler, sağlık kabini ve muayenehane gibi ticaret ve hizmetlere ilişkin yapılar ile konut yapılabilir. Bu alanda depolama ve imalat işlevleri yer alamaz.<br>5.2. Ticaret-Konut alanında nüfus yoğunluğu 337 kişi/ha’dır.<br>6. Kamu Hizmet Alanında;<br>Bu alanlardaki yapılaşma koşulları alt ölçekli imar planlarında belirlenecektir.” düzenlemesine,<br>Uygulama imar planı hükümlerinde de;<br>“3. Ticaret+Konut Alanında;<br>3.1. İş merkezleri, yönetim binaları, banka, finans kurumları, ofis-büro, çarşı, çok katlı mağazalar, otoparklar, alışveriş merkezleri, konaklama tesisleri, sinema, tiyatro, müze, kütüphane, sergi salonu gibi sosyal ve kültürel tesisler ile lokanta, restoran, gazino, düğün salonu gibi eğlenceye yönelik birimler, sağlık kabini ve muayenehane gibi ticaret ve hizmetlere ilişkin yapılar ile konut yapılabilir. Bu alanda depolama ve imalat işlevleri yer alamaz. <br>3.2. Ticaret+Konut alanında yapılacak bloklarda baza yapılmamak kaydıyla, zemin katlar ticaret olarak kullanılabilecek olup üst katlarda toplam inşaat alanının maksimum %10’u kadar ofis kullanımı yer alabilir.<br>3.3. Ticaret-Konut alanında yapılaşma koşulları E=2.00 ve Yençok=17 kattır. Planda belirtilen yapılaşma mesafelerine uyulacaktır.<br>6. Resmi Kurum Alanında;<br>Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçeli idarelerde, il özel idaresi ve belediyeye veya bu kurumlarca sermayesinin yarısından fazlası karşılanan kuruluşlara, kanunla veya kanunun verdiği yetki ile kurulmuş kamu tüzel kişilerine ait bina ve tesislerin yapıldığı alanlardır. Resmi kurum alanında E=2.00, Yençok=17 kat olacaktır.” düzenlemesine yer verildiği,<br>1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlardaki fonksiyonlardan da görüldüğü gibi, davaya konu planlama alanına ticaret, turizm, konut gibi yoğunluk arttırıcı fonksiyonlar eklendiği, spor alanının tamamen kaldırıldığı,<br>Bir plan değişikliğin yapılabilmesi için gerekli olan koşulların oluşup oluşmadığının ve yapılan değişikliğin plan bütününü nasıl etkilediğinin değerlendirmesi ancak plan raporunda yapılan açıklamalara göre yapılabileceği, ancak sunulan plan raporunda belirtilen fonksiyon ve yapılaşma değerlerindeki değişikliğin, meriyetteki plan bölgesi içinde nüfus-donatı dengesizliği yaratıp yaratmadığına yönelik bir değerlendirme bulunmadığı, zaten plan değişikliklerinde kaldırılan bir donatı alanı için uygun yerde, eşdeğer bir alan ayrılmasına dair esasın da karşılanmamasından plan bütününün değerlendirilmediğinin anlaşıldığı, buna ilaveten yoğunluk arttıran bir plan değişikliği yapıldığından teknik ve sosyal altyapı etki değerlendirme raporunun hazırlandığı,<br>Plan müellifi firmanın hazırladığı sosyal ve teknik altyapı ve etki değerlendirme raporunda; "Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği Ek-2'de belirtilen standartlara göre kişi başına düşmesi gereken donatı alanları bazında bakıldığında, plan kararları sonucu alana getirilen nüfus için yeterli olacak açık alana plan değişikliğinde yer verildiği görülmektedir. Planlama alanının merkeze alındığı 400 metre yarıçaplı bölge çevresinde birer adet ilkokul, lise ve cami alanı bulunmakta olup, planlama alanının hemen batısında bulunan Şehir Hastanesi'nin hem bölgesel hem de kent bütününde gereksinimi karşılayacağı öngörülmektedir. Alanın merkezinden itibaren 800 metrelik yarıçap içinde birer adet ilkokul, lise ve cami daha mevcuttur. Söz konusu donatı alanlarının planlama alanı ve bölge bütününde gereksinimi karşılayacağı değerlendirilmektedir." denilmekte ise de, sosyal ve teknik altyapı ve etki değerlendirme raporu