<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2846 E. , 2023/2971 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/2846<br>Karar No : 2023/2971 <br><br>TEMYİZ EDENLER : I-(DAVALILAR) : <br> 1-...<br> 2-... Bakanlığı<br> .<br> VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br> II-(DAVALILAR YANINDA MÜDAHİL) :<br> ... Belediye Başkanlığı <br> .<br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ..<br><br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 08/06/2023 tarih ve E:2022/2339, K:2023/5781 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Mardin ili, Yeşilli ilçesi, ... ve ... Mahalleleri sınırları içerisinde yer alan, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamındaki ekli kroki ve listede sınır ve koordinatları gösterilen özel mülkiyete konu taşınmazların, üzerlerindeki yapılarla birlikte, afet riskinin bertarafı, sağlıklı ve güvenli yaşam alanlarının oluşturulması amacıyla Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 05/02/2022 tarih ve 31741 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 04/02/2022 tarih ve 5180 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın Mardin ili, Yeşilli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 08/06/2023 tarih ve E:2022/2339, K:2023/5781 sayılı kararıyla;<br>Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,<br>Anayasa'nın 35. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesine yer verilerek, <br>Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereğinin ifade edildiği, <br>Acele kamulaştırma usulünün idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma yöntemi olduğu, acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilleceği, acele kamulaştırma usulünün, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmediği, yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanıdığı, <br> Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığının arandığı ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanındığı, anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelelik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebildiği, <br>Dosyanın incelenmesinden, davaya konu taşınmazın da içerisinde yer aldığı yaklaşık 6,6 hektarlık alanın 26/09/2016 tarih ve 9283 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 2. maddesinin (ç) bendi uyarınca "Riskli Alan" olarak ilan edildiği, davalı idareler tarafından, riskli alan ilan edilen bölgede kentsel donatı standartlarının ve altyapının yetersiz olduğu, yapıların tamamının herhangi bir mühendislik hizmeti almadan inşa edildiği, ruhsatsız ve kaçak yapıların can ve mal kaybına yol açma tehlikesi barındırdığı, bu tür yapıların yıkılma ya da ağır hasar görme riski taşıdığından yapıların tasfiye edilmesi, ulaşım ve altyapısıyla birlikte fen ve sanat kurallarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşam alanlarının oluşturulmasının hedeflendiği, riskli alanda kentsel dönüşüm çalışmalarını yürütmek üzere Yeşilli Belediye Başkanlığının yetkilendirildiği, riskli alanın 1. Etabında bulunan nakit bedel karşılığı anlaşma sağlanamayan %46'lık kısımda taşınmazların özelliklerine bağlı olarak, üzerindeki bina yıkılmış olan arsaların maliklerine ulaşılamaması, taşınmazların el birliği mülkiyetinde ve çok hissedarlı olması, veraset intikallerinin yapılamaması, hak sahiplerinin yurt dışında bulunması sebebiyle yasal işlemlerin uzun sürmesi, sahibine ulaşılamayan taşınmazlardaki mülkiyet birliğinin gerçekleştirilmesi ve planlı yapılaşma için ihtiyaç duyulan projeye ivedilikle başlanılması amacıyla dava konusu acele kamulaştırma kararının alındığının belirtildiği; acele kamulaştırma kararının dayanağı olan riskli alan ilanına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı'nın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/12/2021 tarih ve E:2021/3373, K:2021/3109 sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine, aynı alanın, 05/04/2022 tarih ve 3368683 sayılı Makam Oluru ile "Rezerv Yapı Alanı" olarak belirlendiğinin anlaşıldığı, <br>Dava konusu acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın sebep unsurunu oluşturan riskli alan ilanına ilişkin 26/09/2016 tarih ve 9283 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/12/2021 tarih ve E:2021/3373, K:2021/3109 sayılı kararıyla iptal edilmesiyle, dava konusu işlemin dayanaksız kaldığı; bu kapsamda, idari işlemler hakkında verilen iptale ilişkin yargı kararlarının, bu işlemler dayanak alınmak suretiyle tesis edilen, aralarında sebep-sonuç ilişkisi bulunan idari işlemleri de hukuken sakatlayacağı,<br>Uyuşmazlıkta, acele kamulaştırmaya ilişkin dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı, Mardin ili, Yeşilli ilçesi, Gül ve Tepebaşı Mahallelerinde ilan edilen riskli alan içerisinde bulunan taşınmazların, bölgedeki sağlıksız yapılaşmanın çözümüne yönelik projenin ivedilikle hayata geçirilmesi amacıyla alınmış ise de; riskli alan ilanına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının iptaline karar verildiği ve bu haliyle dava konusu acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın dayanaksız kaldığı gerekçesiyle,<br>Dava konusu işlemin uyuşmazlık konusu parsele yönelik kısmının iptaline karar verilmiştir.<br> <br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, temyize konu iptal kararı ile alandaki bertaraf çalışmalarının ardından proje ve yapım çalışmalarının da durdurulması ile birlikte, alanın uzun süre boş kalacak olmasının Hazine taşınmazları üzerinde kaçak yapılaşmaya sebebiyet vereceği ve alanda güvenlik zafiyeti oluşturacağı; hazırlanan projenin ivedilikle gerçekleştirilebilmesi, yapım aşamasındaki alanın teknik ve idari gerekçelerle bir bütün olarak planlanıp inşaata devam edilmesi gerektiğinden, dava konusu taşınmaz bazında verilen iptal kararının alanın ve projenin bütünlüğünü bozacağı, Yeşilli ilçesinde sağlıklı, güvenli bir yeni yaşam alanı oluşturarak, ilçesinin ekonomik ve sosyo-kültürel yapısına değer katacak kamusal bir yatırımın gecikmesine sebep olacağı ileri sürülmektedir. <br>Davalı idareler yanında müdahil tarafından, davacı ile uzlaşma sağlandığı; hazırlanan projenin ivedilikle gerçekleştirilebilmesi, yapım aşamasındaki alanın teknik ve idari gerekçelerle bir bütün olarak planlanıp inşaata devam edilmesi gerektiğinden, dava konusu taşınmaz bazında verilen iptal kararının alanın ve projenin bütünlüğünü bozacağı ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idareler yanında müdahilin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br> "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davalı idareler ile müdahilin temyiz istemlerinin reddine,<br>2.Dava konusu işlemin uyuşmazlık konusu taşınmaz yönünden yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 08/06/2023 tarih ve E:2022/2339, K:2023/5781 sayılı kararının ONANMASINA, <br>3.Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı idareler yanında müdahile iadesine,<br>4. Kesin olarak, 06/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br> <br><br> <br> <br> <br><br><br></font></p></body></html>
kamulaştırma