<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2024/1299 E.  ,  2025/174 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/1299<br>Karar No : 2025/174 <br><br> <br>TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1) (DAVACI) ...<br> VEKİLİ : Av. ...<br> 2) (DAVALI) ... Su İşleri Genel Müdürlüğü <br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem : 19/06/2014 tarih ve 29035 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 21/05/2014 tarih ve 2014/6412 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Yozgat ili, Yenifakılı ilçesi, ... Köyünde yer alan ve davacının maliki/hissedarı olduğu ... ada ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...; ... ada ...; ... ada ...; ... ada ...; ... ada ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmektedir. <br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporundaki tespitlerin değerlendirilmesinden; ... ada ... ve ... ada ... sayılı kadastro parseller yönünden, "Çiftçi Tercih Formu"nun "Not" kısmında anılan parsellerle ilgili olarak planlanacak yerle ilgili herhangi bir tercihin bulunmadığı, ayrıca bu parseller planlanırken hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi için herhangi bir notun da olmadığı, davalı 8/24 hisseli eski ... ada ... nolu kadastro parselini davalı tam hisseli eski ... ada ... nolu kadastro parselinin bulunduğu alanda müstakil olarak davacıya tahsis etme imkanı varken ... ada ... nolu kadastro parselinin bulunduğu alanda hisseli bir şekilde tahsis işleminin 3083 sayılı Kanun'un amaçları arasında sayılan "toprağın verimli şekilde işletilmesi, işletmenin korunması" amaçlarına uygun olmadığı; ... ada ... sayılı kadastro parseli yönünden, eski ve yeni parsellerin bilirkişi raporunda eşdeğer olduğu belirtilmiş ise de; eski kadastro parselin ikiye bölünmüş olması ve sınırlarının dikdörtgen şekilli olmadığı, en/boy oranının da 1/3-1/7 arasında bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu taşınmazı kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırma işlemlerinin teknik kriterlere uygun olarak yapılmadığı; ... ada ... sayılı kadastro parseli yönünden, davacının eski parselde tam hisseye sahip olduğu, bu parselin bir kısmının uygulama sonrasında aynı mevkide kök parsele oranla daha küçük olan ... ada ... parsele tahsis edildiği, yasal kesintiler haricinde taşınmazın parçalanması nedeniyle gerçekleşen küçülme sonucu geriye kalan taşınmazının ise farklı mevkide bulunan ... ada ... parselde hisseli hale getirilerek tahsis edilmesi nedeniyle yapılan işlemin 3083 sayılı Kanun'un amaçları arasında sayılan tarım arazilerinin parçalanması ve küçülmesinin önüne geçme, toprağın verimli şekilde işletilmesi, amaçlarına uygun olmadığı anlaşıldığından dava konusu toplulaştırma işleminin ... ada ..., ... ada ..., ... ada ..., ... ada ... parsel sayılı taşınmazlar ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı; ... ada, ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı kadastro parselleri yönünden ise, davacıya ait eski ... ada, ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı kadastro parsellerin 50.105,37 m²'lik kısmının 84.623,25 m² yüzölçümlü ... ada ... sayılı parsele tahsis edildiği, eski parseller ile yeni tahsis edilen parseli oluşturan taşınmazlar arasında yapılan değerlendirmede, davacıya ait eski taşınmazlar ve yeni tahsis edilen taşınmazda genel olarak toprak derinliğinin fazla olmadığı bu nedenle bu tür topraklarda taban taşı alarak bilinen davacı tarafça kapak taşı diye isimlendirilen taşların bulunmasının normal olduğu, yeni tahsis edilen taşınmazda eğim, taşlılık gibi makineli tarımı kısıtlayıcı bir engelin bulunmadığı, Çiftçi Tercih Formundaki malik talebinin idarece eski taşınmazlarının 50.105,37 m²'lik kısmının yeni ... ada ... parsele tahsis edilerek davacı malikin talebinin yerine getirildiği, yeni tahsis edilen taşınmazla eski taşınmazlar arasında mutlak arazi farklılığı bulunmaması