<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/2182 E.  ,  2023/2979 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/2182<br>Karar No : 2023/2979 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Liman İşletmeleri AŞ. <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-... <br> 2-... Bakanlığı<br> VEKİLİ : Av. ... <br> 3-TCDD ... Genel Müdürlüğü <br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 05/07/2023 tarih ve E:2022/6670, K:2023/6474 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Ankara-İstanbul Hızlı Tren Projesi kapsamında, Köseköy-Gebze arasında bulunan taşınmazların, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 20/03/2007 tarih ve 26468 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22/02/2007 tarih ve 2007/11779 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın Kocaeli ili, Dilovası ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 05/07/2023 tarih ve E:2022/6670, K:2023/6474 sayılı kararıyla;<br>Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,<br>Anayasa'nın 35. maddesi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 1., 6. ve 27. maddelerine yer verilerek,<br>Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereğinin ifade edildiği; acele kamulaştırma usulünün, idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma yöntemi olduğu; acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği,<br>Acele kamulaştırma usulünün, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmediği, yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanıdığı, taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerektiği, kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca kamulaştırmanın acele usulle yapıldığı, <br>Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığının arandığı ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanındığı; anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelelik halinin bulunduğu durumlarda, acele kamulaştırılması zorunlu bulunan taşınmazlara yönelik olarak gerekli tespitler yapılıp sebepleri de belirtilmek suretiyle başvuruda bulunulması ve bunun sonucunda da başvuruda bulunulan taşınmazlara yönelik inceleme yapılarak koşulların gerçekleşmesi halinde, Cumhurbaşkanınca taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebildiği, <br>Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartların ortaya konulması gerektiği, <br>Uyuşmazlığa konu taşınmazın da içinde bulunduğu Ankara-İstanbul Hızlı Tren Projesi kapsamında Bakanlar Kurulunun 22/02/2007 tarih ve 2007/11779 sayılı Kararıyla Köseköy-Gebze arasında bulunan ve ekli haritada gösterilen güzergahta bulunan taşınmazların, TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılmasına karar verildiği, söz konusu proje kapsamındaki davaya konu taşınmazın bulunduğu alanda, Gebze-Köseköy 3. ve 4. Hat Peron İnşaatı, Altyapı, Üstyapı ve Elektrifikasyon İkmal Yapım İşi güzergahındaki yapım çalışmalarının hızlı bir şekilde tamamlanarak hattın bütünüyle hizmete açılmasının projenin fonksiyonelliğini artırarak kamu yararına hizmet edeceği, Türkiye'nin gayri safi yurt içi milli hasılasına en yüksek katkıyı sağlayan ve nüfusun önemli bir bölümünün yaşadığı Marmara Bölgesinde mevcut yollarda artan trafik yoğunluğu sonucunda, yol güvenliği ve seyahat süresinin uzaması gibi problemlerle karşı karşıya kalındığı, ülkemizin en büyük metropolitanı ve sanayi kenti olan İstanbul'un önemli bir ekonomik, kültürel, turistik ve sosyal merkez olması nedeniyle mevcut ulaşım sistemlerinin kapasitelerinin üzerinde bir trafik yükü altında bulunduğu, anılan projeyle birlikte ulaşım altyapısının hizmet seviyesinin artacağı, Türkiye'nin taşımacılık alternatiflerinin ve ticaret kapasitesinin artırılmasının önemi hususları dikkate alındığında, bu haliyle dava konusu edilen acele kamulaştırma kararının dayanağı olan hızlı tren projesinde kamu yararı bulunduğu sonucuna ulaşıldığı, <br> Bu durumda; hızlı tren hattı güzergahı üzerinde kalan uyuşmazlık konusu taşınmazın kamulaştırılmasında kamu yararı bulunması, hattın bir an önce tamamlanması amacıyla yapılacak kamulaştırmada acelelik halinin bulunduğu sonucuna varıldığından, taşınmaza el konulmasına imkan veren dava konusu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı, <br>Ayrıca her ne kadar, Dairelerinin 14/12/2022 tarihli ara kararına davalı idareler tarafından, davaya konu parselin bulunduğu alanda gerekli mutabakatın sağlandığı, bu aşamada kamulaştırma yapılmaksızın taraflarca düzenlenecek ek protokol ile söz konusu alanların kullanımının hüküm altına alınacağı, ilerleyen süreçlerde yapılacak olan protokol hükümlerine aksi bir durum olması halinde kamulaştırma yapılabileceği hususunun bildirildiği, acele el koyma istemi ile ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada ise, davanın idare tarafından geri alınması sebebiyle, ... tarih ve E:... D.