<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/2704 E.  ,  2023/2675 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/2704<br>Karar No : 2023/2675 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1-... <br> 2-...<br> 3-... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1-...<br>2-...l Müdürlüğü<br>VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ... -Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 27/04/2023 tarih ve E:2021/10148, K:2023/4180 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın, ... ili, ... Antik Selinos Kanalı Restorasyonu ve Islahı 1. Kısım işinin yapılması amacıyla Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 02/07/2021 tarih ve 4220 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 27/04/2023 tarih ve E:2021/10148, K:2023/4180 sayılı kararıyla;<br> Anayasa'nın 35. maddesi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesine yer verilerek, <br>Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle, mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereğinin ifade edildiği; acele kamulaştırma usulünün, idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma yöntemi olduğu, acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak taşınmaz mala el konulabileceği,<br>Acele kamulaştırma usulünün, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmediği, yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanıdığı, taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılmasının gerektiği, kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca kamulaştırmanın acele usulle yapıldığı, <br> Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığının arandığı ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanındığı; anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelelik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebildiği, <br>Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerektiği, <br>Acelelik koşulunun kamu düzenine ilişkin olması gerektiği ve kamu yararının ise, olağan kamulaştırma usulü ile sağlanması amaçlanan kamu yararından farklı olarak, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren, aceleliği zorunlu kılan bir yarar olduğu, <br>Uyuşmazlıkta; davaya konu taşınmazların acele kamulaştırılmasına yönelik şartların oluşup oluşmadığı, yani acelelik durumunun bulunup bulunmadığı yönünden bir değerlendirme yapılması gerektiği, <br>Dosyanın incelenmesinden, ... ili, ... ilçesi, ... Deresinde "... Antik ... Kanalı Restorasyonu ve Islahı" projesi kapsamında yapılacak olan bilimsel kazı ve temizlik, restorasyon, konservasyon, çevre düzenleme çalışmaları ile yeni kargir duvar imalatlarının planlandığı; proje güzergahının, Bergama ilçe merkezinde bulunan I. ve III. Derece Arkeolojk Sit alanlarından ve taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli yapılar arasından geçtiği, bu nedenle ... II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca, Kurulun 07/12/2016 tarih ve 7376 sayılı kararıyla daha önce uygun bulunmuş müdahale paftası ve peyzaj projelerinde öngörülen veriler doğrultusunda ... Müze Müdürlüğü, ilgili belediyesi ve proje müellifi sorumluluğunda projenin uygulanmasında sakınca bulunmadığına dair ... tarih ve... sayılı kararın alındığı; "... Antik Selinos Kanalı Restorasyonu ve Islahı" işi ile ... Deresindeki çeşitli dönemlere ait kültürel miras öğelerinin gün yüzüne çıkarılması, ... ilçe merkezinin hem fiziksel hem sosyal çevre açısından gelişmesi, yerel halkın sosyal ve fiziksel olanaklarının ve turizm gelirlerinin artması ile ülke ekonomisine katkı sağlanacağı gerekçeleriyle, ... ... Antik ... Kanalı Restorasyonu ve Islahı I. Kısım kapsamında kalan taşınmazların kamulaştırılması için ... tarih ve ... sayılı kamu yararı kararının alındığı, sonrasında da 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesine dayanılarak davacılara ait taşınmazın da içinde yer aldığı taşınmazların acele kamulaştırılmasına yönelik dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının alındığının anlaşıldığı, <br>Davalı idareler tarafından acele kamulaştırma usulünün tercih edilmesinin gerekçeleri olarak; Bergama ilçe merkezinden geçen ... deresinin 1382 metrelik kısmında ıslah çalışmaları doğrultusunda kazı, temizlik, restorasyon, konservasyon, çevre düzeni çalışmaları ve kargir duvar imalatı yapılacağı, derenin taşkın debilerinin Q100=205,20 m3/sn, Q500=263,33 m3/sn olduğu, bazı parsellerdeki kamulaştırma gecikmelerinden dolayı mevsimsel iklim değişikliklerinden kaynaklı yaşanabilecek taşkın hallerinin, kazılardan çıkacak özgün nitelikteki buluntuların kaybına sebebiyet vereceği, yapılan çalışmalar esnasında dere kenarındaki bazı mülkiyetlerin istinat duvarının yapımını engellediği, derede bulunan kapak tonozların üzerindeki konutların tarihi dokuyu yıprattığı ve oluşacak çökme esnasında derenin tıkanmasına neden olacağı, evsel atıkların vahşi şekilde dereye akıtıldığı, bu hususta teknik elemanlar tarafından yerinde incelemeler yapıldığı, diğer taraftan; sürecin, normal bir dere ıslahı projesine göre çok uzun sürecek unsurlar içermesi (sahada öncelikle araştırma kazılarının yapılacak olması, kazılardan çıkan kalıntıların rölövelerinin alınması gerekliliği, ancak bu aşamalardan sonra uygulama çalışmalarına geçilebileceği) bu durumun çevre halkını mağdur etmemesi ve projenin bir an evvel tamamlanarak ülke ekonomisine katkıda bulunulması hususlarının sayıldığı, <br>Olayda, davacıların taşınmazının davaya konu proje güzergahında ve acele kamulaştırma listesinde olduğu, proje kapsamında yapılacak uygulamaların gerek çevrenin güzelleştirilmesi, gerek kültürel mirasın gün yüzüne çıkartılması ve gerekse ülke ekonomisine sağlayacağı katkılar bakımından kamu yararına olduğu; proje güzergahının fiziksel koşulları, kamulaştırma sürecinin uzaması halinin yöre halkının mağduriyetine neden olacağı gibi olası taşkınlar nedeniyle bazı kültürel varlıkların kaybının söz konusu olabileceği hususları dikkate alındığında da acelelik halinin mevcut olduğu, <br>Bu durumda, uygulanmasında kamu yararı ve acelelik halinin mevcut olduğu sonucuna varılan dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın, davacıların