nedeniyle ek raporda söz konusu taşınmazlar yönünden yapılan uygulamanın doğru olduğu yönünde görüş belirtildiği görüldüğünden toplulaştırma işleminin anılan taşınmazlara ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle kısmen dava konusu işlemin iptaline, kısmen davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Hükme esas alınan bilirkişi raporunda her bir birleşen tarlanın eğim, taşlılık durumu ve toprak yapısı yönünden denetime elverişli olacak şekilde ayrı bir değerlendirmede bulunulmadığı, sadece görüş bildirmekle yetinildiği, raporun denetime elverişli olmadığı, yeni tahsis edilen ... ada ... parsel sayılı taşınmazın kapak taşlarla dolu olmakla birlikte toprağının da kireçli, sığ ve yavan yapıya sahip olduğu, bilirkişi ana ve ek raporuna yapılan derecelendirmeye ilişkin itirazların dikkate alınmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.<br><br>TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : ... ada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden, ... blokta parselin sığacağı kadar yer kalmadığı için teknik zorunluluk nedeni ile daha önce de hissedar olduğu ... ada ... parsel sayılı taşınmaza bir kısmı taşınarak blok dengelemesi yapıldığı, davacının proje öncesinde de bir müstakil, bir adet de hisseli olan taşınmazının, proje sonrasında da bir müstakil, bir hisseli tapulu olarak tescil edildiği, bilirkişilerin parselin birebir yerinde korunup korunmadığını incelemek yerine yeni tahsis edilen parselde tarımsal üretimi kısıtlayıcı durumları incelemesinin yerinde olacağı, ancak bu yönde bir inceleme yapılmadığı, yapılan işlemin toplulaştırma ilke ve esaslarına uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması istenilmektedir. <br><br>DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. <br>DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> Davacının temyiz istemi ve davalının temyiz isteminin ... ada ..., ... ada ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmı yönünden;<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Davalı idarenin temyiz isteminin ... ada ..., ... ada ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmı yönünden;<br>3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.<br>6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanun'un Ek 9. Maddesinde, (Ek: 19/4/2018-7139/7 md.) arazilerin tabii ve suni etkilerle bozulmasının ve parçalanmasının önlenmesi, parçalanmış arazilerde ise tabii özellikleri, kullanım bütünlüğü ve mülkiyet hakları gözetilerek birden fazla arazi parçasının birleştirilip ekonomik, ekolojik ve toplumsal yönden daha işlevsel yeni parsellerin oluşturulması ve bu parsellerin arazi özellikleri ve alanı değerlendirilerek kullanım şekillerinin belirlenmesi ile köy ve arazi gelişim hizmetlerinin sağlanması maksadıyla arazi toplulaştırmasının yapılacağı, arazi toplulaştırması projesinin uygulanacağı sınırlar içinde kalan alanın arazi toplulaştırması proje sahası olarak belirleneceği; bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların DSİ’nin bağlı olduğu Bakanlık tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır.<br>Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.<br>07/02/2019 tarihli ve 30679 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği'nin, "Parsellerin yeniden düzenlenmesi" başlıklı 16. maddesinde, proje idaresi tarafından proje alanının yeniden düzenlenmesinin aşağıda belirtilen hususlara uygun olarak yapılacağı veya yaptırılacağı,"a) Maliklerin istekleri de dikkate alınarak parsel değer sayılarından azami yüzde on ortak tesislere katılım payı düşüldükten sonra kalan miktarın toplamına eşit değerdeki alan, mümkünse tek parsel olarak tercih sırasına göre verilmeye çalışılır. b) Uygulamaya tabi parseller üzerinde zemine bağlı hakların varlığı halinde söz konusu parseller, hak lehtarlarının görüşü doğrultusunda parselasyon işlemine tabi tutulur.", geçici 2. maddesinde ise toprak etüt haritalarının, 11. maddenin 7. fıkrasında belirtilen DSİ talimatı yürürlüğe girene kadar Bakanlıkça yayımlanan meri Toprak ve Arazi Sınıflaması Standartları Teknik Talimatı esas alınarak hazırlanacağı kuralına yer verilmiştir.