<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2024/4146 E.  ,  2025/203 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> <br> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ALTINCI DAİRE<br>Esas No : 2024/4146<br>Karar No : 2025/203<br><br>KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE <br>BULUNANLAR : I- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı-...<br>VEKİLİ : Av. ...<br> II- (DAVACILAR) <br> ... Mirasçıları<br> 1- ... 2- ... <br> 3- ... 4- ...<br>VEKİLLERİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF : I- ... Mirasçıları<br> 1- ... 2- ...<br> 3- ... 4- ...<br> II- ... Belediye Başkanlığı<br><br>İSTEMİN ÖZETİ : Danıştay Altıncı Dairesince verilen 28/02/2024 tarihli, E:2023/7297, K:2024/1377 sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: İstanbul İli, Zeytinburnu İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapının yıkımı nedeniyle uğranıldığı öne sürülen 42.000,00-TL maddi ve 16.000,00-TL manevi zararın yıkım tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 24/06/2015 tarih ve E:2014/10087, K:2015/5703 sayılı kararıyla bozulması üzerine İdare Mahkemesince bozma kararına uyulmayarak, davacılara ait yapının teknik raporda belirtilenin aksine imarlı ve ruhsatlı bir yapı olduğu ve/veya yapının yıkılacak derece tehlike arz etmediğine ilişkin bir iddiaya yer verilmediği gibi bu yönde bir bilgi veya belgenin de dava dosyasına sunulamadığı, ayrıca dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın mer'i 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kısmen yol alanında kalması nedeniyle korunmasının da mümkün olmadığının anlaşıldığı, bu durumda, idareye atfedilecek herhangi bir haksız veya hukuka aykırı eylem ya da işlemden, başka bir deyişle idarenin kusurundan kaynaklanan bir zarardan söz edilemeyeceği açık olup, herhangi bir bilgi veya belgeye dayanmayan tazminat talebinin kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesiyle ilk kararında ısrar edilerek davanın reddine karar verilmesi yönündeki kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/02/2020 tarih ve E:2019/1655, K:2020/357 sayılı kararıyla Mahkeme kararının ısrara ilişkin kısmının onanmasına ve işin esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesi amacıyla dosyanın Dairemize gönderilmesi üzerine verile Danıştay Altıncı Dairesinin 29/04/2021 tarih ve E:2021/2886, K:2021/6349 sayılı bozma kararına uyularak verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; Mahkemelerince verilen davacılar ve davalı idareden; davacıların murisi tarafından yapılan imar affı başvurusuna ait müracaat formunun bir suretinin gönderilmesi ile söz konusu yapının ne zaman yapıldığının sorulmasına, bunu ispatlar bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesine yönelik 01/04/2022 tarihli ara kararına davalı idarece verilen cevapta, işlem dosyasında yapının ne zaman yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, davacılar tarafından verilen cevapta ise; müracat formunun gönderildiği, söz konusu müracat formunda da yapının 1974 yılında bittiğinin görüldüğü, Mahkemelerince davacılara yönelik tekrar verilen ara kararına davacılar tarafından yapının 1974 yılında yapıldığı yönünde cevap verildiği, dolayısıyla da 1957 yılından tarihinden sonra yapılmış olması nedeniyle ruhsat almış sayılan yapılardan olmadığı, bu nedenle de ruhsatsız olduğunun kabulü gerektiği sonucuna varıldığı, bunun üzerine Mahkemelerince 24/06/2022 tarihli ara kararı ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek, dava konusu taşınmazın yıktırılması sebebiyle oluşan zararın (enkaz bedelinin) hesaplanması istenildiği, davacılar murisine ait olan yapının, eksik ve yetersiz olarak düzenlendiği anlaşılan maili inhidam raporu dayanak alınarak yıktırılmış olması nedeniyle, (dava konusu taşınmaz ruhsatsız bir yapı niteliğinde bir yapı olduğu anlaşıldığından enkaz bedelinin tazminine karar verilmesi gerekmektedir.) oluşan zararın tazminine karar verilmesi gerektiği, bu kapsamda bilirkişi marifetiyle hesaplanan 4.200,83-TL enkaz bedelinin yıkım tarihi olan 01/08/2008 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesi gerektiği, öte yandan; davacıların manevi tazminat istemine ilişkin olarak ise, manevi zarar, kişinin fizik yapısını zedeleyen, yaşama gücünü azaltan olaylar nedeniyle duyulan acıyı, ıstırabı veya kişilik haklarının zedelenmesi nedeniyle şeref ve haysiyetin rencide edilmesini ifade ettiği gibi; günlük yaşamı zorlaştıran belli ağırlıktaki her türlü üzüntü ve sıkıntıyı da kapsadığı, ancak kişinin kendi tutum ve davranışları nedeniyle (ruhsatsız olarak yapılmış bir yapı olması sebebiyle) duyduğu üzüntü ve acı nedeniyle idarece tazmini gereken manevi zararın doğduğundan söz edilemeyeceği de açık olduğundan, davacıların manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle davanın 4.200,83-TL maddi tazminat istemine ilişkin kısmının kabulüne, 4.200,83-TL maddi zararın yıkım tarihi olan 01/08/2008 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin ve davanın manevi tazminata ilişkin kısmının reddine karar verilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Davacılar tarafından davanın reddine ilişkin kısımlarına, davalı idare tarafından tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmına karşı yapılan temyiz başvuruları üzerine Danıştay Altıncı Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.