dava konusu planlarda mevzuatın öngördüğü kentsel sosyal ve teknik altyapı alanlarının eksikliğini görmezden gelip İstanbul’da (hatta ülkemiz genelinde) zaten yetersiz olmasına rağmen çevredeki mevcut donatı alanlarından yararlanmayı kabul edilebilir gördüğü, kentin eskiden beri yapılaşmış alanlarında değil de görece yeni yapılaşmış / yapılaşmakta olan alanlarında yer alıyor olmaları nedeniyle dava konusu planlarda donatı standartlarının daha kolay sağlanmasının bekleneceği, bu değerlendirmeyi yapabilmek için de yaklaşık nüfus değerlerinin belirlenmesi gerektiği,<br>1/1000 ölçekli uygulama imar planında 29625,53 m² büyüklüğündeki dava konusu parselin 19419,80 m²’si Ticaret-Konut Alanı olarak planlandığı, dava konusu plan raporunda, plan nüfusuna ilişkin olarak kişi başına düşen inşaat alanının 35 m²/kişi olacağı kabulüyle ticaret-konut alanına getirilen ek nüfusun 998 kişi olarak hesaplandığı,<br>Plan nüfusu heyetimizce yeniden hesaplanmıştır. Bu hesaplama yapılırken konutta kişi başına düşen alan yine 35 m² olarak kabul edilmiştir (gerek Türkiye, gerekse İstanbul ortalaması bu değer civarındadır). Parseldeki toplam konut yapılaşma hakkının belirlenmesi için de konut alanı işlevine ayrılan parsel alanı ile KAKS değerinin çarpılması gerekmektedir. Öncelikle karma işlevli alanlardaki Konut olarak kullanılacak alanın belirlenmesi gerekmektedir. Dava konusu imar planlarının plan hükümlerinde; “Ticaret-Konut Alanında yapılacak bloklarda baza yapılmamak kaydıyla zemin katlar ticaret olarak kullanılacak olup üst katlarda toplam inşaat alanının maksimum %10’u kadar ofis kullanımı yer alabilir.” yönünde plan notu getirilmiştir. Ticaret-Konut Alanı 19419,80 m² olarak planlanmıştır. Bu durumda toplam inşaat hakkı bulunduktan sonra zemin katlar Ticaret Alanı, üst katların da maksimum %10’u ofis olarak kullanılacağı plan notu doğrultusunda öncelikle 17 kat yükseklik getirildiğine göre toplam inşaat hakkının 1/17’si ticaret alanı olarak düşüldükten ve kalan inşaat alanının da %90’ı Ofis (Ticaret Alanı) kullanımına ayrıldıktan sonra toplam konut inşaat hakkının hesaplanabilmesi mümkündür.<br>Toplam İnşaat Hakkı = (Planlama alanındaki Ticaret-Konut Alanı * Emsal 2.00) = 19419.80 m² * 2.00 = 38839.60 m² Toplam İnşaat Hakkı<br>Zemin Kat Ticaret 38839.60 m² / 17 = 2284.68 m2<br>Kalan Ticaret-Konut Alanı = 38839.60 m² - 2284.68 m2 = 36554.92 m2 Üst katlardaki Ticaret- Konut Alanı<br>Üst katlardaki Ticaret-Konut Alanının %90’ı: 36554.92 m²’ * 0,90 = 32,899.43 m² Toplam Konut Alanı İnşaat Hakkı ortaya çıkmaktadır.<br>Plan kararı ile getirilen nüfusun bulunması için toplam konut inşaat hakkının konutta kişi başına düşen alana bölünmesi gerekmektedir. Plan kararına göre parselde;<br>32,899.43 m2 / 35 m2/kişi  940 kişi (939.98 kişi) yaşayacaktır.<br> Sonuçta dava konusu plan ile ... ada, ... parselde yaklaşık 940 kişinin yaşayacağı konut alanı kararı getirilmiştir. İmar Kanunu ve Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği hükümlerine göre dava konusu planların 940 kişi için Yönetmeliğin EK-2 Tablosunda belirtilen kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarına yer ayırması gerekmektedir. Üstelik bu dava konusu parselin çevresinin ihtiyaçlarından bağımsızdır. Yönetmeliğin EK-2 Tablosuna göre Eğitim Tesisleri Alanları için 4,75 m2/ki, Açık ve Yeşil Alanlar için 10 m2/ki, Sağlık Tesisleri Alanları için 1,50 m2/ki, Sosyal ve Kültürel Tesisler Alanları için 0,50 m2/ki, İbadet Yeri için 0,50 m2/ki ve Teknik Altyapı (Yol ve Otopark hariç) için de 0,50 m2/ki olmak üzere toplam 17,75 m2/ki kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanı ayrılması gerekmektedir.