<br>Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı'nın "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.<br>Uyuşmazlık konusu olayda; dava konusu arazi toplulaştırma işleminin dağıtım ilke ve esasları ile kamu yararına uygun olup olmadığının tespiti amacıyla mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; "Arazi Toplulaştırmasının 3083 sayılı Yasa, Uygulama Yönetmeliği ve Teknik Talimatı hükümleri uyarınca yapıldığı, dönüşüm tablolarında herhangi bir hesap hatasının bulunmadığı,dava konusu kadastro parsellerinden uygulama ile yaklaşık % 4 oranda kesinti yapıldığı, Teknik Talimata göre bu kesinti miktarının % 10'luk yasal sınırlar içinde kaldığı, dosyada, davalı parsel/parsellerde sabit tesis bulunup bulunmadığına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, ayrıca zemin incelemesinde de sabit tesise rastlanmadığı, dosyada çiftçi tercihlerinin alınmasına dair yapılan çalışmalarla ilgili herhangi bir bilgi ve belge olmadığı, ayrıca dosyada bulunan ... işletme ve ... sayfa nolu Çiftçi Tercih Formunun “258/67, 258/45, 258/69, 258/77, 258/78, 258/80, 258/88 parseller 258/89, 258/90 ve 258/91 parsellerde birleşip tek parça olacak.” “251/63, 227/49, 343/2, 345/16, 243/24, 102/28, 103/13, 111/148, 123/47, 220/33, 167/240 parseller bulunduğu mevkilerde planlanacak. ” diye belirtilerek düzenlendiği, dava konusu taşınmazların keşif tarihi itibariyle fiilen tarla vasfında ve toplulaştırma alanına alınması gereken nitelikte olduğu,<br> ... ada ... nolu kadastro parselin Tablo 2 ve Şekil 8'de görüleceği üzere uygulamayla iki yeni yere taşındığı, birinci yer taşımayla, davalı eski parselin 11.921,49 m² si yine davalı parselin bir kısmının da (5.862,53 m² ) isabet ettiği 11.921,49 m² yüzölçümlü ... ada ... nolu parselin tamamı ve ikinci yer taşımayla da davalı eski parselin 3.227,21 m² si 8.178,82 m² yüzölçümlü ... ada ... nolu parselde hisseli olarak davacıya tahsis edildiği, eski ... parselin iki parçaya ayrılarak bir parçanın farklı bir mevkiye taşınması, yeni ... ve ... parsellerinin en/boy oranının 1/3 1/7 arasında olup olmama durumları değerlendirildiğinde;Yeni ... ve ... parsellerin en/boy oranlarının 1/3 1/7 arasında bulunmaması ve düzgün şekilli olmamasının blok şekli ve zorunluluk durumundan kaynaklandığı ,“Çiftçi Tercih Formu”nun “Not” kısmında davalı eski parselle ilgili olarak “..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ... parseller bulunduğu mevkilerde planlanacak” şeklinde yazılarak düzenlendiği, yeni oluşan ... nolu parselin kök parselle aynı mevkide planlandığı fakat kök parselden alınan ikinci alanın kök parselden farklı bir mevkide planlanması yönüyle davacı talebinin tam manada yerine getirilmediği, davacının eski ... nolu parselde tam hisseye sahip olduğu, bu parselin bir kısmının uygulama sonrasında aynı mevkide kök parsele oranla daha küçük olan ... nolu parsele tahsis edildiği, yasal kesintiler haricinde taşınmazın parçalanması nedeniyle gerçekleşen küçülme geriye kalan taşınmazının ise farklı mevkide bulunan ... nolu parselde hisseli hale getirilerek tahsis edilmesi nedeniyle yapılan işlemin 3083 Sayılı Kanunun amaçları arasında sayılan tarım arazilerinin parçalanması ve küçülmesinin önüne geçme, toprağın verimli şekilde işletilmesi, amaçlarına uygun olmadığı,<br> ... ada ... nolu kadastro parselin Tablo 2 ve Şekil 12'de görüleceği üzere uygulamayla iki yeni yere taşındığı, birinci yer taşımayla, davalı eski parselin 10.564,96 m² si yine davalı parselin bir kısmının da (4.449,04 m²) isabet ettiği 10.564,96 m² yüzölçümlü ... ada ... nolu parselde tam hisseli ve ikinci yer taşımayla da davalı eski parselin 1.711,12 m² si 19.650,23 m² yüzölçümlü ... ada ... nolu parselde tam hisseli olarak davacıya tahsis edildiği, dönüşüm tablolarında toprak derecelendirmelerinin dikkate alındığı ve bununla ilgili dönüşüm hesaplarının doğru yapıldığı ve eşdeğer arazi tahsis edildiği" kanaati belirtilmiştir.