<br><br>KARAR DÜZELTME TALEP EDENLERİN İDDİALARI :<br>1- Davacılar vekili tarafından, imar affı müracaat formu bulunmasına rağmen yapının 1957 yılından sonra yapıldığından bahisle uyuşmazlığa konu taşınmazın ruhsatsız olduğu gerekçesiyle maddi tazminat taleplerinin reddedilmesinin ve bu değerlendirme kapsamında manevi tazminat taleplerinin de reddedilmesinin hatalı olduğu, davanın reddine ilişkin kısımların usul ve yasaya uygun olmadığı, bu nedenle anılan kısımlar yönünden karar düzeltme isteminin kabul edilerek İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br>2- Davalı vekili tarafından, maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmın mevzuata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, maddi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, karar düzeltme isteminin kabul edilerek İdare Mahkemesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>SAVUNMALARIN ÖZETİ : Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme istemlerinin kabulü ile idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br>6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki "Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır." kuralı uyarınca, bu maddeye göre kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Dairemizin 28/02/2024 tarihli, E:2023/7297, K:2024/1377 sayılı kararı kaldırılarak işin esası incelendi:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY : <br>İstanbul İli, Zeytinburnu İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapının yıkımı nedeniyle uğranıldığı öne sürülen 42.000,00-TL maddi ve 16.000,00-TL manevi zararın yıkım tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br> 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin 1. fıkrasında, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmiş, son fıkrasında ise, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu hükmüne yer verilmiştir.<br> 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun 1. maddesinde; bu Kanunun amacının; imar ve gecekondu mevzuatına aykırı olarak inşa edilmiş ve inşa halindeki bütün yapılar hakkında uygulanacak işlemleri düzenlemek ve bu işlemlere dair müracaat tespit, değerlendirme uygulama ve duyuru esaslarını ve ilgili diğer hususları belirlemek olduğu açıklanmış, 2. maddesinde Kanunun kapsamı, 3. maddesinde de, bu Kanunun uygulanmayacağı yerler belirtilmiş, 4. maddesinde Kanun kapsamında kalan yapılar için müracaat süreleri belirtilmiş, 7. maddesinde; bu Kanun kapsamına giren bütün yapılardan tek maliki olanların sahibi, apartmanların müteahhitleri veya yöneticileri veya kat maliklerinin herhangi biri veya bunların vekillerinin form dilekçe ile Belediye ve mücavir alan sınırları içinde Belediyelere; Belediye ve mücavir alan sınırları dışında ise valiliğe bizzat müracaat edecekleri, süresi içinde belediye veya valiliğe müracaat eden fakat 2981 sayılı Kanuna göre kurulan yeminli özel teknik bürolara başvurmayan kişilere ait yapıların belediye veya valiliklerce tespit ve değerlendirme işlemlerinin tamamlanacağı; 2981 sayılı Kanuna göre kurulan yeminli özel teknik büroların kendilerine intikal eden müracaatlara ilişkin tespit ve değerlendirme işlemlerine ait dosyaları en geç 07/09/1987 gününe kadar tamamlayarak sonuçlandırması için belediye, hazine, özel idare veya vakıflar idaresine teslim etmekle ve bu idarelerin de kendilerine intikal eden dosyaları intikal tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde sonuçlandırmakla görevli ve sorumlu oldukları, 9. maddesinde ise; müstakilen kendisine ait arsa üzerinde imar mevzuatına aykırı yapı yapılmış olması durumunda; yapı, korunacak durumda ise, müracaat dilekçesine ekli tespit ve değerlendirme belgelerine göre gerekli harçlar tahsil edilmek suretiyle hemen, yapı, ıslah edilerek korunacak durumda ise, ıslah edildikten sonra hemen yapı ruhsatı veya kullanma izni verileceği, 17. maddesinde imar mevzuatına aykırı yapılarla gecekondulara ait değerlendirme sonuçlarının değerlendirme işlemleri tamamlandıkça valilik veya belediyelerce umumi mahallere asılacağı ve bu belgelerin birer örneğinin mahalle veya köy muhtarlıklarına verileceği hükme bağlanmıştır.