<br>Heyetimiz, 29625,53 m² büyüklüğündeki dava konusu parsel planlanırken Yönetmelikte belirtilen tüm bu kentsel hizmet alanlarının her birine ayrı ayrı yer verilmesinin mümkün olmadığı, ancak kentsel hizmet alanları (kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanları) toplamının belirlenerek yeşil alan, kreş vb uygun işlevlerle planlanmasının uygun olacağı görüşündedir.<br>Bu durumda dava konusu planların sınırı içinde;<br>940 ki * 17,75 m² /ki = 16685 m² ( yaklaşık 16,5 ha) kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanı ayrılması zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Dava konusu planlar ile sadece Resmi Kurum Alanı olmak üzere toplam 10205,73 m² alan ayrıldığı, 1000 kişiye yakın bir nüfusun yaşayacağı dava konusu Ticaret-Konut Alanında açık ve yeşil alan, anaokulu gibi en temel hizmetlere bile yer verilmediği görülmektedir.<br>Heyetimiz sonuç olarak; dava konusu planların, bu planlarla öngörülen Konut Nüfusu için gerekli kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanının İmar Kanunu ve Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin zorunlu kıldığı sınırları karşılamadığı gerekçesiyle İmar Mevzuatına, şehircilik ilkelerine ve planlama tekniklerine aykırı olduğu görüşündedir.<br>2-Üst ölçekli imar planları ile imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesine uygun olup olmadığının incelenmesi:<br>Dava konusu parsel, dava konusu plan onaylanırken yürürlükte olan 15.09.2009 tt.’li İstanbul Çevre Düzeni Planı’nda kısmen Meskûn Alanda, kısmen de Kentsel ve Bölgesel Donatı Alanında kalıyor görünmektedir (Bkz. Şekil 5).<br>Çevre düzeni planı uygulama hükümlerinde;<br>“8.1.32. Meskun Alan: Ağırlıklı olarak konut yapılanmalarının yer aldığı alanlardır.<br>8.1.50. Kentsel ve Bölgesel Donatı Alanı: Kent ve bölge ölçeğinde hizmet veren eğitim (ilk, orta ve yükseköğretim vb.), sağlık, sosyal, kültürel, dini, idari ve spor tesis alanları ile park, çocuk bahçesi gibi aktif ve pasif yeşil alanlar ile elektrik, gaz, içme ve kullanma suyu, kanalizasyon, her türlü ulaştırma, haberleşme ve arıtım gibi hizmetlerin sağlanması için yapılan teknik ve sosyal altyapı alanlarıdır.” düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Her ne kadar çevre düzeni planı ölçeğinde şema niteliğindeki pafta üzerindeki gösterime dayalı olarak dava konusu parselle ilgili kesin bir işlev tanımı yapılması mümkün olmasa da çevre düzeni planı raporunda yukarıda da yer verilen Plan Kararları ve Gerekçelerinde ve ayrıca Plan Uygulama Hükümlerinde getirilen “Plan’da, askeri alanların, Milli Savunma Bakanlığı’nın programı dahilinde askeri alan dışına çıkarılması halinde, bu alanların öncelikle eksik olan sosyal ve teknik altyapı (eğitim, sağlık, kültürel tesis, mezarlık, yeşil alan vb.) alanları olarak kullanılması öngörülmüştür” kararı çerçevesinde dava konusu parselin özellikle Askeri Alan olarak kullanılan kısmının Kentsel ve Bölgesel Donatı Alanı olarak planlandığı görülmektedir. Ayrıca çevre düzeni planının onaylandığı tarihte yürürlükte olan imar planlarına göre parselin Askeri Alan olmayan kısımlarının çevresindeki parsellerle birlikte büyük bir Şehir Parkı içinde kaldığı da göz önüne alındığında dava konusu yerin çevre düzeni planında Kentsel ve Bölgesel Donatı Alanı olarak planlandığı değerlendirilmektedir. Plan Uygulama hükümlerinin 8.1.50 maddesinde de “Kentsel ve Bölgesel Donatı Alanı: Kent ve bölge ölçeğinde hizmet veren eğitim (ilk, orta ve yükseköğretim vb.), sağlık, sosyal, kültürel, dini, idari ve spor tesis alanları ile park, çocuk bahçesi gibi aktif ve pasif yeşil alanlar ile elektrik, gaz, içme ve kullanma suyu, kanalizasyon, her türlü ulaştırma, haberleşme ve arıtım gibi hizmetlerin sağlanması için yapılan teknik ve sosyal altyapı alanlarıdır” denilmektedir. Sonuç olarak dava konusu parselin büyüklüğü göz önüne alındığında çevre düzeni planında ana işlev olarak Kentsel ve Bölgesel Donatı Alanı kararı getirildiği değerlendirilmektedir.