İş., K:... sayılı karar ile dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği; anılan ara kararına davacı tarafından verilen 17/01/2023 tarihli cevap dilekçesinde ise idare tarafından acele kamulaştırma kararını geri alan bir karar alınmadığı, ek protokol imzalanmasının mümkün olmadığının belirtildiği anlaşılmakta ise de, gelinen son durumda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın halen bir protokol ile sonuçlandırılamamış olması, idare tarafından davaya konu kararın halen geri alınmamış olması ve çözüme yönelik taraflarca yapılacak görüşmelerden netice çıkmaması durumunda idare tarafından el koyma ve kamulaştırma işlemlerine devam edilebilecek olması durumları ile hattın bir an önce tamamlanması amacıyla yapılacak kamulaştırmada acelelik halinin bulunduğu hususu dikkate alınarak yapılan değerlendirme neticesinde, acelelik halinin ortadan kalktığının kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesiyle,<br>davanın reddine karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, acele kamulaştırma işlemi uygulandığı takdirde, liman faaliyetlerinin fiilen durmasının söz konusu olacağı, kamulaştırılacak taşınmazların tespitinin TCDD Genel Müdürlüğüne bırakılmasının hukuka aykırı olduğu, hiçbir şekilde proje güzergahı ve taşınmazların belirtmesinin yapılmadığı, 2007 yılında alınan acelelik kararına dayalı olarak 15 yıl sonra 2022 yılında işlem tesisinin Anayasa'ya aykırı olduğu, dava konusu işlemde acelelik kararı için gerekçe belirtilmediği, kararın yasal unsurları taşımadığı, sınırsız, süresiz ve genel bir acele kamulaştırma söz konusu olduğu, mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğu, yöntem saptırması ile malul, kamu yararı amacı dışında bir saikle tesis edilmiş olduğu, acele kamulaştırma gerçekleştiğinde, davacının faaliyet yürütmesinin imkansız hale geleceği ve liman faaliyetlerinin tamamen duracağı; taraflar arasında mutabakata varılması söz konusu olmadığı gibi idare tarafından taşınmaza el koyma talebiyle yeniden dava açıldığı, bu husus gözetilerek keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Cumhurbaşkanlığı Kararı'nda 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen acele kamulaştırma prosedürünün uygulanması için gerekli olan olağanüstü durumların ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının, dosyanın geldiği aşama itibarıyla ortadan kalkmış olduğu ve davaya konu taşınmazın kamulaştırılmasına ilişkin bir acelelik halinden bahsedilemeyeceği anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın reddi yolundaki Daire kararının bozularak, dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu parsel yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br> "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 05/07/2023 tarih ve E:2022/6670, K:2023/6474 sayılı kararının ONANMASINA, <br>3.Kullanılmayan ve fazladan yatırılan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,<br>4. Kesin olarak, 06/12/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.<br> <br>KARŞI OY <br>X- Anayasa'nın 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.<br>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde; "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.<br> 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesinde, 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu'nun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktarın, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu hükmü kurala bağlanmıştır.