<br>09/07/1984 tarih ve 18453 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun ile davalı Zeytinburnu Belediyesi, ilçe belediyesi statüsünü kazanmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; 2981 sayılı Kanun ile adı geçen belediyeler ve valiliklere, yapılan başvurulara ilişkin olarak re'sen tespit ve değerlendirme yapma görevi yüklenmiş ve anılan idareler 07/12/1987 tarihine kadar dosyaları sonuçlandırmakla sorumlu tutulmuş olup, başvurular üzerine 07/12/1987 tarihine kadar değerlendirme yapılıp başvuruların sonuçlandırılmasının gerektiği, idarenin, bu yükümlülüğü yerine getirmediği takdirde sorumlu olacağı, bu görevi ve yükümlülüğü yerine getirmemesinin sonuçlarını davacıya yüklemenin de hukuka aykırı olacağı anlaşılmaktadır.<br> Ayrıca 2981 sayılı Kanun kapsamında hak sahibi olabilmek için, temel inşaatı tamamlanmış veya sömel betonları dökülmüş olmasının yeterli olduğu, verilen süre içerisinde gecekondunun tamamlanması gerektiği, bunun dışında elektrik, su, doğalgaz vb. faturalarla mülkiyet ilişkisinin belgelendirilmesinin aranmadığı, süresi içinde imar affı müracaat formunun doldurulup, 2.000-TL tutarındaki imar affı başvuru harcının yatırılmasının hak sahipliği tespitinin yapılması için gerekli şartlar olduğu yukarıda belirtilen mevzuatın amir hükümlerindendir.<br> 2981 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen hükümleri uyarınca; ilgililerin süresi içerisinde yaptıkları af başvurularını, idarelerin belli bir sürede sonuçlandırma yükümlülüğü bulunduğundan, ilgilinin af başvurusu üzerine idarenin tespit ve değerlendirme işlemleri sonrasında, davacılara ait yapı hakkında yapının korunup korunamayacağı, yapı ruhsatı veya kullanma izni verilip verilemeyeceği hususunda bir karar vermesi gerekmektedir. <br>Uyuşmazlıkta; İdare Mahkemesinin davacılara ve davalı Zeytinburnu Belediyesine yönelik 01/04/2022 tarihli ara kararlarına, 23/04/2022 tarihinde İdare Mahkemesi kaydına giren davacılara ait beyan dilekçesi ekinde uyuşmazlığa konu yapı için 2981 sayılı Kanun uyarınca imar affı başvurusu yapıldığını gösteren ... tarih ve ... sayılı imar affı müracaat formunun sunulduğu, başvuru formunun İstanbul Belediye Başkanlığına hitaben yazılmış olduğu, 19/04/2022 tarihinde İdare Mahkemesi kaydına giren davalı Zeytinburnu Belediyesine ait beyan dilekçesinde ise imar affı başvurusuna ait herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığının belirtildiği görülmektedir.<br>Davacıların murisi tarafından yapılan imar affı başvurusunun tarihi dikkate alındığında; davalı Zeytinburnu Belediyesi'nin başvuru tarihi itibarıyla henüz ilçe belediyesi statüsünü kazanmadığı anlaşılmaktadır. Başvuru formunun İstanbul Belediye Başkanlığına hitaben yazıldığı ve başvuru tarihinde davalının henüz ilçe belediyesi statüsünü kazanmadığı hususları dikkate alındığında; İdare Mahkemesince dava dışı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına veya başvuru tarihi olan 13/06/1983 tarihinde uyuşmazlığa konu yapının bulunduğu mahallenin bağlı olduğu ilçe belediyelerine ara kararı ile söz konusu imar affı başvurusunun sorulması gerektiğinden söz konusu imar affı başvurusuna ilişkin yeterince araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda; imar affı başvurularının tespit ve değerlendirme işlemlerinin 7 Aralık 1987 gününe kadar tamamlanmak zorunda olduğu, uyuşmazlık konusu yıkım işleminden çok önce yapının imar affından yararlanıp yararlanamayacağı hususunun sonuçlandırılması gerektiği hususu göz önünde bulundurulduğunda; 13/06/1983 tarihli imar affı başvurusunun araştırılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yeterince araştırılmadan, eksik incelemeye dayalı verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br> İdare Mahkemesince; uyuşmazlık konusu yapıya ilişkin imar affı başvurusunun olup olmadığının araştırılması suretiyle, söz konusu yapının ruhsatının bulunması halinde kamulaştırma bedelinin, ruhsatsız bir yapı niteliğinde ise yapının enkaz bedelinin tazminine karar verilmesi gerekmektedir.<br> Diğer yandan; davacılar murisine ait olan yapının, 3194 sayılı İmar Kanununun 39. maddesi kapsamında usulüne uygun olarak düzenlenmediği anlaşılan maili inhidam raporu dayanak alınarak yıkılmış olması nedeniyle, makul bir seviyede olacak şekilde Mahkemece takdiren belirlenecek manevi tazminat tutarının hüküm altına alınması gerektiğinden, manevi tazminat isteminin reddi yolundaki Mahkeme kararının bu kısmında da isabet görülmemiştir.<br> Öte yandan; davacılar tarafından ...-TL maddi ve ...-TL manevi tazminat taleplerinin yıkım tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsili talep edilmiş olması karşısında, İdare Mahkemesince taleple bağlılık ilkesi göz önünde bulundurulmadan maddi tazminatın ...-TL'lik kısmının yıkım tarihi olan 01/08/2008 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine ilişkin verilen İdare Mahkemesi kararında bu yönüyle de hukuki isabet görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 14/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

kamulaştırma