<br> Dava konusu planlar ile daha önceden donatı alanı olarak planlanmış ve kesin ölçü ve sınırları belirlenememekle birlikte üst planda da donatım işlevi getirilmiş bir alandır ve heyetimiz; dava konusu bu alanın % 65.55’inin yerleşim alanı olarak planlanmış olmasını üst ölçekli plana ve planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı olduğu görüşündedir.<br>3- Uyuşmazlığa konu taşınmazlara verilen fonksiyonların yer seçiminin uygunluğunun incelenmesi:<br>Karma işlev getirilen bu alanlarda ana fonksiyonun Konut olduğu ve 17 kat yüksekliğe izin verildiği görülmektedir. 15.09.2009 onay tarihli çevre düzeni planında ana kararlarının ve her ne kadar yargı kararlarıyla iptal edilmiş olsalar da önceki nazım imar planı ve uygulama imar planı kararlarının göz ardı edilmesi durumunda bu işlevin çevresinden kopuk olmadığı, dava konusu parselin konut olarak işlevlendirilmesine engel oluşturacak bir özelliğinin olmadığı değerlendirilmekle birlikte dava konusu planlarla getirilen kararların imar bütünlüğünü ve sosyal donatı dengesini bozucu olduğu değerlendirilmektedir.<br>Diğer yandan, E-5 üzerinde yan yola cepheli yer alan dava konusu parsel ticaret kullanımı için de, kendi içerisinde otopark, yeşil alan, dolaşım vb ihtiyaçlarını karşılamak koşuluyla konut için de uygun yer seçimi sayılabilir. Ancak E-5 açısından değerlendirildiğinde, zaten yüklü olan trafik yoğunluğunu daha da arttırması kaçınılmazdır.<br>Dava konusu parselin resmi kurum alanı olarak işlevlendirilmesine engel oluşturacak bir özelliğinin olmadığı değerlendirilmekte; öngörülen işlev heyetimizce uygun bulunmaktadır.<br>Diğer yandan, E-5 üzerinde yan yola cepheli yer alan dava konusu parselde resmi kurum işlevi kendi içerisinde otopark, sosyal alan, dolaşım vb ihtiyaçlarını karşılamak koşuluyla uygun yer seçimi sayılabilir. Ancak E-5 açısından değerlendirildiğinde, zaten yüklü olan trafik yoğunluğunu daha da arttırması kaçınılmazdır.<br>4- Uyuşmazlığa konu alanda belirlenen fonksiyonlar açısından alanın kendi içerisinde ve çevresi ile birlikte ulaşım kademelenmesi yönünden incelenerek, belirlenen yol kullanımlarının planlama esasları ve şehircilik ilkeleri yönünden uygunluğunun incelenmesi:<br>Dava konusu planlar ile (özellikle uygulama imar planı ile) Erişim Yolu planlanmadığı görülmektedir. Yukarıda da belirtildiği üzere erişim yolları farklı kullanımlara doğrudan erişme imkanı oluşturmakta, yaya ve trafik güvenliğini arttırmaktadır. Bu çerçevede, heyetimiz; erişim yollarına yer verilmeyerek 1,94 hektar büyüklüğündeki ticaret-konut alanının tek parça olarak planlanmış olması nedeniyle dava konusu planın şehircilik ilkelerine ve planlama tekniklerine uygun olmadığı görüşündedir.<br>Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği plan hazırlık sürecinde yapılması gereken analiz ve sentez çalışmalarına ayrıntılı olarak yer vermektedir. Bu Yönetmeliğe göre imar planları hazırlanırken yapılması gereken analiz, etüt ve araştırmaların önemli ölçüde eksik olduğu ve yine aynı Yönetmeliğin 22.maddesinin 3.fıkrasında zorunlu kılınan eşik analizine yer verilmediği görülmektedir. Üstelik farklı ölçeklerde farklı analizler yapılması gerektiği de açıktır. Stratejik karar geliştirmek üzere yapacağınız analiz yöntem ve kapsamı ile uygulamaya yönelik analizlerin yöntem ve kapsamı çok farklı olacaktır. Bu nedenlerle heyetimiz; dava konusu planların hazırlanma sürecinde yeterli ve gerekli analizlerin yapılmamış olmasını şehircilik ilkelerine, planlama tekniklerine ve imar mevzuatına aykırı bulmaktadır.