<br>Yukarıda yer verilen mevzuat düzenlemelerine göre, özel mülkiyet hakkının, korunması gereken temel insan hakları arasında yer aldığı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verildiği, bu düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahalelerin olabileceğinin öngörüldüğü, ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. <br>Bu açıdan, kamu gücü kullanılarak özel mülkiyetteki taşınmazların kamu eline geçirilmesini ifade etmesi anlamında kamulaştırmanın yargısal incelemesinde, mülkiyet hakkına söz konusu müdahalede anılan hükümler çerçevesinde kamu yararının varlığının, kanuni düzenleme gereğinin ve orantılılık noktasında adil dengenin sağlanıp sağlanmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. <br>Anayasa'da herkesin, mülkiyet hakkına sahip olduğu ancak bu hakkın kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği ifade edilmiştir. Yine ülkemizin taraf olduğu İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolü'yle, mülkiyet hakkı bir insan hakkı olarak kabul edilmiş ve bu hakkın orantılılık ilkesi çerçevesinde kamu yararı gözetilerek sınırlandırılabileceği ifade edilmiştir. Bu hükümlerden hareketle, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yoluyla kaldırılmasının ancak kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlı olduğu anlaşılmaktadır.<br>Ayrıca, acele kamulaştırma, olağanüstü bir kamulaştırma usulü olup istisnai durumlarda uygulanacak bir yöntemdir. Bu nedenle, acelelik halinin bulunduğunun saptanması halinde acele kamulaştırılması zorunlu bulunan taşınmazlara yönelik gerekli tespitler yapılıp sebeplerin de somut olarak belirtilmesi suretiyle uygulanmalıdır. Olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında bu yöntemin uygulanması halinde uygulanma gerekçesinin, olağanüstü durumların, bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının, kamu düzeninin korunmasını gerektiren hallerin somut olarak ortaya konulması suretiyle acele kamulaştırma işlemlerinin yürütülmesi gerekmektedir. <br>Uyuşmazlıkta; Ankara-İstanbul Hızlı Tren Projesi kapsamında, Köseköy-Gebze arasında bulunan taşınmazların, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 20/03/2007 tarih ve 26468 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22/02/2007 tarih ve 2007/11779 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'ndan yaklaşık 11 yıl sonra taraflar arasında 06/11/2018 tarihli “Kocaeli ili, Dilovası, Diliskelesi mevkiinde bulunan Beldeport’a ait sahada Gebze Köseköy arası 3.hat ve sayding hattına bağlanacak şekilde iltisak hattı ve yük terminali hatlarının projelendirilmesi ve yapımı” işine ait “İltisak Hatları Protokolü” ile 28/11/2018 tarihli “Kocaeli ili, Dilovası, Diliskelesi mevkiinde bulunan BELDEPORT’a ait sahada Gebze Köseköy arası 3.hat ve 4.hat yapımı nedeniyle BELDEPORT’a ait üstyapı ve altyapı tesislerinin deplase edilmesinin projelendirilmesi ve yapımı” işine ait “Altyapı-Üstyapı Deplaseleri Protokolü”nün imzalandığı; sürecin istenen hızda ilerleyememesi üzerine TCDD’nin dava konusu acele kamulaştırma kararına dayanılarak ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... D. İş sayılı dosyasında, acele el koyma istemiyle dava açması üzerine acele kamulaştırma kararına karşı temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br>Dairenin 14/12/2022 tarihli ara kararına davalı idareler tarafından verilen cevap dilekçelerinde ise davaya konu parselin bulunduğu alanda gerekli mutabakatın sağlandığı, bu aşamada kamulaştırma yapılmaksızın taraflarca düzenlenecek ek protokol ile söz konusu alanların kullanımının hüküm altına alınacağı, ilerleyen süreçlerde yapılacak olan protokol hükümlerine aksi bir durum olması halinde kamulaştırma yapılabileceği hususu bildirilmiş, acele el koyma istemi ile ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada ise, davanın idare tarafından geri alınması sebebiyle, ... tarih ve E:... D.İş., K:... sayılı karar ile dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Anılan ara kararına davacı tarafından verilen 17/01/2023 tarihli cevap dilekçesinde ise idare tarafından acele kamulaştırma kararını geri alan bir karar alınmadığının, ek protokol imzalanmasının mümkün olmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır. <br>Bu durumda; tarafların iddia ve savunmaları ile ara kararlarına verilen cevap dilekçelerinin incelenmesi neticesinde; dava konusu Cumhurbaşkanlığı Kararı'nda 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen acele kamulaştırma prosedürünün uygulanması için gerekli olan olağanüstü durumların ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının, dosyanın geldiği aşama itibarıyla ortadan kalkmış olduğu ve davaya konu taşınmazın kamulaştırılmasına ilişkin bir acelelik halinden bahsedilemeyeceği anlaşıldığından dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın reddi yolundaki Daire kararının bozularak, dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu parsel yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.<br> <br> <br><br></font></p></body></html>

kamulaştırma