taşınmazına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle,<br>davanın reddine karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALAR: Davacılar tarafından, acele kamulaştırma usulünün istisnai bir yöntem olduğu, uyuşmazlığa konu taşınmazın acele kamulaştırılmasını gerektirecek olağanüstü bir koşulun mevcut olmadığı; dava konusu parselin, dava tarihinde ve halen yürürlükte bulunan imar planında konut alanı fonksiyonunda bulunması nazara alınmaksızın değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nda 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen acele kamulaştırma prosedürünün uygulanması için gerekli olan olağanüstü durumların ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının somut olarak ortaya konulamadığı sonucuna varıldığından, davacıların temyiz istemlerinin kabulü ile Daire kararının bozulması ve dava konusu işlemin uyuşmazlık konusu parsel yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacıların yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br>"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br>b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br>c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davacıların temyiz istemlerinin reddine,<br>2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 27/04/2023 tarih ve E:2021/10148, K:2023/4180 sayılı kararların ONANMASINA, <br>3.Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacılara iadesine,<br>4. Kesin olarak, 21/11/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.<br> <br><br><br>KARŞI OY <br><br>X- Anayasa'nın 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.<br>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde; "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.<br> 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesinde, 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu'nun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktarın, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu hükmü kurala bağlanmıştır.<br>Yukarıda yer verilen mevzuat düzenlemelerine göre, özel mülkiyet hakkının, korunması gereken temel insan hakları arasında yer aldığı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verildiği, bu düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahalelerin olabileceğinin öngörüldüğü, ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. <br>Bu açıdan, kamu gücü kullanılarak özel mülkiyetteki taşınmazların kamu eline geçirilmesini ifade etmesi anlamında kamulaştırmanın yargısal incelemesinde, mülkiyet hakkına söz konusu müdahalede anılan hükümler çerçevesinde kamu yararının varlığının, kanuni düzenleme gereğinin ve orantılılık noktasında adil dengenin sağlanıp sağlanmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. <br><br>Anayasa'da herkesin, mülkiyet hakkına sahip olduğu ancak bu hakkın kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği ifade edilmiştir. Yine ülkemizin taraf olduğu İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolü'yle, mülkiyet hakkı bir insan hakkı olarak kabul edilmiş ve bu hakkın orantılılık ilkesi çerçevesinde kamu yararı gözetilerek sınırlandırılabileceği ifade edilmiştir. Bu hükümlerden hareketle, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yoluyla kaldırılmasının ancak kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlı olduğu anlaşılmaktadır.<br>Ayrıca, acele kamulaştırma, olağanüstü bir kamulaştırma usulü olup istisnai durumlarda uygulanacak bir yöntemdir. Bu nedenle, acelelik halinin bulunduğunun saptanması halinde acele kamulaştırılması zorunlu bulunan taşınmazlara yönelik gerekli tespitler yapılıp sebeplerin de somut olarak belirtilmesi suretiyle uygulanmalıdır. Olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında bu yöntemin uygulanması halinde uygulanma gerekçesinin, olağanüstü durumların, bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının, kamu düzeninin korunmasını gerektiren hallerin somut olarak ortaya konulması suretiyle acele kamulaştırma işlemlerinin yürütülmesi gerekmektedir. <br>Bu kapsamda uyuşmazlıkta; davalı idareler tarafından, "... Antik Selinos Kanalı Restorasyonu ve Islahı" işi ile Selinos Deresindeki çeşitli dönemlere ait kültürel miras öğelerinin gün yüzüne çıkarılması, Bergama ilçe merkezinin hem fiziksel hem sosyal çevre açısından gelişmesi, yerel halkın sosyal ve fiziksel olanaklarının ve turizm gelirlerinin artması ile ülke ekonomisine katkı sağlanacağı gerekçeleriyle, İzmir Bergama Antik Selinos Kanalı Restorasyonu ve Islahı I. Kısım kapsamında kalan taşınmazların kamulaştırılması için ... tarih ve ... sayılı kamu yararı kararının alındığı, sonrasında da 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesine dayanılarak davacılara ait taşınmazın da içinde yer aldığı taşınmazların acele kamulaştırılmasına yönelik dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının alındığı ifade edilmiş ise de; davalılar tarafından belirtilen hususların tek başına acele kamulaştırma yapılması için yeterli olmadığı; öte yandan, Cumhurbaşkanı Kararı'nda 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen acele kamulaştırma prosedürünün uygulanması için gerekli olan olağanüstü durumların ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının somut olarak ortaya konulamadığı görülmektedir.<br>Bu durumda, "Bergama Antik Selinos Kanalı Restorasyonu ve Islahı" kapsamında uyuşmazlığa konu taşınmazların kamulaştırılmasında kamu yararı bulunmakla birlikte, projenin; sahada öncelikle araştırma kazılarının yapılarak kazılardan çıkan kalıntıların rölövelerinin alınmasından sonra uygulama çalışmalarına geçilebileceğinden normal bir dere ıslahı projesine göre uzun sürecek unsurlar içermesinin de tek başına taşınmazların acele kamulaştırılması için yeterli olmadığı, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların gerçekleşmediği anlaşıldığından, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz istemlerinin kabulü ile davanın reddi yolundaki Daire kararının bozularak, dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu parsel yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.<br> <br><br><br><br><br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>

kamulaştırma