<br>Sonuç olarak, dava konusu nazım ve uygulama imar planı değişikliklerinin donatı alanı (spor alanı) işlevli parsele konut+ticaret alanı işlevi getirilirken plan sınırları içinde başka bir alanda donatı alanı ayrılmamış olması, teknik altyapı etki değerlendirme raporunda bu donatı alanının eksikliğine ilişkin yeterli analizin bulunmaması, dava konusu plan onaylanırken yürürlükte olan çevre düzeni planı ana kararlarına aykırı olması, bu planlarla öngörülen konut nüfusu için gerekli kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanının planlanmamış olması ve hazırlanma sürecinde yeterli ve gerekli analizlerin yapılmamış olması nedenleriyle şehircilik ilkelerine, planlama tekniklerine, imar mevzuatına ve kamu yararına uygun olmadığı kanaatindedir." tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.<br>Bilirkişi raporunun tebliği üzerine davalı idarece bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de, davalı idarenin itirazları raporu kusurlandıracak nitelikte olmayıp, rapor karar vermeye esas alınabilir nitelikte ve yeterlilikte görülmüştür.<br>Her ne kadar davalı idareler tarafından, 3194 sayılı İmar Kanununun 9. maddesinin ikinci fıkrasında verilmiş olan yetkiye istinaden Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yalnızca dava konusu parsel ile sınırlı bir alana ilişkin imar planı değişikliği yapılabildiği dolayısıyla başka bir taşınmazda donatı alanı ayrılamayacağı iddia edilmekte ise de, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca; özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerde, ilgili kuruluşlardan gerekli görüş alınmak suretiyle her ölçekteki imar planı değişiklikleri yapmak Özelleştirme İdaresi Başkanlığının yetkisi dahilinde olmakla beraber; bu plan ve plan değişikliklerinin üst ölçekli planlara uygun, çevre ve imar bütünlüğünü bozmayacak şekilde yapılması gerekmekte olup bu nedenle plan değişikliklerinin sadece, parçacıl olarak, özelleştirme programına alınan taşınmaz dikkate alınarak yapılmaması, üst ölçekli planlar ve bölgenin imar planları kapsamında planlama bütünlüğünü ve sosyal donatı dengesini bozmayacak planlama kararlarının üretilmesi gerektiğinden davalı idarelerin bu iddiasına itibar edilmemiştir. <br>Yine davalı idarelerce, sosyal ve teknik altyapı ve etki değerlendirme raporunda planlama alanının merkeze alındığı 400 metre yarıçaplı bölge çevresinde birer adet ilkokul, lise ve cami alanı bulunmakta olup, planlama alanının hemen batısında bulunan Şehir Hastanesi'nin hem bölgesel hem de kent bütününde gereksinimi karşılayacağı, alanın merkezinden itibaren 800 metrelik yarıçap içinde birer adet ilkokul, lise ve cami daha mevcut olduğu dolayısıyla mevcut donatı alanlarının planlama alanı ve bölge bütününde gereksinimi karşılayacağı belirtilmekte ise de, bilirkişi raporunda, davaya konu imar planı değişiklikleriyle yaklaşık 940 kişilik ilave nüfus öngörüldüğü bu nüfusun ihtiyacı için toplam 17,75 m2/ki (planlama alanındaki nüfus öngörüsü dikkate alındığında 940 ki * 17,75 m2/ki = 16685 m2) kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanı ayrılması gerektiği tespitine yer verilmekle birlikte bilirkişilerin 14.06.2014 tarihli, 