<br>Bilirkişi raporuna yapılan itirazlar üzerine hazırlanan ek bilirkişi raporunda; "Eski ... ada ... nolu parsel yönünden, davalı idarece davalı eski ... ada ... nolu parselin arazi toplulaştırması sonucunda 11.921,49 m² sinin tahsis edildiği ... ada ... nolu parselin bulunduğu blokta parselin sığacağı kadar ver kalmadığı için teknik zorunluluk nedeniyle daha önce de hissedarı olduğu ... ada ... nolu taşınmaza ... ada ... nolu parselin bir kısmı taşınarak blok dengelemesinin yapıldığını, söz konusu taşınmazların incelendiğinde davacının proje öncesinde de bir müstakil bir de hisseli olan taşınmazı; proje sonrasında da bir müstakil bir hisseli olarak tescil edildiğini, parsel malikinin hak kaybının olmadığının beyan edildiği, ancak davalı idarenin yeni ... ada ... nolu parselin bulunduğu blokta parselin sığacağı kadar yer kalmadığı için teknik zorunluluk nedeniyle eski parselin bir kısmının hissedarı olduğu ... ada ... nolu parsele taşındığı beyanı teknik olarak haklı bir gerekçe olsa bile, yapılan uygulamayla kök parselin alanın küçülmesi ve davacı talebinin tam manada karşılanmaması hususları göz önünde bulundurulduğunda, davalı idarece parselin bulunduğu blokta parselin sığacağı kadar yer kalmadığına ilişkin teknik zorunluluk durumu karşısında davacı ile yeni bir planlama yapıp yapmadığı veya söz konusu taşınmazın bulunduğu blokta parsel alanın küçülmesi durumunda davacıya alternatif bir alan sunulup sunulmadığına ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı, yapılan uygulamanın mevcut işletme büyüklüğünü koruyacak ya da artıracak yönde olmadığı, kök parselde yeni yapılan tahsislerle alanının küçüldüğünden işletme maliyetinin artacağı, bu yönüyle yapılan işlemin arazi toplulaştırmasının amaçlarına uygun olmadığı" kanaatine yer verilmiştir.<br> Dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve ek bilirkişi raporlarındaki tespitlerin değerlendirilmesinden; toplulaştırma işlemi ile 13.829 m² yüzölçümlü ... ada ... parsel sayılı taşınmaza karşılık 11.921 m² yüzölçümlü eski taşınmazla aynı blokta kısmen eski taşınmaz üzerinde ... ada ... parsel sayılı taşınmazın tahsis edildiği, yapılan kamu yatırım payı kesintisinden sonra 3.227 m² arazinin blok planlamasından dolayı aynı yerden verilemediği, anılan arazinin davacının daha önceden de hissesinin olduğu 625 ada 7 parsel sayılı taşınmazda birleştirildiği, aynı şekilde 13.103 m² yüzölçümlü ... ada ... parsel sayılı taşınmaza karşılık 10.564 m² yüzölçümlü eski taşınmazla aynı blokta kısmen eski taşınmazı kapsayacak şekilde ... ada ... parsel sayılı taşınmazın tahsis edildiği, yapılan kamu yatırım payı kesintisinden sonra 1.711 m² arazinin blok planlamasından dolayı aynı yerden verilemediği, anılan arazinin davacının daha önceden de maliki olduğu ... ada ... parsel sayılı taşınmazda birleştirildiği, bu durumda davacının arazisinin parçalanarak tahsis edildiğinden bahsedilemeyeceğinden ve eski-yeni taşınmazların eşdeğer olduğu anlaşıldığından toplulaştırma işleminin anılan taşınmazlara ilişkin kısmında hukuka aykırılık, aksi yöndeki İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalının temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,<br> 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının redde ilişkin kısmı ile ... ada ... ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının ONANMASINA, <br>3. Anılan İdare Dava Dairesi kararının ... ada ... ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının BOZULMASINA, <br>4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 09/01/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY : <br>Temyiz istemlerinin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.<br><br><br><br></font></p></body></html>

kamulaştırma