29030 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin eki Asgari Sosyal ve Teknik Altyapı Alanlarına İlişkin Standartlar ve Asgari Alan Büyüklükleri Tablosunun ilk halini esas almak suretiyle rapor tanzim ettikleri, ancak dava konusu imar planı değişikliklerinden önce söz konusu Yönetmeliğin Ek-2 Asgari Sosyal ve Teknik Altyapı Alanlarına İlişkin Standartlar Tablosunda 17.05.2017 tarihli, 30069 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikle değişiklik yapıldığı ve asgari standartların yükseltildiği, buna göre planlama alanındaki nüfusun ihtiyacı için 20,25 m2/ki (planlama alanındaki nüfus öngörüsü dikkate alındığında 940 ki * 20,25 m2/ki = 19035 m2) kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanı ayrılması gerektiği ancak 1000 kişiye yakın bir nüfusun yaşayacağı dava konusu ticaret-konut alanında açık ve yeşil alan, anaokulu gibi en temel hizmetlere bile yer verilmediği bunun yanı sıra planlama alanında yaşayacak nüfusun davalı idarece kullanılabileceğini iddia ettiği mevcut donatı alanlarının kapasitesinin ne durumda olduğuna ve yeterli olup olmadığına ilişkin rakamlar verilerek somut verilerle tespit yapıldığına ilişkin dava dosyasında bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca davalı idarenin hazırladığı sosyal ve teknik altyapı ve etki değerlendirme raporunda da planlama alanının çevresinde yüksek katlı rezidans tipi yoğun konut alanlarından oluşan bir yapılaşmanın söz konusu olduğu mevcut teknik altyapı hat ve tesislerinin kapasitesinin davaya konu imar planı değişiklikleri ile gelen kullanımlar için yeterli olmayacağının değerlendirildiği görülmektedir. <br>Davalı idareler tarafından, davaya konu taşınmazın 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında kentsel ve bölgesel donatı alanında kalmadığı meskun alanda kaldığı, parselin doğusu ve batısında bulunan donatı alanlarının 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında kentsel ve bölgesel donatı alanında kaldığı iddia edilmekte ise de, çevre düzeni planından ölçek alınamayacağından şema niteliğindeki pafta üzerindeki gösterime dayalı olarak yaklaşık 3 hektar büyüklüğündeki dava konusu parselle ilgili kesin bir işlev tanımı yapılması mümkün olmamakla beraber çevre düzeni planının onaylandığı tarihte yürürlükte olan imar planlarına göre davaya konu parselin de kısmen çevresindeki parsellerle birlikte yaklaşık 17 hektar büyüklüğündeki şehir parkı içinde kaldığı ve ayrıca parselin şehir parkı haricinde kalan kısmının komşu parsellerle birlikte ve taşınmazın karşı tarafının (D-100 yolunun karşısı) yaklaşık 35 hektar büyüklüğünde ileride sosyal donatı alanına ayrılmak üzere askeri alan olarak planlandığı göz önüne alındığında söz konusu iddiaya itibar edilmemiştir.<br> Diğer taraftan yukarıdaki yasal düzenlemeler karşısında, idarenin maddi ve hukuki koşullara göre uygulanabilir nitelikte olan bir yargı kararını "aynen" ve "gecikmeksizin" uygulamaktan başka bir seçeneği bulunmamaktadır. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık incelendiğinde, yukarıda detaylarına yer verilen gerekçelerle iptaline hükmedilen önceki imar planı değişiklikleri sonrasında yargı kararlarını işlevsiz hale getirmeye yönelik kullanım kararları getirildiği, buna karşılık yapı ve nüfus yoğunluğunun düşürülmesi, yeni sosyal ve teknik altyapı alanlarının ayrılması noktasında kesinleşen iptal gerekçelerini gidermeye yönelik bir değişiklik yapılmadığı görülmektedir.<br>Nitekim yargı kararlarına aykırı biçimde plan yapmaya yetkili başka idarelerce onaylanan önceki imar planlarının temel kurgusu ve kararları korunarak, bir kısım değişiklikler yapılmak suretiyle iptale konu işlevlerin ve yoğunluğun korunmasında ısrar edildiği, bu şekilde yargılama faaliyetinin etkisiz kılınmaya çalışıldığı anlaşıldığından, dava konusu imar planı değişikliklerinin 2577 sayılı Kanunun 28. maddesine ve hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu izahtan varestedir.<br>Bu durumda, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun ve yukarıda yer verilen yargı kararlarının birlikte değerlendirilmesinden, davaya konu taşınmazın öncesinde tüm kente hitap eden şehir parkı kullanım kararı yerine önerilen spor tesis alanı fonksiyonunun donatı türü ve hizmet alanı olarak farklılık gösterdiği, donatı alanlarında azalmaya yol açacağı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiş iken mezkur taşınmaza dava konusu imar planı değişiklikleri sonucunda sosyal donatı alanı niteliğinde bulunmayan konut+ticaret işlevi getirilmesi suretiyle yapılaşmaya açılmasının donatı alanlarını -özellikle yeşil alanları- azaltıcı bir karar olduğu, ilave nüfus ve yapı yoğunluğu getirildiği buna karşılık bu nüfusun ihtiyaç duyacağı yeni sosyal donatı, teknik altyapı alanları ayrılmadığı, ulaşım taleplerinin olumsuz yönde etkilendiği, nüfus-donatı dengesinin, çevre-imar bütünlüğünün ve plan ana kararlarının bozulduğu, yüksek emsal oranına sahip resmi kurum alanının da yapı yoğunluğu getirdiği ve planlama alanında fazla olan trafik yoğunluğunu daha fazla arttıracağı, kesinleşen yargı kararlarının gereklerinin yerine getirilmediği görüldüğünden şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, imar mevzuatına ve kamu yararına aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.<br>Bunun yanı sıra, mekansal alanlar için öngörülen her kullanım kararının, 1/5000 ölçekli nazım imar planlarında detaylı olarak düzenlenmesi zorunluluğu bulunmamakta, ancak gerek uygulama işlemlerine dayanak teşkil etmesi, gerekse ölçeği itibari ile elverişliliği nedeni ile, mekansal alan kullanımının somutlaştırılması ve detaylandırılması görevi 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarına ait olduğundan 1/5000 ölçekli nazım imar planlarında, mekansal kullanımın "kamu hizmet alanı" olarak gösterilmesinin yeterli olduğunun kabulü gerekmekle birlikte, ulaşım yükü, nüfus ve yapı yoğunluğu başta olmak üzere planlama alanına birbirinden çok farklı etkileri bulunan ve mevzuatta yer verilen tanımında örnekleme yoluyla sayılan tesisleri, bir bütün olarak kapsayan "resmi kurum alanı" gösterimi, uygulama imar planı ölçeğinde tek başına yeterli olamamakta, bu gösterim altında hangi resmi kurum faaliyetinin icra edileceğinin belirtilmesi suretiyle kesin kullanım türünün gerek uygulama işlemlerine dayanak oluşturacak ölçüde, gerekse hukuki ihtilaf halinde yargısal incelemeye elverecek açıklıkta somut olarak gösterilmesi zorunluluk arz etmektedir. Dava konusu uygulama imar planı değişikliğinde bu yönden de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br> Bu itibarla, dava konusu uygulama ve nazım imar planı değişikliklerinde hukuka ve mevzuata uyarlık görülmemektedir. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Dava konusu İstanbul İli, Kartal İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 03.08.2022 tarihli, 5922 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliklerinin İPTALİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,<br>4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, <br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 12/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

kamulaştırma